Rehin, belirli bir mal veya mülk üzerinde alacaklı lehine tesis edilen sınırlı bir ayni haktır. Bu hak borçlunun ödeme yükümlülüğünü garanti altına alır; alacaklıya mal üzerinde kullanma veya tasarruf etme yetkisi sağlamaz. Rehin hakkı sahibine tanınan yetki, borç ödenmediğinde rehinli malı sattırmak suretiyle elde edilecek bedelden alacağını öncelikli olarak tahsil etmektir.
Rehnin Temel İşlevi ve Alacaklının Konumu
Rehin, borcun ödeme yükümlülüğünü güvenceye bağlar; alacaklıya mal üzerinde yararlanma hakkı vermez. Borçlu borcunu ödediğinde rehin hakkı kaldırılır ve taşınmaz mal veya mülk serbest bırakılır. Borç ödenmediği takdirde alacaklı, TMK m. 873 uyarınca alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme yetkisine sahiptir; paraya çevirme işlemi icra organları aracılığıyla gerçekleştirilir. Borcun ödenmemesi hâlinde rehin konusu malın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine yönelik sözleşme hükümleri TMK m. 873 gereğince geçersizdir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 873Kaynağı aç
Paraya çevirme sonucu elde edilen bedel rehinli alacaklılara sıraları oranında paylaştırılır. Aynı sırada yer alan alacaklılar alacakları oranında tatmin edilir.
Aynı alacak için birden çok taşınmaz rehnedilmişse TMK m. 873 uyarınca rehnin paraya çevrilmesi istemi taşınmazların tamamı hakkında yapılır; bununla birlikte icra dairesi onlardan ancak gerektiği kadarını paraya çevirir.
Taşınmaz Rehni: Genel İlkeler ve Belirlilik Koşulu
Taşınmaz rehni, TMK m. 851 uyarınca miktarı Türk parası ile gösterilen belirli bir alacak için kurulabilir. Rehnin kuruluşu sırasında alacağın miktarı belli değilse taraflar alacaklının bütün istemlerini karşılayacak biçimde taşınmazın teminat altına alacağı üst sınırı kararlaştırabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 851Kaynağı aç
TMK m. 851 hükmü gereğince, yurt içinde veya dışında faaliyette bulunan kredi kuruluşlarınca yabancı para üzerinden veya yabancı para ölçüsüyle verilen kredileri güvence altına almak için yabancı para üzerinden de taşınmaz rehni kurulabilir. Bu durumda her derecenin ifade ettiği tutar, alacağın belirlendiği para cinsi üzerinden gösterilir; aynı derecede birden çok para cinsi kullanılamaz. Rehin kurulabilecek yabancı para cinsleri Cumhurbaşkanınca belirlenir.
Yabancı para üzerinden kurulan bir rehnin derecesi boşaldığında, yerine tescil anındaki karşılığı üzerinden Türk parası veya yabancı para cinsinden rehin tesis edilebilir. Türk parasıyla tesis edilmiş derecenin boşalması halinde de yerine o tarihteki karşılığı üzerinden yabancı para ile rehin kurulabilir. Bu karşılıkların saptanmasında işlem günündeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınır.
Taşınmaz Rehninin Kuruluşunda Resmi Şekil
TMK m. 856 gereğince taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır ve rehin tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Taşınmaz rehni sözleşmesine resmiyet kazandıracak merci tapu müdürlüğü olup noter huzurunda yapılan ipotek sözleşmesi geçerli sayılmaz. Tescil talebi bir tasarruf işlemi olduğundan taşınmaz maliki veya yetkili temsilcisi tarafından ileri sürülmelidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 856Kaynağı aç
Sabit Dereceler Sistemi
TMK m. 870 uyarınca rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin derecesi ile sınırlıdır ve taşınmaz rehni sırada kendisinden önce gelecek olanın miktarının tescilde belirtilmesi kaydıyla sonraki derecelerde de kurulabilir. Sabit dereceler sisteminde bir önceki derecede yer alan rehin terkin edildiğinde, sonraki derecede bulunan rehinler terkin edilen derecenin yerine ilerleyemez; her derece bağımsızlığını korur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 870Kaynağı aç
Taşınmaz Rehninin Sona Ermesi ve Terkin
Taşınmaz rehni tescil ile kurulduğu için sona ermesi de tapuda terkin işlemini gerektirir; kural olarak terkin talebinde bulunabilecek kişi rehin hakkı sahibidir. Alacağın sona ermesinin rehin kaydını kendiliğinden sona erdirip erdirmeyeceği hususunda farklı hukuki görüşler bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre alacağın sona ermesiyle rehin de sona erer ve malik açıklayıcı nitelikte bir terkin talebiyle kaydı sildirebilir. Diğer yaklaşıma göre ise alacak son bulsa bile malik doğrudan terkin isteyemez; öncelikle rehin hakkı sahibinden terkini talep etmeli, bu gerçekleşmezse tapu kaydının düzeltilmesi davası yoluna başvurmalıdır.
Rehinli Taşınmazın Değerinin Korunması
Rehinli taşınmazın değerini düşüren tasarruflara karşı rehin hakkı sahibi hâkimden yasaklama talep edebilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde alacaklı, bu tür bir yetki verilmesini beklemeksizin gerekli önlemleri kendiliğinden alabilir. Bu önlemler için yapılan giderler malikten istenebilir; ayrıca alacaklı bu masraflar için taşınmaz üzerinde tescile gerek olmaksızın diğer tescilli yüklerden önce gelen bir rehin hakkı elde eder.
Taşınmazın değerinde bir azalma meydana gelirse alacaklı başka bir teminat gösterilmesini veya taşınmazın eski durumuna getirilmesini talep edebilir. Borçlu hâkim tarafından tayin edilen süre içinde yeterli güvence sağlamazsa alacaklı, teminat eksiğini karşılayacak miktardaki alacak kısmının ödenmesini isteyebilir.
Aile Konutu Bakımından Rehin Sınırlandırması
TMK m. 194 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aile konutu üzerine ipotek tesisi de taşınmaz üzerindeki hakları sınırlandıran bir tasarruf işlemi olduğundan diğer eşin açık rızası aranır; rıza bulunmadığında ipotek geçersizlik yaptırımıyla karşılaşır. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu maliki olmayan eş tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini tapu müdürlüğünden talep edebilir. Bununla birlikte tapu kütüğünde aile konutu şerhi bulunmayan durumlarda lehine ipotek kurulan alacaklının TMK m. 1023 uyarınca iyiniyetli kazanımı korunabilir; iyiniyet asıl olup alacaklının kötüniyetli olduğunu ispat yükü bunu iddia edene aittir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/11321, K. 2013/29334Kaynağı aç
Taşınır Rehni: Konu, Kurulma ve Kamuya Açıklık
Taşınır rehninde rehin konusu taşınır mal, hayvan, hak veya alacak olabilir. TMK m. 939 gereğince kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir. Taşınır rehninde kamuya açıklık teslim yolu ile sağlanır; rehin konusu malın zilyetliği alacaklıya veya sözleşmede kararlaştırılmışsa üçüncü bir kişiye devredilmelidir. Taşınır fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 939Kaynağı aç
TMK m. 939 hükmüne göre, rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile rehin konusu taşınıra iyiniyetle zilyet olan kimse zilyetlik hükümlerine göre edinimi korunduğu ölçüde rehin hakkı kazanır; üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklıdır.
Zilyetliğin devri zorunluluğunun kanuni istisnaları kapsamında, yetkili makamlarca izin verilen kuruluşlar ile kooperatiflerin alacaklarının güvencesi için icra dairesindeki özel sicile yazılmak suretiyle zilyetlik devredilmeden hayvan rehni kurulabilir. Ayrıca kanun gereğince sicile tescili zorunlu taşınırlar üzerinde, alacakların güvenceye alınması amacıyla zilyetlik devredilmeksizin taşınırın kayıtlı olduğu sicile tescil yoluyla rehin tesis edilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 940Kaynağı aç
Taşınır Rehninin Alacakla İlişkisi ve Kapsamı
Taşınır rehni alacağa bağlı feri bir haktır; alacak geçersizse rehin de geçersiz kalır, alacak sona erdiğinde rehin de sona erer. Bununla birlikte alacağın zamanaşımına uğramış olması rehni sona erdirmez; rehinli mal paraya çevrilerek alacak tahsil edilebilir. Alacak devredildiği takdirde rehin hakkı da yeni alacaklıya geçer.
Taşınır rehninde alacak miktarının rehnin kurulduğu anda kesinleşmiş olması aranmaz; malın paraya çevrildiği sırada alacağın para ile belirlenebilir olması yeterlidir.
Teminat yükünün kapsamına rehin konusu taşınır mal ile onun bütünleyici parçaları ve eklentileri dahildir. Rehin alacağın tamamı için teminat teşkil eder; alacaklının rehinli malı geri verme yükümlülüğü ancak borcun tümüyle ödenmesi durumunda doğar, kısmi ödemede malın iadesi zorunlu değildir.
Taşınır Rehninin Sona Ermesi ve Sorumluluk
Taşınır rehni teslim koşuluna bağlı olduğundan, alacaklının zilyetlikten çıkması ve malı zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hâle gelmesiyle son bulur. Bununla beraber taşınır mal alacaklının rızasıyla fiilen yalnızca rehnedenin hâkimiyeti altında bulunduğu sürece rehnin hükümleri askıda kalır ve rehin hakkı son bulmuş sayılmaz.
Rehin hakkı sahibi alacaklı, rehinli taşınırın kaybolması, yok olması veya değerinin azalması sebebiyle oluşan zararlardan sorumludur; alacaklı ancak bu durumlarda kusursuz olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Alacaklının rehinli taşınırı kendiliğinden başkasına devretmesi veya yeniden rehnetmesi durumunda ise bu işlemlerden kaynaklanan tüm zararlardan sorumluluğu doğar.
Rehin hakkı alacaklıya malı kullanma veya sahiplenme yetkisi verir mi?
Hayır. Rehin, mal üzerinde kullanma veya tasarruf yetkisi sağlamaz; alacaklıya tanınan yetki, borç ödenmediğinde rehin konusu malı sattırarak alacağını satış bedelinden öncelikle tahsil etmektir. TMK m. 873 uyarınca borcun ödenmemesi durumunda rehinli malın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir.
Aile konutu üzerine ipotek tesisinde diğer eşin rızası gerekir mi?
Evet. TMK m. 194 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz; rıza alınmadan yapılan ipotek işlemi geçersizdir. Ancak tapu kütüğünde aile konutu şerhi yoksa lehine ipotek kurulan alacaklının TMK m. 1023 kapsamındaki iyiniyeti korunabilir.
Alacağın zamanaşımına uğraması rehin hakkını düşürür mü?
Hayır. Alacağın zamanaşımına uğramış olması rehni sona erdirmez; alacaklı rehinli malı paraya çevirterek elde edilen bedelden alacağını tahsil etme hakkını sürdürür.
Alacak miktarı belirsiz olduğunda taşınmaz rehni nasıl kurulur?
TMK m. 851 uyarınca rehnin kuruluşunda alacağın miktarı belirli değilse taraflar, alacaklının bütün taleplerini karşılayacak biçimde taşınmazın güvence teşkil edeceği azami üst sınırı kararlaştırarak rehin tesis edebilir.
Noterde yapılan ipotek sözleşmesi hukuken geçerli midir?
Hayır. TMK m. 856 gereği resmî şekle tabi olan taşınmaz rehni sözleşmelerine resmiyet kazandıracak makam tapu müdürlüğüdür; noter huzurunda akdedilen ipotek sözleşmeleri geçerlilik kazanmaz.
Rehinli taşınmazın değerinin azalması halinde alacaklının hakları nelerdir?
Alacaklı, borçludan başka bir güvence verilmesini veya taşınmazın eski durumuna getirilmesini isteyebilir. Borçlu hâkimce belirlenen sürede güvence sunmazsa alacaklı, güvence eksikliğini karşılayacak miktardaki alacağın ödenmesini talep edebilir.
Tasarruf yetkisi bulunmayan kişiden taşınır rehni edinilebilir mi?
TMK m. 939 uyarınca taşınırlar kural olarak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilir ve taşınır fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldıkça rehin hakkı doğmaz. Bununla birlikte rehnedende tasarruf yetkisi olmasa bile taşınıra iyiniyetle zilyet olan kişi zilyetlik hükümlerine göre korunduğu ölçüde rehin hakkını kazanır.
Borcun sona ermesiyle taşınmaz üzerindeki ipotek kaydı kendiliğinden silinir mi?
Taşınmaz rehninin sona ermesi için tapu kütüğünden terkin aranır. Alacağın sona ermesinin kaydı doğrudan geçersiz kılıp kılmayacağı konusunda öğretide farklı görüşler bulunmakta olup bir kısım malikin doğrudan terkin isteyebileceğini kabul ederken diğer görüş rehin alacaklısına başvurulması veya tapu kaydının düzeltilmesi davası açılması gerektiğini belirtmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

