Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olması 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi uyarınca bir dava şartıdır. Taraflardan birinin tüketici olduğu ve karşı tarafın ticari veya mesleki faaliyet yürüten bir satıcı ya da sağlayıcı konumunda bulunduğu hukuki ilişkiler tüketici işlemi niteliğindedir. Bankacılık, sigorta, taşıma ve eser sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar da bu kapsamda ele alınır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[8] (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. (17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır. (20) Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk

Dava Şartı Arabuluculuğun İstisnaları ve Doğrudan Dava Açılabilecek Haller

6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda ve hakem heyeti kararlarına karşı mahkemeye yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 74 üncü maddesinde düzenlenen davalar da arabuluculuk zorunluluğunun dışındadır. Tüketici işlemi niteliğinde bulunsa dahi taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklar, üretimin durdurulması gibi acil tedbir gerektiren durumlar ile özel kanunlarda tahkim ya da farklı bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun öngörüldüğü veya geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu hallerde arabulucuya başvurma şartı aranmaz.

Borçlu olunmadığının tespiti gayesiyle ikame edilen menfi tespit davaları zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Tüketici hakem heyetlerinin tesis ettiği kararlar mahkeme ilamı gücünde olup icra müdürlükleri vasıtasıyla yerine getirilmesi talep edilebilen resmi belgelerdir. Bu kapsamda başlatılan icra takibine karşı satıcı veya sağlayıcının haksız yere yapacağı itirazlar ilamın icrasını hukuken durdurmaz.

Başvuru Yeri, Dosyanın Açılması ve Yetki İtirazı

Dava şartı arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın esasına ilişkin yetkili mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosunun kurulmadığı yerlerde ise görevlendirilen Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğüne yapılır. Başvuru süreci elektronik ortamda UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de başlatılabilir. Arabuluculuk dosyası, başvuru belgelerinin büroya intikal ettiği veya elektronik ortamdaki başvuru kaydının kesinleştiği anda hukuken açılmış sayılır.

Yetkisiz bir büro nezdinde başvuru yapılması durumunda karşı tarafın yetki belgelerini sunarak en geç ilk toplantıda yetki itirazında bulunması zorunludur. İtiraz üzerine arabulucu dosyayı yetki konusunda karar verilmek üzere ilgili sulh hukuk mahkemesine iletilmesi için büroya teslim eder. Sulh hukuk mahkemesi dosya üzerinden ve harç almaksızın yapacağı incelemeyi en geç bir hafta içinde tamamlayarak yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar. Yetki itirazının mahkemece kabulü halinde kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulmalıdır; bu takdirde yetkisiz büroya başvuru yapılan tarih yetkili büroya başvuru tarihi sayılır.

Görüşme Süreleri ve Hak Düşürücü Sürelerin İşleyişi

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi hükmü uyarınca arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren uyuşmazlığı kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde bizzat arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna resmi başvurunun yapıldığı tarihten son tutanağın düzenlendiği güne kadar geçen süre boyunca zamanaşımı durur ve kanuni hak düşürücü süreler işlemez.

Dava açılmasından önce mahkemece ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde kanunlarda öngörülen dava açma süreleri, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar cereyan etmez. Arabuluculuk bürosuna başvurulduktan sonra borçlu taraf aleyhine uyuşmazlık konusu alacağa dair icra takibi başlatılması halinde, borçlunun son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde açacağı menfi tespit davasında İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki ihtiyati tedbir hükmü talep üzerine uygulanabilir.

Sürecin Sona Ermesi, Toplantıya Katılmama ve Son Tutanağın İbrazı

Arabuluculuk süreci; tarafların anlaşması, uzlaşamaması, taraflardan birinin oturuma katılmaması, kanuni inceleme süresinin dolması veya yetki itirazının kesinleşmesi üzerine son tutanağın düzenlenmesiyle nihayete erer. İlk oturuma mazeretsiz katılmayan taraf bakımından genel arabuluculuk usulünde davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulma kuralı bulunmakla birlikte, 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu sorumluluk hükmü tüketici aleyhine uygulanamaz.

Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanması halinde hazırlanan metnin icra edilebilirliği için mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Müzakerelerde anlaşılarak tutanağa bağlanan hususlara ilişkin olarak tarafların sonradan dava açması hukuken mümkün değildir. Anlaşamama halinde ise davacı, arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu onaylı bir örneğini dava dilekçesine eklemek mecburiyetindedir. Bu evrakın eklenmemesi halinde mahkemece verilecek bir haftalık kesin süre içinde tutanak ibraz edilmezse dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeksizin davanın usulden reddine karar verilir.

Tüketici davası açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu mudur?

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması 6502 sayılı Kanun uyarınca dava şartıdır; başvurulmaksızın açılan davalar esasa girilmeden usulden reddedilir.

Tüketici hakem heyeti görev alanındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk aranır mı?

Tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda ve heyet kararlarına karşı mahkemeye yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.

Tüketici arabuluculuk süreci en fazla kaç hafta sürer?

Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta daha uzatılabilir.

İlk arabuluculuk toplantısına katılmayan tüketici aleyhine yargılama giderine hükmedilir mi?

6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilk toplantıya katılmayan tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına ilişkin 6325 sayılı Kanun hükmü tüketici aleyhine uygulanamaz.

Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmezse mahkeme nasıl bir işlem yapar?

Mahkeme davacıya son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre ihtarı gönderir; ihtar gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu