Trafik Kazasında Kusur Oranının Tazminata Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Kusur Oranının Tazminata Etkisi

Trafik kazasında zarar görenin kısmi kusurlu olması, tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Hesaplanan tazminat, karşı tarafın kusur oranı kadar istenebilir. Zarar gören zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Bu sonuç kendiliğinden uygulanmaz; davranış ile zarar arasındaki illiyet bağı her olayda araştırılır.

Zarara katkının sonuçları

Zarar görenin, zararın ortaya çıkmasında veya sonradan büyümesinde etkili olması hâlinde hâkime tanınan yetki iki yönlüdür: tazminat indirilebilir ya da tamamen kaldırılabilir. Yetkinin varlığı, her kazada indirim veya kaldırma yapılacağı anlamına gelmez.

Müterafik kusur kendiliğinden işletilmez. İndirim veya kaldırma değerlendirilirken, ileri sürülen davranışın zarar ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir. Belirli bir koruyucu davranışın bütün kazalarda aynı oranda indirim doğurduğu kabul edilemez.

Ölüm hâlinde maddi zarar kalemleri

Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi, ölüm hâlinde uğranılan zararları sınırlı bir liste olarak değil, özellikle belirtilen kalemler üzerinden düzenler. Bu kalemler arasında cenaze giderleri vardır. Ölüm derhal meydana gelmemişse, tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden kaynaklanan kayıplar da kapsamdadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar

Aynı maddede, ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların bu nedenle uğradığı kayıplar da özellikle sayılan zararlar arasındadır. Hüküm, kusur oranının bu kalemlere hangi hesap yöntemiyle yansıtılacağını ayrıca göstermez.

Manevi tazminatın belirlenmesi

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre bedensel bütünlük zedelendiğinde hâkim, olayın özelliklerini dikkate alarak zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir paranın ödenmesine karar verebilir. Düzenleme belirli bir oran veya zorunlu bir tutar koymaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Ağır bedensel zarar veya ölüm gerçekleşmişse, zarar görenin ya da ölenin yakınları için de manevi tazminat niteliğinde uygun bir paraya hükmedilebilir. Yakınlar bakımından bu imkân anılan şartlara bağlıdır ve her olayda zorunlu bir sonuç değildir.

Manevi tazminatta kusur oranı önemli görülür; buna karşılık belirleme, maddi tazminatta olduğu gibi bütünüyle matematiksel bir işlem değildir. Uygun miktar, olayın özelliklerinin gözetildiği takdir kapsamında değerlendirilir.

Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talep için yazılı başvuru şartı getirir. Zarar gören, bu sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurur.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]

Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verdiği cevabın talebi karşılamaması uyuşmazlık doğurursa zarar gören dava açabilir. Aynı durumda 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulması da mümkündür. Buradaki 15 gün, başvuruya cevap verme süresidir; maddi tazminat zamanaşımı değildir.

Maddi tazminat ve rücu süreleri

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi, motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar taleplerini iki süreyle sınırlar. Süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıldır. Her hâlde kaza gününden itibaren on yıl geçince talep zamanaşımına uğrar. Düzenleme maddi zarar taleplerine ilişkindir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu o fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat taleplerine de uygulanır. Daha uzun sürenin işletilebilmesi, fiilin cezayı gerektirmesi ve ceza kanununun daha uzun süre öngörmesi şartlarına bağlıdır.

Zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi, sigortacıya karşı da kesilme sonucu doğurur. Sigortacı yönünden gerçekleşen kesilme ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

Tazminat yükümlülerinin motorlu araç kazalarında birbirlerine karşı ileri sürdükleri rücu hakları ayrı bir süreye tabidir. Süre, yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği günden başlayarak iki yıldır. Bu süre, zarar görenin maddi tazminat talebi için öngörülen iki ve on yıllık sürelerden farklıdır.

Kısmi kusur tazminat hakkını tamamen kaldırır mı?

Hayır. Kısmi kusur, tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Hesaplanan tazminat, karşı tarafın kusur oranı kadar talep edilebilir.

Zarar görenin katkısı tazminatı nasıl etkiler?

Zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Sonuç kendiliğinden uygulanmaz; davranış ile zarar arasındaki illiyet bağı her olayda araştırılır.

Manevi tazminat kusur oranıyla matematiksel olarak mı bulunur?

Hayır. Kusur oranı manevi tazminatta önemli olmakla birlikte belirleme, maddi tazminattaki gibi tamamen matematiksel değildir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim, olayın özelliklerini gözeterek uygun bir miktara karar verebilir.

Ölüm hâlinde hangi zararlar özellikle sayılır?

Cenaze giderleri, ölüm derhal gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücündeki azalma veya kayıptan doğan zararlar ile desteğinden yoksun kalanların bu nedenle uğradığı kayıplar özellikle sayılır. Kusur oranının bu kalemlere uygulanma yöntemi ayrıca gösterilmez.

Sigorta kuruluşuna ne zaman yazılı başvuru gerekir?

Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talepte, dava yolundan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru gerekir. Başvuru en geç 15 gün içinde yazılı cevaplanmazsa veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir.

Maddi tazminat talebi hangi sürelerde zamanaşımına uğrar?

Maddi zarar talebi, zarar ile tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl geçince zamanaşımına uğrar. Fiil cezayı gerektiriyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa bu süre maddi tazminat taleplerine de uygulanır.

Rücu hakkı için ayrı bir süre var mıdır?

Evet. Tazminat yükümlüleri arasındaki rücu hakkı, yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, zarar görenin maddi tazminat talebindeki iki ve on yıllık sürelerden ayrıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu