6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66/3 uyarınca bir işletmede adam çalıştıran kişi, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, işletmenin faaliyetleri dolayısıyla meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk türü bir kusursuz sorumluluk hali olup zarar verenin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın işletme organizasyonunun yetersizliğine dayanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
Borçlar Kanunundaki Gelişim ve Düzenlemenin Niteliği
818 sayılı mülga Borçlar Kanunu m. 55 iki fıkradan oluşmaktaydı; ilk fıkrada adam çalıştıranın sorumluluğu ile kurtuluş kanıtı, ikinci fıkrada ise çalışana rücu imkanı düzenlenmişti. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66 ise dört fıkra olarak kaleme alınmış ve önceki kanuna kıyasla üçüncü fıkra ile işletme faaliyetlerine özgü organizasyon sorumluluğu ilk kez açık bir kanun hükmü haline getirilmiştir.
Klasik Sorumluluk ile Organizasyon Sorumluluğunun Karşılaştırılması
Türk Borçlar Kanunu m. 66/1-2 kapsamında düzenlenen klasik sorumlulukta adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zarardan sorumludur. Bu halde adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilmektedir. Buna karşılık organizasyon sorumluluğunun doğabilmesi için klasik sorumluluktan farklı olarak ortada bir işletmenin varlığı ve zararın bizzat bu işletmenin faaliyetinden kaynaklanmış olması aranır.
Organizasyon Sorumluluğunun Şartları
Organizasyon sorumluluğu bakımından hukuka aykırı fiil, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesi zorunludur. İşletme organizasyonunun sebep olduğu zararlarda işletenin kusuru aranmaz; sorumluluğun temeli, işletme faaliyeti kapsamında zararı önleyecek nesnel bir çalışma düzeninin kurulup kurulmadığıdır.
Kurtuluş Kanıtı ve İspat Yükü
İşletme biçimindeki bir yapıda adam çalıştıran, yalnızca personelini özenle seçtiğini, talimat verdiğini veya denetlediğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulamaz. Zararın yetersiz personel bulunmasından ileri geldiği savunması da işleteni sorumluluktan muaf tutmaz. Adam çalıştıran, işletmenin genel çalışma düzeninin ve organizasyon yapısının somut zararın doğmasını önlemeye elverişli şekilde kurulduğunu bizzat ispatlamak zorundadır.
Tazminatın Çalışana Rücu Edilmesi
Zarar görene tazminat ödeyen adam çalıştıranın zarar veren personele başvurma hakkı Türk Borçlar Kanunu m. 66/4 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre adam çalıştıran, ödediği bedel için çalışanına ancak çalışanın bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilmektedir.
Organizasyon sorumluluğu için kusur şart mıdır?
Hayır, Türk Borçlar Kanunu m. 66/3 kapsamında düzenlenen organizasyon sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk türüdür; hukuka aykırı fiil, zarar ve illiyet bağı aranmakla birlikte işletenin kusuru aranmaz.
Personel azlığı ileri sürülerek sorumluluktan kurtulmak mümkün müdür?
Hayır, işletme sahibi işletmesinde yetersiz personel bulunduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz; çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
İşletme sahibi ödediği tazminatı çalışanından geri isteyebilir mi?
Evet, Türk Borçlar Kanunu m. 66/4 uyarınca adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak çalışanın bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

