Kişilik Haklarının Korunması ve Hukuka Aykırılık Şartı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kişilik hakkı hukuka aykırı saldırıya uğrayan kimse, hâkimden bu müdahaleye karşı korunma talep edebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında; ilgilinin rızası, üstün nitelikli özel veya kamusal bir yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılmasıyla haklılık kazanmayan her saldırı hukuka aykırı sayılır. Bu çerçevede gerçekleşen ihlaller, zararın tazmini bakımından borçlar hukuku hükümlerini devreye sokar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
TBK 58 Kapsamında Manevi Tazminat Talebi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasına göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kimse, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Kanuni düzenleme, hukuka aykırı fiille kişinin manevi varlığında meydana gelen eksilmenin telafi edilmesini amaçlamaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Manevi Zararın Hukuki Niteliği
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde koruma altına alınan kişilik hakları ihlallerinde manevi zararın içeriği objektif esasa dayanır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/2235 Esas ve 2025/10156 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı ve çekilen ızdırap manevi zararın kendisi olmayıp, onun bir görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hukukun acı ve elemin karşılığını objektif bir eksilme olarak kabul etmesi, keder ve acılarını içlerinde gizleyen kişilerin manevi tazminat talep haklarından yoksun kalmasını önlemektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2235, K. 2025/10156Kaynağı aç
Para Dışındaki Giderim Biçimleri ve Kınama Kararı
Manevi zararın telafisi kanunda yalnızca para ödenmesiyle sınırlandırılmamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, manevi tazminatın para olarak ödenmesi yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırabileceği gibi bu tazminata ek bir giderim biçimine de hükmedebilir. Bu kapsamda hâkim, özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve söz konusu kararın yayımlanmasını kararlaştırabilir.
Tazminat Miktarında Durumun Gereği ve Eşitlik İlkesi
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde bulunan ve tarafların sıfatı, makamı ile ekonomik durumlarının tazminat miktarında gözetilmesini öngören fıkra hükmü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine (tasarının 57. maddesine) dâhil edilmemiştir. Kanun gerekçesinde açıklandığı üzere hâkim, tazminat tutarını belirlerken durumun gereğini, yani saldırının zedelenen kişinin manevi kişilik değerlerinde oluşturduğu eksilmeyi göz önünde tutmalıdır. Bu eksilmenin sıfatı ve makamı yüksek veya ekonomik durumu daha iyi olanlar bakımından çok, diğer kişiler için az olduğu yönünde bir kural benimsenmesi kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
İfade Özgürlüğü ile Şöhret ve İtibarın Dengelenmesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/2235 Esas ve 2025/10156 Karar sayılı kararına göre, kamuya mal olmuş kişilerin şöhret ve itibarı ile ifade özgürlüğünün çatışması hâlinde mahkemece bu iki hak arasında makul bir dengenin kurulması zorunludur. Dengeleme yapılırken; açıklamanın kamu yararına ilişkin bir tartışmaya sunduğu katkı, kişinin tanınırlığı, toplumdaki rolü ve faaliyeti, yayının konusu, kapsamı, biçimi ve etkileri, kişinin önceki tutumları, bilginin elde edilme koşulları ile gerçekliği ve uygulanacak yaptırımın niteliği somut olayda değerlendirilir.
Sosyal medya paylaşımlarında somut bir delile dayanılmaksızın kesin yargı içeren olgu isnadında bulunulması ve özle biçim arasındaki dengenin bozulması durumunda sert eleştiri sınırları aşılmış olur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/2235 Esas ve 2025/10156 Karar sayılı oy çokluğuyla verdiği ilama konu uyuşmazlıkta; paylaşılan ifadelerin değer yargısı niteliğinde olmadığı, delil bulunmaksızın kesin olgu isnadında bulunulduğu, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu durumlarda eylemin ifade özgürlüğü kapsamında görülemeyeceği, kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği ve 6098 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
TBK 58 uyarınca sadece para tazminatı mı talep edilebilir?
Hâkim manevi tazminat olarak para ödenmesi yerine veya buna ek olarak başka bir giderim biçimi belirleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar vererek bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
Manevi zarar hukuken ne anlama gelir?
Manevi zarar kişilik değerlerinde meydana gelen objektif eksilmedir; çekilen elem, acı ve ızdırap zararın bizatihi kendisi değil, onun dış dünyadaki bir görüntüsüdür.
Kişilik haklarına yönelik hangi müdahaleler hukuka aykırı sayılmaz?
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası bulunduğunda, daha üstün nitelikte özel veya kamusal bir yarar mevcut olduğunda ya da kanunun verdiği yetki kullanıldığında yapılan müdahale hukuka aykırı kabul edilmez.
Tarafların makamı veya mali gücü tazminat miktarını doğrudan etkiler mi?
Kanun önünde eşitlik ilkesi ve TBK 58 gerekçesi uyarınca hâkim, tarafların makam ve ekonomik durumunu değil, durumun gereğini ve saldırının kişilik değerlerinde yol açtığı objektif eksilmeyi esas alır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

