TÜBİTAK BİDEB burs programlarından yararlanan araştırmacılar, burs döneminin sona ermesinin ardından belirli bir süre Türkiye'de çalışmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün hukuki temeli kanun değil; programın çağrı belgesi ile bursiyer tarafından imzalanan Yüklenme ve Müteselsil Kefalet Senedi'dir. Programdan programa değişen süre, muafiyet koşulları ve ihlal yaptırımları ağırlıklı olarak bu belgelerde düzenlenmektedir. Her çağrı yılının kendine özgü koşulları olabileceğinden aşağıdaki bilgiler başvurulan programın kendi duyurusu ve taahhütnamesiyle karşılaştırılmalıdır.
Mecburi Hizmet Yükümlülüğünün Hukuki Temeli
Yükümlülüğün kaynağı idari işlem niteliğindeki çağrı belgeleri ile bunlara dayalı olarak imzalanan özel hukuk taahhütnamesidir. Taahhütnamenin özel hukuk niteliği de taşıması nedeniyle uyuşmazlıklarda hangi yargı kolunun görevli olduğu baştan incelenmelidir; mecburi hizmet uyuşmazlıkları kısmen idari yargıda, kısmen adli yargıda görülmektedir.
Programa Göre Mecburi Hizmet Süreleri
2213 Yurt Dışı Doktora Bursu kapsamında mecburi hizmet süresi, alınan burs süresinin iki katıdır. Yurda dönüş tarihinden itibaren üç ay içinde TÜBİTAK Enstitülerine başvurulması zorunludur. 2219-A Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu kapsamında ise mecburi hizmet süresi alınan burs süresi kadardır; programın bitiş tarihinden itibaren on iki ay içinde Türkiye'de bir işe başlanması gerekmektedir. 2218 Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Bursu kapsamındaki mecburi hizmet süresi program çağrısında belirtilen oranda belirlenmekte; işe başlama yükümlülüğü çağrı şartlarına göre farklılık göstermektedir. 2210 ve 2211 Yurt İçi Lisansüstü Burs programlarında ise kural olarak mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmamakla birlikte bu durum programa ve çağrı yılına göre değişebilmektedir. Bu bilgiler yalnızca genel çerçeveyi göstermekte olup birincil çağrı duyurusu belirleyici olmaya devam etmektedir.
Mecburi Hizmetin Nerede İfa Edileceği
Mecburi hizmetin Türkiye'de ifa edilmesi esastır. Yurda dönen bursiyerin TÜBİTAK'a bağlı bir enstitüde ya da TÜBİTAK destekli bir projede bursiyer veya araştırmacı statüsünde göreve başlaması yükümlülüğün ifa edilmiş sayılmasına yol açmaktadır. Devlet üniversitelerinde araştırma görevlisi, öğretim üyesi veya doktor öğretim üyesi kadrosunda göreve başlamak da yükümlülüğün ifası kapsamında değerlendirilebilir; ancak bu sonuç otomatik değildir. BİDEB'e bildirimde bulunulması ve GYK onayı alınması gerekmekte olup kabul koşulları program çağrısına göre farklılık gösterebilir. Öte yandan yurt dışında akademik göreve başlamak, aşağıda değinilen AB bursu istisnası dışında mecburi hizmet süresine sayılmamakta; aksine koşullara göre tazminat borcuna dönüşebilmektedir.
2213 Programında Yurt Dışına Çıkış Kısıtlamaları ve Süre Hesabı
2213 bursiyerleri, mecburi hizmet süresinin ilk iki yılı tamamlanmadan bir ayı aşan süreyle yurt dışına çıkamaz. GYK kararıyla bu sınır en fazla altı aya kadar uzatılabilir. İzin sınırının aşılması halinde yurt dışında geçirilen süre mecburi hizmete eklenir; ancak bu ek süre bir yılı geçemez. Bir yılın üzerinde yurt dışında kalınması halinde ise kalan mecburi hizmet tazminat borcuna dönüşür. Bu kurallar 2213 programı için belirtilmiş olup diğer programların çağrı koşulları farklılık gösterebilir.
Muafiyet ve Yükümlülüğün Ertelenmesi
2211-A programından burs almakta olan bursiyer, eğitiminin ilk iki yılı içinde Türkiye'deki kamu kurum ya da kuruluşundan yurt dışı doktora bursu kazanırsa bursu sonlandırılarak yükümlülükleri kaldırılmaktadır. Türkiye'deki kamu kurumları dışındaki bir kaynaktan burs kazanılması halinde durum GYK tarafından ayrıca değerlendirilir.
2219-A bursiyerleri, Avrupa Birliği tarafından yürütülen bir burs programından destek kazanmaları halinde işe başlama yükümlülükleri AB bursu süresince askıya alınır. Bu istisna yalnızca AB burslarını kapsamakta olup diğer uluslararası desteklerin aynı sonucu doğurup doğurmadığı birincil çağrı belgesiyle ayrıca incelenmelidir.
Ağır hastalık, ölüm, doğum ve deprem gibi olgular, GYK kararıyla mecburi hizmet süresinin uzatılması veya yükümlülüğün ertelenmesi için gerekçe oluşturabilir. Bu hallerin otomatik muafiyet hakkı doğurduğuna dair birincil bir mevzuat hükmü doğrulanamamış olup konu GYK'nın takdir yetkisine bırakılmış görünmektedir. Söz konusu durumlarda gecikmeksizin BİDEB'e yazılı başvuru yapılması ve durumu kanıtlayan belgelerin sunulması kritik önem taşımaktadır.
Bildirim Yükümlülükleri
Bursiyer, mecburi hizmetinin başlama tarihini BİDEB'e yazılı olarak bildirmeli; hizmet süresinin sonunda ise SGK dökümünü e-BİDEB sistemine yüklemelidir. Ücretli bir göreve başlama, başka kuruluştan mali destek alma, beş iş gününü aşan yurt dışı çıkışları ve iletişim bilgisi değişiklikleri gibi güncellemeler on gün içinde BİDEB'e iletilmek zorundadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi fazla ödemenin yasal faiziyle geri alınmasına yol açabilir.
TÜBİTAK İç Programlarından Eş Zamanlı Destek Yasağı
Bursiyerlerin aynı anda TÜBİTAK'ın diğer programlarından burs, proje teşvik ikramiyesi veya başka mali destek alması yasaktır. İhlal tespit edildiğinde alınan bursun tamamı, ödeme türüne göre belirlenen faizleriyle birlikte geri ödenmesi gerekir.
İhlal Halinde Geri Ödeme Yükümlülüğü
Mecburi hizmet yükümlülüğünün ihlali halinde burs süresi boyunca yapılan tüm ödemeler geri alınır. Türk lirası cinsinden yapılan ödemeler kanuni faiziyle; döviz cinsinden yapılan ödemeler ise en son ödeme tarihinden itibaren kamu bankalarınca döviz cinsinden açılan bir yıllık vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanan azami faiziyle birlikte tahsil edilir. Faiz hesabının doğruluğu yargılama sürecinde bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Kefalet Senedinin Geçerlilik Koşulları
Yüklenme ve Müteselsil Kefalet Senedi'nin geçerliliği açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi belirleyicidir. Bu madde uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması zorunlu olup kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi sözleşmede açıkça yer almalıdır. Müteselsil kefalet söz konusu olduğunda kefil, azami miktarı, tarihi ve müteselsil kefil sıfatını kendi el yazısıyla belirtmek zorundadır. Kefilin sorumluluğunu artıran sonraki değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Bu şekil koşullarından birinin eksikliği kefaleti geçersiz kılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 583Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi uyarınca kefil adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve üçüncü kişiye kefil olma vaadi de aynı şekil koşullarına tabidir. Taraflar, yazılı şekle uymak kaydıyla kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Bu hüküm, kefalet senedinde üçüncü kişinin kefil olarak yer aldığı durumlarda geçerlilik denetimi açısından özellikle önem kazanmaktadır.
Zamanaşımı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak TÜBİTAK alacağının amme alacağı niteliğine dönüştürüldüğü hallerde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesi kapsamında farklı bir süre uygulanabilir; bu madde uyarınca amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Hangi zamanaşımı rejiminin uygulanacağı, alacağın amme alacağına dönüşüp dönüşmediğine ve dönüşüm tarihine göre somut dosyada ayrıca belirlenmesi gereken bir meseledir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 102Kaynağı aç
Hukuki Yollar ve Dava Açma Süreleri
Mecburi hizmet uyuşmazlıkları idari ve adli yargı arasında ikiye ayrılabilmektedir. TÜBİTAK iade kararı bireysel idari işlem niteliği taşıyorsa 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi çerçevesinde iptal davası açılabilir; taahhütnameye dayalı tahsil veya menfi tespit davaları ise adli yargı önüne götürülür. Görevli ve yetkili yargı yerinin sürecin başında doğru tespit edilmesi, hak kayıplarının önüne geçmek açısından belirleyici önem taşır.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda genel süre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7/1. maddesi uyarınca özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. TÜBİTAK mecburi hizmet işlemlerine özgü ayrı bir dava açma süresi öngörülüp öngörülmediği doğrulanamamıştır; böyle bir özel hüküm varsa altmış günlük genel süre uygulanmaz. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresi belli olmayanlara ilan yoluyla tebligat yapılan durumlarda ise dava açma süresi, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Düzenleyici bir işlem söz konusu olduğunda o işlem ilan tarihinden itibaren dava konusu yapılabileceği gibi uygulanması üzerine de ayrıca iptal davası açılabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Mecburi hizmet yükümlülüğü hangi belgeyle doğar?
Yükümlülük kanun hükmünden değil; programın çağrı belgesi ile bursiyerin imzaladığı Yüklenme ve Müteselsil Kefalet Senedi'nden doğmaktadır. Bu nedenle her bursiyerin imzaladığı taahhütnameyi ve başvurduğu çağrı yılının koşullarını ayrıca incelemesi gerekmektedir.
Devlet üniversitesinde görev yapmak mecburi hizmeti karşılar mı?
Devlet üniversitelerinde araştırma görevlisi, öğretim üyesi veya doktor öğretim üyesi kadrosunda göreve başlamak mecburi hizmetin ifası kapsamında değerlendirilebilir; ancak bu sonuç otomatik değildir. BİDEB'e bildirimde bulunulması ve GYK onayı alınması gerekmekte olup kabul koşulları program çağrısına göre farklılık gösterebilir.
Mücbir sebep halinde ne yapılmalıdır?
Ağır hastalık, ölüm, doğum, deprem gibi durumlarda GYK, mecburi hizmet süresinin uzatılmasına veya yükümlülüğün ertelenmesine karar verebilir. Bunun için gecikmeksizin BİDEB'e yazılı başvuru yapılması ve durumu kanıtlayan belgelerin sunulması gerekmektedir. Bu hallerin otomatik muafiyet hakkı doğurduğuna dair birincil bir mevzuat hükmü doğrulanamamış olup konu GYK'nın takdir yetkisine bırakılmış görünmektedir.
Kefalet senedinin şekil koşulları nelerdir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı olması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin açıkça belirtilmesi zorunludur. Müteselsil kefalet varsa bu bilgilerin kefilin kendi el yazısıyla yer alması şarttır. Kefilin sorumluluğunu artıran sonraki değişiklikler, şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Bu koşullardan birinin eksikliği kefaleti geçersiz kılabilir.
TÜBİTAK iade kararına itiraz için ne kadar süre vardır?
İdari işlem niteliği taşıyan bir iade kararına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılabilir. TÜBİTAK mecburi hizmet işlemlerine özgü ayrı bir süre öngörülüp öngörülmediği ayrıca incelenmelidir. Taahhütnamenin özel hukuk niteliği taşıdığı değerlendirilirse adli yargı yoluna gidilmesi gerekebilir; bu nedenle görevli yargı yerinin en başta belirlenmesi büyük önem taşır.
TÜBİTAK burs programı süresince başka mali destek alınabilir mi?
Bursiyerlerin TÜBİTAK'ın diğer programlarından burs, proje teşvik ikramiyesi veya başka mali destek alması yasaktır. İhlal tespit edildiğinde alınan bursun tamamı, ödeme türüne göre belirlenen faizleriyle birlikte geri ödenmesi gerekir. Bu yasak TÜBİTAK iç programlarına ilişkin olmakla birlikte, harici kaynaklardan destek alınmasına dair koşullar birincil çağrı belgesiyle ayrıca incelenmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

