TÜBİTAK Kabul ve Taahhüt Beyanlarına Uymama İhlali

by Avukat Erdal Ersoy
TÜBİTAK Kabul ve Taahhüt Beyanlarına Uymama İhlali

TÜBİTAK Kabul ve Taahhüt Beyanlarına Uymama İhlalinin Kapsamı

TÜBİTAK nezdinde kabul ve taahhüt beyanlarına uymama etik ihlali; Kuruma sunulan araştırma, yayın ve diğer faaliyetlerde öngörülen kabul ve taahhüt beyanlarına uymamak veya doğru olmayan, yanıltıcı yahut eksik beyanda bulunmak fiillerini kapsar.

Kusur Koşulu ve Yaptırımın Belirlenmesi

Etik kurallara aykırı davranış nedeniyle yaptırım uygulanabilmesi için eylemin kasıt veya ağır ihmal sonucu gerçekleştiğinin inandırıcı ve yeterli belgelerle ispatlanması zorunludur. Uygulanacak yaptırımın süresi, Başkanlık onay tarihinden itibaren başlamak üzere eylemin niteliği, kusurun ağırlığı ve yaptırım kararının doğuracağı sonuçlar gözetilerek belirlenir.

Başkan, somut olayın özelliklerine göre belirlenen yaptırım süresini üçte bir oranında artırma veya azaltma yetkisini haizdir.

Yapılan inceleme sonucunda kural ihlalinin kasıt veya ağır ihmal sonucu gerçekleşmediğine karar verilmesi durumunda ilgililere yaptırım uygulanmaz; süreç, ilgilinin sonraki bilimsel çalışmalarında daha dikkatli davranması yönünde Kurul Başkanı tarafından yazılı olarak uyarılması ile sonuçlanabilir.

Mahrumiyet Yaptırımı ve Tekerrür Durumu

Kabul ve taahhüt beyanlarına uymama etik ihlalinin kasıt veya ağır ihmal ile gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde ilgililer hakkında bir yıldan üç yıla kadar TÜBİTAK destekleri ve görevlerinden mahrumiyet yaptırımı tatbik edilir.

Başkan tarafından onaylanan tarihten itibaren beş yıl içerisinde yeni bir etik ihlalin tespit edilmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır ve verilecek yaptırım süresi yarısı kadar artırılır.

İnceleme Yetkisinin Sona Ermesi ve Ceza Hukuku Boyutu

Etik ihlal incelemelerinde eylem tarihinden itibaren beş yılın geçmesiyle Kurulun inceleme yetkisi düşer. Buna karşın, inceleme konusu eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi ve hakkında ceza davası açılmış bulunması durumunda zamanaşımı durur.

Bilimsel araştırmaların ceza mevzuatını ilgilendirdiği hallerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri devreye girer. 5237 sayılı Kanun m. 90/1 uyarınca insan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca rızaya dayalı bilimsel deneylerin ceza sorumluluğu doğurmaması için yalnızca yetkili kurul veya makamlardan gerekli izinlerin alınması yeterli olmayıp, kanunda sıralanan diğer tüm yasal koşulların da birlikte sağlanması şarttır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 90Kaynağı aç
Madde 90- (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için; a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması, b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması, c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması, d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması, f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması, g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması, gerekir. (3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/7 md.) Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra; a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması, b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması, c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması, gerekir. (4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir. (5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Organ veya doku ticareti

Belgelerin Gizliliği, İtiraz ve İdari Yargı Yolu

Kurul kararlarına esas teşkil eden inceleme ve soruşturma evrakı ile raportör, danışman ve birim isimleri ile hazırlanan raporlar gizlidir. Bu nitelikteki bilgi ve belgeler, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde isimler gizli tutularak yalnızca hakkında inceleme yürütülen şahsa verilebilir.

Hakkında inceleme yapılan kişiye tebliğ edilen etik kural ihlali kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilebilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/1 uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari itirazın reddi veya kesinleşen karara karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
TÜBİTAK beyanlarına uymama halinde hangi yaptırım uygulanır?

Kasıt veya ağır ihmalle kabul ve taahhüt beyanlarına uyulmadığının tespiti halinde ilgililere bir yıldan üç yıla kadar TÜBİTAK destekleri ve görevlerinden mahrumiyet yaptırımı verilir.

Kasıt veya ağır ihmal yoksa süreç nasıl sonuçlanır?

Etik ihlalin kasıt ya da ağır ihmalden kaynaklanmadığı değerlendirilirse mahrumiyet yaptırımı yerine ilgilinin sonraki çalışmalarında dikkatli olması için Kurul Başkanı tarafından yazılı uyarı yapılması öngörülür.

Etik ihlali kararına karşı itiraz süresi kaç gündür?

Tebliğ edilen etik kural ihlali kararına karşı tebliğ tarihini takip eden 15 gün içerisinde itiraz edilebilir.

İnceleme yetkisi için öngörülen zamanaşımı süresi nedir?

Eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle yetkili kurulun inceleme yetkisi düşer; eylem suç teşkil edip ceza davası açılmışsa bu süre durur.

Yaptırım süresinde artırım veya indirim yapılabilir mi?

Başkan somut olayın koşullarına göre yaptırım süresini üçte bir oranında artırabilir veya azaltabilir. Ayrıca Başkan tarafından onay tarihinden itibaren beş yıl içinde yeni bir etik ihlal tespit edilirse tekerrür hükümleri uyarınca yaptırım süresi yarısı kadar artırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu