Trafik Kazasında Bakıcı Gideri Nedeniyle Alacak Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Bakıcı Gideri Nedeniyle Alacak Davası

Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu tıbbi bilirkişi raporuyla tespit edilen kişi, iyileşme süresince doğan bakıcı giderini zarar sorumlularından talep edebilir. Bu tazminat kalemi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinde ölüm ve sakatlık teminatından ayrı olarak tedavi giderleri klozu kapsamında kabul edilmekte; trafik sigortacısı da poliçe limitleri dahilinde bu kalemden sorumlu tutulmaktadır.

Bakıcı Giderinin Sigorta Poliçesindeki Hukuki Niteliği

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca bakıcı giderleri, sigorta poliçesindeki ölüm ve sakatlık klozundan bağımsız olarak tedavi ve sağlık giderleri klozu kapsamında değerlendirilir. Bu nitelendirme doğrultusunda trafik sigortacısı, bakıcı giderlerinden poliçede belirlenen tedavi gideri limitleri ile sınırlı biçimde sorumludur.

6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte belirli tedavi giderleri yasa kapsamı dışında kalmıştır. Ancak bu düzenleme kapsamı dışında kalan bakıcı gideri ile tedaviye bağlı diğer masraflar yönünden sigorta şirketinin poliçe teminatı dahilindeki sorumluluğunun sürdüğü ve işleten ile sürücü gibi haksız fiil sorumlularının yükümlülüğünün de devam ettiği Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarına yansımıştır. Öte yandan bu düzenleme haksız fiil sorumluları yönünden herhangi bir ayrıksı hüküm getirmediğinden, işleten ve sürücü gibi kişiler bakımından tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam etmektedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/8337, K. 2014/9153Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2013/8337 E.  ,  2014/9153 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Biga Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/12/2012 NUMARASI : 2011/507-2012/532 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı G. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin yolcusu olduğu motosiklete davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu yaralanmasına neden olduğunu, Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.04.2011 tarih, 2008/21 esas, 2011/220 karar sayılı dosyasının tarafları ve konusunun aynı olduğunu, bu dosyanın fazlaya dair hakları saklı tutularak kesinleştiğini, sözkonusu dosyada belirlenen zarar miktarlarından bakiye kalan miktarın tazmini için bu davayı açtıklarını belirterek 5.630,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı G. Sigorta A.Ş. vekili, 6111 sayılı Yasa gereğince tedavi giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar İsmail ve M.. Ö.. ile H.. D.. ve İ.. Y..'a usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştirler. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu ve davacının % 5.1 oranında çalışma gücü kaybı olduğu kabul edilerek davanın An. Türk Sigorta A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 5.630,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince tedavi giderleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte sözkonusu Yasal düzenleme haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü gibi) yönünden her hangi bir ayrıksı düzenleme getirmemiş olduğundan bu kişiler yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam edecektir. 6100 Sayılı HMK’nin 266. (1086 Sayılı HUMK m. 275) maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu tedavi giderleri miktarının saptanması uzman doktor bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir. Somut olayda, mahkemece tedavi giderleri yönünden her hangi bir inceleme yaptırılmaksızın Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.04.2011 tarih, 2008/21 esas, 2011/220 karar sayılı dosyasında davacının fazlaya dair haklarını saklı tutarak dava açtığı ve ek dava niteliğindeki temyiz konusu edilen dosyadaki talebin bakiye alacağına ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz edilmeksizin kesinleşen Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.04.2011 tarih, 2008/21 esas, 2011/220 karar sayılı dosyası incelendiğinde tedavi giderleri yönünden uzmanlığı bulunmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, tarafların delillerinin toplanması, özellikle davacı tarafından ödendiği ve SGK tarafından karşılanmadığı iddia edilen tedavi giderinin belirlenmesi ve davacı tarafından ödendiği ispat edilen bu tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri olduğunun tespit edilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu sözkonusu olacağından ve 6111 sayılı Yasa'nın 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra davanın açıldığı gözönüne alınarak tedavi giderine ilişkin talebin davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi ancak yasa kapsamı dışında kalan tedavi, bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden ise davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumluluklarının devam ettiğinin dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Güneş Sigorta A.Ş'ne geri verilmesine 5.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Geçici işgöremezlik ve tedavi yol gideri de bakıcı gideriyle birlikte 2918 sayılı Kanun kapsamındaki tedavi giderleri arasında değil, ZMSS poliçesi teminatı kapsamında sigortacının sorumluluğunda kalmaya devam eden kalemler arasında sayılmaktadır.

Bakıcı Gideri Talebinin Koşulları

Bakıcı giderine hükmedilebilmesi için kazada yaralanan kişinin başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyduğunun bilirkişi raporu aracılığıyla belirlenmesi gerekir. Bu koşulun sağlanması halinde, iyileşme süresince ortaya çıkan bakım masraflarının zarar sorumlularından talep edilebileceği Yargıtay içtihadına yansımaktadır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/6362, K. 2014/8448Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2013/6362 E.  ,  2014/8448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2012 NUMARASI : 2008/404-2012/478 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki asıl ve birleştirilen dosya davacısı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.05.2014 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı … Oto A.Ş.ne ait davalı M.. N..idaresinde bulunan aracın davacı yaya E.. N..’a çarpması sonucu davacının yaralandığını, aracın İ.. Y.. tarafından …. A.Ş.'nce işletilen otoparka bırakıldığı, otoparkın Ege Üniversitesi'nin sorumluluğunda olduğunu, davacının yaralanması nedeniyle ameliyat olduğunu, tedavi giderleri ödediğini, bakıcı ve ev işleri için yardımcı tutmak zorunda kaldığını, öğretmen olan davacının ek ders ücreti alamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL. maddi 40.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen dosyada davacı S.. G..’in aynı kaza sonucu yaralandığı belirtilerek 7.100,00 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davacı E.. N.. için 1.626 TL. maddi, 7.000 TL. manevi tazminatın davalılar ….A.Ş. ve M..N..’dan tahsiline, davalılar ….Oto. A.Ş. ve … Sigorta A.Ş.'nin KTK. 104. maddesi gereğince sorumlu olmadıklarından, davalı E.. R..nün otopark işletmesini ihale yolu ile davalı … A.Ş.'ne verdiğinden diğer davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen dosyada davacı S.. G.. için 608,40 TL. maddi tazminatın davalı M.. N..’dan tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleştirilen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, Karayolları Trafik Yasası 104.maddesi uyarınca, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişiler, bu tür araçların gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulacağı ve aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısının bu zararlardan sorumlu olamayacağının hüküm altına alınmış olmasına göre birleştirilen dosya davacısı ve asıl dosya davacısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar kaza sonrası yaralanmaları nedeniyle yapmak zorunda kaldıkları tedavi giderleri ve davacı E.. N..’ın yaralanması nedeniyle bakım ihtiyacı olacağından bakıcı giderini talep etmişlerdir. Mahkemece tedavi giderleri ile ilgili talep yönünden 6111 sayılı Yasa gereğince SGK sorumlu olduğu gerekçesi ile davalılar sorumlu tutulmamış ise de davalı sürücü ve 2918 sayılı Yasanın 104. maddesine göre işleten olarak sorumluluğu bulunan otopark işletmecisinin tedavi giderlerinden sorumluluğu devam edeceğinden yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Mahkemece alınan doktor bilirkişi raporuna göre davacı S.. G..’in dosyaya ibraz edilmiş belgelere göre tedavi giderlerinin SGK tarafından ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi, davacı E.. N.. yönünden ise bilirkişi raporu ile yaralanması nedeniyle başkasının bakım ve yardımına ihtiyacı olduğu belirlendiğine göre davacı için iyileşme süresince zarar sorumlularından bakıcı gideri isteyebileceği kabul edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ;Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar E.. N.. ve S.. G..'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin harcın temyiz eden taraflara iadesine 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tazminat talebinin miktarının belirlenmesinde uzman doktor bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması gerekir; uzmanlığı bulunmayan bir bilirkişinin raporuna dayanılarak hüküm kurulması usule aykırı kabul edilmektedir.

Müteselsil Sorumluluk ve Dava Açma Hakkının Kapsamı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 88 uyarınca bir motorlu aracın karıştığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan birden fazla kişi tazminatla yükümlü ise bu kişiler müteselsilen sorumlu tutulur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 163 gereğince müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7373, K. 2014/7012Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2013/7373 E.  ,  2014/7012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :29/11/2012 NUMARASI :2008/616-2012/466 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilin yolcu olarak bulunduğu dava dışı T.. C..'ın sürücüsü, davalı …. Groupama Sigorta AŞ'nin trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı …..Ltd.Şti'nin işleteni, davalı C.. Y..'un sürücüsü, … Sigorta AŞ'nin trafik sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin mesleği olan dolmuş şoförlüğünü iki yıl süresince yapamadığını, kazanç kaybının sözkonusu olduğunu, .. Sigorta AŞ'nin iflas etmiş olması nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tedavi giderleri için şimdilik 500,00 TL ile kazadan sonra iki yıl boyunca çalışamadığı için şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalılar C.. Y.., Ak Tekstil Mümessillik İthalat ve İhracat Ltd. Şti. ve Güvence Hesabı yönünden 24.791,86 TL, davalı … Groupama Sigorta AŞ yönünden 41.319,31 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 4.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12/03/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar C.. Y.. ve … Mühendislik İthalat İhracat Ltd. Şti.'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile toplam 24.791,86 TL maddi tazminatın davalılar C.. Y.. ve …..Mühendislik İthalat İhracat Ltd. Şti. yönünden olay tarihi olan 12/03/2002 tarihinden itibaren, davalı …. Groupama Sigorta AŞ ve Güvence Hesabı yönünden dava tarihi olan 13/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ….Groupama Sigorta AŞ yönünden poliçe limiti olan 11.000,00 TL ile, davalı Güvence Hesabı yönünden poliçe limiti olan 11.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde, ve özellikle davacı tarafça davalı Güvence Hesabı'na yöneltilen husumetin, …. Sigorta AŞ'nin iflas etmesinden kaynaklanmış olması nedeniyle kaza tarihindeki limitlerden değil poliçede belirtilen limit üzerinden sorumlu tutulmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Müteselsil sorumluluk yasadan kaynaklanan bir sorumluluktur. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "müşterek borçluların mesuliyeti" başlığını taşıyan 142. maddesinin 1. fıkrasına göre, alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhtardır. Aynı maddesinin 2. fıkrasında ise borcun edasına kadar bütün borçluların mesuliyetinin devam edeceği hükme bağlanmıştır. Yine BK.’nun 50. ve 51. maddelerinde, birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim bunların birbiri aleyhine rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şümulünün derecesini tayin eyler hükmü açıkça zarara sebebiyet verenler arasındaki kusur oranlarının kendi aralarındaki rücuu durumunda önemli olduğunu vurgulamaktadır. 2918 sayılı KTK’nun 88. maddesi uyarınca da, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur denilmektedir. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya baktığımızda; davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yaptığını belirterek kazaya karışan iki aracın sorumlularından müvekkilinin zararının tazminini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün 5/8, karşı araç sürücüsünün ise 3/8 oranında kusurlu olduğu, davacının ise bir kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. Davacının davasını teselsül hükümlerine göre açmasına, zararının tamamını davalılardan talep etmesine, müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olmasına, kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar görenin isterse tüm hasar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi sadece bunlardan birisinden de hasarın tamamını isteyebilmesine göre, aktüerya bilirkişisinin 14/11/2011 tarihli ek raporuyla belirlenen davacının sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin tamamından davalıların müteselsilen sorumluluğuna (sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) hükmedilmesi gerekirken sadece 3/8 kusur oranına isabet eden miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.5.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 163Kaynağı aç
MADDE 163- Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. b. Borçluların savunmaları

Birden fazla kişinin aynı zarara birlikte yol açtığı durumlarda sorumlular, aralarındaki kusur paylaşımına bakılmaksızın müteselsilen yükümlüdür. Sorumlular arasındaki kusur oranları yalnızca kendi aralarındaki rücu ilişkisinde belirleyici olur. Birden fazla sorumlu arasındaki iç ilişkide zarar, olayın tüm koşulları değerlendirilerek paylaştırılır; işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri, özel durumlar farklı bir paylaşımı haklı göstermedikçe kusurları oranında zarara katlanır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 88Kaynağı aç
Madde 88 – Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. (Değişik: 17/10/1996-4199/31 md.) Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini:70

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/7373, K. 2014/7012 sayılı kararında sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri zararının tamamı için müteselsil sorumluluk esasının uygulanması gerektiği vurgulanmış; kusur oranına göre indirim yapılarak yalnızca belirli bir orana isabet eden miktarla sınırlı karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır. Sigorta şirketleri bu müteselsil sorumlulukta poliçe limitleriyle sınırlı olarak yer alır.

Trafik sigortacısının iflası nedeniyle Güvence Hesabı'na yöneltilen husumet söz konusu olduğunda, aynı kararda Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun kaza tarihindeki genel limitlerden değil poliçede belirtilen limitten belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Güvence Hesabının Sorumluluğu

Plakası tespit edilemeyen bir aracın kazaya karışması hâlinde Güvence Hesabı'nın sorumlu tutulabilmesi için o aracın sürücüsünün kazada kusurlu olması ön koşul olarak aranmaktadır; sürücünün kusursuz olduğu hâlde Güvence Hesabı sorumlu tutulamaz. Güvence Hesabı, ancak meçhul aracın işleteninin kusuru oranına isabet eden ve teminat limitleri içinde kalan zarardan sorumlu tutulabilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18160, K. 2021/8906Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/18160 E.  ,  2021/8906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı … yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı … yönünden davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan 17. Hukuk Dairesinin 24/12/2019 tarih ve 2018/2455-2019/12431 sayılı bozma ilamında " 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu vs. nedenlerle bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulacağı belirtilmiştir.Anılan yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9. maddesinde de Güvence Hesabına başvurulabilecek nedenler düzenlenmiştir. Diğer yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK'nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır. Eldeki dosyada, İlk Derece Mahkemesince ATK'san aldırılan kusur raporunda kazada ölen muris…'ın %100 kusurlu, kimliği belirlenemeyen aracın ise kusursuz olduğu bildirildiği halde davalı Güvence Hesabının tazminattan sorumluluğuna hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince de davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir. Oysa, davalı Güvence Hesabının zarardan sorumlu tutulabilmesinin ön şartı, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olmasıdır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların çocuklarının ölümüyle sonuçlanan kazaya karışan kimliği meçhul araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığı, destek yaya…'ın %100 kusurlu olduğu; davalı Güvence Hesabının ancak araç sürücüsünün kusuru bulunması halinde ve sürücünün kusur oranıyla sınırlı olarak 3. kişilerin zararlarından sorumlu tutulabileceği şeklindeki maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş, dava dosyası karar vermek üzere İlk derece mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı … yönünden ilk karar bozma ilamı ile kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre davacı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesinde; "maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiş olup, davacı … yönünden davanın tamamen reddine karar verilen incelemeye konu gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu maddesinin 3. bendinde davalı taraf yararına 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde; 7.458,86 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; hüküm fıkrasının 2 nolu maddesinin 3. bendindeki; “7.458,86 TL” ibaresi çıkartılarak, yerine "3.400,00 TL" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … …'e geri verilmesine 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/23723, K. 2014/22760Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2013/23723 E.  ,  2014/22760 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Bakırköy 17. İş Mahkemesi Tarihi : 05.09.2013 No : 2013/165-2013/40 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, 13.05.2005 tarihli trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin, davalı sürücü ve kullanılan aracı sigortalayan sigorta şirketi ile plakası ve sürücüsü belli olmayan fakat kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddiasında bulunulan araç sebebiyle T.. B.. Garanti Fonundan (Güvence Hesabı) tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, davalı Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği yönünden davanın hatalı gerekçe ile reddedildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu somut olayda; dava dışı bir nakliye firmasının aracını kullanan sigortalının, önüne plakası tespit edilemeyen bir başka aracın aniden çıkması ile direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeritten gelen ve davalı sürücü tarafından kullanılan kamyon ile çarpışması sonucu vefat ettiği sabittir. Mahkemece uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre kazaya neden olan plakası meçhul arac sürücüsü % 40, kazalı sigortalı % 60 kusurludur. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 2918 sayılı Kanunudur. 506 sayılı Kanunun 26. maddesi "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselere yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı Kurumca işverene ödettirilir." hükmünü içermektedir. Güvence Hesabının sorumluluğu ise 2918 sayılı Yasanın 85 ve devamı maddelerinde düzenlenen işletenin sorumluluğu esasına dayandırılmıştır. İşletenin hukuki sorumluluğunu üzerine alan Güvence Hesabı ancak işletenin kusuru oranına isabet eden ve teminat limitleri içinde kalan zarardan sorumlu olduğu ilkesi dikkate alınarak davacı Kurumca sigortalıya bedensel zararlardan dolayı yapılan yardımlardan sorumludur. Anılan madde gereği, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Zira, her ne kadar 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile yeni düzenlemeler yapılmış ise de; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve davanın yasal dayanağı olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 108. maddesince, "Bu Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi motorlu araçların sebep olacakları zararların, aşağıdaki durumlarda işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde  bir Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı oluşturulur." ki aynı düzenlemenin devamında, Kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmamış olan işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için de bu hesaba başvurulabileceği belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, T.. B..nin, plakası meçhul arac sürücüsünün % 40 kusuru ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA 04.11.2014 gününde oybirliği ile karar verilmiştir

Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

Bakıcı gideri alacağına ilişkin davalar haksız fiil davası niteliği taşıdığından yetkili mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 16 çerçevesinde belirlenir. Bu hükme göre dava; haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Bakıcı gideri trafik sigortasından hangi kloz kapsamında talep edilir?

Bakıcı gideri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinde ölüm ve sakatlık teminatından ayrı olarak tedavi giderleri klozu kapsamında değerlendirilir. Trafik sigortacısı bu tazminat kaleminden poliçede belirlenen tedavi gideri limitleriyle sınırlı olarak sorumludur.

Bakıcı gideri davasında kimler sorumlu tutulabilir?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 88 gereği, kazadan birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda tüm sorumlular müteselsilen yükümlüdür. Zarar gören, sorumluların tamamından veya yalnızca birinden zararının tamamını talep edebilir. Sigorta şirketleri bu sorumlulukta poliçe limitleriyle sınırlı olarak yer alır; 6111 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bakıcı gideri yönünden sigorta şirketinin sorumluluğu ile işleten ve sürücü gibi haksız fiil sorumlularının yükümlülüğü devam eder.

Bakıcı gideri tazminatı için ne ispat edilmesi gerekir?

Kazazedenin başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekir. Bu koşulun sağlandığı hallerde iyileşme süreci boyunca doğan bakım masrafları zarar sorumlularından talep edilebilir. Tazminat miktarının tespiti ise uzman doktor bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.

Bakıcı gideri davası hangi mahkemede açılır?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 16 uyarınca haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Güvence Hesabı bakıcı giderinden sorumlu tutulabilir mi?

Plakası tespit edilemeyen meçhul aracın sürücüsünün kazada kusurlu olduğunun belirlenmesi, Güvence Hesabı'nın sorumlu tutulabilmesinin ön koşuludur; sürücünün kusursuz olduğu hâlde Güvence Hesabı sorumlu tutulamaz. Güvence Hesabı, ancak meçhul aracın işleteninin kusuru oranına isabet eden ve teminat limitleri içinde kalan zarardan sorumlu olabilir. Öte yandan trafik sigortacısının iflas etmesi nedeniyle Güvence Hesabı'na yöneltilen husumette ise sorumluluk kaza tarihindeki genel limitlerden değil poliçede belirtilen limit üzerinden belirlenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu