Görevlilik Kararına İtiraz ve Uyuşmazlık Çıkarma Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Görevlilik Kararına İtiraz ve Uyuşmazlık Çıkarma Usulü

Görev İtirazının Reddi ve Uyuşmazlık Çıkarma Talebi

Mahkemede açılmış bir davada taraflarca ileri sürülen görev itirazının reddedilerek mahkemenin kendisini görevli sayması görevlilik kararını oluşturur. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 10. maddesi uyarınca görev uyuşmazlığı çıkarma; adli ve idari bir yargı merciinde açılmış davada sunulan görev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcı veya Danıştay Başkanunsözcüsü tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir. Bu kapsamda idare mahkemesinin görev itirazını reddederek verdiği görevlilik kararına karşı da 2247 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde uyuşmazlık çıkarılması talebinde bulunulabilir.

2247 sayılı UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – Görev uyuşmazlığı çıkarma; adli ve idari bir yargı merciinde açılmış olan davada ileri sürülen görev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir. Yetkili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün Uyuşmazlık Mahkemesinden istekte bulunabilmesi için, görev itirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda, (…)10 idari yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan yapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendilerinin görevli olduklarına karar vermiş bulunmaları şarttır. Görev itirazının yargı merciince yerinde görülerek görevsizlik kararı verilmesi halinde, görev konusunun Uyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi, temyizen bu kararın bozulmuş ve yargı merciince de bozmaya uyularak görevli olduğuna karar verilmiş bulunmasına bağlıdır. Uyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilen görevsizlik itirazı adli yargı yararına ileri sürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı, idari yargı yararına ileri sürülmüş ise Danıştay (…)10 Başkanunsözcüsüdür. (Mülga beşinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.) Uyuşmazlık çıkarılamayacak haller:

Uyuşmazlık Çıkarılmasının Kanuni Şartları ve Yetkili Makamlar

Yetkili makamların Uyuşmazlık Mahkemesinden inceleme talebinde bulunabilmesi belirli usul kurallarına bağlanmıştır. 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, görev itirazının hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda, idari yargı yerlerinde ise dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan yapılmış olması ve yargı yerinin kendisini görevli sayması zorunludur. Uyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilen görevsizlik itirazı adli yargı yararına ileri sürülmüşse Cumhuriyet Başsavcısı, idari yargı yararına ileri sürülmüşse Danıştay Başkanunsözcüsüdür.

Yargı merciinin görev itirazını kabul ederek görevsizlik kararı vermesi durumunda konunun Uyuşmazlık Mahkemesi önüne gelebilmesi farklı bir kurala tabidir. Bu halde görev konusunun incelenebilmesi, verilen görevsizlik kararının temyizen bozulmasına ve ilgili yargı yerinin bozma kararına uyarak görevli olduğuna karar vermesine bağlı kılınmıştır.

Başvuru Süresi, Tebligat ve Dosyanın Gönderilmesi

2247 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince, görev itirazında bulunan taraf; ret kararının verildiği, tebliği gerekiyorsa tebliğ edildiği veya itiraz yolu açık ceza davalarında ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren on beş gün içinde dilekçe sunmalıdır. İki nüsha olarak hazırlanan dilekçe, uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkili makama iletilmek üzere görev itirazını reddeden yargı merciine teslim edilir.

2247 sayılı UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – Görev itirazında bulunan kişi veya makam, itirazın reddine ilişkin kararın verildiği tarihten, şayet bu kararın tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açık bulunan ceza davalarında ise ret kararının kesinleştiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde, uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden yargı merciine verir. Bu yargı mercii, dilekçenin bir nüshasını ve varsa eklerini yedi gün içinde cevabını bildirmesi için diğer tarafa tebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresi içinde bu yargı merciine cevabını bildirmezse, cevap vermekten vazgeçmiş sayılır. (Değişik üçüncü fıkra: 23/7/2008 – 5791/4 md.) Yargı mercii, itiraz dilekçesi üzerine verdiği itirazı ret kararını kaldırarak görevsizlik kararı vermediği takdirde; yetkili makama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyi, alınan cevabı ve görevsizlik itirazının reddine ilişkin kararını, dava dosyası muhtevasının onaylı örnekleriyle birlikte uyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makama gönderir. Bir davada uyuşmazlık çıkarılması için yalnız bir kez başvurulabilir. Uyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makamca yapılacak işlemler:

İtirazı reddeden mahkeme, uyuşmazlık çıkarma dilekçesinin bir nüshasını ve eklerini yedi gün içinde cevabını sunması amacıyla karşı tarafa tebliğ eder. Tebligat yapılan tarafın süresi içinde beyanda bulunmaması halinde cevap hakkından vazgeçtiği kabul edilir. Mahkeme ret kararını kaldırıp görevsizlik kararı vermediği takdirde; dilekçeyi, cevabı, ret kararını ve dava dosyasının onaylı örneklerini yetkili makama sevk eder. Kanun gereğince bir davada uyuşmazlık çıkarılması yoluna yalnızca bir kez başvurulabilir.

Genel Görev Kuralı ve Mülkiyet Hakkının Korunması

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda genel görevli yargı yeri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine yasal bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Mevzuatta farklı bir belirleme yapılmadıkça diğer dava ve işler bakımından da asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi doğrultusunda, tapu kütüğündeki tescile güvenerek iyi niyetle ayni hak kazanan üçüncü kişilerin bu kazanımları korunur. İdari yargı kararları kapsamında idareye yüklenen tazminat miktarlarının ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca otuz gün içinde ödenmesi zorunludur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Yargı Kolunun Belirlenmesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2018/207 Esas ve 2019/13651 Karar sayılı kararına göre, imar planında umumi veya kamu hizmetine tahsis edilen bir taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi, idare tarafından makul süre içinde plana uygun işlem yapılmaması kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini gösterir. Taşınmazın aynına ve mülkiyet hakkına bağlanan bedel uyuşmazlıklarında adli yargı mercileri görevlidir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2018/207, K. 2019/13651Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2018/207 E.  ,  2019/13651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine …Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi ile ilk derece mahkemesinin kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: – K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın yargı yolu yokluğu nedeni ile reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekillerince yapılan istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bendinin HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “yol ve park alanında” kaldığı anlaşılmıştır. 16.11.2016 tarihinde açılan davada yerel mahkemece gerek 20/8/2016 tarihli 6745/34 maddesi ile mülga olan Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinin 10.fıkrasının 3. cümlesi ile öngörülen; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü, gerekse iptal olan geçici 6. maddenin 10. fıkrasının 3. cümlesi yerine 6745 sayılı yasanın 33. maddesi ile eklenen Kamulaştırma Kanununun EK 1. maddesinin birinci fıkrasının ''Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.'' hükmü uyarınca davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesinin 05/04/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 20/12/2018 gün 2016/181 Esas, 2018/111 sayılı kararı ile ''Kamulaştırma Kanununun EK 1. maddesinin '' Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir. '' kısmı iptal edilmiştir. Bu durumda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararı ile HGK.nun 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır. Bu itibarla taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmamış ise de makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmak Adli Yargının görevidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, adli yargı görevli olduğundan işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/07/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Görevlilik kararına karşı uyuşmazlık çıkarma süresi kaç gündür?

2247 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince, görev itirazının reddi kararının tebliği gerekiyorsa tebliğinden, tebliği gerekmiyorsa verildiği andan veya itiraz yolu açık ceza davalarında kesinleştiği andan itibaren on beş gün içinde dilekçe verilmelidir.

Uyuşmazlık çıkarma başvurusunda yetkili makamlar hangileridir?

2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, görev itirazı adli yargı yararına yapılmışsa Cumhuriyet Başsavcısı, idari yargı yararına yapılmışsa Danıştay Başkanunsözcüsü uyuşmazlık çıkarmaya yetkili makamdır.

Uyuşmazlık çıkarma dilekçesine cevap verme süresi ne kadardır?

Mahkemenin dilekçeyi tebliğ ettiği taraf 2247 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince yedi gün içinde cevabını bildirmekle yükümlüdür; bu süre içinde cevap vermeyen taraf cevap hakkından vazgeçmiş sayılır.

Bir davada uyuşmazlık çıkarma yoluna kaç defa gidilebilir?

2247 sayılı Kanun'un 12. maddesinin son fıkrası uyarınca, bir dava kapsamında görev uyuşmazlığı çıkarılması amacıyla yalnız bir defa başvuruda bulunulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu