Usulsüz Tebligat Kavramı ve Hukuki Hükümleri
Usulsüz tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda düzenlenen şekil ve usul kurallarına riayet edilmeksizin gerçekleştirilen tebligat işlemlerini ifade eder. Kanuni usule aykırı icra edilen tebligat işlemi kural olarak hukuki sonuç doğurmaz. Ancak 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince, muhatap tebliğ konusu evraktan haberdar olmuşsa tebligat geçerli sayılır. Bu halde muhatabın işlemi öğrendiğini beyan ettiği tarih, yasal tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 32Kaynağı aç
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 53. maddesi uyarınca muhatabın tebligatı öğrendiği tarihi ayrıca iddia ve ispat etmesi gerekmez; muhatabın bu husustaki kendi bildirimi esas alınır. Bununla birlikte muhatabın tebligatı öğrendiğini çok sonra beyan etmesi, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.
Usulüne aykırı gerçekleştirilen tebligat işlemi muhatap tarafından öğrenilmediği müddetçe yapılmamış sayılır. Bu kural, ilgililerin haklarındaki takiplerden ve yargılamalardan haberdar olmalarını temin ederek adil yargılanma hakkını güvenceye alır.
Hukuk sisteminde usulsüz tebligat ile geçersiz tebligat arasında nitelik ve sonuç bakımından temel bir ayrım bulunur. Usulsüz tebligat; kişi, yer veya zaman kurallarına aykırılık hallerinde vücut bulur ve muhatabın öğrenmesiyle geçerlilik kazanabilir. Geçersiz tebligat ise yazılı bildirim ve belgelendirme unsurlarındaki kurucu yokluk sebebiyle hukuki işlem vasfı taşımayan, tebliğ yokluğu niteliğindeki bildirimlerdir. Bu tür işlemlerde muhatabın haberdar olması dahi tebligata geçerlilik kazandırmaz ve tebliğ hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.
Tebligatın Usulüne Uygun Yapılmasını Belirleyen Şartlar
Tebligatın öncelikli olarak muhatabın bilinen son adresinde yapılması kanuni bir zorunluluktur. Bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi son adresi sayılarak işlem yürütülür. Ayrıca kendisine bildirim yapılacak kişinin başvurusu veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması mümkündür.
Tebligat yapılacak muhatabın adresinde bulunmaması durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince işlem muhatapla aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılabilir. Ancak muhatap yerine tebligatı kabul edecek kişilerin görünüş itibarıyla on sekiz yaşından aşağıda bulunmaması ve bariz bir şekilde ehliyetsiz olmaması gerekir. Bu koşulları taşımayan kimselere yapılan tebliğ işlemleri usulsüzdür.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 16Kaynağı aç
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, muhatap veya onun yerine tebligat yapılabilecek kimseler adreste bulunmaz veya evrakı teslim almaktan kaçınırsa, tebliğ memuru evrakı o yerin muhtarına, ihtiyar heyeti azasından birine veya zabıta amir veya memurlarına imza karşılığı teslim eder. Teslim alan kişinin adresini gösteren ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır; ayrıca adreste bulunmama durumunu imkân dahilinde en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, kanunen tebliğ tarihi sayılır.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 21Kaynağı aç
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğunda, muhatap o adreste hiç oturmamış veya adresten sürekli ayrılmış olsa dahi evrak muhtara, ihtiyar heyeti azasına ya da zabıtaya imza karşılığı teslim edilerek kapıya ihbarname yapıştırılır. Bu usulde de ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Tüzel kişilere yönelik tebligat işlemlerinde bildirimin yetkili temsilcilere yapılması esastır. Tüzel kişinin birden fazla yetkili temsilcisi bulunuyorsa tebligatın bunlardan herhangi birine yapılması yeterli görülür. Yetkili temsilcilere ulaşılamaması veya bu kişilerin tebligatı alamayacak durumda bulunmaları halinde ise evrak tüzel kişinin diğer memur veya çalışanlarına tebliğ edilebilir.
Vekille Yürütülen İşlerde ve Özel Tebliğ Yollarında Usul
Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın mutlaka vekile yapılması gerekir. Bu tür hallerde muhatabın bizzat kendisine tebligat çıkarılması işlemi usulsüz hale getirir. Taraf birden fazla vekille temsil ediliyorsa bildirimin vekillerden birine yapılması yeterli kabul edilir; şayet birden fazla vekile tebligat çıkarılmışsa tebliğ tarihi olarak ilk vekile yapılan tebligatın tarihi esas alınır. Avukata yönelik bildirimlerin resmi çalışma gün ve saatleri içinde gerçekleştirilmesi ve elektronik ortamda yapılması şarttır.
Elektronik tebligat adresine iletilen bildirimlerde tebliğ tarihi özel bir kurala bağlanmıştır. Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca elektronik ortamda yapılan tebligatlar, bildirimin muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
İlan yoluyla icra edilen tebligatlarda ise bildirim işlemi son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır. Tebligatı çıkaran merci tarafından gerekli görüldüğü takdirde bu bekleme süresi on beş güne kadar uzatılabilir.
Adreste Bulunmama Hallerinde Tebligat Usulsüzlüğü
Tebliğ memurunun Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri dairesinde araştırma ve tevsik yükümlülüğünü eksik bırakması tebligatı usulsüz kılar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/7290 E., 2022/9215 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, muhatabın il dışında bulunması adresten geçici ayrılma sayılamaz. Tebliğ memurunun, muhatabın tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini ve ne zaman döneceğini tevsik etmeksizin ve kendisine haber verilen komşunun ismini almadan yaptığı tebligat, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddelerine aykırı olup usulsüzdür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7290, K. 2022/9215Kaynağı aç
Usulsüz Tebligata Karşı Şikayet ve Süreler
Usulsüz tebligatı ancak tebligatın muhatabı olan kişi veya kurum ileri sürebilir. İcra dairesi veya icra mahkemesi usulsüz tebligat olgusunu kendiliğinden dikkate alamaz. Usulsüz tebligatı belirleyen bir icra mahkemesi kararı ibraz edilmediği sürece icra dairesi tebligatın usulsüz yapıldığını re'sen gözetemez.
Yargılama safhasında yapılan usulsüz tebligata karşı itirazlar tebliği çıkaran ilgili mahkemeye yöneltilir. İcra takipleri sırasında vuku bulan usulsüz tebligat işlemlerinde ise şikayet icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine iletilir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin kanuna aykırı olmasından veya olaya uygun bulunmamasından dolayı yapılacak şikayetler, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine iletilir. Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/7290 E., 2022/9215 K. sayılı ilamı doğrultusunda usulsüz tebliğ şikayeti öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük süreye tabidir ve bu sürenin başlangıcı muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarihtir. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hallerinde ise kanunen her zaman şikayet yoluna başvurulabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Satış İlanının Usulsüz Tebliği ve İhalenin Feshi
İcra takiplerinde ihalenin feshi talebi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi gereğince kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi günlük süre içinde icra mahkemesine yöneltilir. Satış ilanının ilgilisine tebliğ edilmediği veya ihaledeki fesat yahut malın esaslı niteliklerindeki hatanın sonradan fark edildiği hallerde ise başvuru süresi öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. Ancak bu durumda dahi şikayet hakkı mutlak bir süreyle sınırlandırılmış olup ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında yayımlandığı tarihten itibaren bir yılı aşamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi gereğince, ihale anına kadar gerçekleşen işlemlerdeki yolsuzluklara ilgililerin en geç ihale günü vakıf olduğu kabul edilir. İhalenin feshini şikayet yoluyla talep eden ilgili, gerçekleşen yolsuzluk sonucunda kendi menfaatlerinin zedelendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/7290 E., 2022/9215 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, borçluya satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediği hallerde borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi dikkate alınarak şikayetin süresinde yapıldığının kabul edilmesi ve uyuşmazlığın esasının incelenerek karar verilmesi gerekir; şikayetin süreden reddedilmesi hukuka aykırıdır.
Usulsüz tebligatı icra dairesi kendiliğinden dikkate alabilir mi?
Hayır, icra dairesi tebligatın usulsüz yapıldığını kendiliğinden dikkate alamaz; usulsüz tebligatı belirleyen bir icra mahkemesi kararı ibraz edilmedikçe işlem geçerli kabul edilir.
Usulsüz tebligatta muhatabın öğrenme tarihini ispat etmesi zorunlu mudur?
Hayır, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 53. maddesine göre muhatabın öğrenme tarihini ayrıca iddia ve ispat etmesi gerekmez; muhatabın beyan ettiği tarih esas alınır. Ancak öğrenmenin çok sonra beyan edilmesi hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.
Vekille takip edilen işlerde asile tebligat yapılması geçerli midir?
Hayır, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir; muhatabın bizzat kendisine yapılan tebligat usulsüzdür.
Usulsüz tebligat ile geçersiz tebligat arasındaki fark nedir?
Usulsüz tebligat kişi, yer veya zaman kurallarına aykırılık halinde doğup muhatabın öğrenmesiyle geçerlik kazanabilirken; geçersiz tebligat yazılı bildirim ve belgelendirme unsurlarındaki yokluk sebebiyle hukuken hiçbir sonuç doğurmayan ve öğrenmeyle geçerlilik kazanamayan tebliğ yokluğudur.
Elektronik tebligat ne zaman yapılmış sayılır?
Elektronik tebligat, bildirimin muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

