Tahkim Yargılamasında Kamu Düzeni Kavramı ve Hukuki Niteliği
Kamu düzeni; zamana, yere ve somut olayın niteliğine göre değişen, sınırları soyut olmakla birlikte toplumun belirli bir dönemdeki siyasi, sosyal, ekonomik, ahlaki ve hukuki temel yapısını belirleyen ve temel menfaatlerini koruyan kurum ve kuralların bütünüdür. Özel hukukun taraflara tanıdığı irade serbestisi çerçevesinde uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak hakemler eliyle çözümlenmesi kararlaştırılabilir. Bu usul uyarınca verilen hakem kararları da devlet mahkemesi ilamları gibi bağlayıcı ve kesin sonuç doğurur. Ancak bu bağlayıcılık sınırsız olmayıp toplumun temel adalet anlayışı, ahlak kuralları ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerle sınırlandırılmıştır.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme BGK, E. 2010/1, K. 2012/1Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/688, K. 2023/1348Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/8425, K. 2012/10348Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/272, K. 2019/1396Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/130, K. 2019/1394Kaynağı aç
Milletlerarası uyuşmazlıklarda kamu düzeni kavramı, iç hukuktaki kamu düzeni telakkisine nazaran daha dar ve sınırlı bir anlama sahiptir. İç hukukta tarafların uymak zorunda olduğu her emredici kuralın ihlali veya yabancı kararın iç hukukun emredici bir hükmüne aykırı bulunması, milletlerarası özel hukuk anlamında kendiliğinden Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Bir kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı sayılabilmesi için yalnızca Türk hukukundaki maddi veya usul kurallarından farklı bir kural uygulanmış olması yeterli görülmez; kararın Türk hukuk sisteminin temel ilkelerine, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına, Anayasa'daki temel hak ve özgürlüklere veya medeni toplumların benimsediği ortak hukuk prensiplerine açıkça aykırı hukuki sonuçlar doğurması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/660, K. 2023/1066Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1136, K. 2014/974Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1135, K. 2014/973Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/8426, K. 2012/10349Kaynağı aç
Tenfiz ve İptal Davalarında Usul ve Re'sen İnceleme İlkesi
Hakem kararlarının Türkiye'de hüküm ve sonuç doğurabilmesi veya tahkim yeri Türkiye olan yargılamalarda geçerliliğini koruması kamu düzeni denetimine tabidir. Gerek yabancı hakem kararlarının tenfizi davalarında gerekse hakem kararlarına karşı açılan iptal davalarında kamu düzeni savunması taraflarca yargılamanın her safhasında ileri sürülebilir. Kamu menfaatinin korunması amacıyla mahkemeler, taraflarca açıkça iddia edilmemiş olsa dahi hakem kararının kamu düzenine aykırı olup olmadığını re'sen incelemekle yükümlüdür.
1958 tarihli New York Konvansiyonu'nun V/(2)(b) maddesi ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54. ve 62. maddeleri gereğince, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ile kararın kamu düzenine aykırılığı halleri mahkemece re'sen gözetilen ret sebepleridir. Buna karşılık tahkim anlaşmasının geçersizliği, ehliyetsizlik, hakem tayininden veya tahkim sürecinden haberdar edilmeme, iddia ve savunma imkânından mahrum bırakılma, yetki aşımı, tahkim usulünün tarafların anlaşmasına aykırı olması ve kararın henüz bağlayıcı hale gelmemiş veya iptal edilmiş bulunması hususlarını ispat yükü, hakkında tenfiz talep edilen tarafa aittir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 62Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/13-568, K. 2012/47Kaynağı aç
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin seçildiği uyuşmazlıklarda hakem kararlarına karşı iptal davası açılabilir. İptal davası, yetkili asliye hukuk mahkemesinin bulunduğu yerdeki Bölge Adliye Mahkemesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla açılır ve öncelikle, ivedilikle incelenir. Dava açma süresi hakem kararının veya düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren otoz gündür ve bu davanın açılması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur. Yerleşim yeri veya olağan oturma yeri Türkiye dışında bulunan taraflar tahkim anlaşmasında açık bir beyanla ya da sonradan yazılı olarak iptal davası açma hakkından tamamen veya kısmen feragat edebilirler. İptal davası süresinin geçtiği veya haktan feragat edildiği durumlarda da icra edilebilirlik belgesinin verilmesi sırasında kamu düzenine aykırılık ve tahkime elverişlilik mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Bölge Adliye Mahkemesinin iptal davası sonucunda verdiği kararlara karşı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca temyiz yoluna başvurulabilir.
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 15Kaynağı aç
Esasa Girme Yasağı (Révision au Fond) ve Denetimin Sınırları
Milletlerarası usul hukukunda ve tahkim yargılamasında esasa girme yasağı (révision au fond) temel bir ilkedir. Devlet yargısı yerine tahkim yolunu seçen taraflar, hakemlerin esasa ve delil değerlendirmesine dair takdir yetkisini önceden kabul etmiş sayılırlar. Bu doğrultuda tenfiz mahkemesi veya iptal davasına bakan mahkeme, hakemlerin maddi vakıaları isabetli tespit edip etmediğini, delilleri yerinde değerlendirip değerlendirmediğini veya maddi hukuku doğru uygulayıp uygulamadığını denetleyemez. Esas denetimi yapılamaması sebebiyle hakem heyeti kararının yerindeliği veya hukuka uygunluğu iptal davasında ya da tenfiz yargılamasında inceleme konusu yapılamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/138, K. 2022/3708Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2105, K. 2022/4906Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1859, K. 2022/1005Kaynağı aç
Hakem kararının içeriğinin denetlenemeyeceğine ilişkin kuralın istisnalarından biri kamu düzenidir; ancak bu istisnanın dar yorumlanması zorunludur. Kamu düzeni denetiminde esas alınan ölçüt, hakem kararının verilmesinde hangi hukukun uygulandığı veya içeriğindeki gerekçelerin doğruluğu değil; hüküm fıkrasının Türkiye'de icra edilmesi durumunda meydana gelecek hukuki sonuçların kamu düzenini ihlal edip etmeyeceğidir. Nitekim 5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçeden yoksun olması tenfiz engeli oluşturmamakta ve tek başına kamu düzenine açık aykırılık sayılmamaktadır; zira Anayasa'nın 141/3. maddesindeki kararların gerekçeli yazılması yükümlülüğü münhasıran Türk mahkemeleri için geçerlidir.
Kamu düzenine aykırılık itirazlarının gereği gibi değerlendirilebilmesi için kimi durumlarda uyuşmazlığın esasıyla bağlantılı hususların sınırlı şekilde incelenmesi zorunlu hale gelebilir. Yabancı hakem kararına dayanak yapılan sözleşmenin tenfiz devletinin gümrük, dış ticaret veya vergi mevzuatına karşı muvazaa veya hile oluşturduğu ya da kararın sahte evrak düzenlenerek elde edildiği iddialarında, mahkemenin bu itirazı inceleyebilmek adına zorunlu olarak işin esasına ilişkin hususları araştırması teknik anlamda esasa girme yasağının çiğnenmesi niteliğinde kabul edilmez.
Kamu Düzenine Aykırılık Oluşturmayan Haller
Yargıtay kararlarında, tarafların usuli güvencelerinin zedelenmediği ve usul kurallarının gözetildiği durumlarda kamu düzeni müdahalesinden kaçınılmaktadır. Tahkim yargılamasında hakem heyetinin bilirkişi incelemesi yaptırma zorunluluğu bulunmayıp bu husus hakemlerin takdir yetkisi dahilindedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve tahkim kurallarına uygun yürütülen bir yargılamada bilirkişi incelemesi yaptırılmaması veya eksik inceleme yapıldığı iddiası, hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlali sayılamayacağı gibi kamu düzenine aykırılık da teşkil etmez. Aynı şekilde sözleşmeye konu tesisteki eksiklik ve hatalar ile bu eksikliklerin ileride kamu sağlığı veya çalışanlar bakımından doğurabileceği risklere ilişkin iddialar içerik denetimi kapsamında kaldığından hakem kararının tenfizinde kamu düzeni engeli doğurmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3007, K. 2023/4212Kaynağı aç
Maddi hukuk ilişkisinde hak sahipliği ve borç yükümlülüğünü belirleyen taraf sıfatı ile şirket temsilcisinin yetkisi ve şahsen sorumluluğu konusunda yargı kararlarında iki farklı yaklaşım bulunmaktadır: Bir kararda taraf sıfatının kamu düzenine ilişkin olduğu kabul edilerek temsil yetkisinin ve tüzel kişiliğin hakem kurulunca değerlendirilmemesi iptal sebebi sayılmış; buna karşılık ağırlıklı içtihatta taraf sıfatının kamu düzeninden olmadığı, şirket temsilcisinin mevzuata aykırı sorumlu tutulduğu iddiası ile temsil yetkisi ve şirketin tüzel kişiliğine ilişkin yapılan değerlendirmelerin kamu düzenini ilgilendiren kurallar arasında yer almayıp iptal sebebi oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Ayrıca 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'un uygulanabilmesi için her iki tarafın da Türk tabiyetinde bulunması şart olduğundan, taraflardan birinin yabancı olduğu uyuşmazlıklarda sözleşmenin ve dava dilinin yabancı dilde olması anılan kanuna aykırılık teşkil etmez ve tahkim şartının geçerliliğini etkilemez. Tahkim öncesinde öngörülen sulh görüşmesi yapma kuralının ihlal edildiği iddiası da kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Hakem kararında davalının karşı davasının reddine dair müstakil bir hüküm cümlesi kurulmamış olsa dahi diğer tüm taleplerin reddine karar verilmiş bulunması karşı dava hakkında ret hükmü kurulduğunu gösterir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/628, K. 2022/4258Kaynağı aç
Yabancı hakem kararının dayandığı maddi vakıaya ilişkin olarak Türk ceza mahkemesinde beraat kararı verilmiş olması durumu da kamu düzeni ihlali sonucunu doğurmayabilir. Kesinleşen beraat ilamında maddi vakıanın hukuki uyuşmazlık olarak nitelendirilerek suç unsuruna dair bağlayıcı bir tespit yapılmadığı hallerde, hakem heyetinin yetkisi dahilinde yaptığı yargılama sonucunda sözleşmesel sorumluluğa hükmetmiş olması ceza mahkemesi kararıyla çelişki oluşturmaz ve kararın tenfizine engel teşkil etmez. Benzer şekilde özel hukuk sözleşmesine dayalı bir alacak uyuşmazlığında kamu düzeni kavramı genişletilerek Anayasa'nın sporun geliştirilmesine dair 59. maddesinin ihlal edildiği iddiası ileri sürülemez.
Kamu Düzenine Aykırılık Teşkil Eden Durumlar
Kamu düzeninin ihlal edildiği ve kararın iptalini ya da tenfiz isteminin reddini gerektiren durumların başında hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kısıtlanması gelir. Aleyhine karar tesis edilen tarafa usulüne uygun şekilde savunma hakkını kullanma imkânının tanınmamış olması Türk kamu düzeninin müdahalesini gerektirir. Bu çerçevede hakem seçimine ilişkin bildirimin ve tahkikat tebligatlarının usulüne uygun vekâletnamesi bulunmayan ve tahkimde yetkili olup olmadığı denetlenmeyen vekile yapılması, asile tebligat gönderilmemesi hukuki dinlenilme hakkını zedelediğinden hakem kararının kamu düzenine aykırılık sebebiyle iptalini gerektirir.
Hukuk düzeninde kesin hüküm kuralı hukuki güvenlik, şeffaflık ve istikrar ilkeleri gereğince kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır ve mahkemelerce itiraz niteliğinde re'sen gözetilir. Aynı taraflar, aynı konu ve aynı dava sebebine dayanan uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarına tezat teşkil edecek yabancı kararlara Türkiye'de icra kabiliyeti tanınması mümkün değildir. Benzer biçimde aynı maddi vakıaların birden fazla tahkim yargılamasında ele alındığı hallerde, hakemin önceki kararın kesinleşip kesinleşmediğini ve eldeki uyuşmazlığa kesin hüküm etkisini değerlendirmeksizin karar vermesi 4686 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil eder ve kararın iptaline yol açar.
Devletin kamu maliyesini ve kamusal gelirlerini koruyan emredici mevzuat hükümleri de kamu düzeninin çekirdeğinde yer alır. Vergi mevzuatına açıkça aykırı bir alacağı hüküm altına alan hakem kararları Türk hukukunun temel prensipleriyle bağdaşmadığından kamu düzeni engeliyle karşılaşır. Kamu hizmetinin devri niteliğindeki imtiyaz sözleşmelerinde yer alan ve devlet bütçesi açısından sürekli gelir niteliği taşıyan Hazine payını emredici kanun lafzına ve sözleşmeye aykırı yorumlarla azaltıcı nitelikteki hakem kararları kamu menfaatine ve Türk kamu düzenine aykırı görülerek iptal edilir. Bunun yanı sıra 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca iflas takibinin ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi tutulan kişiler hakkında yapılabilmesi kuralı Türk kamu düzeniyle ilgilidir; bu kapsamda tacir olmayan kimselerin iflasına ilişkin yabancı ilamların tenfizi kamu düzenine aykırılık sebebiyle reddedilebilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1965, K. 2023/1732Kaynağı aç
Tenfiz ve iptal davalarında kamu düzeni aykırılığı re'sen incelenir mi?
Evet, kamu düzenine aykırılık hali gerek yabancı hakem kararlarının tenfizinde gerekse hakem kararlarına karşı açılan iptal davalarında mahkemece re'sen dikkate alınır.
Hakem heyetinin bilirkişi raporu almaması kamu düzenini ihlal eder mi?
Hayır, bilirkişi incelemesi yaptırma zorunluluğu bulunmayıp takdir hakem heyetine ait olduğundan, bilirkişi incelemesi yapılmaması hukuki dinlenilme hakkını veya kamu düzenini ihlal etmez.
Tahkim sözleşmesinin yabancı dilde yapılması kamu düzenine aykırı mıdır?
Hayır, taraflardan birinin Türk tabiyetinde olmadığı yabancılık unsurlu uyuşmazlıklarda 805 sayılı Kanun uygulanmadığından sözleşmenin veya yargılama dilinin yabancı dilde olması kamu düzenine aykırılık oluşturmaz.
Yabancı kararların gerekçesiz olması tek başına tenfize engel midir?
5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesi kapsamında yabancı mahkeme kararlarının gerekçesiz olması tek başına tenfize engel oluşturmaz ve kamu düzenine açık aykırılık sayılmaz.
Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında iptal davası ne zaman açılmalıdır?
İptal davası, hakem kararının veya düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren otuz gün içinde açılmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

