Yat Refit Projelerinde Tersane ile Hukuki Uyuşmazlıklar

by Avukat Erdal Ersoy
Yat Refit Projelerinde Tersane ile Hukuki Uyuşmazlıklar

Yat refit projeleri; gövde, boya, makine, elektrik, elektronik ve iç dekorasyon gibi kapsamlı yenileme işlerini tek sözleşme altında birleştirir. Bu ilişki, Türk Borçlar Kanunu bakımından çoğu durumda eser sözleşmesi niteliğine yaklaşır: tersane belirli bir teknik sonucu meydana getirmeyi, iş sahibi ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlenir. Sözleşmenin bu niteliği, tarafların hak ve yükümlülüklerini büyük ölçüde TBK'nın eser sözleşmesine ilişkin hükümlerine göre şekillendirir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak

Eser Sözleşmesi Çerçevesi ve Refit İlişkisi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Refit ilişkisinde tersane bu tanım içinde yüklenici konumunda yer alır; taahhüt edilen teknik yenileme sürecinin bütününden sorumludur. Somut işin niteliğine göre nitelendirme farklılık gösterebilir; her olayın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerekir.

Tersanenin Özen ve Sadakat Borcu

Yüklenici konumundaki tersane, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi gereğince özen borcundan doğan sorumluluğun sınırları belirlenirken benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Bu ölçü, tersanenin sözleşme süresince uyması beklenen genel standart olarak işlev görür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 471Kaynağı aç
MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır. 2. Malzeme bakımından

Malzeme Sorumluluğu ve Bildirim Yükümlülüğü

Refit projesinde kullanılan malzemelere ilişkin sorumluluk, malzemeyi kimin temin ettiğine göre farklılaşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 472. maddesi uyarınca malzeme tersane tarafından sağlanmışsa tersane, bu malzemenin ayıplı olması nedeniyle iş sahibine karşı satıcı gibi sorumlu tutulur. Malzeme iş sahibi tarafından sağlanmışsa tersane bu malzemeleri gereken özenle kullanmak, hesap vermek ve artanı geri vermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 472Kaynağı aç
MADDE 472- Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. 3. İşe başlama ve yürütme

İş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin meydana getirilmesi için gösterilen yerin ayıplı olduğu anlaşılırsa, ya da eserin gereği gibi veya zamanında tamamlanmasını tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Bu bildirim yükümlülüğü, refit sürecindeki yapısal veya teknik risklerin erken aşamada iş sahibiyle paylaşılmasını zorunlu kılmaktadır.

Gecikme Halinde İş Sahibinin Hakları

Yat refit projelerinde teslim tarihinin aşılması en sık karşılaşılan uyuşmazlık nedenlerinden biridir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin birinci fıkrası gereğince yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşme hükümlerine aykırı biçimde işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebepten doğan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre işin kararlaştırılan tarihte bitirilemeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemeksizin sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. 4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi

Çalışmalar sürerken eserin tersanenin kusuru nedeniyle ayıplı veya sözleşmeye aykırı biçimde tamamlanacağı açıkça görülüyorsa, iş sahibi önleyici bir hak kullanabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iş sahibi, ayıp ya da aykırılığın giderilmesi için uygun bir süre belirleyebilir; bu süre içinde giderilmezse hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işe devamın üçüncü bir kişiye yaptırılacağı ihtar edilebilir. Borcun gereği gibi ifa edilmemesi halinde ise zarar gören taraf, TBK'nın 112. maddesi uyarınca borçlunun hiçbir kusurunun bulunmadığını ispat edememesi koşuluyla bundan doğan zararının tazminini talep edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında

Teslim Sonrası Muayene, Ayıp İhbarı ve Bilirkişi Talebi

Yatın teslim alınmasının ardından iş sahibinin kanuni bir muayene ve ihbar yükümlülüğü başlar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi gereğince iş sahibi, teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Uyuşmazlık çıkması ihtimaline karşı taraflardan her biri, giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir. b. İşsahibinin seçimlik hakları

Teslim Sonrasında İş Sahibinin Seçimlik Hakları

Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu durumlarda iş sahibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesi kapsamında seçimlik haklardan birini kullanabilir. Eser iş sahibinin kullanamayacağı ya da hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı veya sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönmek yerine eseri alıkoyarak ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını talep edebilir. Bu seçimlik hakların yanı sıra iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı tutulmuştur. Bununla birlikte kanun metninin son fıkrası sözleşmeden dönme hakkını bir koşulla sınırlamaktadır: eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. Yat teknesi taşınmaz niteliği taşımadığından bu istisnanın refit uyuşmazlıklarında doğrudan uygulama alanı kısıtlıdır; ancak seçimlik haklar değerlendirilirken kanun metninin bu sınırının göz önünde bulundurulması gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. c. İşsahibinin sorumluluğu

Götürü Bedel ve Ek Maliyet Talepleri

Refit bedelinin baştan sabit bir toplam üzerinden kararlaştırıldığı götürü bedel düzenlemelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 480. maddesi belirleyici çerçeveyi oluşturur. Maddenin birinci fıkrası gereğince yüklenici eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür; iş öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse bile bedelin artırılmasını isteyemez. Öte yandan eser öngörülenden az emek ve masrafla tamamlansa bile iş sahibi belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 480Kaynağı aç
MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. b. Değere göre bedel

Ancak başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur ya da son derece güçleştirirse, TBK m. 480/2 uyarınca yüklenicinin kullanabileceği haklar belirli bir sıraya bağlıdır. Yüklenici öncelikle hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Uyarlama mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkı gündeme gelebilir. Aynı fıkra, dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenicinin yalnızca fesih hakkını kullanabileceğini açıkça öngörmektedir. Dolayısıyla uyarlama, dönme ve fesih seçenekleri birbirinin alternatifi olmaktan öte belirli bir öncelik sırası ve koşula tabidir.

Tersanenin Alacakları İçin Gemi Üzerindeki İpotek Hakkı

Türk Ticaret Kanunu'nun 1013. maddesi, tersane sahibine geminin yapımı ve onarımından doğan alacakları için o gemi üzerinde ipotek tescilini talep etme hakkı tanımaktadır. Bu haktan önceden feragat geçerli değildir; ayrıca tescil istem hakkını güvence altına almak için ilgili gemi siciline şerh verilebilir.

Yabancı Bayraklı Yatlarda Uygulanacak Hukuk

Yabancı bayrak taşıyan yatları kapsayan refit uyuşmazlıklarında hangi devlet hukukunun uygulanacağı ayrı bir sorun oluşturur. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir; sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerli sayılır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler

Taraflar seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya yalnızca bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilir. Bu imkân, özellikle farklı unsurları bir arada barındıran karma yapılı refit sözleşmelerinde pratik önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir ya da değiştirilebilir; sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerlidir.

Tarafların hukuk seçimi yapmamış olması halinde sözleşmeden doğan ilişkiye, sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Bu hukuk, kural olarak karakteristik edim borçlusunun sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni veya ticari ya da mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde işyeri hukukudur. Karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku esas alınır. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili başka bir hukukun bulunması durumunda o hukuk uygulanır.

Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanan hukuk seçimi kuralından farklı olarak, deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabidir. 5718 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince menşe ülke, ayni hakların tescil edildiği sicil yeridir; sicil yeri yoksa bağlama limanı esas alınır. Bu ayrım, tersane alacağına dayalı ipotek gibi ayni güvenceler söz konusu olduğunda sözleşme statüsünden farklı bir hukukun devreye girebileceği anlamına gelmektedir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
MADDE 22 – (1) Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki aynî haklar, menşe ülke hukukuna tâbidir. (2) Menşe ülke, hava ve deniz taşıma araçlarında aynî hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı, raylı taşıma araçlarında ruhsat yeridir. Fikrî mülkiyete ilişkin haklara uygulanacak hukuk
Yat refit projesinde teslim tarihi geçirilirse ne yapılabilir?

Yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşme hükümlerine aykırı biçimde işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir gecikme nedeniyle işin kararlaştırılan tarihte bitirilemeyeceği bütün tahminlere göre açıkça anlaşılırsa iş sahibi, teslim için belirlenen günü beklemeksizin sözleşmeden dönebilir. Bu hak TBK m. 473/1 kapsamında düzenlenmiştir.

İş devam ederken tersanenin ayıplı çalışma yaptığı anlaşılırsa nasıl önlem alınabilir?

Eserin tersanenin kusuru nedeniyle ayıplı veya sözleşmeye aykırı biçimde tamamlanacağı açıkça görülüyorsa, iş sahibi yükleniciye uygun bir süre vererek ayıbın ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Süre içinde giderilmezse hasar ve masrafları tersaneye ait olmak üzere onarım veya işe devamın üçüncü bir kişiye yaptırılacağı ihtar edilebilir. Bu hak TBK m. 473/2'de düzenlenmiştir.

Teslim alınan yatta sonradan ayıp fark edilirse iş sahibinin hakları nelerdir?

İş sahibi teslim sonrasında imkân bulur bulmaz yatı gözden geçirmek ve saptadığı ayıpları uygun sürede yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu durumlarda iş sahibi TBK m. 475 kapsamında sözleşmeden dönme, bedelden indirim isteme ya da aşırı masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım talep etme seçeneklerinden birini kullanabilir. Genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır.

Götürü bedelli refit sözleşmesinde beklenmedik maliyet artışı olursa ne yapılır?

Götürü bedel kararlaştırılmışsa tersane işi o bedelle tamamlamakla yükümlüdür; öngörülenden fazla emek ya da masraf gerektirse bile bedel artışı talep edilemez. Ancak başlangıçta öngörülemeyen ya da taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar eserin yapılmasını engeller veya son derece güçleştirirse yüklenici öncelikle hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını isteyebilir; bu mümkün olmadığı ya da karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkı gündeme gelebilir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda ise yüklenici yalnızca fesih hakkını kullanabilir. Bu haklar TBK m. 480/2'de belirli bir sıraya ve koşula bağlı olarak düzenlenmiştir.

Tersane ödeme alamazsa gemi üzerinde nasıl bir hukuki güvencesi vardır?

Türk Ticaret Kanunu'nun 1013. maddesi uyarınca tersane sahibi, geminin yapımı ve onarımından doğan alacakları için o gemi üzerinde ipotek tescilini talep etme hakkına sahiptir. Bu haktan önceden feragat geçerli sayılmaz; talep hakkı ilgili sicile şerh ettirilebilir.

Yabancı bayraklı yatlarda refit sözleşmesine hangi hukuk uygulanır?

Sözleşmeden doğan borç ilişkisinde taraflar hukuk seçimi yapmışlarsa seçilen hukuk uygulanır; seçim sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanmak üzere yapılabilir ve sonradan da değiştirilebilir. Seçim yoksa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk, kural olarak karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku esas alınır; ancak hâlin bütün şartlarına göre daha sıkı ilişkili başka bir hukuk bulunuyorsa o hukuk uygulanır. Gemi üzerindeki ayni haklar bakımından ise menşe ülke hukuku geçerlidir; bu hukuk aracın tescil edildiği sicil yeri, sicil yoksa bağlama limanı hukukudur. Sözleşme statüsü ile ayni hak statüsünün farklı hukuklara tabi olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu