Üniversite hastanelerinde gerçekleştirilen hatalı tıbbi müdahaleler ve sağlık hizmetinin kusurlu işletilmesi neticesinde ortaya çıkan zararlar idarenin hukuki sorumluluğunu doğurur. Devlet üniversitesi hastanelerinde görev yapan hekimlerin devlet memuru statüsünde bulunması sebebiyle meydana gelen zararlardan idare sorumludur. Üniversitelerin kamu tüzel kişiliğine sahip olması nedeniyle açılacak tam yargı davasında husumet üniversite rektörlüğüne yöneltilir; dava ise hizmetin yürütüldüğü veya eylemin gerçekleştiği yerdeki idare mahkemesinde açılır.
Devlet ve Vakıf Üniversite Hastanelerinin Hukuki Rejimi
Devlet üniversitesi hastaneleri, kamu sağlık hizmetinin sunumunda devlet denetimi altındadır ve bu kurumlarda görev yapan hekimler devlet memuru statüsünde kabul edilir. Vakıf üniversitesi hastaneleri ise 24708 sayılı Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümlerine tabi olup işleyiş bakımından özel sağlık kuruluşları mevzuatına bağlıdır. Bununla birlikte vakıf üniversiteleri kanun uyarınca kamu tüzel kişisi niteliği taşıdığından, bünyelerindeki hastanelerde gerçekleşen tıbbi hata ve ihmallerden kaynaklanan tazminat sorumluluğunda idari hükümler tatbik edilir.
İdarenin Sorumluluk Esasları, Risk İlkesi ve Hekime Rücu
Üniversite hastanelerinde sunulan sağlık hizmetinde idarenin kastı veya ihmali bulunmasa dahi sorumluluk gündeme gelebilir. Tıbbi müdahale sırasında meydana gelen özel ve olağan dışı zararların tazmini, risk ilkesi ve kusursuz sorumluluk kapsamında talep edilebilir. Buna karşılık mücbir sebep, üçüncü bir kişinin kusuru veya hastanın kendi kusuru gibi etkenlerin mevcudiyeti idarenin sorumluluğunu azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir. Hatalı tıbbi müdahale nedeniyle hastaya tazminat ödeyen idare, zarara yol açan hekime kusuru oranında rücu etme yetkisine sahiptir.
Tıbbi müdahaleden doğan uyuşmazlıklarda ispat külfeti tarafların iddialarına göre dağılır. Hasta, idare tarafından sunulan sağlık hizmetinde bir kusur bulunduğunu, hizmetin gereği gibi yürütülmediğini veya hiç ifa edilmediğini ispatlamakla yükümlüdür. İdare ise üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi ve mevzuata uygun biçimde yerine getirdiğini ispat etmek durumundadır.
Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri
Üniversite hastanesindeki tıbbi müdahale sonucunda fiziksel zarara uğrayan hasta, tedavi sürecindeki tüm giderleri, uğradığı gelir kaybını ve mesleki durumunun olumsuz etkilenmesiyle ortaya çıkan ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları maddi tazminat olarak talep edebilir. Hatalı müdahale hastanın vefatına neden olmuşsa; defin masrafları, ölüm öncesindeki tüm tedavi ve hastane giderleri, vefattan kaynaklanan gelir kaybı ve ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı istemleri ileri sürülebilir.
Hatalı tıbbi müdahalenin hastanın sağlığında istenmeyen neticeler doğurması durumunda, kişinin çektiği duygusal acı ve üzüntünün telafisi amacıyla manevi tazminat talep edilebilir. Hatanın ölümle sonuçlanması halinde ise hastanın yakınları ve ailesi de duydukları derin elem nedeniyle manevi tazminat isteme hakkına sahiptir.
İdareye Ön Başvuru Şartı ve Dava Açma Süreleri
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, idari eylemlerden ötürü hakları ihlal edilenlerin dava açmadan önce idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri şarttır. Üniversite hastanesindeki hatalı tıbbi müdahale sebebiyle zarara uğrayan kişilerin, bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili üniversite rektörlüğüne yazılı başvuruda bulunması zorunludur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Üniversite rektörlüğüne iletilen ön başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde ret işleminin tebliğinden itibaren ya da idarece otuz gün içinde bir cevap verilmeyerek talebin zımnen reddi durumunda bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası ikame edilir.
Görevli olmayan adli yargı mercilerinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi halinde, sonradan idari yargı mercilerinde açılacak davalarda 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen idareye ön başvuru yapma şartı aranmaz.
Üniversite hastanesine dava açılmadan önce nereye başvurulmalıdır?
Üniversite hastanesindeki hatalı tıbbi müdahale nedeniyle tam yargı davası açılmadan önce, zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde üniversite rektörlüğüne başvurulması zorunludur.
Rektörlüğe yapılan başvuruya cevap verilmezse dava açma süresi nedir?
Başvuruya otuz gün içinde yanıt verilmemesi durumunda talep zımnen reddedilmiş sayılır ve bu otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekir.
Hekimin kusuru olmasa da üniversite hastanesinden tazminat istenebilir mi?
Evet, risk ilkesi uyarınca idarenin kastı veya ihmali bulunmasa bile tıbbi müdahale esnasında ortaya çıkan özel ve olağan dışı zararlar kusursuz sorumluluk kapsamında idareden talep edilebilir.
İdare ödediği tazminatı doktordan geri isteyebilir mi?
Evet, üniversite hastanesindeki hatalı tıbbi müdahale sebebiyle hastaya veya yakınlarına tazminat ödeyen idare, zarara sebebiyet veren hekime kusuru oranında rücu edebilir.
Adli yargıda görevsizlik kararı verilirse idareye başvuru gerekir mi?
Hayır, görevli olmayan adli yargı mercilerinde açılıp görev yönünden reddedilen davaların ardından idare mahkemesinde açılacak davalarda idareye ön başvuru şartı aranmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

