Tebligatın Şekli Niteliği ve Hukuki Dinlenilme Hakkı
Tebligat, muhatabı bilgilendirme işlevinin yanı sıra yapılan işlemi belgelendirme niteliği de taşıyan resmi bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri tamamen şekli kurallara bağlanmış olup kanunun temel amacı, tebliğ konusunun muhataba fiilen ulaştırılması ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkı gereğince, usulüne uygun tebligatla taraf teşkili sağlanmadan karar verilemez. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2023/660 Esas ve 2025/886 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tebligatların usulsüz yapılması sebebiyle hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkı sağlanmadan davanın esastan sonuçlandırılması hâlinde, bölge adliye mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosya yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilir.
İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/1367, K. 2023/619Kaynağı aç
İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/660, K. 2025/886Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 353Kaynağı aç
Tebligat Kanunu m. 21/1 Kapsamında Tebliğ Koşulları ve Geçerlilik Şartları
7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre; kendisine tebligat yapılacak kimse veya adına tebligat yapılabilecek kişilerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz ya da tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığı teslim eder. Tesellüm edenin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır ve adreste bulunmama hâlinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, kanuni tebliğ tarihi sayılır.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 21Kaynağı aç
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasına dayalı işlemlerin geçerli sayılabilmesi için muhatabın adreste bulunmama hâlinin geçici olması, bu durumun tebliğ memurunca araştırılıp belgelendirilmesi zorunludur. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. ve 35. maddeleri doğrultusunda, muhatabın adreste geçici bulunmama sebebi ile tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği; komşu, yönetici, kapıcı, muhtar veya kolluk görevlilerine sorularak araştırılmalı ve beyanları mazbataya yazılarak imzaları alınmalıdır. Beyanda bulunanların imzadan çekinmesi hâlinde bu çekinme durumu açıkça tutanağa bağlanmalıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2020/1367 Esas ve 2023/619 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, muhatabın adreste geçici mi sürekli mi bulunmadığı ve ne zaman döneceği tevsik edilmeden, haber verilen komşunun adı ve soyadı yazılmadan, imzadan kaçınma varsa en azından daire numarası gösterilmeden matbu kaşeyle yapılan tebligatlar usulsüzdür. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2023/660 Esas ve 2025/886 Karar sayılı kararında da muhatabın nerede bulunduğu bilgisine yer verilmeksizin ve komşu veya yöneticiye haber verilmeden yapılan işlemler usulsüz kabul edilmiştir. Ayrıca tebligat araştırmasının bizzat takibin alacaklısı olan komşu ile yapılması tarafsızlık kuralını zedelemektedir.
MERNİS Adresine Tebligat Çıkarılmasında Yasal Ön Şart
7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi evrak muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıtaya imza karşılığı teslim edilir ve teslim alanın adresini içeren ihbarname kapıya yapıştırılır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebligat kural olarak tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi sayılarak tebligat buraya yapılır. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2022/2043 Esas ve 2022/2163 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, muhatabın bilinen son adresine normal yoldan tebligat çıkarılıp bila tebliğ dönmeden doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkarılamaz; bu zorunlu aşama izlenmeden yapılan tebligat usulsüz olur.
İstinaf Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/2043, K. 2022/2163Kaynağı aç
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 10Kaynağı aç
Temsil Yetkisi Bulunmayan Avukata Tebligat ve Ticaret Sicili Adresleri
Yargılamada tarafı temsil etmek üzere vekâletnamesi bulunmayan bir avukata tebligat yapılması, ilgili taraf bakımından usulüne uygun bir tebligat teşkil etmez. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2023/660 Esas ve 2025/886 Karar sayılı kararında, mahkeme nezdinde davalıyı temsil yetkisi bulunmayan avukata yapılan gerekçeli karar tebliğinin davalı asile usulüne uygun yapılmış sayılamayacağı kabul edilmiştir.
Ticaret sicilinde kayıtlı adrese yapılan tebligatta, gerçek kişilerdeki tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceği araştırmasının yapılması zorunlu tutulmamaktadır. Buna karşılık Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrası prosedürü uygulanıyorsa ihbarname yapıştırılması ve komşuya bildirim şartı aranır.
Usulsüz Tebliğde Öğrenme Tarihi ve Eski Hale Getirme Yasağı
7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise tebligat geçerli kabul edilir. Usulüne aykırı yapılan tebligatta muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, yasal tebliğ tarihi sayılır.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 32Kaynağı aç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2022/2043 Esas ve 2022/2163 Karar sayılı ilamına göre, usulsüz tebligat durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 95. ve devamı maddelerinde düzenlenen eski hale getirme hükümleri uygulanamaz. Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca usulsüz tebliğin öğrenilmesi ile tebligat geçerli hale geleceğinden ve muhatabın tebligatı öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılacağından, muhatabın öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak kanuni sürelere riayet ederek taleplerini ileri sürmesi gerekir.
İcra Dairesi İşlemlerine Karşı Şikâyet ve İstinaf Kanun Yolu
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, kanunun çözümünü mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemler hakkında kanuna aykırı bulunmasından veya olaya uygun düşmemesinden dolayı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir. Şikâyet bu işlemlerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet yoluna gidilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
İcra mahkemesince verilen kararlara karşı, 2004 sayılı Kanun'un 363. maddesinde belirtilen istisnalar dışında, ilgili alacak, hak veya malın değer ya da miktarının yasal parasal sınırı geçmesi koşuluyla tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun Ek 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kanun'un 363. maddesindeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve bin Türk lirasını aşmayan kısımlar dikkate alınmaz. Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu'nun 363. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvuru, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 363Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. Ek Madde 1Kaynağı aç
Tebligat Kanunu m. 21/1 uyarınca komşuya haber vermede hangi şartlar aranır?
Tebliğ memuru muhatabın adreste geçici bulunmama sebebini araştırmalı, tevziat sonrası döneceğini tevsik etmeli ve ihbarnamede haber bırakılan komşunun kimliğini veya en azından daire numarasını açıkça tutanağa bağlamalıdır.
Bilinen son adrese tebligat yapılmadan MERNİS adresine tebliğ geçerli midir?
Muhatabın bilinen son adresine normal yoldan tebligat çıkarılıp bila tebliğ dönmeksizin doğrudan doğruya adres kayıt sistemindeki yerleşim yerine tebligat çıkarılması işlemi usulsüz kılar.
Usulsüz tebligat öğrenildiğinde eski hale getirme istenebilir mi?
Usulsüz tebligatlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki eski hale getirme hükümleri uygulanamaz; Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca beyan edilen öğrenme tarihi yasal tebliğ tarihi sayılarak kanuni süreler bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
İcra dairesi işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet süresi ne kadardır?
İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca icra dairesi işlemlerine karşı şikâyet öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılır; ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet yoluna başvurulabilir.
İcra mahkemesi kararına karşı istinafa başvurulması icra takibini durdurur mu?
İcra ve İflas Kanunu'nun 363. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulması satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

