Trafik Kazasında Yolcunun Tazminat Hakkı

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Yolcunun Tazminat Hakkı

Bir aracın yolcusu olarak trafik kazasında zarar gören kişi, kazanın meydana gelmesinde kendi kusuru bulunmadığı ölçüde zarar gören üçüncü kişi konumundadır ve tazminat talep edebilir. Yolcunun kendi davranışlarının somut olayda ayrıca incelenmesi gerekebilir; ancak bu değerlendirme tazminat hakkını baştan ortadan kaldırmaz, yalnızca miktarı etkileyebilir.

Araç İşleteninin Sorumluluğu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca araç işleteni, aracın sürücüsünün veya kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Sürücünün yüzde yüz kusurlu olduğu tek taraflı bir kazada dahi yolcunun sırf kusurlu sürücünün aracında bulunması, o trafik kusurunun yolcuya yüklenmesi anlamına gelmez. Araç bir teşebbüsün unvanı altında veya o teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa araç işleteni ile teşebbüs sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

Zorunlu Trafik Sigortasının Yolcuya Karşı Sorumluluğu

Trafik Sigortası Genel Şartları, sigortacının sigortalı aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilerin ölümü veya yaralanması nedeniyle sigortalıya düşen hukuki sorumluluk kapsamındaki tazminat taleplerini poliçe limitleri içinde karşılamakla yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Yolcu bu kapsamda üçüncü kişi sayıldığından, sürücünün tek taraflı kusuruyla meydana gelen kazada zarar gören yolcunun tazminat talep edemeyeceğine dair genel bir kural bulunmamaktadır; aksine, şartların oluşması hâlinde hem araç işleteninin hem de zorunlu trafik sigortasının sorumluluğu gündeme gelebilir.

Aile bireylerine ilişkin istisna bakımından Trafik Sigortası Genel Şartları, sigortalının eşi, usul ve füruu ile belirli yakınlarının mallarına gelen zararları teminat dışında bırakmaktadır. Bedensel zararlar bu şekilde kategorik olarak dışlanmış değildir; bununla birlikte somut olayda teminat kapsamının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Manevi tazminat talepleri standart zorunlu trafik sigortası genel şartları kapsamının dışında tutulmuştur. Bu nedenle manevi tazminat, kusurlu sürücü ve araç işleteni gibi sorumlu kişilere yöneltilebilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı bakımından Trafik Sigortası Genel Şartları, üçüncü kişinin ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalan kişilerin ekonomik zararının karşılanmasına yönelik teminatı ayrıca düzenlemiştir.

Hatır Taşıması: Tazminattan İndirim Yapılabilir mi?

Hatır taşıması, taşınan ya da kullananın yararının söz konusu olduğu karşılıksız taşımaları kapsar. Buna karşılık, taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı ya da yararının bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu ayrım, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/1142, K. 2019/11773 sayılı kararında açıkça ortaya konulmuştur. Hatır taşıması kapsamına giren durumlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, hem öğretide hem de Yargıtay içtihadında benimsenmiş ve yerleşmiş bir uygulama olarak kabul görmektedir. Aynı kararda, indirim yapılacaksa dairenin yerleşik uygulamasına göre yüzde yirmi oranının esas alınması gerektiği ortaya konulmakta; daire, yüzde on beş oranında indirim yapan kararı bu gerekçeyle bozmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1142, K. 2019/11773Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2018/1142 E.  ,  2019/11773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 02/01/2018 tarih 2015/574 İHK sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: – K A R A R – Davacı vekili; davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, araç içinde yolcu olarak bulunan davacı murisinin öldüğünü, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını, davalıya yapılan başvuru üzerine ödeme yapılmış ise de bu bedelin gerçek zararın altında kaldığını, bakiye destek tazminatı için davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı için 5.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 05.02.2015 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 201.811,54 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında alınan aktüer raporuyla davacı eş ve çocuk için saptanan toplam 48.168,00 TL. tazminatın 23.07.2014'te ödendiğini ve poliçeden doğan sorumluluklarının son bulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı desteğinin iki promil alkollü sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu ve desteğin hatır amaçlı taşındığı gözetilerek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafın avans faizi talebinin de yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; başvurunun kısmen kabulü ile 175.110,71 TL. tazminatın 20.06.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; bu karara davalı vekili İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalıya sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğuna ve desteğin sigortalı araçta hatır için taşındığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 2016/15789 E. 2017/3819 K. sayılı 06.04.2017 tarihli ilamıyla; davacının desteğinin, davalının sigortaladığı araç sürücüsü …'ün sevk ve idaresindeki araçta yolcu olduğu, Dinar Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapora göre, davalı sürücünün kazadan sonra yapılan ölçümde 2,00 promil alkollü olduğu, ceza soruşturmasında, davacının beyanı ile de sürücü ve desteğin alkollü oldukları, davalı sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davacı desteğinin alkollü sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu anlaşıldığından TBK'nın 52. md. uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, kazaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında alınan beyanlarda, gerek davacı gerekse araç sürücüsünün annesi olan …, destek ile sürücünün arkadaş olduklarını ifade ettikleri,bu durum karşısında, davacı desteği ile araç maliki ve/veya sürücüsü arasındaki ilişki ve davacı desteğinin araçta herhangi bir bedel karşılığı taşınması durumu olmadığı gözetilerek, olayda hatır taşıması olduğu kabul edilerek tazminattan indirim yapılması gerektiği belirtilerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından,bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davacı talebinin kısmen kabulü ile 113.821,99 TL tazminatın 20.06.2014 tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle, ölenin yakınının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi (818 sayılı BK'nin 43.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir. Somut olayda, bozma kararından sonra İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükmedilen 175.110,71 TL üzerinden %20 müterafik kusur ve %15 hatır taşıması olmak üzere toplam %35 oranında indirim yapılarak davacıya 113.821,99 TL tazminat ödenmesina karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, bozmaya gereği müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri yapılarak karar verilmiş ise de Dairemizin yerleşmiş içtihatları doğrultusunda %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, %15 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hâkim, hatır taşıması indirimi yapıp yapmama konusunda takdir yetkisine sahiptir; ancak indirim yapıp yapmadığını kararında gerekçesiyle tartışmak ve nedenlerini göstermek zorundadır. TBK m. 51, hâkimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini belirlerken kusurun ağırlığını göz önünde bulunduracağını hükme bağlamaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. 2. İndirilmesi

Hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalının yargılama sırasında bu savunmayı süresinde öne sürmüş olması gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/335, K. 2019/11926 sayılı kararında, davaya cevap vermeyen bir davalı hakkında diğer davalının hatır taşıması savunmasını gerekçe göstererek indirim yapılmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/335, K. 2019/11926Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2018/335 E.  ,  2019/11926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili; davacı …'in davalı sürücü …'ın sevk ve iradesindeki davalı … şirketi tarafından sigortalı bulunan araçta yolcu iken meydana gelen kaza nedeni ile yaralandığını, davalı … Şirketi'nin kaza neticesinde 212.673,38 TL olan tazminatı, hatır taşımacılığı olması nedeniyle %50 oranında indirerek davacıya 03.06.2014 tarihinde 106.336,69 TL ödeme yaptığını, ancak tazminatın zararı karşılamadığını ileri sürerek, davacı … için 1.000,00 TL güç kaybı tazminatı, 1.000,00 TL tedavi gideri ve bakım tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, ayrıca davacı … için 50.000,00 TL, oğlu davacı …, annesi davacı … ve kardeşi davacı … için 25.000,00'er TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı … 'dan tahsiline karar verilmesini istemiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş, 19.12.2014 tarihli dilekçesi ile davalı … şirketi hakkında açtıkları davadan feragat etmiştir. Davalı … şirketi vekili, dava konusu olayda hatır taşıması yapıldığını, bu nedenle B.K.'nın 43 ve 44. maddeleri gereğince hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı … davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı … tarafından davalı …Ş. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar tarafından davalı … hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile; Davacı talebi ile bağlı kalınarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, %50 oranında indirim yapılarak 500,00 TL tedavi ve bakım gideri ile 500,00-TL kazanç kaybı bedeli toplamı 1.000,00 TL maddi tazminat bedelinin, 15.12.2013 kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı … 'dan alınarak davacı …'e verilmesine, fazlaya ilişkin 1.000,00 TL istemin ve haksız fiile ilişkin davacının avans faizi isteminin reddine, davacı … için 25.000,00 TL davacılar Barış, Zeynep İçin ayrı ayrı 5.000,00 TL, davacı … için 2.500,00 TL manevi tazminatın 15.12.2013 kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı … 'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı …'in sürücüsü olduğu diğer davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın yaptığı kaza nedeni ile müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece hem hatır taşıması hem de müterafik kusur nedeni ile tazminattan %50 oranında indirim yapılarak karar verilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, hatır taşımasının söz konusu olduğu durumlarda BK'nın 43-44 maddeleri uyarınca tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılması öngörülmektedir. Ancak Hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalının süresinde hatır taşıması savunmasında bulunmuş olması gereklidir. Davalı … davaya cevap vermemiş olup diğer davalı … şirketi vekilinin hatır taşıması savunmasında bulunması davaya cevap vermeyen davalı … lehine indirim yapılması sonucunu doğurmaz. Davalı … tarafından davaya cevap verilmediği ve hatır taşıması savunmasında bulunulmadığı dikkate alınarak hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken yazılı gerekçe ile belirlenen tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması doğru görülmemiştir. 3-Davaya konu trafik kazasında, ilgili ceza yargılaması sırasında davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü …'ın kaza esnasında alkollü olduğu ve davacının da beyanında belirttiği üzere sürücünün alkollü olduğunu bildiği dikkate alındığında mahkemece müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabulü doğru ise de; Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, uygulanacak indirim oranının %20 olduğu gözetilmeden belirlenen tazminattan fazla indirim yapılması isabetli olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 12/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yakın akrabaların taşınması ise farklı bir değerlendirmeye tabidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/6713, K. 2018/781 sayılı kararında annenin oğlunun arabasında yolcu olduğu olaya ilişkin olarak yakın akrabaların taşınmasının ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olduğunu kabul etmiş ve bu tür taşımalarda hatır taşıması indirimi yapılamayacağını hükme bağlamıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/6713, K. 2018/781Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2015/6713 E.  ,  2018/781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili; 21.10.2012 tarihinde davacı …'ın eşi, diğer davacıların anneleri olan desteğin yolcu olduğu davalının ZMSS poliçesi ile sigortacısı olduğu araç ile gerçekleşen tek taraflı kazada yolcu …'ın hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili; 09.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı … için 46.074,47-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı … şirketi vekili; aracın işleteni kiralama şirketinin aracı dava dışı …'a kiralaması nedeniyle araç işleteninin değiştiği ve poliçenin geçerli olmadığını, aksi düşünülürse de hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacılar … ve … yönünden davanın subut bulmadığından reddine, davacı… yönünden davalı … şirketi sigortalı aracın kusuru ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla toplam 46.074,47 TL’den, yasa ve yargıtay içtihatları gereğince 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 30.716,32 TL'nin dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Davalı tarafça hatır taşıması savunmasında bulunulmuş, mahkemece dava konusu olayda …'ın oğlu olan sürücünün araç kullanımı nedeniyle trafik kazasının meydana gelmiş olduğu gerekçe gösterilerek hakkaniyet gereği tazminattan 1/3 oranında indirim yapılmıştır.Somut olayda; davalıya sigortalı araçtaki yolcu müteveffa …'in sürücü dava dışı …'ın annesi olduğu görülmektedir. Yakın akrabaların taşınması ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olup, belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılamaz. Sürücü ile ölen annesi arasındaki bu taşımada hatır taşıması bulunmamasına göre hatır taşıması gereği indirim yapılmaksızın tazminat belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Kabule göre, hatır taşıması indirimi Daire uygulamamıza göre %20 olması gerektiği gibi davacı lehine hesaplanan tazminattan yapılan indirimin oranı da yüksek olup 1/3 oranında indirim yapılması isabetli görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 12.2.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yolcunun Kendi Davranışlarının Tazminata Etkisi

Emniyet kemeri takmamak, yolcunun tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte emniyet kemeri kullanılmaması nedeniyle yaralanmanın meydana geldiği ya da ağırlaştığı teknik olarak ortaya konulabilirse, zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına katkısını ifade eden müterafik kusur tartışılabilir hale gelir. Yargıtay uygulamasında emniyet kemeri kullanmaması, kazanın meydana gelmesindeki trafik kusurundan ayrı ele alınmakta; yalnızca zararın ortaya çıkmasına veya artmasına katkı yönünden incelenmektedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/335, K. 2019/11926 sayılı kararında, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binen yolcunun müterafik kusurlu sayılabileceği kabul edilmiş; dairenin yerleşik uygulamasında bu indirim oranının yüzde yirmi olduğu, daha yüksek oranda indirim yapılmasının yerinde olmayacağı vurgulanmıştır. Somut olayların farklılığı nedeniyle müterafik kusur değerlendirmesi her davada ayrıca yapılır.

Zamanaşımı Süreleri

2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükârda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olur.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

KTK m. 109 uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları da kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Trafik sigortası tazminat limitleri, Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca kaza tarihinde geçerli olan limitler esas alınarak uygulanır.

Sigorta Şirketine Başvuru ve Tahkim Yolu

Sigorta şirketinden tazminat talep etmek için önce ilgili şirkete yazılı başvuru yapılması gerekir. Şirketin talebi reddetmesi ya da 15 gün içinde cevap vermemesi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir.

Sık Sorulan Sorular

Arkadaşımın arabasında bedava yolculuk yaparken kaza geçirsem tazminat alabilir miyim?

Evet, karşılıksız taşımalarda da yolcu tazminat talep edebilir. Ancak bu durumda hatır taşıması hükümleri devreye girebilir ve hâkim TBK m. 51 uyarınca tazminattan indirim yapabilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında, indirim yapılacaksa oranın yüzde yirmi olması gerektiği kabul görmüştür; bununla birlikte hâkim indirim yapıp yapmama konusunda gerekçe göstermek koşuluyla takdir yetkisine sahiptir.

Emniyet kemeri takmadığım için tazminat hakkımı kaybeder miyim?

Emniyet kemeri takmamak tazminat hakkını otomatik olarak sona erdirmez. Ancak kemer kullanılmamasının yaralanmaya yol açtığı veya zararı ağırlaştırdığı teknik olarak ortaya konulabilirse, müterafik kusur kapsamında bir değerlendirme yapılabilir ve tazminattan indirime gidilebilir.

Sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindim; bu tazminat hakkımı etkiler mi?

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/335, K. 2019/11926 sayılı kararında, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binen yolcunun müterafik kusurlu sayılabileceği hükme bağlanmıştır. Bu kararla dairenin yerleşik uygulamasında müterafik kusur indirimi oranının yüzde yirmi olduğu, daha yüksek oranda indirim yapılamayacağı vurgulanmıştır. Her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Annemin arabasında yolcuyken kaza geçirdim; hatır taşıması indirimi uygulanır mı?

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, annenin oğlunun arabasında yolcu olduğu olaya ilişkin E. 2015/6713, K. 2018/781 sayılı kararında yakın akrabaların taşınmasını ahlaki bir ödevin ifası olarak nitelendirerek bu tür taşımalarda hatır taşıması indirimi yapılamayacağını hükme bağlamıştır.

Trafik kazasından doğan tazminat talebini ne kadar süre içinde açmam gerekir?

KTK m. 109/1 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükârda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa, o daha uzun süre maddi tazminat talebi için de uygulanır.

Manevi tazminatı sigorta şirketinden talep edebilir miyim?

Hayır. Manevi tazminat talepleri standart zorunlu trafik sigortası genel şartları kapsamında teminat dışında tutulmuştur. Manevi tazminat için kusurlu sürücü ve araç işleteni gibi sorumlu kişilere karşı dava yoluna başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu