Marina sahasında meydana gelen yat hasarlarında sorumluluk, taraflar arasındaki sözleşmesel bağ ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun borca aykırılık hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Kanun'un 112. maddesi gereğince, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
Kusur Sorumluluğu ve Sorumsuzluk Anlaşmaları
Borcun gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan zararlarda borçlunun kusursuzluğunu kanıtlaması esastır. 6098 sayılı Kanun'un 115. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, borçlunun ağır kusurundan sorumlu tutulamayacağına dair önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 115Kaynağı aç
Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanatın ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebildiği hallerde, borçlunun sorumluluğu daha sıkı kurallara bağlanmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 115. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda bu tür faaliyetlerde borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına yönelik önceden yapılan anlaşmalar da kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.
Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Doğan Sorumluluk
Hizmetin yürütülmesi sırasında çalışanların veya yardımcı kişilerin verdikleri zararlar da borçlunun sorumluluğunu doğurur. 6098 sayılı Kanun'un 116. maddesinin birinci fıkrasına göre borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını yardımcılarına bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermek zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu sorumluluk önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
6098 sayılı Kanun'un 116. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; bir hizmet, meslek veya sanatın yürütülmesi uzmanlık gerektiriyor ve yalnızca kanun veya yetkili mercilerin izniyle icra edilebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin eylemlerinden sorumlu tutulamayacağına dair anlaşmalar kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.
Kullanıma Elverişli Bulundurma Borcu ve Hapis Hakkı
6098 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kanun'un 301. maddesi doğrultusunda kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Öte yandan 6098 sayılı Kanun'un 336. maddesinde düzenlenen kiraya verenin hapis hakkı, yasal kapsamı gereği taşınmaz kiralarında kiralananda bulunan taşınırlar üzerindeki güvence hakkı olarak sınırlıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 336Kaynağı aç
Tüketici Hukuku Kapsamında Değerlendirme
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler tüketici; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunanlar sağlayıcı olarak kabul edilir. Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da taahhüt edilen mal sağlama dışındaki işlemler hizmet niteliğindedir ve bu çerçevede sağlayıcılar ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem tüketici işlemi sayılır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Teknesini ticari veya mesleki olmayan amaçlarla marinanın bağlama ve hizmet sistemine bırakan gerçek kişiler ile profesyonel marina işletmesi arasındaki hukuki ilişki, somut olayın özelliklerine göre 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi niteliği taşıyabilir.
Hasar Durumunda Delil Tespiti ve Yapılması Gerekenler
Marina içerisinde bir hasar meydana geldiğinde kusur ve sorumluluk durumunun belirlenebilmesi için delillerin ivedilikle toplanması gerekir. Bu kapsamda olay yerinin fotoğraf ve video ile kayıt altına alınması, hava durumu ve meteorolojik verilerin belgelenmesi, halat ve usturmaça durumu ile ponton ve elektrik altyapısındaki görünür kusurların tespiti önem taşır. Ayrıca marina tutanağının düzenlenmesi, güvenlik kamerası kayıtlarının talep edilmesi ve olayın niteliğine göre liman başkanlığına ya da sahil güvenliğe bildirim yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
Marina sözleşmesindeki sorumsuzluk kayıtları geçerli midir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 115. maddesinin birinci fıkrası uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu tutulamayacağına dair önceden yapılan anlaşmalar kesin hükümsüzdür. Kanun veya yetkili makam izniyle yürütülen uzmanlık faaliyetlerinde ise Kanun'un 115. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hafif kusurdan sorumlu olunmayacağına ilişkin şartlar da kesin olarak geçersizdir.
Marina personelinin sebep olduğu yat hasarlarından işletme sorumlu tutulabilir mi?
6098 sayılı Kanun'un 116. maddesinin birinci fıkrası gereğince borçlu, borcun ifasını yardımcı kişilere bırakmış olsa dahi onların işi yürüttükleri sırada verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk kural olarak önceden yapılan anlaşmayla sınırlandırılabilse de izne tabi uzmanlık hizmetlerinde sorumsuzluk anlaşmaları Kanun'un 116. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kesin hükümsüzdür.
Marinanın sunduğu bağlama hizmeti tüketici işlemi sayılır mı?
Teknesini ticari veya mesleki olmayan amaçlarla marinanın bağlama ve hizmet alanına bırakan gerçek kişiler ile profesyonel marina işletmesi arasındaki ilişki, somut olayın koşullarına göre 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olarak nitelendirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

