Bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınları, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Söz konusu madde, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine hâkimin karar verebileceğini öngörmektedir; bu konuda takdir yetkisi hâkime aittir. Manevi tazminat, ölenin yakınlarının yaşadığı acı, elem ve manevi çöküntünün giderilmesini amaçlar; ölenin sağladığı maddi desteğin kaybını karşılamaya yönelik destekten yoksun kalma tazminatından hukuken bağımsız bir kalemdir ve her ikisi birlikte talep edilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Hukuki Dayanak: Haksız Fiil Sorumluluğu ve Ölüm Zararları
Trafik kazasından doğan sorumluluk haksız fiil hükümlerine dayanır. TBK m. 49 uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür; zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de aynı yükümlülük altındadır. Ölüm hâlinde talep edilebilecek zarar kalemleri TBK m. 53'te sayılmıştır: cenaze giderleri; ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. Manevi tazminat ise bu maddi zarar kalemlerinden ayrı olarak TBK m. 56 çerçevesinde değerlendirilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Bunun yanı sıra işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Müteselsil sorumluluk için aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında işletilmesi koşulunun somut olayda mevcut olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne sebebiyet verilmesinden dolayı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar teminat altına alır. Sigortacının sorumluluğu poliçe teminat limitiyle sınırlı olup limit aşılarak hüküm kurulamaz; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/19920, K. 2015/6661 sayılı kararında birden fazla davacı bulunması hâlinde limitin davacılar arasında oranlanarak uygulanması gerektiği bozma gerekçesi yapılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/19920, K. 2015/6661Kaynağı aç
Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesinde Ölçütler
Hâkim, manevi tazminat miktarını takdir ederken Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi gereği hukuka ve hakkaniyete göre karar verir; bu madde, kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin bu yetkisini kullanacağını düzenlemektedir. Manevi tazminat miktarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkimin bu yetkiyi kullanırken ona etkili olan nedenleri kararda nesnel ölçütlere göre göstermesi gerektiği, 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de vurgulanmıştır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Tazminat Miktarını Etkileyen İndirim Nedenleri
TBK m. 52/1 uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuşsa, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. TBK m. 52/2'ye göre ise zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim tazminatı indirebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
Hatır taşımalarında, yani bir menfaat karşılığı olmaksızın gerçekleştirilen taşımalarda, belirlenen tazminattan uygun bir indirim yapılması hem öğretide hem de Yargıtay içtihatlarında yerleşmiş bir uygulama olarak benimsenmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/19920, K. 2015/6661 sayılı kararında bu indirim kuralı bozma gerekçesi olarak uygulanmış; aynı kararda hatır taşıması indirimi ile müterafik kusur indiriminin her birinin TBK m. 52 (eski BK m. 43-44) çerçevesinde ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatında desteğin kusurunun indirim nedeni olup olamayacağı tartışmalı bir konudur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/19920, K. 2015/6661 sayılı kararında çoğunluk, somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle bozma yapılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Aynı kararın karşı oy bölümünde ise Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda desteğin kusurunun tazminattan indirim nedeni olamayacağı yönünde farklı bir görüş ileri sürülmektedir. Bu iki yaklaşım aynı kararın farklı bölümlerinde çelişmektedir; konunun somut dava koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Tazminat Kalemleri: Maddi ve Manevi Tazminat Ayrımı
Ölümlü trafik kazasında talep edilebilecek kalemler birbirine karıştırılmamalıdır. Manevi tazminat, ölenin yakınlarının yaşadığı acı ve manevi çöküntüyü karşılamak amacıyla TBK m. 56 kapsamında istenir. Destekten yoksun kalma tazminatı ise ölenin sağladığı maddi desteğin kaybını karşılamaya yönelik bağımsız bir talep niteliği taşır. TBK m. 53 gereği, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybından doğan kayıplar da ayrıca talep edilebilir. Bu kalemler hukuken birbirinden ayrı olup aynı davada birlikte ileri sürülebilir.
Bedensel zararlarda TBK m. 54 gereği tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar tazminata konu olabilir. TBK m. 54, ekonomik geleceğin sarsılmasını çalışma gücündeki kayıptan bağımsız ayrı bir kalem olarak saymaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
Faiz Başlangıcı
Haksız eylem faili, ihtar veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, yani haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, kısmi davaya ya da sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak da haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu kural Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/19920, K. 2015/6661 sayılı kararında bozma gerekçesi olarak uygulanmıştır.
Sigorta Şirketinin Sorumluluğu ve Teminat Limiti
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı sorumluluğunu yalnızca poliçede belirlenen teminat limitleriyle sınırlı olarak üstlenir; limit aşılarak hüküm kurulamaz. Manevi tazminat talepleri kural olarak sigorta poliçesi kapsamında yer almaz; bu tür talepler için Sigorta Tahkim Komisyonu yetkili değildir. Ancak poliçede manevi tazminatı kapsayan ek teminat bulunması hâlinde sigorta şirketinin bu yönden de sorumluluk üstlenebileceği belirtilmektedir.
Zamanaşımı Süreleri
Tazminat istemi, TBK m. 72 uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak aynı madde uyarınca, tazminata esas fiilin ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturması hâlinde, ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı uygulanır. Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma TCK m. 85 kapsamında düzenlenmektedir; bu suç için uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, TCK'nın dava zamanaşımına ilişkin genel hükümleri çerçevesinde belirlenmekte olup iki yıllık süreyi aşabilir. Ayrıca TCK m. 66/3 uyarınca, dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Ceza Davasının Tazminat Davasına Etkisi
Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, TCK m. 85/1 uyarınca iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir. Fiil birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa TCK m. 85/2 uyarınca ceza iki yıldan on beş yıla kadar çıkabilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Ceza hâkiminin fiilin hukuka aykırılığı ve olayın varlığına ilişkin tespitlerinin hukuk hâkimini bağladığı; buna karşılık kusur oranı, kusur ehliyeti ve tazminat miktarı konularında hukuk hâkiminin bağımsız değerlendirme yapacağı ileri sürülmektedir. Bu ayrımın dayanağı bu makalenin dayandığı kaynaklarda kanun maddesi veya Yargıtay kararı düzeyinde doğrudan bir hüküm içermemektedir; konunun ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ceza Yargılamasında Uzlaştırmanın Tazminata Etkisi
Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaşma sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. CMK m. 253/1'de uzlaştırmaya tabi suçlar arasında taksirle yaralama (TCK m. 89) sayılmıştır; taksirle öldürme bu listede ayrıca gösterilmemiştir. Bu nedenle ölümlü trafik kazasına konu suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığı somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. Uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalırsa tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
İlk uzlaşma teklifinden, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Trafik kazasından doğan tazminat davaları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Davanın sigorta şirketine yöneltilmesi hâlinde ticari dava niteliği nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevli mahkeme olarak değerlendirilmektedir. Ticari davalarda, konusu bir miktar para olan tazminat davalarında TTK m. 5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu yükümlülük ticari nitelikteki davalara uygulanır. Davalı yalnızca araç sürücüsü, araç sahibi veya işleten ise bu arabuluculuk zorunluluğu uygulanmaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
Yetkili mahkeme bakımından HMK m. 6 uyarınca genel yetki, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesine aittir. Bunun yanı sıra HMK m. 16 uyarınca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; davacı bu seçenekler arasında tercih yapabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
İşletenin Sorumluluğuna İlişkin Özel Durumlar
KTK m. 85/3 uyarınca, işletilme hâlinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasında işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulan kişilere ilişkin bir kusurun varlığını ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu kural yalnızca aracın işletilme hâlinde olmadığı duruma özgüdür. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süre içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri ise KTK m. 85/2 uyarınca hükümsüz sayılır.
Sık Sorulan Sorular
Ölümlü trafik kazasında kimler manevi tazminat isteyebilir?
TBK m. 56 uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ölenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Maddede hangi yakınların bu haktan yararlanacağına ilişkin sayısal bir sınır öngörülmemiştir; hâkim olayın özelliklerini göz önünde tutarak ve takdir yetkisini kullanarak karar verir.
Manevi tazminat davası için zamanaşımı süresi ne kadardır?
TBK m. 72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Kazanın ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturması hâlinde, aynı madde gereği ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı uygulanır. Bu nedenle kazanın taksirle öldürme suçunu oluşturduğu durumlarda uygulanacak ceza zamanaşımı süresi iki yıllık süreyi aşabilir; kesin süre TCK'nın zamanaşımına ilişkin hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Manevi tazminat miktarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hâkimin takdir yetkisini kullanırken bu yetkiye etkili olan nedenleri kararda nesnel ölçütlere göre göstermesi gerekmektedir; bu ilke 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de vurgulanmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat birlikte talep edilebilir mi?
Evet. Manevi tazminat ölenin yakınlarının acı ve manevi çöküntüsünü gidermeyi amaçlarken destekten yoksun kalma tazminatı ölenin sağladığı maddi desteğin kaybını karşılar. Bu iki talep hukuken birbirinden bağımsız olup aynı davada birlikte ileri sürülebilir; kalemlerin birbirine karıştırılmaması gerekir.
Sigorta şirketine karşı manevi tazminat davası açılabilir mi?
Manevi tazminat talepleri kural olarak sigorta poliçesi kapsamı dışında kalır; bu talepler için Sigorta Tahkim Komisyonu yetkili değildir. Ancak poliçede manevi tazminatı kapsayan ek teminat bulunuyorsa sigorta şirketinin bu yönden de sorumluluk üstlenebileceği belirtilmektedir. Sigorta şirketine karşı ticari nitelikteki para alacağı veya tazminat davası açılmadan önce TTK m. 5/A uyarınca zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir.
Tazminat miktarından indirim yapılabilir mi?
TBK m. 52/1 uyarınca zarar gören kişinin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Yolculuğun hatır için yapıldığı, yani karşılıksız taşıma durumlarında da belirlenen tazminattan ayrıca uygun bir indirim yapılması Yargıtay içtihatlarında ve öğretide yerleşik uygulama olarak benimsenmiştir. Bu iki indirim kalemi birbirinden bağımsız olup her biri TBK m. 52 çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Araç işletilme hâlinde değilken meydana gelen kazada sorumluluk kime aittir?
KTK m. 85/3 uyarınca, aracın işletilme hâlinde olmadığı bir kazada işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulan kişilere ilişkin kusur ya da araçtaki bozukluğun kazaya neden olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Bu kural yalnızca aracın işletilme hâlinde olmadığı duruma özgüdür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

