Uluslararası Alacak Tahsilinde Tahkim ve İcra Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Uluslararası Alacak Tahsilinde Tahkim ve İcra Yolu

Milletlerarası Tahkim Kanununun Uygulama Alanı ve Şekil Şartı

4686 sayılı Kanun; yabancılık unsuru barındıran, tahkim yeri Türkiye olarak kararlaştırılan veya hükümlerinin uygulanması taraflarca yahut hakemlerce karara bağlanan uyuşmazlıklarda tatbik edilir. Kanunun belirli kuralları, tahkim yeri Türkiye haricinde belirlense dahi uygulama alanı bulabilmektedir. İlgili mevzuat uyarınca tahkim anlaşmasının yazılı düzenlenmesi aranır. Bu irade uyuşması esas sözleşmeye bir kayıt olarak dercedilebileceği gibi müstakil bir metinle de kurulabilir; mektup, telgraf, teleks gibi iletişim araçları, elektronik iletiler veya varlığına dilekçelerde itiraz edilmemiş olması da yazılılık şartını karşılar.

Sözleşmede tahkim şartı bulunmadığı takdirde alacaklı borçluyu doğrudan tahkime tabi tutamaz. Borç doğduktan veya uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra tarafların ayrı bir tahkim anlaşması akdetmesi mümkündür. Borçlu böyle bir anlaşmayı kabul etmezse uyuşmazlık kural olarak yetkili devlet mahkemesinde görülür.

Tahkime Elverişlilik ve Geçici Hukuki Korumalar

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözülemez. Türkiye'de bulunan taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar da 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında tahkime elverişli değildir.

Tarafların tahkim yolunu kararlaştırmış bulunmaları, mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep etmelerini engellemez. Hakem heyeti de kanuni sınırlar dairesinde geçici hukuki koruma önlemleri tesis edebilir; fakat cebri icra organlarını yahut üçüncü kişileri bağlayacak nitelikteki tedbirlerin yerine getirilmesinde adli mahkemelerin desteğine başvurulması gerekebilir.

Hakem Kararlarının İptali ve Denetim Ölçütleri

Tahkim yerinin Türkiye olduğu milletlerarası hakem hükümlerine karşı esasa ilişkin olağan istinaf yolu kapalıdır. Bu nitelikteki kararlar aleyhine yalnızca kanunda tahdidi biçimde öngörülen sebepler ileri sürülerek yetkili bölge adliye mahkemesinde iptal davası ikame edilebilir; verilen kararlara karşı ise kanundaki ölçütlerle temyiz yoluna başvurulabilmektedir.

İptal davası incelemesinde mahkeme uyuşmazlığın esasını yeniden değerlendirerek hakemlerin yerine geçemez. İnceleme; tahkim anlaşmasının geçerliliği, hakem seçimi, yetki aşımı, usule uyulmaması, uyuşmazlığın tahkime elverişliliği ve kamu düzeni gibi sınırlı sebepler üzerinden yürütülür.

Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi ve İcra Takibi

Yabancı ve millî sayılmayan hakem kararlarının akit ülkelerde geçerlilik kazanması ve yerine getirilmesi, 1958 tarihli New York Sözleşmesi ile belirlenen yeknesak ilkeler çerçevesinde yürütülür. Ayrıca 5718 sayılı Kanun hükümleri gereğince, kesinleşmiş, icra kabiliyeti elde etmiş veya taraflar yönünden bağlayıcı kılınmış yabancı hakem kararları Türkiye'de tenfiz istemine konu edilebilir.

Tenfiz talebini inceleyen yetkili mahkeme uyuşmazlığın esasına girerek yeniden bir yargılama icra edemez. Bununla birlikte taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının mevcut olmaması, savunma hakkının kısıtlanması, hakem seçiminin usulünce bildirilmemesi, heyetin yetki sınırlarını aşması, usul veya heyet teşkilinin anlaşmaya aykırılığı, kararın bağlayıcılık kazanmaması veya iptali, konunun tahkime elverişsizliği yahut hükmün kamu düzenine aykırılığı hallerinde tenfiz talebi reddedilebilir.

Bir ülkede tenfiz kararı verilmiş olması, başka ülkelerdeki malvarlığı unsurları üzerinde kendiliğinden sonuç doğurmaz; ilgili her ülkenin kendi iç hukuk kuralları ve icra usulleri işletilmelidir. Türkiye'de tenfiz kararı kesinleştiğinde yabancı hakem hükmü mahkeme ilamı gibi takibe konulabilir; böylece borçluya ait banka hesapları, taşınmazlar, nakil vasıtaları, ortaklık payları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar üzerine haciz tatbik edilebilir.

Sözleşmede tahkim kaydı yoksa borçlu tahkime zorlanabilir mi?

Sözleşmede tahkim şartı yoksa borçlu doğrudan tahkime tabi tutulamaz; ancak borç doğduktan veya uyuşmazlık çıktıktan sonra taraflar ayrı bir tahkim anlaşması yapabilir, borçlu kabul etmezse uyuşmazlık kural olarak yetkili devlet mahkemesinde çözülür.

Hangi uyuşmazlıklar Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında tahkime elverişli değildir?

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği uyuşmazlıklar ile Türkiye'de bulunan taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir.

Tahkim yeri Türkiye olan hakem kararlarına karşı istinaf yoluna gidilebilir mi?

Tahkim yeri Türkiye olan milletlerarası tahkim kararlarına karşı esasa ilişkin olağan bir istinaf yolu bulunmaz; kararlara karşı kanundaki sınırlı sebeplerle yetkili bölge adliye mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Bir ülkede alınan tenfiz kararı diğer ülkelerdeki malvarlığını kapsar mı?

Bir ülkede verilen tenfiz kararı kural olarak diğer ülkelerdeki malvarlığı üzerinde kendiliğinden sonuç doğurmaz; her malvarlığı ülkesinde yerel icra ve tenfiz kurallarının ayrıca işletilmesi gerekir.

Tenfiz kararı alındıktan sonra hangi malvarlığı değerlerine haciz konulabilir?

Tenfiz kararı alındıktan sonra yabancı hakem kararı Türkiye'de mahkeme ilamı gibi icraya konulabilir; borçlunun hesapları, taşınmazları, araçları, şirket payları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde haciz uygulanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu