Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici Mahkemelerinde Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler tüketici olarak tanımlanır. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Müstakil tüketici mahkemesinin kurulmadığı yerlerde bu davalar tüketici mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür. Tüketici davaları, genel yetki kurallarının yanı sıra tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir ve bu davalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tüketici uyuşmazlığından doğan bir borca veya icra takibine karşı açılacak menfi tespit davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuk masasına oturulması yasal bir zorunluluktur. Arabulucuya başvurulmadan mahkemede doğrudan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[8] (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. (17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır. (20) Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk

Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan İstisnalar

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi, tüketici mahkemesinin görev alanındaki bazı uyuşmazlıkları dava şartı olarak arabuluculuk kapsamı dışında tutmuştur. Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar ile tüketici hakem heyeti kararlarına karşı mahkemeye yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. Bununla birlikte tüketici işlemi niteliğinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da dava şartı arabuluculuk kapsamının dışındadır.

6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası kapsamındaki davalarda arabuluculuk dava şartı aranmaz. Bu çerçevede Bakanlık, tüketici örgütleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları; haksız ticari uygulamalar ile ticari reklamlara ilişkin kurallar ayrık kalmak üzere, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve kanuna aykırılık tehlikesi bulunan durumlarda hukuka aykırılığın tespiti, önlenmesi veya durdurulması yahut önleme ve durdurmaya yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle tüketici mahkemesinde dava ikame edebilir.

6502 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde düzenlenen seri ayıplı mallara ilişkin davalar da arabuluculuk dava şartına tabi tutulmamıştır. Piyasaya sunulmuş bir mal serisinin ayıplı olduğunun belirlenmesi, üretimin ya da satışın engellenmesi, kusurun giderilmesi ve satış maksadıyla tutulan ürünlerin toplanması amacıyla Bakanlık, tüketici kuruluşları veya tüketiciler dava açma hakkına sahiptir. Mahkemece mal serisinin ayıplı olduğu saptanırsa satışın geçici süre durdurulmasına veya ayıbın telafisine karar verilebilir. Kararın tebliğinden başlayarak üretici yahut ithalatçı en geç üç ay içinde bu ayıbı gidermek mecburiyetindedir; telafi mümkün değilse mallar toplatılıp taşıdığı riske göre kısmen veya tamamen imha edilir. Malın güvenliği tehlikeye sokması durumunda ilgili teknik mevzuat saklı kaldığı gibi, imha edilen ürünlere ilişkin tüketicilerin dava ve tazminat hakları korunur.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- (1) Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri dava açabilir. (2) Satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi hâlinde, mahkeme ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurma veya ayıbı giderme kararları verebilir. Üretici veya ithalatçı mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbını ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması hâlinde mal, üretici veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır. Toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir. İmha edilen malla ilgili tüketicinin dava ve tazminat hakları saklıdır. (3) Satışa sunulan bir seri malın, tüketicinin güvenliğini tehlikeye sokan bir ayıp taşıması durumunda Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır. Denetim

Arabuluculuk Başvuru Süresi ve Zamanaşımının Durması

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Uyuşmazlığın gerektirdiği zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Dava açılmadan önce mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanun'un 397 nci maddesinde düzenlenen dava açma süresi; ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesinde düzenlenen dava açma süresi, büroya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez.

Müzakere Kuralları, Gizlilik ve İmzadan İmtina

Arabuluculuk görüşmelerinde gizlilik esası geçerli olup müzakereler esnasında paylaşılan bilgi ve belgelerin izinsiz aktarılmaması öngörülür. Uyuşmazlığın taraflarınca sunulan teklifler, kabul beyanları ve oturum içerikleri genellikle arabuluculuk faaliyeti haricinde kullanılamaz.

Görüşmeler sonucunda taraflardan birinin anlaşma belgesini imzalamaktan kaçınması arabuluculuk sürecini kendiliğinden geçersiz kılmaz. Arabulucu mevcut durumu tutanağa bağlayarak son tutanağı hazırlar; imzadan imtina edilmesi hukuki geçerliliği etkilemeyip yalnızca taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını gösterir.

Anlaşmanın Hukuki Niteliği ve Dava Yasağı

Arabuluculuk sürecinde tarafların vardığı anlaşmalar ilam gücünde değerlendirilmekte olup icra edilebilirlik taşır. Arabuluculuk görüşmelerinde üzerinde uzlaşmaya varılan uyuşmazlık konusu hakkında sonradan tüketici mahkemesinde yeniden dava açılması mümkün değildir.

Son Tutanağın Mahkemeye Sunulması ve Usulden Ret

Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması hâlinde davacı, faaliyeti belgeleyen son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması durumunda mahkeme davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiğini, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğini ihtar eden davetiye gönderir. Kesin süre içinde ihtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde ise mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

İlk Toplantıya Katılmama Hâlinde Yargılama Giderleri

6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, taraflardan birinin geçerli mazeret sunmadan ilk oturuma iştirak etmemesi yüzünden sürecin sonlanması halinde; anılan taraf davada bütünüyle ya da kısmen haklı bulunsa dahi karşı tarafça ödenmesi gereken yargılama masraflarının yarısını üstlenmek durumunda kalır ve kendi lehine vekâlet ücretinin de yarısı takdir edilir.

Buna karşılık 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. Dolayısıyla tüketici uyuşmazlıklarında ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan tüketicinin, bu kural dayanak gösterilerek yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulması veya lehine vekâlet ücretinin kısıtlanması söz konusu olmaz.

Tüketici mahkemesinde arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılabilir mi?

Doğrudan dava açılamaz; tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda arabuluculuk kanuni dava şartıdır ve arabulucuya başvurulmadan açılan davalar mahkemece esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu mudur?

Zorunlu değildir; tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ile tüketici hakem heyeti kararlarına karşı mahkemeye yapılan itirazlar dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır.

İlk arabuluculuk toplantısına katılmayan tüketici yargılama gideri yaptırımıyla karşılaşır mı?

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, arabuluculuk ilk oturumuna geçerli mazeretsiz katılmayan tarafa ilişkin yargılama gideri yaptırımı tüketici aleyhine uygulanmaz.

Arabuluculukta anlaşılan bir hususta daha sonra tüketici mahkemesinde dava açılabilir mi?

Açılamaz; arabuluculuk sürecinde üzerinde anlaşma sağlanan bir konu hakkında daha sonra tüketici mahkemesinde yeniden dava açılması mümkün değildir.

Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru dava açma ve hak düşürücü süreleri durdurur mu?

Büroya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süreler ve dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir veya haciz kararlarındaki dava açma süreleri işlemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu