Tutanaktaki Kusur Oranı Mahkemeyi Bağlar mı?

by Avukat Erdal Ersoy
Tutanaktaki Kusur Oranı Mahkemeyi Bağlar mı?

Kaza Tespit Tutanağının Hukuki Niteliği ve Delil Değeri

Trafik kaza tespit tutanağında veya sigorta şirketlerinin mutabakatı neticesinde bir tarafın yüzde 100 kusurlu gösterilmesi, hukuk mahkemesi nezdinde kesin ve bağlayıcı bir kusur oranı niteliği taşımaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 198 uyarınca hâkim, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere delilleri serbestçe değerlendirir. Tutanakta yer alan belirlemeler mahkeme açısından değiştirilemez kabul edilmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 198Kaynağı aç
MADDE 198- (1) Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir. İKİNCİ BÖLÜM Belge ve Senet Belge

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 81 gereğince, trafik kazasına karışanların kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmeleri ve görevliler gelinceye kadar veya izin vermedikçe kaza yerinden ayrılmamaları zorunludur. Kazada ölen, yaralanan veya maddi hasar bulunması hâlinde, kaza trafiği ile can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil kaza yerindeki durumun değiştirilmemesi gerekir. Kazaya karışanlar istendiğinde kimlik, adres, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe bilgilerini birbirlerine bildirmekle yükümlüdür. Buna karşılık yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda kazaya dahil kişilerin tamamı görevlinin gelmesine gerek görmezse bu hususu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler. Trafik zabıtası da gerekli durumlarda kazanın izlerini, delillerini ve oluş nedenlerini saptayarak tutanak düzenler.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 81Kaynağı aç
Madde 81 – Trafik kazalarına karışanlar: a) Hareket halinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak, b) Kazada ölen, yaralanan veya maddi hasar var ise bu kaza trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa, sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil, kaza yerindeki durumu değiştirmemek, c) Kazaya karışan kişiler tarafından istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek,[68] d) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak, e) Sürücüsü, mal sahibi veya ilgili kişilerin bulunmadığı sırada araç, eşya veya yüklere zarar veren sürücüler, zarar verdikleri araç, eşya veya mülkün sahibini veya ilgili kişileri bulmak, ilgilileri bulamadıkları takdirde durumu tespit etmek ve zarar verilen şey üzerine yazılı bilgi bırakmak, ilgili zabıtaya en kısa zamanda bilgi vermek, Zorundadırlar. Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler. (Değişik üçüncü fıkra:12/2/2026-7574/27 md.) Anlaşma hali dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan veya birinci fıkranın (b) bendi hükümlerine uymayan sürücüler 46.000 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fıkranın ikinci cümlesi kapsamında olay yerinden ayrılan sürücülerin sürücü belgesi bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından iki yıl süreyle geri alınır. Bu şekilde geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. Bu maddenin diğer hükümlerine uymayanlar 3 600 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Trafik kazalarında yükümlülük:

Kaza tespit tutanağının imzalanması, olayın oluş biçimine ve maddi vakıalara ilişkin beyanlar bakımından delil teşkil eder. Bununla birlikte tutanağın imzalanması, sürücünün kusuru hukuken kabul ettiği ve kusur dağılımına itiraz hakkından vazgeçtiği anlamına gelmez.

Sigorta İtiraz Süresi ve Mahkeme Önündeki Savunma

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sisteminde şirketler arası mutabakatla belirlenen kusur oranına karşı, değerlendirmeye etki edecek nitelikte yeni bilgi veya belge sunulması koşuluyla 5 iş günü içerisinde yeniden değerlendirme talebinde bulunulabilir.

Söz konusu 5 iş günlük itiraz süresinin kaçırılmış olması veya kaza tespit tutanağına önceden itiraz edilmemiş bulunması, uyuşmazlığın taşındığı hukuk mahkemesinde kusura itiraz edilmesini engellemez. Tutanağa daha önce itiraz edilmemesi tutanak içeriğinin mahkeme tarafından kesin delil olarak kabul edilmesini gerektirmediği gibi, tarafların mahkeme önünde kusur durumuna dair savunma yapmasını da kısıtlamaz.

Mahkemede Kusur Durumunun Çürütülmesi ve Ceza Hükmünün Etkisi

Kaza tespit tutanağında veya sigorta sisteminde yer alan kusur değerlendirmesi; kamera kayıtları, araçların hasar noktaları, fren ve çarpışma izleri, yol çizgileri, trafik işaretleri, tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporları doğrultusunda mahkemede çürütülebilir. Hâkim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 198 uyarınca bu delilleri serbestçe değerlendirir.

Trafik kazasına ilişkin ceza soruşturmasında veya davasında düzenlenen kusur raporu, hukuk yargılamasındaki tazminat davasında kendiliğinden kesin kusur oranı teşkil etmez; mahkeme kendi dosyasındaki delil ve sorumluluk kurallarını değerlendirir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74 çerçevesinde hâkim, failin kusur durumunu ve ayırt etme gücünü takdir ederken ceza sorumluluğu ilkeleriyle ya da ceza davasında verilen beraat hükmüyle bağlı sayılmaz. Aynı düzenleme kapsamında ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesi ve zararın tespiti yönündeki kararları da hukuk hâkimini bağlamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. II. Tazminat hükmünün değiştirilmesi

Bilirkişi İncelemesi ve Rapor Çelişkilerinin Giderilmesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 doğrultusunda mahkeme, uyuşmazlığın çözümü hukuk alanı dışında özel yahut teknik bir bilgilenmeyi gerektirdiğinde taraf istemiyle veya resen bilirkişi görüşü alabilir; genel hayat tecrübesi ya da hâkimlik mesleğinin sağladığı hukuki bilgiyle aydınlatılabilecek meselelerde ise bilirkişi incelemesine gidilemez. Mahkeme sunulan bilirkişi raporunu olduğu gibi benimsemek mecburiyetinde değildir; hazırlanan raporun gerekçeli, denetime elverişli, dosyadaki verilerle uyumlu ve çelişki barındırmayan nitelikte bulunması aranır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Bilirkişi sayısının belirlenmesi

Bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişmesi hâlinde mahkemece ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Kusur oranının tazminat miktarını etkilediği dosyalarda raporlar arasındaki çelişkinin gerekçelendirilmesi önemlidir; taraflar bu kapsamda ek rapor veya yeni bir heyetten inceleme yapılmasını talep edebilir.

Kaza tutanağını imzalamak kusuru kabul etmek sayılır mı?

Tutanağın imzalanması maddi vakıalara ve olayın oluşuna dair açıklamalar yönünden delil teşkil eder; ancak sürücünün kusuru hukuken kabul ettiği anlamına gelmez.

Sigorta sistemindeki 5 iş günlük itiraz süresi kaçarsa ne olur?

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemindeki 5 iş günlük sürenin geçirilmesi mahkeme nezdinde kusura itiraz edilmesini ve savunma yapılmasını engellemez.

Mahkeme kaza tespit tutanağındaki kusur oranını değiştirebilir mi?

Tutanaktaki kusur oranı kesin delil teşkil etmediğinden hâkim; kamera kayıtları, kaza izleri, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarını değerlendirerek kusur oranını yeniden tayin edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu