Trafik kazasında zarar gören kişi ya da yakınları, belirli koşullar çerçevesinde kusurlu sürücüye, aracın işletenine veya her ikisine birden tazminat davası açabilir. Davanın kime karşı, hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılacağı; kazanın ölüm mü yoksa yaralanma mı ile sonuçlandığına ve tarafların kusur durumuna göre şekillenir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Hukuki Dayanak: Haksız Fiil ve İşletenin Sorumluluğu
Trafik kazalarında tazminat sorumluluğunun iki ayrı yasal temeli bulunur. Birincisi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesidir: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür; zarara yol açan fiili yasaklayan açık bir hukuk kuralı bulunmasa dahi, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de aynı yükümlülük altındadır. Bu hüküm çerçevesinde kazaya sebebiyet veren sürücü, haksız fiil sorumlusu olarak davalı gösterilebilir.
İkinci temel, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesidir. Bu maddeye göre bir motorlu aracın işletilmesi sonucu kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına yol açılırsa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan sorumludur. Araç bir teşebbüsün unvanı, işletme adı altında veya o teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, işleten ile teşebbüs sahibi bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bunun yanı sıra KTK m. 85/5 uyarınca işleten, aracın sürücüsünün veya kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
Aracın işletilme halinde olmadığı durumlarda ise sorumluluk kuralı farklılaşır: zarar gören, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulan kişilere ilişkin bir kusurun ya da araçtaki bozukluğun kazaya yol açtığını bizzat ispat etmek zorundadır.
Kimler Dava Açabilir
Kazanın yaralanmayla sonuçlanması durumunda yalnızca yaralanan kişi maddi ve manevi tazminat davası açabilir; ekonomik kayıp doğrudan mağdura ait olduğundan yakınları maddi tazminat talep edemez. Ancak yaralanan kişi uzuv kaybı veya felç gibi hayati fonksiyon kaybı sayılan ağır bedensel zarara uğramışsa yakınları da manevi tazminat talep edebilir.
Kaza ölümle sonuçlanmışsa ölen kişinin eşi ve çocukları, ölenin evli olmadığı hallerde ise anne ve babası, ölenin yaşarken kendilerine destek olduğu varsayımına dayanarak hem maddi hem de manevi tazminat talep edebilirler; destekten yoksun kalma tazminatı da bu kapsamdadır. Ölenin nişanlısı veya kardeşi gibi diğer akrabaların destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilmesi ise ölenin yaşamında kendilerine maddi destekte bulunduğunu ispat etmelerine bağlıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Trafik kazasına dayalı tazminat davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir; yetkili mahkeme ise kazanın gerçekleştiği ilçe veya ildeki Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Sigorta şirketinin de davalı olarak gösterildiği hallerde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır; bu tür karma davalarda görev ve yetki ayrımının somut duruma göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Dava Açmadan Önce Zorunlu Arabuluculuk
Trafik kazası nedeniyle tazminat davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşma sağlayamazsa, sürecin sona ermesinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye başvurulabilir.
Zamanaşımı Süreleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl; her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminat talebinin ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğması durumunda ise o daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Kusur Oranının Tazminata Etkisi
Mağdurun kazada kısmen kusurlu olması halinde toplam tazminattan kendi kusur oranına karşılık gelen miktar indirilir. Örneğin mağdurun yüzde yirmi kusurlu bulunduğu durumda hesaplanan maddi tazminattan o oranda indirim yapılır.
Manevi Tazminat ve Hâkimin Takdir Yetkisi
Manevi tazminatın belirlenmesinde kesin bir formül uygulanmaz; miktar hâkim tarafından takdir edilir. Hâkim bu değerlendirmeyi yaparken kazanın ağırlığını, mağdurun veya yakınlarının çektiği acının derecesini, tarafların kusur oranlarını ve ekonomik ile sosyal durumlarını göz önünde bulundurur.
Zorunlu Trafik Sigortası ve Manevi Tazminat
Zorunlu trafik sigortası poliçesi kural olarak manevi tazminatı kapsamamaktadır. Bu nedenle manevi tazminat talepleri doğrudan kusurlu şahıslara yöneltilir. Poliçede özel olarak manevi tazminat klozu yer alıyorsa istisnai olarak sigortadan da manevi zarar talep edilebilir.
Ceza Davası ile Tazminat Davasının İlişkisi
Trafik kazasından kaynaklanan ceza davası ile tazminat davası birbirinden bağımsız yürütülür. Ceza davasında uzlaşmaya varılmış olması tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Araç Üzerine Şerh Konulması
Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermişse, KTK m. 85/2 uyarınca olaya el koyan Cumhuriyet Savcılığı, aracın başkalarına devir ve temlikini ya da üzerinde hak tesisini önlemek amacıyla tescil kuruluşuna trafik kaydına şerh düşülmesi için talimat verir. Kaza anı ile şerhin konulması arasındaki sürede kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içinde şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz hale gelir.
Sık Sorulan Sorular
Trafik kazasında sürücü ile araç işleteni birlikte davalı gösterilebilir mi?
KTK m. 85/5 uyarınca işleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Araç bir teşebbüs adına işletiliyorsa ayrıca KTK m. 85/1 uyarınca işleten ile teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Trafik kazasında tazminat davası için zamanaşımı ne zaman başlar?
TBK m. 72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde kullanılmadığında zamanaşımına uğrar. Öğrenme tarihinden bağımsız olarak fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmesi halinde de dava hakkı sona erer. Tazminat talebinin dayanağı olan eylem aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı daha uzunsa, o uzun süre uygulanır.
Yaralananın yakınları tazminat davası açabilir mi?
Yaralanma halinde kural olarak yalnızca yaralanan kişi dava açabilir; yakınları maddi tazminat talep edemez. Uzuv kaybı veya felç gibi ağır bedensel zarar söz konusuysa yakınlar manevi tazminat talep edebilir. Kaza ölümle sonuçlanmışsa ölen kişinin eşi ve çocukları ya da evli değilse anne ve babası hem maddi hem manevi tazminat davası açabilir; destekten yoksun kalma tazminatı da bu çerçevede talep edilir.
Mağdurun da kusuru varsa tazminat alabilir mi?
Kısmen kusurlu olan mağdur tazminat talebinde bulunabilir; ancak hesaplanan tazminattan kendi kusur oranına karşılık gelen miktar indirilir.
Ceza davasında anlaşmak tazminat hakkını kaybettirir mi?
Hayır. Ceza davası ile tazminat davası birbirinden bağımsızdır; ceza davasında uzlaşmaya varılmış olması tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılar mı?
Kural olarak hayır. Zorunlu trafik sigortası poliçesi manevi tazminatı kapsamamaktadır; bu tür talepler doğrudan kusurlu kişilere yöneltilir. Poliçede özel bir manevi tazminat klozu bulunması halinde istisnai olarak sigortadan da talep mümkün olabilir.
Kaza sonrası araç üzerine şerh konulabilir mi?
Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya yol açmışsa Cumhuriyet Savcılığı, KTK m. 85/2 uyarınca tescil kuruluşuna trafik kaydına şerh düşülmesi için talimat verir. Bu şerh aracın devir ve temlikini ile üzerinde hak tesisini önlemek amacıyla konulur. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içinde mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

