Pert Farkı Tazminatı Nedir ve Nasıl Talep Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Pert Farkı Tazminatı Nedir ve Nasıl Talep Edilir?

Pert Farkı Tazminatı ve Ağır Hasar Kavramı

Araç pert farkı tazminatı veya rayiç bedel farkı tazminatı, kaza neticesinde perte çıkan araç için sigorta şirketince ödenen pert tazminatı tutarı ile aracın kaza anındaki gerçek piyasa rayiç bedeli arasında kalan eksik miktardır. Sigorta kuruluşunun piyasa değerini tam olarak karşılamadığı durumlarda eksik kalan bu meblağ belirli şartlar dahilinde sigortacıdan tahsil edilebilir.

Sigortacılıkta pert nitelemesi yerine ağır hasarlı araç ifadesine yer verilmektedir. Mevzuatta bağlayıcı nitelikte kesin bir yasal oran bulunmamakla birlikte uygulamada onarım masrafının araç piyasa değerinin yüzde 70 ve üzerine ulaşması pert kriteri olarak değerlendirilebildiği gibi, onarım giderinin rayiç değerin yüzde 50'sini bulması ölçütü de ileri sürülebilmektedir. Tam hasar nitelemesinde ise bir yaklaşımda onarım masraflarının kaza tarihindeki araç değerini aşması veya aracın onarım kabul etmez nitelikte olması yeterli görülürken, kasko genel şartlarında masrafların değeri aşması ile onarım kabul etmezliğin eksper raporuyla tespiti birlikte aranabilmektedir. Sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu ise poliçede kararlaştırılan azami teminat limiti ile sınırlıdır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6169, K. 2013/9422Kaynağı aç
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2013/6169 E.  ,  2013/9422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı taraf aracının, müvekkiline ait araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, davalı aracının sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, aracın Netloğ A.Ş adına kayıtlı olup uzun süreliğine diğer davalı … A.Ş'ne kiralandığını, müvekkilinin aracının kaza sonucu kullanılamaz hale geldiğini, davalıların ihtara rağmen zararı gidermediğini belirterek şimdilik 8.500 TL'nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 29.12.2011 tarihli açıklama dilekçesinde; aracının kasko değerinin poliçede 30.000 TL olarak eksik gösterildiğini, bu nedenle kasko sigorta şirketinin 30.000 TL araç bedeli ödediğini, aracın hurdasının dava dışı kasko sigortacısına bırakıldığını, davalıların trafik sigortacısından kendi kasko sigortacısına rücuen 5.441 TL ödendiğini, ancak aracının gerçek değerinin 40.000 TL olduğunu, bu durumda müvekkilinin 10.000 TL zararının olduğunu, ayrıca tesbit raporuna göre aracın tamir süresince kullanılamadığını, 25 günlük tamir süresinde ikame araç bedelinin günlük 75 TL'sından 1.875 TL olduğunu, müvekkilinin şirket yönetim kurulu üyesi olup evi ile işyeri arasındaki Mesafenin (gidiş-dönüş) 120 km bulunduğunu toplamda 11.875 TL zararları var ise de; şimdilik 7.000 TL araç bedeli, 1.500 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 8.500 TL'nın tazminini istemiştir. Davalı, … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş vekili, müvekkiline ait ürünlerin diğer davalıdan kiralanan araçlarla satış ve dağıtımının yaptırıldığını, plasiyerlerin (bayilik gibi), müvekkilinden ürün alarak kendi bölgelerinde dağıtım, satış işi yaptıklarını, araçların plasiyerlerin taşıma faaliyetinde kullanıldığını, bu nedenle plasiyer hakkında dava açılması gerektiğini, işleten sıfatının onlarda olduğunu, kusuru, hasar miktarını, tespit raporunu kabul etmediğini, özel araçlar için kullanım kaybı zararı istenemeyeceğini, davacının zararının kasko ve kendilerinin trafik sigortacısı tarafından karşılandığını, gerçek zarardan sorumlu olduklarını belirterek davanın … …'a ihbarını ve reddini savunmuştur. Davalı … Hizm. A.Ş vekili, aracın diğer davalıya uzun süreliğine kiralandığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, davacının ihtardan sonra bu davayı açtığını, zararın davacının kasko sigortasınca karşılandığını ve kendi trafik sigortacısına rücu edildiğini, kusuru, hasarı kabul etmediğini belirterek davanın ZMSS şirketine (… A.Ş) ihbarını ve reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı … Hizm. A.Ş hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı … Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti hakkındaki davanın kabulü ile 8.500 TL'nın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş'nin kazaya karışan aracı, diğer davalı … Hizm. A.Şden uzun süreliğine kiralamasına, davaya konu kazanın kira dönemi içinde meydana gelmesine bu nedenle davalı kiracı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş'nin işleten sıfatının bulunmasına ve hasardan sorumlu olmasına, plasiyer ile davalı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş arasındaki sözleşmenin iç ilişkiyi ilgilendirmesine, zarar gören 3.kişiye karşı ileri sürülememesine, davacının riziko nedeniyle oluşan gerçek zararını talep etmesine, iddianın genişletilmemesine, araç mahrumiyeti zararının gerçek zarar içinde kalması sebebiyle talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, davacının kasko sigortasınca karşılanmayan zararını, dava konusu etmesine göre davacı vekili ile davalı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Onarım masrafları, taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, pertinin uygun olduğunun kabulü halinde tamir süresince ulaşım giderine değil, olsa olsa yeni araç satın alınması için gerekli süre dikkate alınarak araç mahrumiyeti zararına hükmolunabilir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davaya konu kaza sebebiyle, davacı aracında meydana gelen hasar miktarı (parça ve işçilik bedeli vs) kalem kalem ayrıntılı şekilde belirtilmediği gibi aracın onarımının mı, pertinin mi uygun olduğu hakkında da değerlendirme yapılmaksızın doğrudan aracın piyasa değeri tesbit edilerek bundan davacının kasko sigortasından aldığı meblağ indirilmek suretiyle bakiye 7.000 TL zarar miktarı ve 25 günlük onarım süresince günlük 75 TL'sından toplam 1.875 TL ikame araç bedeli (kiralık araç bedeli) tespit edilmiş; mahkemece davalı … Gıda Paz. A.Ş vekilinin bu konudaki itirazları dikkate alınmadan talebe göre 8.500 TL'nın tahsiline karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş vekilinin talebi doğrultusunda, davacı aracının orjinal olup olmadığının, daha önce hasarlanıp hasarlanmadığının tespiti açısında Mercedes Benz Türk A.Ş'den aracın servis kayıtlarının istenilmesi, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum yada kuruluşlardan seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre, davacı aracında davaya konu riziko nedeniyle meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti, aracın onarımının mı pertinin mi uygun (ekonomik) olduğu, aracın pertinin uygun bulunması halinde olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin belirlenmesi, sovtaj değerinin mahsubu ile bakiye kısımdan, davacının kasko sigortacısından tahsil ettiği meblağın indirilerek varsa netice zararın tesbit edilmesi, ayrıca aracın pertinin ekonomik olması halinde, aynı özellikte yeni bir araç alınması için gerekli makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli önceki raporlarında irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; davalı tarafa ait aracın trafik kaydındaki maliki davalı … Hizm. A.AŞ'dir. Davacı taraf, aracın diğer davalı … Gıda Pa. San. Tic. A.Ş'ne uzun süreliğine kiralandığını haricen öğrenerek … A.Ş yanında kiracı şirket hakkında da dava açmıştır. Dava açılmadan önce, davalı …Ş'ne ihtarname gönderilmiş ve zararın tazmini talep edilmiştir. Davacı tarafından ihtarda bulunulduğu, davalı …Ş'nin de kabulündedir. İhtara rağmen davalı …Ş., aracın diğer davalıya uzun süreliğine kiralandığını, işleten sıfatlarının bulunmadığını davacıya bildirmeyerek aleyhinde dava açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda mahkemece, hakkında dava açılmasına sebebiyet veren davalı … Hizm. A.Ş lehine vekalet ücretine karar verilmemesi gerekirken yazılı olduğu biçimde aleyhindeki dava husumet nedeniyle reddedilen davalı …Ş yararına 1.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir. Kabule göre de; aleyhindeki dava husumet nedeniyle reddedilen davalı …Ş lehine, yürürlükteki AAÜT'nin 7.maddesi hükmü uyarınca maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde en fazla 1.020 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi 1.200 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … Gıda Paz. A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinn temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Gıda Paz. San. Tic. A.Ş ve davacıya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/5197, K. 2021/7550Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/5197 E.  ,  2021/7550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü; K A R A R Davacı vekili, 16/10/2017 tarihinde çift taraflı olarak meydana gelen kazada davacının aracının hasar gördüğünü, davalı … şirketinin zararı karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 125.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.000,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne, 76.400,00 TL araç hasar bedelinin 16/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin karara itirazı neticesinde İtiraz Hakem Heyeti’nce itirazın kısmen kabulü ile 76.400,00TL araç hasar bedelinin avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davada , 30/10/2017 tarihli eksper raporunda, hasarlı parça ve işçilik bedeli toplamının 138.296,00 TL olarak belirlendiği,, aracın piyasa rayiç değerinin 170.000,00 TL -230.000,00 TL arasında olduğu için 200.000,00 TL kabul edildiği, 20 ye yakın firmaya mail atıldığı ancak 2 firmadan dönüş yapıldığı, en yüksek sovtaj değerini veren firmanın 75.000,00 TL teklifi kabul edilerek raporun sonuçlandırıldığı, belirtilmiştir. 16/02/2018 tarihli sigorta eksperi raporunda, aracın 2008 model …, 241.000 km de olduğu, yetkili servislerden ve internet ortamında rayiç değer araştırması yapıldığı, kaza öncesi rayiç değerinin 170.000,00 TL olabileceğinin belirlendiği, (155.000,00 TL-180.000,00 TL arası), davacının sunduğu eksper raporunda dava konusu aracın sovtaj değerinin 75.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasına karşılık davalı … ile şifahi olarak yapılan görüşmede aracın sovtaj değeri için ihale ile 93.600,00 TL teklif verildiği bilgisinin alındığı, sonuç olarak araç hasar bedelinin 170.000,00 TL-93.600,00 TL= 76.400,00 TL olduğu, belirtilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişi raporunu hükme esas alarak 76.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar vermiştir. Ekspertiz raporu ile yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Ayrıca ekspertiz raporunda ve yargılama esnasında mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aracın onarımının mı, pertinin mi ekonomik olacağı, aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri, varsa sovtaj değeri hususlarında denetime uygun değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Kasko Sigortası Genel Şartları 3.3.2. maddesi, “Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi 3.3.2.1. Hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. Onarım yapılacak olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır. 3.3.2.2.Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır. Hak sahibinin onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece yapılması gereken, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek ve ayrıca içlerinde sigorta hukukçusu olan 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kasko sigortası yeni genel şartlarının da değerlendirildiği, gerçek zararın hesaplanması yönünde yukarıdaki açıklamalar uyarınca denetime elverişli, ayrıntılı, çelişkiyi giderici gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kasko Sigortasında Hasar Tazmini ve Ağır Hasar Usulü

Kasko sigortasında hasarın ne şekilde karşılanacağı, onarımın hangi servislerde yapılacağı ve kullanılacak parça türü poliçe şartlarında açıkça gösterilir. Bu yönde açık bir sözleşme hükmü bulunmaması durumunda sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça seçimi geçerli kabul edilir. Yapılacak incelemede onarım masraflarının aracın riziko tarihindeki değerini aştığı ve eksper raporuyla onarımın imkansızlaştığı saptandığında araç tam hasara uğramış sayılır. Bu ihtimalde mevzuata uygun hurda tescil belgesi sigorta şirketine verilmedikçe araç sahibine tazminat ödemesi gerçekleştirilmez.

Ağır hasara uğrayan taşıtın onarımının teknik olarak mümkün olduğunun eksper raporuyla tespit edildiği hallerde ise aracın trafikten çekildiğini gösteren kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden sigorta tazminatı ödenmez. Hak sahibinin aracı hasarlı durumuyla kendi uhdesinde bırakmayı onaylaması halinde, riziko anındaki rayiç bedel ile hasarlı hali arasındaki fark tazminat olarak ödenir. Bu yöntemde sigorta kuruluşu tespit ederek hak sahibine bildirdiği sovtaj değerini bildirim anından itibaren bir ay süreyle garanti etmiş sayılır. Hasar tespiti ve pert durumuna ilişkin uyuşmazlıklarda ise kurum veya fen heyetlerinden seçilecek ve bünyesinde sigorta hukukçusu bulunan uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve çelişkileri giderici rapor alınması yoluna gidilebilmektedir.

Gerçek Zararın Hesaplanması ve Diğer Zarar Kalemleri

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/6169 Esas ve 2013/9422 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, bir aracın pert edilmesinin uygun bulunması halinde gerçek zararın kapsamı net şekilde belirlenmelidir. Bu çerçevede gerçek zarar; kaza tarihindeki ikinci el serbest piyasa rayiç değerinden aracın sovtaj değerinin düşülmesi ve kalan bakiyeden sigortalıya yapılan kasko ödemesinin mahsup edilmesi suretiyle kalan net bakiye olarak hesaplanır. Zarar gören taraf, kasko poliçesi kapsamında karşılanmamış bakiye zararı ile gerçek zarara dâhil kabul edilen araç mahrumiyeti zararını sorumlulardan talep etme hakkına sahiptir.

Aracın tamirinin ekonomik bulunmayıp pert edilmesinin uygun görüldüğü durumlarda, tamir süresi üzerinden ulaşım bedeli talep edilemez. Araç mahrumiyeti zararı yalnızca aynı nitelik ve vasıfta yeni bir araç satın almak için gereken makul süre esas alınarak tayin edilir. Öte yandan kasko şirketi tarafından pert işlemi çerçevesinde tazminat ödemesi yapıldığı için araç sahibinin bu ödemeye ek olarak ayrıca araç değer kaybı tazminatı talep etmesi hukuken mümkün değildir.

Sigorta şirketinin kaza tarihindeki rayiç bedelden daha düşük bir pert ödemesi yapması durumunda, ödemenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alınması hâlinde bakiye pert farkı tazminatı sigorta şirketinden dava yoluyla talep edilebilmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Usulü

Pert farkı tazminatı uyuşmazlıklarında kasko şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/1 hükmü gereğince, mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu tahkim usulünden yararlanma hakkına sahiptir.

5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenir.[21] (2) Komisyon, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile oluşur. Müsteşarlık temsilcisinin asgarî on yıl kamu hizmetinde çalışmış, sigortacılık alanında deneyim sahibi ve en az daire başkanı seviyesinde olması; Birlik temsilcilerinin de 4 üncü maddede genel müdür yardımcısı için öngörülen şartlara sahip olması gerekir. Tüketici derneği temsilcisi ise Türkiye çapında en fazla üyeye sahip tüketici derneğinin önereceği üç aday arasından Müsteşarlıkça seçilir. Komisyon kendi içinden bir Başkan seçer. Komisyonda kararlar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. İki yıl için seçilen Komisyon Başkan ve üyelerine, kamu iktisadî teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen aylık ücret ve diğer ödemeler tutarında ücret ödenir. (3) Komisyon aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Müdür ve müdür yardımcılarını atamak. b) Birlikçe ayrı bir hesapta izlenecek olan Komisyonun bütçesini hazırlayarak Birliğe sunmak. c) Tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almak. ç) Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa göndermek. d) Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak. e) Kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yapmak. (4) Komisyon, gerekli görülen yerlerde büro açmaya yetkilidir. Büro müdürünün, Komisyon müdürü ile aynı nitelikleri taşıması zorunludur. Büro müdürüne verilecek görevler Komisyon tarafından belirlenir. (5) Komisyona bağlı çalışmak üzere bir müdür ve iki müdür yardımcısı, raportörler ile yeterli sayıda personel görevlendirilir. Müdür ve müdür yardımcıları Komisyonca, raportörler ve diğer personel ise müdürün önerisiyle Komisyon tarafından atanır. Görevden alınma, göreve atanma ile aynı usûle tâbidir. Komisyon müdürünün; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyimi olması, gerekir. (6) Müdür yardımcılarının (c) bendi hariç olmak üzere beşinci fıkrada sayılan nitelikleri taşıması zorunludur. Ayrıca, müdür yardımcılarının en az birinde iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır. (7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür. (8) Sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerekir. (Ek cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir. (9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır. (10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir. (11) Sigorta hakeminin ismi; a) Sigorta hakemliği yapmak için gereken nitelikleri kaybetmişse veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmişse sürekli olarak, b) Kendisine ulaşan dosyaları bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmamışsa bir yıl süreyle, Listeden silinir. (12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir. (14) Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. (15) Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, Komisyon tarafından sigorta hakemi listesinden seçilir. Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir. Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez. Bununla birlikte, taraflar, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Ret talebi üzerine Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir. (16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder. (Değişik son cümle:22/7/2020-7251/56 md.) Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır. (17) (Ek: 13/6/2012-6327/58 md.) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. (18) Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payı, Komisyonun görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir; hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir. (19) Sigorta hakemleri ve raportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır. (20) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur. (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. (22) Müsteşarlık bu maddede yer alan maktu para miktarlarını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir. (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. (24) Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yapılacak tahkim için seçilecek hakemlerin de bu maddede sigorta hakemleri için aranılan nitelikleri taşıması gerekir. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli Hükümler Sigortacılık Eğitim Merkezi, destek hizmetleri ve diğer organizasyonlar[22][23]

5684 sayılı Kanun m. 30/13 uyarınca tahkime başvurulabilmesi için uyuşmazlık yaşanan sigorta kuruluşuna önceden başvuru yapılmış olması ve talebin kısmen veya tamamen reddedildiğinin belgelenmesi ya da kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş bulunması şarttır. Aynı Kanun m. 30/14 hükmü doğrultusunda, genel mahkemelere veya Tüketici Sorunları Hakem Heyetine götürülmüş uyuşmazlıklar hakkında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılamaz.

Tahkim yargılamasında hakemler 5684 sayılı Kanun m. 30/15 gereği yalnızca kendilerine sunulan dosyadaki evrak üzerinden karar verirler. Kanun m. 30/16 uyarınca hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren kural olarak en geç dört ay içinde kararlarını vermek zorundadır; bu süre ancak tarafların açık ve yazılı rızasıyla uzatılabilir, aksi takdirde uyuşmazlığın çözümü yetkili mahkemeye kalır. Kanun m. 30/12 uyarınca hakem kararlarına karşı, kararın bildiriminden itibaren on gün içinde Komisyon bünyesinde bir defaya mahsus itiraz yoluna gidilebilir; kanunda belirlenen yasal parasal sınırın altında kalan kararlar ise kesin niteliktedir.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı Süreleri

Pert farkı tazminatı talebiyle adli yargıda açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Pert farkı tazminatı alacaklarında zamanaşımı süresi, tazminat sorumlusunun ve kazanın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıldır. Söz konusu iki hususun öğrenilememesi halinde ise zamanaşımı süresi on yıl olarak uygulanır.

Pert işlemi yapılan araç için ayrıca değer kaybı istenebilir mi?

Pert kaydı konulan ve kasko şirketi tarafından pert ödemesi yapılan bir araç için araç sahibinin buna ek olarak değer kaybı tazminatı talep etmesi hukuken mümkün değildir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce sigortacıya müracaat zorunlu mudur?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13 gereğince tahkime gitmeden önce sigorta kuruluşuna başvuru yapılması ve bu talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi veya kuruluşun on beş iş günü içinde yazılı yanıt vermemiş olması zorunludur.

Pert edilen araç için araç mahrumiyeti zararı nasıl talep edilir?

Aracın tamirinin ekonomik bulunmayıp pert edilmesinin uygun görüldüğü hâllerde onarım süresince ulaşım giderine değil, yeni bir araç satın alınması için gereken süre dikkate alınarak araç mahrumiyeti zararına hükmolunabilir.

Pert farkı tazminatı davasında görevli mahkeme hangisidir?

Araç pert farkı tazminatı davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Pert farkı tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Pert farkı tazminatında zamanaşımı süresi tazminat sorumlusunun ve kazanın öğrenilmesinden itibaren iki yıl olup bu hususların öğrenilemediği durumlarda zamanaşımı on yıldır.

Sigorta hakemleri uyuşmazlığı ne kadar sürede karara bağlar?

5684 sayılı Kanun m. 30/16 uyarınca hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren kural olarak en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu