Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın karşı tarafa karşılıksız bir kazandırma taahhüdünde bulunduğu ve yalnızca bir tarafı borç altına sokan bir hukuki işlemdir. Bu sözleşmenin vücut bulması için bağışlayanın mülkiyeti herhangi bir karşılık beklemeksizin devretme iradesiyle, bağışlananın bunu açık veya örtülü olarak kabul ettiğini gösteren iradesinin örtüşmesi gerekir. Bağışlamayı teklif eden kişi, sözleşmeye konu edeceği malı diğer mallarından fiilen ayırmış olsa bile, bağışlananın kabulüne kadar bağışlama önerisini geri alabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 293Kaynağı aç
Bağışlamanın Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Bir kazandırmanın bağışlama vasfını kazanabilmesi için bağışta bulunan kimsenin malvarlığında azalma gerçekleşmesi ve bağışlananın malvarlığında buna bağlı bir artışın doğması gerekir. Bu sebeple henüz edinilmemiş bir haktan feragat etmek, mirasın reddedilmesi ya da ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi bağışlama sayılmaz. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu m. 27/1 uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
Tarafların Ehliyeti ve Kısıtlılık Durumunda İptal
Türk Borçlar Kanunu m. 286/1 gereğince fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere bağışlama yapabilir. Bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonucunda bağışlayanın savurganlığı yüzünden kısıtlanmasına karar verilirse, Türk Borçlar Kanunu m. 286/2 uyarınca o bağışlama mahkemece iptal edilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 286Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu m. 287 uyarınca, fiil ehliyeti bulunmayan bir kimse ayırt etme gücüne sahip bulunuyorsa yapılan bağışlamayı hukuken kabul edebilir. Bununla beraber, bu durumdaki kişinin yasal temsilcisi bağışlamanın kabul edilmesine yasak getirir veya bağışlanan malın geri verilmesini emrederse bağışlama ilişkisi ortadan kalkar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 287Kaynağı aç
Bağışlama Sözleşmesinin Şekil Koşulları ve Türleri
Türk Borçlar Kanunu m. 289 çerçevesinde elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur. Taşınmazların elden bağışlama sözleşmesine konu edilmesi mümkün görülmemekte olup elden bağışlamanın taşınır mallar ve kişisel nitelikteki haklar için yapılabileceği kabul edilmektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 289Kaynağı aç
Taşınır bir malın bağışlanacağına ilişkin bağışlama sözü verme sözleşmesinin hukuken geçerlilik taşıması, Türk Borçlar Kanunu m. 288/1 uyarınca yazılı şekilde akdedilmesine bağlıdır. Buna karşılık bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması vaadinde bulunulması ise aynı Kanunun m. 288/2 hükmü uyarınca resmî şekle tabidir. Taşınırlar bakımından geçerli yazılı şekle uyulmaksızın yapılan bağışlama sözü verme taahhüdü bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmünü kazanır; ancak geçerliliği resmî şekle bağlanmış bulunan bağışlamalarda edim yerine getirilse bile elden bağışlama kuralı uygulanmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 288Kaynağı aç
Taşınmaz mülkiyetinin nakline dayanak teşkil eden geçerli bir hukuki sebebe sahip olup adına tescil isteme konusunda kişisel hak elde eden kimse, malikin devir tescilinden kaçınması halinde Türk Medenî Kanunu m. 716/1 gereğince mahkemeye başvurarak mülkiyetin hükmen tescilini talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 716Kaynağı aç
Koşullu ve Yüklemeli Bağışlamalar
Bağışlama sözleşmesi belirli bir koşula bağlanarak kurulabilir; edimin yerine getirilmesi bağışlayanın vefatı şartına bağlanmışsa bu durumda vasiyete dair miras hukuku hükümleri uygulanır. Ayrıca bağışlayana dönme koşullu bağışlama yapılması da olanaklıdır; bu akitte bağışlanan kişinin bağışlayandan daha önce vefat etmesi varsayımında, bağışlanan malvarlığı değerinin bağışlayanın malvarlığına geri intikal edeceği kararlaştırılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 290Kaynağı aç
Bağışlayan, karşı tarafa karşılıksız kazandırma yaparken sözleşmeye birtakım yüklemeler dahil edebilir. Sözleşme metninde yüklemelerin kararlaştırılmış olması işlemi tam iki tarafa borç yükleyen bir akde çevirmez. Bağışlayan, bağışlanan tarafından üstlenilmiş olan bu yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmesini talep yetkisine sahiptir.
Bağışlayanın Sorumluluğu ve Miras Hukukundaki Sonuçları
Türk Borçlar Kanunu m. 294/1 gereğince bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan bu zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça bağışlanana karşı sorumlu değildir; borcun yerine getirilmemesi sebebiyle doğan zararlardan ise bağışlayanın ancak ağır kusuru veya kastı varsa sorumluluğu gündeme gelir. Türk Borçlar Kanunu m. 294/2 uyarınca bağışlayan, bağışlanılan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse bununla sorumlu olur; zapt ve ayıptan doğan sorumluluk da garanti sözünün verilmiş olmasına bağlanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 294Kaynağı aç
Bağışlama ilişkisinden kaynaklanan para borçlarında temerrüt ve faiz başlangıcı genel ifa rejiminden ayrılır; sözleşmeden doğan para borçlarına ilişkin faiz işletilebilmesi için ifanın sağlanmasına yönelik olarak dava açılması veya icra takibi başlatılması gerekir ve faiz bu tarihlerden itibaren işlemeye başlar.
Miras hukuku hükümleri kapsamında mirasbırakanın serbestçe geri dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ile vefatından önceki bir yıllık süre zarfında örf ve adet gereği verilen olağan hediyeler haricinde gerçekleştirdiği sağlararası bağışlamalar, Türk Medenî Kanunu m. 565 b. 3 gereğince ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkis davasına tabi tutulabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 565Kaynağı aç
Bağışlama teklifinde bulunan kişi kabul gerçekleşmeden önce vazgeçebilir mi?
Bağışlamayı öneren kişi malı diğer mallarından fiilen ayırmış olsa dahi, bağışlananın kabulüne kadar bağışlama önerisini serbestçe geri alabilir.
Fiil ehliyeti olmayan fakat ayırt etme gücü bulunan bir kimse bağışlamayı kabul edebilir mi?
Fiil ehliyeti bulunmayan ancak ayırt etme gücüne sahip olan kişi bağışlamayı geçerli biçimde kabul edebilir; ancak yasal temsilcisinin bu kabulü yasaklaması veya verilen şeyin geri verilmesini emretmesi durumunda bağışlama ortadan kalkar.
Savurganlık sebebiyle vesayet altına alınan bağışlayanın yaptığı bağışlama iptal edilebilir mi?
Bağışlamayı izleyen bir yıllık süre içinde açılan dava sonucunda bağışlayanın savurganlığı nedeniyle kısıtlanmasına karar verilirse, yapılmış olan o bağışlama mahkemece iptal edilebilir.
Bağışlanan maldaki ayıptan ötürü bağışlayanın sorumluluğu doğar mı?
Bağışlayan, bağışlanılan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse bununla sorumlu tutulur; garanti taahhüdü bulunmadıkça ayıp ve zapt sorumluluğu doğmaz.
Taşınmaz mallar elden bağışlama yoluyla devredilebilir mi?
Elden bağışlama bir taşınırın teslimiyle kurulur ve taşınmazların bu yolla bağışlanması mümkün görülmemektedir. Taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni hakkın bağışlanması vaadinin geçerliliği ise resmî şekilde yapılmasına bağlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

