Uluslararası Tahkimde Tanıkların Yüzleştirilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Uluslararası Tahkimde Tanıkların Yüzleştirilmesi

Uluslararası Tahkimde Tanık Yüzleştirmesi Kavramı ve Amacı

Tanıkların yüzleştirilmesi, iki veya daha fazla tanığın hakem huzurunda aynı anda ve birlikte ifade verdiği bir delil toplama yöntemidir. Uluslararası tahkim yargılamalarında sıklıkla başvurulan bu usul, tanık anlatımlarının karşılaştırmalı olarak ele alınmasını sağlar.

Bu delil toplama usulü, hakem heyetinin çelişen beyanları daha isabetli ve kolay şekilde tespit etmesine imkân verebilir. Hakem heyeti tarafından aynı anda dinlenen tanıkların birbirlerinin beyanlarını duruşma esnasında çürütmesi, mesnetsiz beyanların elenmesi için fırsat doğurabilir. Ayrıca tanıkların tek tek dinlenmesi yerine aynı oturumda bir arada dinlenmesi duruşma süresini kısaltabileceğinden tahkim masraflarını azaltabilir.

Tahkim Yargılamasında Duruşma ve Delillerin İncelenmesi Esasları

4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 11/A kapsamında hakem veya hakem kurulu; ispat vasıtalarının sunumu, sözlü beyanların alınması ya da bilirkişiden izahat istenmesi amacıyla duruşma yapılmasına karar verebileceği gibi süreci dosya üzerinden de yürütebilir. Taraflar duruşma yapılmaması yönünde mutabık kalmadıkça, taraflardan birinin talebi üzerine tahkimin uygun bir safhasında duruşma gerçekleştirilir.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – A) Hakem veya hakem kurulu, delillerin sunulması, sözlü beyanlarda bulunulması ve bilirkişiden açıklama istenmesi gibi sebeplerle duruşma yapılmasına karar verebileceği gibi; yargılamanın dosya üzerinde yürütülmesine de karar verebilir. Taraflar duruşma yapılmaması konusunda anlaşmadıkça, hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine yargılamanın uygun aşamasında duruşma yapar. Hakem veya hakem kurulu, dava ile ilgili her türlü keşif tarihini, bilirkişi incelemesini veya diğer delillerin incelenmesi için yapacağı toplantı ve duruşmaları ve tarafların gelmemeleri halinde bunun sonuçlarını uygun bir süre önceden taraflara bildirir. Hakem veya hakem kuruluna sunulan dilekçeler, bilgiler ve diğer belgeler taraflara bildirilir. B) Tahkim yargılamasının taraflarından birisinin taraf olma niteliğini kaybetmesi hâlinde, hakem veya hakem kurulunca tahkim yargılaması ertelenerek, tahkim yargılamasının devamı amacıyla ilgililere bildirimde bulunulur. Bu durumda tahkim süresi işlemez. Altı ay içinde bildirim yapılmaz veya bildirimde bulunulanlar tahkim yargılamasına devam edeceklerini açıkça diğer tarafa ya da hakem veya hakem kuruluna bildirmezlerse, tahkim yargılaması sona erer. C) Taraflardan birinin yargılamaya katılmaması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır: 1. Davacı, geçerli bir neden göstermeksizin dava dilekçesini süresi içinde vermezse; hakem veya hakem kurulu tahkim yargılamasına son verir. 2. Dava dilekçesi, 10 uncu maddenin (D) fıkrasının birinci paragrafına uygun değilse ve eksiklik hakem veya hakem kurulunca belirlenecek süre içinde giderilmezse, hakem veya hakem kurulu tahkim yargılamasına son verir. 3. Davalı, cevap dilekçesini vermezse; bu durum davacının iddialarının kabulü olarak değerlendirilmeyip yargılamaya devam edilir. 4. Taraflardan biri, geçerli bir neden göstermeksizin duruşmaya gelmez veya delillerini sunmaktan kaçınırsa;hakem veya hakem kurulu, tahkim yargılamasına devam ederek mevcut delillere göre karar verebilir. Hakem veya hakem  kurulunca  bilirkişi  atanması, delillerin toplanması, uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukuk kuralları ve sulh

Hakem veya hakem kurulu; keşif işlemlerinin, bilirkişi incelemesinin ya da sair delil tespitlerinin yapılacağı toplantı ve duruşma günleri ile mazeretsiz katılmamanın hukuki sonuçlarını makul bir süre önceden ilgililere bildirir. Yargılama merciine tevdi edilen layihalar, belgeler ve bilgiler taraflara iletilir. 4686 sayılı Kanun m. 11/C(4) uyarınca, taraflardan birinin haklı bir gerekçe göstermeksizin duruşmaya iştirak etmemesi veya delil sunmaktan imtina etmesi durumunda, yargılamaya devam olunarak mevcut delillere göre nihai karar verilebilir.

CIArb Tanık Yüzleştirmesi Yönergesi ve Usuli Çerçeve

Nisan 2019 tarihli Chartered Institute of Arbitrators Uluslararası Tahkimde Tanık Yüzleştirmesi Yönergesi, sıklıkla başvurulan bu delil ikame yöntemini usuli bir çerçeveye bağlamaktadır. Yönerge; Kontrol Listesi, Temel Talimatlar ve Özel Talimatlar olmak üzere üç ana bölüm ile bu bölümlere dair detaylı açıklamalara yer veren notlardan meydana gelir. Kontrol Listesi'nde yer alan unsurlar sınırlı sayı ilkesine tabi olmayıp örnekseme yöntemiyle sayılmıştır. Yönerge, bağlayıcı olmayan talimatlar ve usuli öneriler niteliği taşır.

Tanık yüzleştirmesi usulü hakem heyeti, bizzat tanıklar veya taraf vekilleri tarafından yürütülebilir. Süreci yönetenin yüzleştirme yoluyla elde edilecek delil üzerindeki kontrolü diğer taraflara kıyasla çok daha yüksek olacağından, yöntemin belirlenmesinde yönergedeki önerilerin gözetilmesi önem taşır.

Uzman Tanıklar ile Olgu Tanıklarının Yüzleştirilmesi

Mütalaaları birbiriyle çelişen uzman tanıklar bakımından yüzleştirme usulü etkili sonuçlar doğurabilir. Hakem heyetinin uzmanlık konusu alanda bilgi ve tecrübe sahibi olduğu uyuşmazlıklarda, yüzleştirme sürecinin bizzat heyet tarafından yürütülmesi tavsiye edilir.

Olgulara dayalı beyanda bulunan tanıkların yüzleştirmeye tabi tutulmasının önünde usuli bir engel bulunmamaktadır. Ancak olgu tanıkları için bu yönteme uzman tanıklara kıyasla nadiren başvurulur. Zira uzman tanıklar diğer uzmanın sonuçlarıyla çelişseler dahi beyanlarının tutarlılığını teknik ve profesyonel açıklamalarla pekiştirebilirken, maddi vakıaları ele alan olgu tanıklarının çelişkili beyanlarını benzer yöntemlerle desteklemesi daha zordur.

Yüzleştirme Usulünde Dikkate Alınacak Hususlar ve Hazırlık Belgeleri

Yüzleştirme yöntemi her tür uyuşmazlığa uygun değildir. Tanıkları hakem heyeti karşısında karşı karşıya getirmenin doğuracağı gerilim, tanık beyanından alınacak faydayı en aza indirebilir. Bu hallerde tanıkların kişisel, profesyonel ve kültürel geçmişleri beyanın kalitesini düşürebileceğinden, her uyuşmazlığın kendi şartları özelinde değerlendirilmesi ve yalnızca faydalı sonuç vermesi beklenen hallerde bu yönteme başvurulması gerekir.

Tanıklardan birinin diğerine nazaran daha kıdemli veya yaşlı olması durumunda; daha genç ve kıdemsiz tanığın saygı gereği diğer tanığın beyanını çürütmemesi veya kıdemli tanığın genç tanığın beyanına cevap vermemesi gibi kültürel alışkanlıklar beyanın delil değerini düşürebilir. Bu tür etkileşimler yüzleştirme kararı verilmeden önce gözetilmelidir.

Yargılama dosyasındaki deliller ışığında hazırlanan maddi vakıalara dair zaman dizini ile uzman tanıklarca hazırlanan anlaşılan ve anlaşılamayan hususları gösteren çizelgeler hakem heyetinin iş yükünü önemli ölçüde hafifletir. Yönerge kapsamında ayrıca tanıklardan uzlaştıkları ve anlaşamadıkları noktaları gösteren ortak rapor taslağı veya uzman çizelgesi talep edilebilir.

Tahkimde tanık yüzleştirmesini kimler yürütebilir?

Tanık yüzleştirmesi süreci hakem heyeti, bizzat tanıklar veya taraf vekilleri tarafından yürütülebilir; süreci yöneten tarafın elde edilecek delil üzerindeki kontrolü diğerlerine nazaran daha yüksektir.

Olgu tanıklarının yüzleştirilmesine neden daha seyrek başvurulur?

Olgu tanıklarının yüzleştirilmesinin önünde usuli bir engel bulunmamakla birlikte, uzman tanıkların teknik açıklamalarla beyan tutarlılığını pekiştirebilmesine karşılık somut vakıaları anlatan olgu tanıklarının çelişkili ifadeleri benzer yöntemlerle desteklemesinin zor olması nedeniyle bu yola nadiren gidilir.

Tanıklar arasındaki kıdem ve yaş farkı beyanları nasıl etkileyebilir?

Genç ve kıdemsiz bir tanığın kültürel nedenlerle kıdemli tanığın beyanını çürütmekten kaçınması veya kıdemli tanığın cevap vermemesi gibi durumlar beyanın delil değerini düşürebileceğinden yüzleştirme usulünde bu hususların değerlendirilmesi gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu