Uluslararası Taşımada Tarafların Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Uluslararası Taşımada Tarafların Sorumluluğu

Uluslararası taşımada hukuki sorumluluk, malın bir ülkeden başka ülkeye götürülmesi sırasında doğan ticari ilişkilerde; taşıma türüne, tarafların ülkelerine, sözleşme hükümlerine ve ilgili uluslararası düzene göre değişir. Gönderen, taşıyıcı ve alıcının yanında freight forwarder, gümrük müşaviri, sigortacı, depo işletmecisi, liman işletmesi ve alt taşıyıcı da bulunabilir. Taşıyıcı kural olarak malı teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar malın korunmasından sorumludur. Hasar, kayıp, eksik teslim ve gecikme bu sorumluluğu gündeme getirebilir; sorumluluk mutlak ve sınırsız değildir.

Sorumluluğun yayıldığı aşamalar

Sorumluluk tartışması yalnız yoldaki taşımaya sıkışmaz. Malın teslim alınması, yüklenmesi, ambalajlanması, gümrük işlemleri, taşıma belgelerinin düzenlenmesi, sigortalanması, aktarma noktalarında korunması, zamanında teslim ve hasarsız ulaştırma da bu tartışmanın içine girebilir. Hangi aşamada kimin sorumlu sayılacağı, somut taşıma türü ve sözleşmeyle birlikte değerlendirilir.

Taşıma türüne göre düzen ve hukuk seçimi

Karayolu, deniz, hava ve demiryolu taşımaları aynı hükümlere bağlanamaz. Uluslararası karayolunda CMR öne çıkar. Deniz taşımada konişmento, navlun sözleşmesi ve deniz ticareti hükümleri; hava taşımada airwaybill ve uluslararası hava kuralları; demiryolunda ise bu taşıma türüne özgü uluslararası düzenlemeler gündeme gelebilir.

Taraflar sözleşmede uygulanacak hukuku belirleyebilir. Seçim yapılırken emredici uluslararası hükümler dikkate alınır. Bazı taşıma türlerinde sorumluluğun sözleşmeyle tamamen kaldırılması veya sınırlanması mümkün olmayabilir. Hangi hükmün emredici olduğu ve hangi taşıma türünü kapsadığı her olayın kendi düzenine bırakılır.

Taşıyıcının genel sorumluluğu

Taşıyıcı, malı teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar korunmasından kural olarak sorumludur. Malın hasara uğraması, kaybolması, eksik teslim edilmesi veya geç teslim edilmesi bu sorumluluğu gündeme getirir. Sorumluluk mutlak ve sınırsız değildir.

Taşıyıcı, zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Yetersiz ambalaj, malın niteliği hakkında yanlış bilgi, malın doğal yapısı veya mücbir sebep sorumluluğu sınırlayabilir. Kurtulma ile sınırlanma aynı kesinlikte sonuçlar değildir.

Uluslararası taşımada taşıyıcı sorumluluğu çoğu zaman belirli limitlerle sınırlıdır. Yüksek değerli mallarda malın gerçek değerinin bildirilmesi ve uygun sigortanın yaptırılması önem taşır. Aksi halde tazminat, gerçek zarar tutarının altında kalabilir. Bu çerçeve belirli bir limit tutarı veya hesap yöntemi göstermez.

CMR’de teslimden teslime sorumluluk

CMR; taşıma senedi, teslim alma, hasar, kayıp, gecikme ve tazminat bakımından uluslararası karayolu taşımasının çerçevesini oluşturur. Taşıyıcı, malı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar sorumludur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2015/817, K. 2015/2126 sayılı kararında CMR’nin 17. maddesi, taşıyıcının malları teslim aldığı andan teslim zamanına kadar tamamen veya kısmen kayıp, hasar ve gecikmeden sorumlu olduğunu belirtir. Aynı dairenin E. 2014/14730, K. 2015/36 sayılı kararında CMR’nin 17/1. maddesi, yükün teslim alındığı andan teslim edilinceye kadar kısmen veya tamamen kaybı ile doğacak hasarı taşıyıcının sorumluluğuna bağlar.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/817, K. 2015/2126Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/817 E.  ,  2015/2126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2012/552-2014/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı …'ye ait yağ emtiasının, davalı şirket tarafından diğer davalıların sahibi olduğu araç tarafından taşınması sırasında 12.04.2012 tarihinde araçta meydana gelen yangın nedeniyle hasar meydana geldiğini, 81.885 TL olarak tespit edilen hasar bedelinin sigortalıya 24.07.2012 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin sigortalısı yerine kamil olduğunu, davalılara ihtar gönderilmesine rağmen alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek 81.885 TL'nin ödeme tarihi olan 24.07.2012 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında çıkan yangın nedeniyle hasar gördüğü, dosya içerisindeki muayene belgesine göre aracın muayenesinin 01.10.2011 tarihinde yapıldığı ve 01.10.2012 tarihine kadar geçerli olduğu, buna göre taşımayı yapan …. plakalı aracın seyir halindeyken yanmaya başlaması ve sonrasında taşınan emtianın da yanmasıyla sonuçlanan olayda araç sürücüsünün ve sahibinin kusurunun olmaması nedeniyle taşıyıcının da kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, CMR Konvansiyonu'na tabi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taşıyıcının sorumluluğu ile ilgili temel kural, CMR'nin 17. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmü uyarınca, taşıyıcı malları teslim aldığı andan, malların teslim edileceği zamana kadar malların tamamen veya kısmen kaybolmasından ve hasara uğramasından ve ayrıca gecikmeden sorumludur. İspat külfeti bakımından öncelikle gönderen veya gönderilenin taşıma konusu eşyanın taşıyana tam ve her türlü ayıptan ari olarak teslim olunmasına rağmen, bu eşyanın gideceği yere aynı şekil ve vasıfta varmadığını ispat etmesi halinde hasarın taşıyıcının kusur ve hatasından ileri geldiğinin ispat edilmesine gerek yoktur. Taşıyıcının sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmakla birlikte, genel kurallara aykırı olarak, ispat yükü tersine çevrilmiştir. Hasardan kaynaklı zarar nedeniyle sorumlu olmadığını savunan taşıyan, bu hasar sebebiyle kendisine atfı kabil bir kusurun bulunmadığını ispat etmelidir. Taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran haller ise CMR'nin 17/2. maddesinde sayılmış olup, bu hallerden biri de, hasarın taşıyıcının kaçınamayacağı ve önleyemeyeceği bir halden kaynaklanmasıdır. Kaçınılamayacak durumun varlığı için taşıyıcı, deneyimli ve basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken özeni göstermiş olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, sigortalıya ait emtianın davalılara tam ve hertürlü ayıptan ari olarak teslim edildiği, ancak bu eşyanın gideceği yere varmadan hasarlandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu hususun tartışmasız olması nedeniyle artık taşıyıcı hasardan kaynaklanan zarar nedeniyle kendisine atfı kabil bir kusurun bulunmadığını ispat edecektir. Yukarıda zikredildiği üzere de, sorumluluktan kurtulmak isteyen davalı taşıyıcının hasarın, CMR'nin 17/2. maddesinde belirlenen, yani hasarın taşıyıcının kaçınamayacağı ve önleyemeyeceği nedenle ileri geldiğini ispat etmesi gerekir. Somut olayda araçta meydana gelen yangının elektrik tesisatından kaynaklandığı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre, sırf aracın muayenesinin yapılmış ve kaza anında geçerli olması hususu davalıları sorumluluktan kurtarmaya yetecek bir özen değildir. Bu itibarla, taşıyıcının kazayı önleyemeyeceği yolundaki bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/02/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1- Dava, karayoluyla uluslararası yük taşınmasına konu eşyanın taşıyıcının kusuru sebebiyle hasara uğraması sebebiyle hasar bedelinin davalı taşıyandan rücuan tazmini istemine ilişkindir. 2- Hasarın, taşıma sırasında araçta meydana gelen elektrik arızası sebebiyle çıkan yangından kaynaklandığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı taşıyıcı aracın yasal yasal ve zorunlu trafik muayenesini kısa bir süre önce yaptırmak suretiyle araçta her hangi bir arıza ve bakım eksikliği bulunmadığını kanıtlamıştır. Olay günü olan 12/04/2012 tarihinde tutulan "Görgü Tespit Tutanağında" da, araç şoförünün, araçtan koku geldiğinde duruma vaziyet ederek aracı park etmeye çalıştığı esnada yangın olayı başladığı dikkate alındığında, araçta meydana gelen yangının önlenmesi hususunda davalı taşıyıcı tarafından gerekli tedbir ve önlemi aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim yerel mahkemece, uzman makine mühendisi olan teknik bilirkişinin de 03/06/2013 tarihli raporunda yüke zarar veren yangının oluşumunda araç sahibi ve şoförüne atfı kabil bir kusurun bulunmadığı usulünce tespit edilmiştir. Davacı şirketin bu rapora itirazı üzerine yerel mahkemece, aralarında iki makine mühendisi bir sigorta hukukçusu bir taşıma hukukçusunun da bulunduğu beş kişilik heyetten alınan raporda da oybirliğiyle araçta meydana gelen yangında taşıyıcı ve şoförün bir kusuru bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3- Hasarın, CMR 17/2 maddesinde de bahsedildiği üzere kaçınılmayacak ve önlenemeyecek bir sebepten kaynaklanmış olması sebebiyle, davalı taşıyıcı aleyhine açılan davanın reddine dair yerel mahkeme kararının doğru olduğu kanaatine varmam nedeniyle heyetimizin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 25/02/2015
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/14730, K. 2015/36Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2014/14730 E.  ,  2015/36 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada…… Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2014 tarih ve 2013/171-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi…….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalıya ait emtianın davalıya ait araçlarla taşınarak 09/10/2012 tarihinde …….'da bulunan alıcı firmaya teslim edildiğini, ancak yapılan kontrollerde bir kısım panel camlarının taşıma sırasında kırılarak kullanılamaz hale geldiğini, hasar gören malzemeler karşılığı olarak 20.754,90 USD'ye tekabül eden 37.358,82 TL'nin 11.939,40 TL'sinin 27/11/2012 tarihinde, 25.419,42 TL'sinin ise 04/12/2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, taşıyıcı şirkette yapılan ihtara rağmen bu bedelin kendilerine ödenmediğinden ileri sürerek 37.358,80 TL (20.754,90 USD X 1,80 TL)'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı …….ve….. ile yapmış olduğu taşıma nakliyesi sözleşmesi uyarınca …….'a cam taşıma işi gerçekleştirdiğini ve emtianın 09/10/2012 tarihinde alıcı firmaya teslim edildiğini, emtianın hasarlanmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, taşıma yapan araçların kaza geçirmediğini, taşınan malın cam olmasından kaynaklanan ve gönderen tarafından yapılması gerekli ambalajlama ve istiflemenin gereği gibi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıyıcının emtianın zarar görmesine sebebiyet verecek bir kusurunun bulunmadığı, zarar gören emtianın cam panel olması nedeniyle zararın ambalaj hatasından oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, taşıyıcı yükü teslim aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Taşıyıcı ancak, kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşıyıcının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse sorumlu olmaz (CMR m.17/2). Bu durumlarda da ispat yükü taşıyıcıdadır (CMR m.18/1). Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşıyıcının taşınan yükün zarar görmesine sebebiyet verecek bir fiiline rastlanılmadığı, hasarın ambalajlama eksikliğinden kaynaklandığı ve taşımacının zarardan sorumluluğunun bulunmadığı belirlenmiş ise de, bu bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli değildir. Zira bilirkişi raporunda, davalının bir kaza yapmadığı ve hasara yol açacak bir fiilinin bulunmadığı bu nedenle öncelikle hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından, somut olayda taşınan emtianın ambalajının nasıl yapılması gerektiği, olayda nasıl yapıldığı denetime elverişli bir şekilde belirlenmediği gibi, hasarın neden kaynaklandığı da açıkça ortaya konulmamıştır. Öte yandan, CMR'nin 17/4-b maddesi uyarınca ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması durumunda taşıyıcı sorumlu tutulamaz ise de, CMR'nin 18/5. maddesi uyarınca bu husus, taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri aldığının kanıtlanmasına bağlıdır. Ayrıca, ambalaj hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim, CMR'nin 8/1-b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşıyıcının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi durumda olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı taşıyıcı tarafından hasarlı teslim edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak sorumluluktan kurtulmaya yönelik ispat yükünün davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, hasarın nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

E. 2015/817, K. 2015/2126 sayılı karara göre gönderen veya gönderilen, eşyanın taşıyana tam ve ayıptan ari teslim edildiğini, buna rağmen varış yerinde aynı durumda olmadığını ispatlarsa, hasarın taşıyıcının kusurundan ileri geldiğinin ayrıca ispatı aranmaz. Taşıyıcının sorumluluğu kusur sorumluluğu olmakla birlikte ispat yükü tersine çevrilmiştir. Sorumlu olmadığını savunan taşıyan, kendisine atfedilebilir bir kusur bulunmadığını ispat etmelidir.

Kurtulma sebepleri ve ispat

CMR’nin 17/2. maddesinde sorumlu olmama; kayıp, hasar veya gecikmenin istek sahibinin hatası ya da ihmalinden doğması, taşıyıcının hatası olmaksızın istek sahibinin talimatından kaynaklanması, yüke özgü bir kusur ya da taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan bir durum ile sınırlıdır. Bu hallerin gösterilmesi, CMR’nin 18/1. maddesi uyarınca taşıyıcıya düşer.

Kaçınılamaz ve önlenemez hal bakımından, deneyimli ve basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken özenin gösterilmiş olması aranır. Bu özen ölçüsü, 17/2. maddedeki bütün kurtulma sebeplerine kendiliğinden yayılan ayrı bir şart olarak anlatılmaz.

E. 2015/817, K. 2015/2126 sayılı kararda yangının elektrik tesisatından kaynaklandığı belirlenmiş; aracın muayenesinin yapılmış ve kaza anında geçerli olması, davalıları sorumluluktan kurtaracak bir özen sayılmamıştır. Kazanın önlenemeyeceği yolundaki bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır. Karardaki karşı görüş ise somut yangını kaçınılamaz ve önlenemez sebep sayarak yerel ret kararını doğru bulmuştur. Bu ayrım, her yangının kendiliğinden sorumluluk doğurduğu veya her yangının kurtulma sebebi olduğu biçiminde genel bir kurala dönüştürülemez.

Ambalaj, kontrol ve dürüstlük

Ambalajlama hatası nedeniyle mal hasara uğrarsa taşıyıcı bu zarardan sorumlu tutulamayabilir. Bu ihtimal, her ambalaj kusurunda kesin bir kurtuluş sonucu vermez.

CMR’nin 17/4-b maddesi, ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren ya da hasara uğrayan mallarda, ambalajın bulunmaması veya hatalı olması halinde taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını düzenler. E. 2014/14730, K. 2015/36 sayılı karara göre bu sonuç, CMR’nin 18/5. maddesi uyarınca taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri aldığının kanıtlanmasına bağlıdır.

Ambalaj hatasının ayrıca araştırma yapılmadan kolayca fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene bildirerek onu uyarması dürüstlük ilkesinin gereği sayılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine göre herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

CMR’nin 8/1-b maddesi, taşıyıcının yükü teslim alırken yükün ve ambalajın görünür durumunu kontrol etmesini öngörür. Aynı maddenin 2. fıkrası, buna ilişkin çekincelerin gerekçeleriyle belirtilmesini ister. CMR’nin 9/2. maddesine göre çekince konulmamışsa, yükün ve ambalajların görünüş itibarıyla iyi durumda olduğu varsayılır.

E. 2014/14730, K. 2015/36 sayılı kararda taşınan emtianın hasarlı teslim edildiği dosya kapsamıyla sabit görülmüş ve sorumluluktan kurtulmaya yönelik ispat yükü taşıyıcıda kabul edilmiştir. Hasarın nasıl ve neden kaynaklandığı ile varsa bütün önlemlerin ve uyarıların, uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu kurulca denetlenmeden hüküm kurulması bozulmuştur. Karar, ret türünü usul veya esas diye ayırmamaktadır.

Gönderenin bilgi ve belge yükümlülüğü

Gönderen, taşınacak mal hakkında doğru bilgi vermek, malı taşıma şartlarına uygun ambalajlamak, gerekli belgeleri hazırlamak ve gümrük için doğru beyan ile evrak sunmakla yükümlüdür.

Malın tehlikeli madde olduğunun bildirilmemesi, yanlış GTİP kullanılması, eksik fatura, hatalı menşe belgesi veya özel taşıma koşullarının belirtilmemesi gönderenin sorumluluğunu doğurabilir. Her yanlışlık bu sonucu kendiliğinden doğurmaz.

Alıcının teslim ve kontrol yükümlülüğü

Alıcı, malı teslim alma, teslim sırasında kontrol etme ve varsa hasar veya eksikliği zamanında bildirme yükümlülüğü altındadır.

Alıcının malı zamanında teslim almaması ardiye, demuraj, detention ve ek taşıma masrafı doğurabilir. Bu masrafların hangi tarafa ait olacağı sözleşme ve teslim şekline göre belirlenir.

Freight forwarderın sıfatı

Freight forwarderın sorumluluk alanı, işlemde üstlendiği role göre değişir. Salt aracılıkla sınırlı kalındığında sorumluluk daha dar olabilir. Taşımanın kendi adına üstlenilmesi, müşteriye doğrudan taşıma sözü verilmesi ya da navlun faturasının kesilmesi, forwarderın taşıyıcıya benzer biçimde sorumlu görülmesine yol açabilir.

Deniz ve hava taşıması

Deniz taşımada sorumluluk; malın gemiye yüklenmesi, taşıma süreci ve boşaltma aşamalarına göre değerlendirilir. Hasarın gemide, limanda, konteyner içinde veya yükleme sırasında meydana gelmesi sorumluluğu belirler. Konişmento, malın teslim alındığını, taşınacağını ve teslim edilecek kişiyi gösterir.

Havayolu taşıyıcısının sorumluluğu, taşıma sözleşmesine ve uygulanacak uluslararası düzenlemelere göre belirlenir. Değerin bildirilmemesi veya yeterli sigortanın bulunmaması tazminatı sınırlayabilir. Hangi hava düzenlemesinin uygulanacağı somut taşımaya ve sözleşmeye bağlıdır.

İki sigorta türünün ayrımı

Nakliyat emtia sigortası taşınan malı doğrudan korur. Taşıyıcı sorumluluk sigortası ise taşıyıcının hukuken sorumlu olduğu durumda devreye girer. Bu iki sigorta birbirinden farklıdır. Yalnızca taşıyıcı sorumluluk sigortasına güvenmek bazı zararları teminat dışında bırakabilir. Poliçe teminatı olay bazında değişir.

Poliçede teminat kapsamı, istisnalar, taşıma güzergâhı, yükleme-boşaltma, aktarma noktaları ve bildirim süreleri incelenmelidir. Hasarda süresinde bildirim yapılmaması sigorta tazminatının reddine neden olabilir. Her poliçe için aynı süre ve aynı sonuç geçerli değildir.

Gümrük ve teslim şekli

Yanlış beyan, eksik belge, hatalı GTİP, menşe sorunu, kıymet uyuşmazlığı veya ithalat izni eksikliği malın gümrükte beklemesine ya da idari yaptırım uygulanmasına yol açabilir. Gümrükten doğan sorumluluk her durumda tek bir tarafa bağlanmayabilir.

Incoterms masraf ve risk paylaşımını belirler. DDP teslimde satıcı ithalat işlemlerine kadar geniş sorumluluk üstlenir. EXW teslimde alıcı, taşıma ve gümrük organizasyonunda daha fazla sorumluluk alır. Kısaltmalar bütün yükümlülükleri göstermez.

Sözleşmede yalnız teslim şeklinin kısaltmasının yazılması yeterli görülmez. Teslim yeri, liman, ülke ve uygulanacak Incoterms versiyonu da belirtilmelidir. Bu, sözleşme hazırlığına ilişkin bir gerekliliktir.

Zararın ispatı ve belgeler

Hasar, kayıp veya gecikmede tazminat istenebilmesi için zararın varlığı, miktarı, sorumlu taraf ve illiyet bağı ispatlanmalıdır.

Mal hasarlı teslim edilmişse teslim anında tutanak tutulması, fotoğraf ve video kaydı alınması, ekspertiz raporu düzenlenmesi ve taşıyıcıya yazılı bildirim yapılması önerilir. Kayıpta taşıma zinciri incelenir. Gecikmede kararlaştırılan teslim süresi, gecikmenin nedeni ve doğan zarar ortaya konulur. Bu işlemlerin yapılmaması her olayda kendiliğinden hak kaybı doğurmaz.

İspatta karayolu taşıma belgesi, deniz ve hava taşıma belgeleri, ticari fatura ile koli dökümü, gümrük beyanı, teslim ve hasar kayıtları, ekspertiz, sigorta poliçesi, araç izleme verisi, liman ve antrepo kayıtları ile tarafların yazışmaları gündeme gelebilir. Bu belgelerin hepsi her uyuşmazlıkta zorunlu ya da yeterli değildir.

Teslimden sonra geç düzenlenen belgeler veya sonradan oluşturulan tutanaklar ispat gücünü zayıflatabilir. Yabancı belgeler için tercüme, apostil, noter onayı veya resmî kayıt gerekebilir. Hangi belgede hangisinin aranacağı ülkeye ve belge türüne göre değişir.

Yetkili mahkeme ve tahkim

Taraflar sözleşmede yetkili mahkemeyi veya tahkim yolunu belirlemişse uyuşmazlık bu hükümlere göre çözülebilir. Bu konuda hüküm yoksa yetki tartışmaları uzayabilir. Tahkim şartının açık ve uygulanabilir olması gerekir.

Sık sorulan sorular

Taşıyıcı hangi andan itibaren sorumludur?

Kural olarak malı teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar sorumludur. CMR’nin 17. maddesi de kayıp, hasar ve gecikme bakımından teslimden teslime kadar sorumluluğu düzenler.

Hasarın taşıyıcının kusurundan doğduğu ayrıca ispat edilir mi?

Eşyanın ayıpsız teslim edilmesine rağmen aynı durumda varmadığı ispatlanırsa, hasarın taşıyıcının kusurundan doğduğu ayrıca ispatlanmaz. Sorumlu olmadığını savunan taşıyıcı, CMR’nin 17/2 ve 18/1. maddeleri çerçevesinde kurtulma sebebini ispatlar. Kaçınılamaz ve önlenemez halde ayrıca deneyimli ve basiretli taşıyıcı özeni aranır.

Talimat taşıyıcıyı ne zaman sorumluluktan çıkarır?

Kayıp, hasar veya gecikme, taşıyıcının hatasından değil, istek sahibinin verdiği talimattan ileri gelmişse CMR’nin 17/2. maddesindeki talimat istisnası gündeme gelir. Bu durumda ispat yükü taşıyıcıdadır.

Ambalaj hatası taşıyıcıyı her zaman sorumluluktan kurtarır mı?

Hayır. Ambalaj hatasından doğan hasarda taşıyıcı sorumlu tutulamayabilir. CMR’nin 17/4-b maddesindeki sonuç, 18/5. madde uyarınca üzerine düşen bütün önlemlerin alındığının kanıtlanmasına bağlıdır. Kolayca görülen hatada gönderenin uyarılması ise dürüstlük kuralı ve kontrol ile çekince hükümleriyle ayrıca değerlendirilir.

Mal sigortası taşıyıcı sorumluluk sigortasının yerine geçer mi?

Geçmez. Nakliyat emtia sigortası malı doğrudan korur; taşıyıcı sorumluluk sigortası taşıyıcı hukuken sorumluysa devreye girer. Yalnızca ikinci teminata güvenmek bazı zararları kapsam dışında bırakabilir.

DDP ile EXW sorumluluğu nasıl ayırır?

DDP’de satıcı ithalat işlemlerine kadar geniş sorumluluk üstlenir. EXW’de alıcı taşıma ve gümrük organizasyonunda daha fazla sorumluluk alır. Kısaltmayla birlikte teslim yeri, liman, ülke ve Incoterms versiyonu da yazılmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu