Mazeret Başvurusunun Reddinin İptali Davası ve Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Mazeret Başvurusunun Reddinin İptali Davası ve Usulü

Sağlık Mazereti Değerlendirmesi ve Anayasal Çerçeve

Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca; personelin kendisinin, eşinin, annesinin, babasının, bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının veya yargı kararıyla vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tehlikeye girdiğinin ya da görev yerinin değişmemesi halinde tehlikeye gireceğinin belgelenmesi aranır. Bu durumun üniversiteler veya Bakanlık eğitim ve araştırma hastanelerinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde, ilgilinin tedavinin yapılabileceği bir sağlık kuruluşunun bulunduğu veya sağlığının olumsuz etkilenmeyeceği bir ilin nihai münhal kadrolarına sağlık mazereti değerlendirme komisyonu kararı doğrultusunda atanması düzenlenmiştir.

Kamu görevlilerinin ailevi ve sağlık mazeretlerine dayalı yer değişikliği taleplerinde Anayasa hükümleri temel güvenceyi oluşturur. Anayasa'nın 41. maddesine göre aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır; Devlet ise ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. Bu çerçevede, görev yerinin personelin kanunen bakmakla yükümlü bulunduğu ve bakıma muhtaç anne ve babasının sağlık durumunu tehlikeye düşüreceği hallerde tesis edilen nakil engelleri yargısal denetime konu edilebilir.

Dava Açma Süresi, Yetkili Mahkeme ve Düzenleyici İşlemler

Mazeret başvurusunun reddi üzerine açılacak iptal davasında kanuni süreye uyulması esastır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre idari uyuşmazlıklarda bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri hakkındaki uyuşmazlıklarda yetki kuralı 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre atama ve mazeret taleplerine ilişkin davalarda, kamu personelinin yeni veya eski görev yerinin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkili kılınmıştır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

İdare mazeret başvurusunun reddini genel bir düzenleyici işleme dayandırdığında dava açma usulü 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasına göre belirlenir. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler; ayrıca düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel teşkil etmez.

Yürütmenin Durdurulması Şartları ve İnceleme Usulü

İdari yargıda dava ikame edilmiş olması, 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurucu bir etki doğurmaz. Danıştay veya idare mahkemelerince bu kararın verilebilmesi için işlemin icrasıyla telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranır. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrası gereğince mahkeme, davalı idarenin savunması alındıktan ya da yasal savunma süresi dolduktan sonra gerekçesini açıklayarak yürütmenin durdurulmasına hükmedebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Kamu görevlileri hakkındaki naklen atama ve mazeret işlemleri yürütmenin durdurulması usulünde kanuni sınırlamalara tabidir. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz; bu sebeple savunma alınmaksızın yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı tesis edilemez.

Yürütmenin durdurulması taleplerinde ilk inceleme dilekçe ve ekleri üzerinden yapılır. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 3. fıkrası gereğince, dava dilekçesi ve eklerinden talebin yerinde olmadığı görülürse idareden savunma istenmeksizin ret kararı verilebilir. Ayrıca aynı maddenin 5. fıkrası doğrultusunda, yürütmenin durdurulması istemli dosyalarda Kanun'un 16. maddesindeki yasal sürelerin kısaltılması yahut tebligatın memur eliyle gerçekleştirilmesi de mümkündür.

Teminat, İtiraz Usulü ve Karara Bağlama

Yürütmenin durdurulması kararlarında teminat kuralı ve muafiyetler 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre kararlar teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz; taraflar arasında teminata ilişkin çıkan anlaşmazlıklar kararı veren mahkeme veya hâkim tarafından çözümlenir.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 7. fıkrası uyarınca itiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca bu kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması ise kanunen mümkün değildir.

Mazeret başvurusunun reddine karşı dava açma süresi ne kadardır?

Özel kanunlarında ayrı bir süre bulunmadıkça dava açma süresi, ret işleminin ilgiliye yazılı olarak bildirildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür.

Mazeret ataması davasında yetkili mahkeme neresidir?

Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerinin bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz süresi nasıl işler?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir; dosyanın intikal ettiği merci ise gelişinden itibaren yedi gün içinde kesin olarak karar verir.

Sağlık mazereti atamasında hangi aile fertlerinin durumu dikkate alınır?

İlgili yönetmelik kapsamında personelin kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararıyla vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığı değerlendirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu