İşletenin Hukuki Sorumluluğunun Temeli
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm, yaralanma veya eşya hasarında, araç bir teşebbüsün unvanı ya da işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa araç işleteni ile teşebbüs sahibi ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Bu düzenleme, zarar görene işleten ve teşebbüs sahibinden herhangi birine ya da her ikisine birden talepte bulunma imkânı tanır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
İşletenin sorumluluğu yalnızca kendi eylemlerinden kaynaklanmaz. KTK m. 85/5 uyarınca işleten ve teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün ve aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Aynı madde kapsamında işleten ve teşebbüs sahibi, hâkimin takdirine göre kendi aracının katıldığı kazadan sonra yapılan yardım çalışmaları nedeniyle yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir; ancak teşebbüs sahibinin bu sorumlulukla yükümlü kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması ya da yardımın doğrudan kendisine, araçta bulunanlara veya kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılmış olması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/17-72, K. 2013/1558Kaynağı aç
Araç İşletilme Halinde Değilken Meydana Gelen Kazalar
İşleten sorumluluğu kural olarak aracın fiilen işletildiği hallere özgüdür. KTK m. 85/3, işletilme halinde olmayan bir aracın neden olduğu trafik kazasında farklı bir ispat düzeni öngörür: Bu durumda zarar görenin, işletenin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.
İşletenin Sorumluluktan Kurtulması ve Tazminatın İndirilmesi
KTK m. 86/1, işletenin sorumluluktan tamamen kurtulabilmesini belirli koşulların bir arada gerçekleşmesine bağlar. Buna göre işleten veya bağlı olduğu teşebbüs sahibi; kendisinin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuzluğunu, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemediğini ve kazanın bir mücbir sebepten ya da zarar görenin yahut üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Bu koşulların tamamı birlikte karşılanmadıkça tam kurtuluş mümkün değildir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 86Kaynağı aç
Sorumluluktan tamamen kurtulamayan işleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hâkim, duruma ve koşullara göre tazminat miktarını indirebilir. KTK m. 86/2'de düzenlenen bu hüküm, indirimi hâkimin takdirine bırakmaktadır.
Üçüncü Kişinin Ağır Kusuru ve İlliyetin Kesilmesi
KTK m. 86/1 çerçevesinde, kazanın tamamen başka bir aracın sürücüsünün ağır kusurundan kaynaklandığı ve araç sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde illiyet bağı kesilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/17-72, K. 2013/1558 sayılı kararında sürücünün kusursuz, karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu somut bir olayda işletenin destek zararını tazmin bakımından hukuki sorumluluğunun bulunmadığını ve trafik sigortacısının ancak işletenin sorumlu tutulabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğunu benimsemiştir; işletenin sorumluluğunun bulunmadığı saptandığında sigortacının da sorumluluğu doğmamaktadır.
Hatır Taşımacılığında Sorumluluk Rejimi
Yaralanan veya ölen kişinin hatır için karşılıksız taşınması ya da aracın o kişiye hatır için karşılıksız verilmesi hâlinde işletenin ve teşebbüs sahibinin sorumluluğu KTK'nın özel hükümlerine değil, genel hükümlere tabidir. KTK m. 87 aynı zamanda araç maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararları da bu kapsamda değerlendirir.
Mesleki Faaliyette Araç Devri: Servis, Bakım ve Satış Halleri
Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahipleri, gözetim, onarım, bakım, alım-satım veya araçta değişiklik yapılması amacıyla kendilerine bırakılan araçların neden olduğu zararlardan işleten gibi sorumludur. KTK m. 104/1'e göre bu hâlde aracın asıl işleteni ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir. KTK m. 104/2 uyarınca söz konusu teşebbüs sahiplerinin kendilerine bırakılan araçların tümünü kapsayan ayrı bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur; bu sigortanın usul ve esasları yetkili Bakanlıkça belirlenir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 104Kaynağı aç
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Kapsamı
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar KTK'da öngörülen usul ve esaslara tabidir; bu tazminatlar ile manevi tazminata ilişkin olarak Kanunda düzenlenmeyen hususlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır (KTK m. 90). Sigortacının sorumluluğu, işletenin sorumlu tutulabildiği hallerde doğar; işletenin sorumluluğunun bulunmadığı durumlarda sigortacının sorumluluğu da ortaya çıkmaz (KTK m. 91).
KTK m. 92 kapsamı dışında kalan haller tahdidi biçimde sayılmıştır. Bu hükümde örnekseme yoluna gidilmeyip kapsam dışı haller tek tek sıralanmıştır; manevi tazminat talepleri bu kapsamdadır. Yolcu taşıması sırasında meydana gelen kazalarda taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı bir sorumluluk ilişkisi bulunmaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/20111, K. 2015/14790 sayılı kararında zorunlu mali mesuliyet sigortacısına ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde kalan kısım için başvurulabileceğini ve manevi tazminat istemlerinin ZMSS Genel Şartları A.3-e uyarınca teminat kapsamı dışında olduğundan bu sigortacı aleyhine manevi tazminata hükmolunamayacağını benimsemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/20111, K. 2015/14790Kaynağı aç
Tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan haller, sigorta sözleşmesinden ya da ilgili kanun hükümlerinden kaynaklanıyor olsa dahi zarar görene karşı ileri sürülemez (KTK m. 95/1). Buna karşılık zarar görene ödeme yapan sigortacı, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilir (KTK m. 95/2).
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 95Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/8213, K. 2013/9369Kaynağı aç
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde teminat sınırları içindeki miktarı ödemek zorundadır (KTK m. 99/1).
Yolcu Taşımacılığında Zorunlu Sigorta Türleri
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu m. 17 uyarınca şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından varış noktasına kadar geçen süre içinde meydana gelen kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması veya eşyasının zarara uğramasından sorumludur. Aynı Kanunun 18. maddesi, taşımacıları yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu sorumluluktan doğacak yükümlülüklerini sigorta ettirmeye zorlamaktadır.
Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bir meblağ sigortasıdır. Bu sigortada kazanın oluşunda taşımacının ya da sürücünün kusuru bulunmasa bile ölümlerde poliçede yazılı tutarın tamamı ölen kişinin mirasçılarına, yaralanmalarda ise beden gücü kayıp oranına göre belirlenen meblağ zarar gören kişiye ödenir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/20111, K. 2015/14790 sayılı kararında bu sigortacının sorumluluğunun diğer davalılardan farklı ve ayrı nitelikte olduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluluk şeklinde kurulamayacağını benimsemiştir.
Kendi Sigortalısına Rücu: Koşullar ve İspat Yükü
Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.4 maddesi, sigortacıya kendi sigorta ettirenine rücu hakkı tanıyan halleri tahdidi biçimde saymaktadır. Bu hallerden biri, tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi hareketi ya da ağır kusuru sonucunda meydana gelmesidir. Bir diğeri, ilgili kişilerin alkollü içki alması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmelerinden ya da uyuşturucu veya keyif verici madde alarak aracı sevk etmelerinden olayın kaynaklanmasıdır. Rücu hakkının doğduğunu ve bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigortacıya aittir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/16770, K. 2017/8930Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14237, K. 2018/7746Kaynağı aç
Sigortacının rücu iddiasını somut delillerle kanıtlaması zorunludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14237, K. 2018/7746 sayılı kararında sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olduğuna dayanan rücu iddialarında sigortacının bu hususları somut delillerle ispat etmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Alkol iddiasının değerlendirilmesinde dolaylı deliller de belirleyici olabilir; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/5488, K. 2021/402 sayılı bozma kararında olay tanığının ve araçtaki yolcunun sürücünün alkol kullandığını beyan etmesi ile araç içinde alkol şişesi tespit edilmesi olgularının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini saptamış; aynı kararda münhasırlık incelemesinin eksik yapıldığı gerekçesiyle yeniden yargılama yapılmak üzere bozma kararı verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/5488, K. 2021/402Kaynağı aç
Olay Yerini Terk: Rücu Sebebi Sayılıp Sayılmadığı
Kaza sonrasında sürücünün olay yerini terk etmesi, başlı başına teminat dışılık veya rücu sebebi oluşturmaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bu konuda istikrarlı bir tutum sergilemiştir. E. 2015/14237, K. 2018/7746 sayılı kararında olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermediği, sigortacının genel şartların B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiği açıkça hükme bağlanmıştır. E. 2015/17172, K. 2018/9813 sayılı kararda ise olay yerinin terk edilmesi nedeniyle zararın arttığının iddia ve ispat edilemediği bir davada rücu talebinin reddedilmesi gerektiği benimsenmiştir. E. 2016/16770, K. 2017/8930 sayılı kararda da olay mahallini terk etmenin tek başına rücu sebebi olmadığı vurgulanmış; bu davada eksik inceleme gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013 tarihli kararlarında da aynı ilke benimsenmiş; davalının sürücü belgesinin mevcut olduğu, alkollü olduğunun ya da sürücü değişikliği yapıldığının somut delillerle ispat edilemediği durumlarda salt olay yerini terk etmenin rücu sebebi sayılmayacağı vurgulanmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/17172, K. 2018/9813Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/11302, K. 2013/13655Kaynağı aç
Her İki Aracın İşleteninin Sigortacıya Başvurması
Birden fazla aracın karıştığı kazalarda, her iki aracı da işleten konumundaki kişi üçüncü kişi sıfatına sahip olamaz ve alacaklı ile borçlu sıfatları kendi üzerinde birleşir. Türk Borçlar Kanunu m. 135/1 uyarınca alacak ve borcun aynı mal varlığında birleşmesi halinde borç kural olarak sona erer. KTK m. 85/1 kapsamında işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen zorunlu trafik sigortacısından bu durumda talepte bulunulması hukuken mümkün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/460, K. 2022/754 sayılı oybirlikli kararında bu sonucu benimsemiş; aynı doğrultuda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6775, K. 2013/7822 sayılı kararında da yerel mahkemenin ret kararı onanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/460, K. 2022/754Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6775, K. 2013/7822Kaynağı aç
Trafik Kazasında Sağlık Giderlerinin Karşılanması
Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler dahil tüm resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedellerinin karşılanmasında kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaz. KTK m. 98/1 uyarınca bu bedeller, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Trafik Kayıtlarına Şerh Konulması
Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıkları, aracın başkalarına devir ve temlik edilmesini ya da üzerinde hak tesisini önlemek amacıyla aracın tescilli olduğu kuruluşa trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verir. KTK m. 85/2'ye göre kaza anı ile şerh arasındaki süre içinde kötü niyetle yapılan tesciller hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içinde şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmezse bu şerh de hükümsüz kalır.
Zamanaşımı Süreleri
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler KTK m. 109/1 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bunun yanı sıra KTK m. 109/2, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi hâlinde bu uzun sürenin maddi tazminat talepleri bakımından da geçerli olacağını düzenlemektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9868, K. 2015/9429 sayılı kararında uzamış ceza zamanaşımının sürücü ve işleten gibi farklı sorumlular arasında ayrım yapılmaksızın tüm sorumlular için geçerli olduğunu benimsemiştir; ancak bu karar oyçokluğuyla alınmış olup karşı oy da mevcuttur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9868, K. 2015/9429Kaynağı aç
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş kabul edilir (KTK m. 109/3). Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m. 109/4).
Tazminat Anlaşmalarının İptali
Tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ya da uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m. 111/2).
Sık Sorulan Sorular
İşleten trafik kazasında nasıl sorumluluktan kurtulabilir?
KTK m. 86/1 uyarınca işleten; kendisinin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuzluğunu, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemediğini ve kazanın bir mücbir sebepten ya da zarar görenin yahut üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Bu koşulların tamamı birlikte karşılanmadıkça tam kurtuluş mümkün değildir. Sorumluluktan tamamen kurtulamayan işleten, zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hâkim tazminat miktarını indirebilir.
Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılar mı?
Hayır. Manevi tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında değildir. ZMSS Genel Şartları A.3-e bu hususu açıkça düzenlemekte olup zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine manevi tazminata hükmedilemez. Manevi tazminat talepleri için KTK m. 90'a göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri uygulanır.
Sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya rücu hakkı verir mi?
Hayır. Kaza sonrasında sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına teminat dışılık ya da rücu sebebi oluşturmaz. Rücu hakkının doğabilmesi için sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.4 maddesinde tahdidi olarak sayılan hallerden birinin gerçekleştiğini somut delillerle ispat etmesi gerekir. Olay yerini terk nedeniyle zararın arttığı iddia ve ispat edilemediği takdirde rücu talebi reddedilir.
Araç servisteyken kaza olursa asıl işleten sorumlu mudur?
Hayır. Araç; gözetim, onarım, bakım, alım-satım veya değişiklik amacıyla mesleki faaliyette bulunan bir teşebbüse bırakılmışsa o teşebbüs sahibi işleten gibi sorumlu olur. Bu süre zarfında asıl işleten ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı söz konusu zararlardan sorumlu değildir. Ancak bu teşebbüslerin kendilerine bırakılan tüm araçları kapsayan ayrı bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur (KTK m. 104).
Trafik kazası tazminat talebinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Maddi tazminat talepleri için iki ayrı süre işler: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl; kaza gününden itibaren ise her hâlde on yıl (KTK m. 109/1). Kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olur (KTK m. 109/2). Tazminat yükümlüleri arasındaki rücu taleplerinde ise yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği günden itibaren iki yıllık süre işler (KTK m. 109/4).
Belgeler teslim edildikten sonra sigortacı ne kadar sürede ödeme yapmak zorundadır?
Sigortacı, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde teminat sınırları içindeki miktarı ödemek zorundadır (KTK m. 99/1).
Kaza sonrası imzalanan tazminat anlaşması iptal edilebilir mi?
Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça anlaşılan anlaşmalar ya da uzlaşmalar, imzalandıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m. 111/2).
Yolcu taşımacılığında hangi sigorta önce devreye girer?
Sıralı sorumluluk ilkesi geçerlidir: yolcunun bedeni zararı önce taşımacılık mali sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sigortanın yapılmamış, geçersiz ya da süresinin bitmiş olması veya teminat limitinin aşılması hâlinde sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve ardından ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulabilir. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde kalan kısım için başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

