Trafik Kazasında Tedavi Masraflarını Kim Öder?

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Tedavi Masraflarını Kim Öder?

Trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan muayene, ameliyat ve tıbbi bakım gibi sağlık hizmet bedelleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 98 uyarınca kazazedenin sosyal güvencesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortası geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenleme ile sağlık kurumlarınca sunulan kanun kapsamındaki tedavi giderlerinde zorunlu trafik sigortacısının, araç işleteninin ve sürücünün yasal sorumluluğu son bulmuştur.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 98Kaynağı aç
Madde 98 – (Değişik: 13/2/2011-6111/59 md.) Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.[74] Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.[75] Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir. Tazminat ve giderlerin ödenmesi:
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18783, K. 2022/2656Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/18783 E.  ,  2022/2656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı … ve SGK vekili tarafından talep edilmiş, davalı SGK vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16/02/2021 Salı günü davalı SGK vekili Av. Kübra Tekinhatun geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı SGK vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi gereği düşünüldü. KARAR Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verildiği, bu yasal düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğunun, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu, diğer yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 8/b maddesinde "üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, acil olarak kendilerine getirilen trafik kazası geçirmiş kişilere, Sağlık Bakanlığı tarifesini uygulamak suretiyle, vermiş oldukları hizmetlerin bedelinin tamamını yükümlü sigorta şirketlerinden tahsil ederler" düzenlemesine yer verildiği; trafik kazasından sonra yapılan acil müdahaleden kaynaklanan tedavi bedellerinin de, SGK tarafından karşılanacağı ancak bu bedeller için sigorta şirketine rücu hakkının bulunduğu, somut olayda, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle tedavi gördüğü Özel … Hastanesi tarafından toplam 325.709,88 TL'lik faturalar (iki adet) düzenlendiği; davacı tarafın bu faturaya dayalı olarak tedavi giderlerinin, SGK da dahil olmak (ve SGK'dan 10.000,00 TL olmak) üzere tüm davalılardan tahsilini talep ettiği, davacının talep edebileceği tedavi giderleri için hekim bilirkişiden alınan 04/02/2016 tarihli raporda, davalıların sorumlu olduğu tedavi gideri (kusur oranına göre) 162.360,49 TL olarak hesaplandığı; mahkemece "tedavi giderlerinin acil kısmının Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde karşılandığı" gerekçesiyle, davalı SGK yönünden tedavi gideri talebinin reddine karar verildiği, 6111 sayılı Kanun ile KTK'da yapılan değişiklik gözetildiğinde, mahkemenin davalı SGK'nın tedavi giderlerinden sorumlu olmayacağına ilişkin kabulünün yerinde olmadığı, mahkemece; 2918 sayılı Kanunun 98. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğun SGK Başkanlığına ait olduğu dikkate alınmak suretiyle; bilirkişi raporunda hesaplanmış olan ve KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan belgeli tedavi giderleri yönünden, anılan yasal düzenlemeler gereği SGK Başkanlığının sorumlu tutulması gerekirken, hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisinin yerinde olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; tedavi gideri bakımından davalılar … İnşaat Taahhüt San. Tic. Şti. ve … aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı … aleyhine açılan asıl ve birleşen davanın kabulü ile; asıl davada 10.000,00 TL, birleşen davada toplam 152.360,49 TL tedavi masrafının davalı …'ndan tahsiline, asıl davada manevi tazminat isteminin davalılar … İnşaat Taahhüt San. Tic. Şti. ve … yönünden kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/03/2014 tarihinden itibaren yasal faizi anılan davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ve davalılar … ile … vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.025,45 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …'den alınmasına ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı SGK'dan harç alınmamasına 16/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sağlık Hizmeti Bedellerinde Sosyal Güvenlik Kurumunun Sorumluluğu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 98/1 hükmüne göre üniversitelere bağlı hastaneler ile kamu veya özel sektöre ait bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının trafik kazaları sebebiyle verdikleri sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenir. Bu ödeme yükümlülüğü kazazedenin sosyal güvencesinin varlığı şartına bağlı tutulmamış olup genel sağlık sigortalıları için öngörülen geri ödeme usul ve esasları dairesinde yerine getirilir. İlgili yasal çerçevede Sosyal Güvenlik Kurumu, genel sağlık sigortalıları için saptanan sağlık hizmetlerine ek hizmetleri belirlemekte ve protez ile ortezler yönünden farklı birim fiyatı tespit etmektedir. Düzenlenen bu sağlık hizmetleri, Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında yer alan istisnai sağlık hizmetleri arasına dâhil edilmez.

6111 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince, kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedelleri kural olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bununla birlikte, anılan yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce fiilen ödenmiş bulunan tedavi gideri bedelleri yönünden bu geçici maddenin uygulama yeri bulunmadığı ve kurum sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/13888, K. 2013/3343Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2012/13888 E.  ,  2013/3343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın dava dışı alkollü sürücü yönetiminde olduğu sırada karıştığı 5.4.2009 tarihli kazada, karşı aracın sürücüsünün yaralandığını, 3.412 TL tedavi giderinin Sağlık Bakanlığı'na ödendiğini, (31.3.2010 tarihinde), sigortalı aracın sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, bu halin teminat kapsamında bulunmadığını, davalı sigortalı ile dava dışı sürücü hakkında Merzifon İcra Müdürlüğünün 2011/502 sayılı dosyasında 3.412 TL asıl alacak ve 300,63 TL işlemiş faiz toplamı 3.712,63 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, olay anında kazaya karışan adına kayıtlı aracı oğlunun kullandığını, kusurunun, sorumluluğunun ve borcunun bulunmadığını, aynı olayla ilgili olarak olayda yaralanan dava dışı … ve yakınlarının, kendisi ve trafik sigortacısı hakkında Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/278 Esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalma, tedavi gideri bedeli ve manevi tazminat davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu, 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 59.maddesine göre tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek davanın SGK'na ihbarını ve reddini savunmuştur. Mahkemce, 6111 sayılı Yasanın 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin değişik 98.maddesi gereğince tedavi giderleri SGK'ca karşılanacağından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak, davacı … tarafından, davalı sigortalı aleyhine, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün alkollü olması nedeniyle ZMSS Genel Şartlarının B.4.c maddesi hükmü uyarınca karşı araçta bulunan ve yaralanan 3.kişiye ödenen tedavi masraflarının rücuen tahsili istemiyle, itirazın iptali şeklinde açılan alacak davasıdır. 2918 Sayılı KTK'nin 95/2.maddesi uyarınca, sigorta sözleşmelerinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması yada indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. 25.2.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98.maddesinde yapılan değişiklik "Trafik Kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün, resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri ve diğer bütün resmi sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmetleri bedelleri kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmü getirilmiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1.maddesinde; "Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 27.8.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililerine Sunulun Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Rücu hakkı" başlıklı 11.maddesine göre; Tespit edilen sorumluluk çerçevesinde sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının ilgili mevzuat çerçevesinde zarar sorumlusuna karşı rücu hakları saklıdır. Rücu hakkı kapsamında yapılan tahsilatlar sigorta şirketlerince ve Güvence Hesabınca ilgili poliçele eşleştirilerek Merkez veri tabanına kaydedilir". Yine aynı yönetmeliğin Geçici 1.maddesine göre; Kanunun yayımı tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan ve anılan tarih itibariyle ödenmemiş tüm tedavi gideri, bedelleri Kanunun geçici 1.maddesi kapsamında Kurumca ödenir. Bu tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle ilgili sigorta şirketlerinden ve Güvence Hesabından tahsil edilen tutarlar bakımından ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına herhangi bir iade yapılmaz. Bu tutarlar Kuruma bu yönetmelik uyarınca aktarılan tutarlarından mahsup edilemez. 2918 sayılı KTK'nin 48.maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektirin olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Somut olayda; 5.4.2009 tarihinde saat 16.25'te, davacı şirkete trafik sigortası bulunan, davalı adına kayıtlı aracın dava dışı sürücüsü … saat 17.25'te düzenlenen alkol raporuna göre 1.31 promil alkollüdür. Olay saatinin üzerinden 1 saat geçmiş olduğundan Widmerk formülüne göre, kandaki alkol miktarı saatte ortalama 15 promil azaldığından sürücünün olay anında 146 promil alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tesbit tutanağına göre; sürücü … şeride tecavüz etmek kuralını ihlal etmekten asli ve tamamen kusurlu bulunmuş; … plakalı motosiklet sürücüsü …'ya kusur izafe edilmemiştir. Olayda yaralanan … için Sağlık Bakanlığı Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesi Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünce 17.6.2009 tarihli 857,30 TL meblağı ve 21.12.2009 tarihli 2.554,90 TL meblağı içeren tedavi bedellerine ilişkin belgelerin düzenlenmesi üzerine, Sağlık Bakanlığınca bu bedeller 8.3.2010 ve 9.3.2010 tarihinde faturalandırılmış ve talep üzerine 31.3.2010 tarihinde davacı … şirketince toplam 3.412,20 TL Sağlık Bakanlığı'na ödenmiştir. Davacı tarafça, olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinden bahisle Merzifon İcra Müdürlüğü'nün 2011/502 sayılı icra dosyasında 3.412 TL asıl alacak ve 300,63 TL işlemiş faiz toplamı 3.712,63 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle tahsili istemiyle davalı sigortalı ve dava dışı sürücü hakkında icra takibi yapılmış; borçluların süresinde itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı vekili davalı sigortalının itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesi istemiyle işbu davayı açmıştır. Davalı özetle, tedavi giderlerinden 6111 Sayılı Yasaya göre SGK'nun sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmişir. Eksik inceleme ile yanlış değerlendirme ile hüküm kurulamaz. Trafik kazası 5.4.2009 tarihinde meydana gelmiş, davacı … karşı araçta bulunan ve yaralanan …'nun tedavi gideri bedelini 31.3.2010 tarihinde Sağlık Bakanlığı'na ödemiştir. 6111 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde bu kanunun yayımlandığı 25.2.2011 tarihinden önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacağı hükmü öngörülmüş ise de, 27.8.2011 tarihinde yayımlanan "Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililerince Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 11.maddesinde, tesbit edilen sorumluluk çerçevesinde sigorta şirketlerinin ve güvence hesabının ilgili mevzuat çerçevesinde zarar sorumlularına rücu haklarının saklı olduğu belirtildikten sonra, aynı yönetmeliğin geçici 1.maddesinde, kanunun yayımı tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan ve anılan tarih itibariyle (25.2.2011 tarihi) ödenmemiş tüm tedavi gideri bedellerinin Kanunun geçici 1.maddesi kapsamında SGK tarafından ödeneceği, ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından 25.2.2011 tarihinden önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle bu tarihten önce tahsil edilen tutarlar bakımından, sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına iade yapılmayacağı hükmü getirilmiştir. Bu durumda davaya konu kaza, 6111 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 5.4.2009 tarihinde meydana geldiği gibi, davacı tarafından tedavi gideri hizmet bedeli de 31.3.2010 tarihinde, 6111 Sayılı Yasanın 25.2.2011 olan yürürlük tarihinden önce Sağlık Bakanlığına ödendiğinden ve davacı … şirketinin zarar sorumlusuna rücu hakkı saklı tutulduğundan 6111 Sayılı Yasanın 59.maddesi ve geçici 1.maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla işbu davaya konu tedavi giderinden SGK'nun sorumlu olduğu kabul edilemez. Kazazedenin tedavi masrafları hali hazırda davacı tarafça 6111 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce ödendiğinden; artık uyuşmazlık kazazedenin tedavi masraflarının kimin tarafından ödeneceğine ilişkin olmayıp; dava dışı sürücünün olay anında alkollü olması sebebiyle kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği, sigortacı tarafından ödenen tedavi giderinin ZMSS teminatı içinde kalıp kalmadığı, ZMSS Genel Şartlarının B.4.c maddesindeki sigortalıya rücu şartlarının somut olayda oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Bu hususların konunun uzmanı bilirkişilerce tespit edilmesi gerekir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının tesbiti yönünden inceleme yapılmadığı gibi alkolün münhasıran etkisi altında meydana gelip gelmediği konusunda da inceleme yapılmamıştır. Dava dışı … için yapıldığı ileri sürülen ve faturalandırılan tedavi giderlerinin, tesbiti hususunda alınan 27.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda da; bu kaza nedeniyle dava dışı kazazede de bu yaralanmaların meydana gelip gelmeyeceği, uygulanan tedavilerin yaralanmaya uygun olup olmadığı, tedavi gideri bedellerinin makul olup olmadığı hususları irdelenip değerlendirilmeden, dosyada mevcut tedavi gideri belgeleri, faturalar aynen kaleme alınmıştır. Hükme elverişli olmayan rapora istinaden karar verilemez. Ayrıca davalı cevap dilekçesinde olayda yaralanan … ve yakınlarının Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/278 Esas sayılı dosyasında kendisi ve davacı … hakkında tedavi gideri, uzuv tazminatı manevi tazminat, davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu savunmuştur. Bu dosyanın getirilerek davacı tarafça bu davaya konu edilen tedavi gideriyle ilgili talep olup olmadığının da tesbiti gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/278 Esas sayılı dosyasının mahkemesinden getirtilerek iş bu davaya konu tedavi giderine ilişkin talep olup olmadığının tesbit edilmesi, daha sonra aralarında nöroloji ve kusur konusunda uzman bilirkişi ile tedavi giderinin uygunluğu ve tesbiti hususunda uzman doktor bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan olayın oluş şekli, yol, hava durumu, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, karşı aracın sürücüsü dava dışı … 'nun kazanın oluşumunda kusurunun bulunup bulunmadığı, alkolden başka unsurların da etkili olup olmadığının, tedavi giderlerinin oluşa, iş bu kazadaki yaralanmaya uygun ve makul bulunup bulunmadığının tesbiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6111 sayılı BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN m. geçici 1Kaynağı aç
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. (2) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren altı ay içinde Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün trafik kazalarından kaynaklanan tedavi giderlerinin tahsili için kurduğu sistem mevcut haliyle Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilir. Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün tasfiyesine ilişkin iş ve işlemler aynı tarih itibarıyla Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir.

2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zorunlu sigortalarda primlerin ve Güvence Hesabı katkı paylarının belirlenen oranındaki kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yasal sorumlulukları nihayete erer. Kanun koyucu, aktarıma konu söz konusu tutarı yüzde 50’sine kadar artırma veya azaltma yetkisini Cumhurbaşkanına tanımıştır.

Yargıtay İçtihatlarında Pasif Husumet Yokluğu

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/18783 Esas ve 2022/2656 Karar sayılı ilamında, 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında bulunan tedavi giderlerinde sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bittiği vurgulanmıştır. Aynı ilamda, sigorta şirketine yaptığı prim ödemesiyle sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteni ile eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün de sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir. Yargıtay, kanun kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu belirterek işleten ve sürücü aleyhine bu kalem yönünden açılan davalarda davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/21464 Esas ve 2015/9372 Karar sayılı ilamında, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği ve zorunlu trafik sigortacısının anılan giderlere ilişkin yasal sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle sigorta şirketine yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine yönelik mahkeme kararı onanmıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/21464, K. 2015/9372Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2013/21464 E.  ,  2015/9372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/09/2013 NUMARASI : 2013/340-2013/522 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin, yolcu olarak içinde bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın 28.09.2008 günü tek taraflı olarak yaptığı kaza neticesinde malul kalacak şekilde yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının tazmini için davalı aleyhinde Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada müvekkilinin 6 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının ve vücut çalışma gücünün %12'sini kaybettiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin faturalandırılmış tedavi giderlerinin 12.047,52 TL olduğunu, faturalandırılmamış tedavi giderlerinin de bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi giderlerine karşılık 12.047,52 TL maddi tazminatın faturalandırılmış tedavi giderleri için fatura tarihinden, faturalandırılmamış tedavi giderleri için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile geçici 1. maddesine göre, bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan tedavi giderlerinin de SGK tarafından karşılanacağının hükme bağlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava tarihi de dikkate alınarak davacının trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiği ve davalı sigorta şirketinin tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 01/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sağlık Hizmeti Bedelleri ile İkincil İyileşme Giderlerinin Ayrımı

Trafik Sigortası Genel Şartları (A.5/b) düzenlemesinde protez dâhil tedaviye yönelik kalemler tanımlanmış olmakla birlikte, sağlık hizmeti bedelleri yönünden zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu 2918 sayılı Kanun m. 98 uyarınca sona ermiştir. Tedavi masrafları kapsamında hastane, ameliyat ve tetkik gibi faturalı sağlık hizmeti bedelleri ile yol, refakat ve evde bakım gibi iyileşme ve ikincil giderler ayrılmakta; Sosyal Güvenlik Kurumu yalnızca sağlık hizmeti bedellerinden sorumlu tutulmaktadır.

Kaza sebebiyle ortaya çıkan yaralanmanın gelecekte cerrahi müdahale, devamlı ilaç sarfiyatı yahut protez değişimi gibi ek harcamaları zorunlu kılması hâlinde bu harcamalar bedensel zarar kapsamında değerlendirilebilmektedir. Zararın meydana geleceğinin tıbben öngörülebilir ve kaçınılmaz olduğu durumlarda, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödeme kapsamı dışında kalan bu neviden giderlerin tıbbi gerekliliği ve illiyet bağı bilirkişi incelemesiyle saptanarak işleten, sürücü veya sigorta şirketine yöneltilebilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu Uyarınca Bedensel Zararlar ve Ölüm Hâli

Trafik kazasından doğan haksız fiil sorumluluğunda bedensel zararların kapsamı genel hükümler dairesinde belirlenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 54 hükmü gereğince bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları içerir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi

Kazanın derhâl ölümle neticelenmediği durumlarda ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53/2 uyarınca vefat gerçekleşene kadar yapılan tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ölüm hâlinde uğranılan zararlar kapsamında talep hakkına konu edilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar

Zorunlu Trafik Sigortasının Kapsamı ve Alkol Nedeniyle Rücu

Araçta yolcu konumunda bulunan kişilerin kaza neticesindeki tedavi masrafları, zorunlu trafik sigortası poliçesinde öngörülen teminat limitleri dâhilinde teminata konu edilebilmektedir. Bu masrafların sigortacıdan talep edilmesi hâlinde resmî kaza tespit tutanağı veya polis raporu, tedaviyi yürüten sağlık kuruluşundan temin edilen ayrıntılı tedavi raporu ve tedavi faturaları ile kimlik belgesinin ibraz edilmesi gerekmektedir.

Zorunlu trafik sigortacısının kendi sigortalısına alkol nedeniyle rücu edebilmesi ve zararın teminat dışı sayılabilmesi belirli şartların varlığına bağlıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2012/13888 Esas ve 2013/3343 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt ve münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması zorunludur. Sürücünün yalnızca alkollü olması hasarın teminat dışı kalması sonucunu doğurmaz; hasarın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğini ispat yükü sigortacıya aittir.

Trafik kazası tedavi ve hastane masraflarını hangi kurum öder?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 98 uyarınca üniversite hastaneleri dâhil resmî ve özel tüm sağlık kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmeti bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortası geri ödeme usul ve esasları dâhilinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

Sağlık hizmeti bedelleri için sigorta şirketine veya araç işletenine dava açılabilir mi?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 98 kapsamındaki belgeli tedavi giderlerinde sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğinden, bu kalem yönünden araç işleteni, sürücü veya zorunlu trafik sigortacısı aleyhine açılan davalar pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedilir.

Kazazedenin ileride gerekecek ameliyat ve protez masrafları talep edilebilir mi?

Kazazedenin ileride zorunlu olarak yaptıracağı ameliyat, protez yenilemesi ya da sürekli ilaç kullanımı gibi tıbben kaçınılmaz ve öngörülebilir masraflar bedensel zarar kapsamında değerlendirilebilir. Sosyal Güvenlik Kurumunun ödeme kapsamı dışında kalan bu kalemler, illiyet bağı ve tıbbi gereklilik bilirkişi raporuyla belirlenerek işleten, sürücü ve sigortacıdan talep edilebilir.

Trafik kazası sonucu ölüm hemen gerçekleşmezse hangi tedavi giderleri istenebilir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53 uyarınca kaza sonrasında ölüm hemen gerçekleşmemişse, kazazedenin ölüm anına kadar yapılan tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan maddi kayıplar ölüm hâlinde uğranılan zararlar çerçevesinde istenebilir.

Kanun değişikliğinden önce meydana gelen kazaların tedavi masraflarını kim karşılar?

6111 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince, anılan kanunun yayımlandığı tarihten önce gerçekleşen trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Ancak kanunun yürürlük tarihinden önce fiilen ödenmiş bulunan tedavi giderleri yönünden bu geçici düzenleme uygulanmaz ve Kurum sorumlu tutulmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu