Trafik Kazasında Gelir Kaybı ve Geçici İş Göremezlik Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Gelir Kaybı ve Geçici İş Göremezlik Tazminatı

Trafik kazası nedeniyle çalışamayan kişi, iyileşme süresince elde edemediği kazancı tazminat olarak talep edebilir. Bu talep, geçici iş göremezlik zararı olarak adlandırılmakta ve Türk Borçlar Kanunu m. 54'te düzenlenen bedensel zarar kalemleri arasında yer almaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9732, K. 2012/3963Kaynağı aç
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/9732 E.  ,  2012/3963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, iş kazası sonucunda davacının sürekli işgöremezliği bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46/1 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54.maddesine göre bedensel zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışamamasından kaynaklanan zararını isteyebilir. Sigortalının bedensel zarar sonucu işgücü kaybı geçici veya sürekli olabilir. Geçici iş göremezlik nedeniyle sigortalının uğradığı gerçek zarar; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu işinde geçici olarak çalışamayan sigortalının iyileşinceye kadar çalışamamasından doğan kazanç kaybıdır. Bu zarar, sigortalının raporlu olduğu dönemde % 100 işgücü kaybına uğradığı kabul edilerek, bu dönemde işverenden alması gereken ücret tutarı belirlenip, bu tutardan davalı işverenin kusuruna isabet eden tutar bulunup bundan Kurumun ödediği geçici işgöremezlik ödeneğinin indirilmesiyle bulunan miktardır. Davacının 30.4.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu maluliyetinin bulunmadığı, sağ ayağında kırık oluşması nedeniyle çalışamadığı süreye ait geçici işgöremezlik tazminatı ile tedavisi nedeniyle yapmış olduğu ulaşım giderlerinin tahsilini de istediği halde mahkemece herhangi bir gerekçe belirtilmeden yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'da delillerin toplanması kural olarak taraflara düşen bir görev olarak kabul edilmiş olup taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davalarda Hakim, taraflara delil hatırlatamayacağı gibi bizzat delil de getiremez. Kanun'un 25.maddesine göre "Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz." Ancak tarafların iddia ve talepleri çerçevesinde yargılamanın en çabuk ve sağlıklı bir sonuca ulaştırılabilmesini temin amacıyla Hakime de bir takım yetkiler tanınmış olup Kanun'un 31.maddesine göre " Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Somut olayda, davacının iş kazası nedeniyle geçici işgöremediği süredeki kazanç kaybı ile tedavisine yönelik ulaşım giderlerinin belirlenmesi amacıyla tarafların iddia ve talepleri çerçevesinde yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Mahkemece, 30.4.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının geçici işgöremediği sürenin Sağlık Kurulu raporu ile kesin olarak belirlenmediği, davacıya hangi tarihler arasında ve ne kadar geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğinin Kurumdan sorulmadığı, dosya kapsamında davacıya geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğine dair belgelerin yeterince incelenmediği, davacıdan tedavi giderine yönelik ulaşım masraflarını gösteren belgelerin istenmediği, davacının ulaşım giderlerini belgelendirmesi mümkün olmadığı takdirde geçici iş göremediği süre dahilinde hangi sağlık kuruluşunda ve kaç sefer sağlık hizmeti aldığının davacıdan da sorulmak suretiyle araştırılmadığı ve mutad vasıta ücretlerine göre davacının ulaşım giderlerinin hesaplanmadığı ve böylece eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, 30.4.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının geçici işgöremediği süreyi Sağlık Kurulu raporu ile kesin olarak belirlemek, davacıya hangi tarihler arasında ve ne kadar geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini Kurumdan sormak, sigortalının raporlu olduğu dönemde % 100 işgücü kaybına uğradığı kabul edilerek, bu dönemde işverenden alması gereken ücret tutarı belirlenip, bu tutardan davalı işverenin kusuruna isabet eden tutar bulunup bundan Kurumun ödediği geçici işgöremezlik ödeneğinin indirilmesiyle bulunan miktarı davacının maddi zararı olarak hüküm altına almak, davacıdan tedavi giderine yönelik ulaşım masraflarını gösteren belgeleri istemek, davacının ulaşım giderlerini belgelendirmesi mümkün olmadığı takdirde geçici iş göremediği süre dahilinde hangi sağlık kuruluşunda ve kaç sefer sağlık hizmeti aldığını davacıdan da sormak suretiyle araştırmak ve mutad vasıta ücretlerine göre davacının ulaşım giderlerini hesaplayarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bedensel Zararın Hukuki Kapsamı

Türk Borçlar Kanunu m. 54 uyarınca bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsamaktadır. Trafik kazasına bağlı gelir kaybı ve geçici iş göremezlik zararı, bu maddedeki kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybı kalemleri çerçevesinde değerlendirilebilmektedir.

Geçici İş Göremezlik Zararının Tanımı

Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibarıyla iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Bu zarar, kişinin tümüyle iyileşene kadar geçen süreyle sınırlı olup kalıcı bir beden gücü kaybı söz konusu değilse yalnızca bu dönem esas alınmaktadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/608, K. 2018/8208Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2018/608 E.  ,  2018/8208 K. "İçtihat Metni" ….. Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, müvekkilinin ikamet ettiği ……. köyünde sık sık elektrik kesildiğini ve elektrik tellerinde incelme ve sarkmalar meydana geldiğini, davacının ve…….köyü sakinlerinin defalarca tellerin değiştirilmesi ve gerekli tamiratın yapılması hususunda ……….. Kurumuna başvuru yapmalarına rağmen davalı kurumun cevap vermediğini, köydeki iki trafodan birinde telin koptuğunu, bundan dolayı ilgililerin gelip gerekli tamiratı yapmasını istediklerini, ancak iki gün geçmesine rağmen yetkililer gelmediğinden dolayı müvekkilinin 29/09/2008 günü kopmuş olan elektrik tellerini bağlamaya çalışırken ağır bir şekilde yaralandığını , bu olay neticesinde müvekkilin sakat kaldığını belirterek 50.000 TL manevi, 20.000 TL maddi tazminat, olay sebebiyle davacının yapmak zorunda olduğu ve olacağı tedavi masraflarına ilişkin şimdilik 5.000 TL'ye hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacı vekilinin 27.05.2014 tarihli 5 nolu celsede mazeretinin son kez kabul edildiğine ilişkin karar verildiği, buna rağmen 7.celsede mazeret dilekçesi sunduğu, böylelikle dosyanın 2.kez takip edilmediği, dolayısıyla bu şekilde 2.kez işlemden kaldırıldığı gerekçe gösterilerek, davanın HMK 150/6.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyiz incelemesini yapan,dairemizin 2015/1782 Esas 2016/1658 Karar sayılı ilamı ile davada ilk yenilemeden sonra 2.yenileme talebi kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği” belirtilerek bozulmuştur. …… Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, davacının maddi tazminat isteminin reddine, tedavi gideri talebinin reddi ile davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 1.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, haksız fiil nedeniyle yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır. Davacı dava dilekçesinde, davalıdan 20.000 TL maddi tazminat talep etmiş ancak bu maddi tazminat talebininin kapsamını açıklamamıştır. Mahkemece davacının maddi tazminat talebi kapsamı açıklattırılarak, daimi sakatlık nedeni ile istenen maddi tazminat ile geçiçi iş görmezlik tazminat miktarının sorularak tespit edilmesi , buna göre davacı tarafça geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiğinde davacının yaralanmasının kaç iş günü geçici çalışmasına engel olacağı tespit edilerek bu süreye ilişkin maddi tazminat miktarının hesaplanması için dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekmektedir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararının da hesaplattırılıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, bu istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-6098 sayılı TBK'nın 50. (BK'nın 42.) maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü düzenlenmiştir. Zararın varlığını ve tutarını kanıtlamak zorunda olan davacının, zararın gerçek tutarını kanıtlamakta zorlandığı veya kanıtlanmasının davacıdan beklenemeyeceği durumlarda hakim, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zarar tutarını kendiliğinden belirler. Bu durumda, mahkemece davacının zarar miktarı hesaplattırılmalı, söz konusu zarar miktarının tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde, hakim 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi hükmü gereğince davacının zarar miktarını hakkaniyete uygun olarak takdir etmelidir. ……. Kural olarak, TMK'nın 6.maddesi gereğince zararın ve zararın kapsamının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Tedavi giderlerinin her türlü delille ispatı mümkün olup; bu giderlerin mutlaka belgeye bağlanması zorunlu değildir. Zararın gerçek miktarının kanıtlanamadığı veya kanıtlanmasının zor olduğu yahut davacıdan beklenemeyeceği durumlarda, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemler de göz önünde tutularak zararın kapsamı belirlenebilir. Zarar görenin sağlığına kavuşması için gerekli olan muayene, tahlil, ambulans ve benzeri taşıma giderleri ile ameliyat, ilaç, protez, bakım, fizik tedavi gibi giderler tedavi giderleri kapsamı içerisindedir. Zira, sadece iyileşmeyi sağlayan giderler değil, sakatlık ya da hastalığın artmasını önlemek için yapılması zorunlu giderler de tedavi giderlerinden sayılır. İleride yapılması zorunlu olan tedavi giderleri de henüz bu giderler yapılmadan önce talep edilebilir. Davacı olay sebebiyle davacının yapmak zorunda olduğu/ olacağı tedavi masraflarına ilişkin şimdilik 5.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Buna göre, açıklanan tüm bu hususlar gözetildiğinde; mahkemece davacının tedavi giderleri konusunda (hastane, ilaç, doktor, ambulans ücreti gibi), hangi giderlerin resmi kurum tarafından, hangilerinin davacının bütçesinden karşılandığı hususunun, ilgili kurumlardan gerekli bilgi ve belgeler celp edilerek, gerekirse bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus da bozmayı gerektirmiştir. 3-Bununla birlikte,dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacı, elektrik çarpması neticesinde meydana gelen daimi iş gücü kaybından dolayı tazminat istediğine göre davanın sonucunu maluliyet durumunun tespiti belirleyecektir. Yargılama sırasında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 22.05.2014 tarihli raporda davacının kalıcı iş gücü kaybı olmadığı belirtilmiştir.Oysa bu rapor maddi tazminat yönünden hükme esas alınacak nitelikte değildir. Buna göre mahkemece Adli Tıp ihtisas Kurulundan rapor alınarak, davacının iş göremezlik zararı saptanması halinde , olay nedeniyle davacı yararına maddi tazminatın yeniden değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi. ……

Kalıcı bir beden gücü kaybı oluşmuşsa, bunun yanı sıra sürekli iş göremezlik zararı da gündeme gelebilmektedir. Bu zarar, beden gücü kaybına uğrayan kişinin zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için artık daha fazla güç harcaması gerektiği olgusuna dayandırılmaktadır. Bu iki zarar kalemi birbirinden ayrı değerlendirilmektedir; geçici iş göremezlik iyileşme dönemini, sürekli iş göremezlik ise iyileşme sonrasında kalan kalıcı güç kaybının etkisini konu almaktadır.

İşletenin ve Sigortacının Sorumluluğu

Karayolları Trafik Kanunu m. 85/1 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi sonucu bir kimse yaralanırsa araç işleteni doğan zarardan sorumludur. Aynı hükme göre motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, araç işleteni ile bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar; bu müşterek sorumluluk anılan koşulun varlığına bağlıdır. Aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince işleten, aracın sürücüsünün veya kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulmaktadır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

Araç işletilme halinde değilken meydana gelen kazada ise durum farklıdır. KTK m. 85/3 uyarınca bu durumda işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, işleten veya sorumlu kişilerin kusurunu ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle ispat yükü bu koşulda zarar görene geçmektedir.

Geçici iş göremezlik zararının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında bedeni zarar teminatı dahilinde değerlendirildiğine ilişkin bir yargısal yaklaşım bulunmaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.2014/16455, K.2014/13330 sayılı kararında bu zararın 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bedeni zarar teminatıyla zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğu ifade edilmiştir. Sigorta genel şartlarında sonraki dönemde yapılan değişikliklerin bu konudaki uygulamayı etkileyip etkilemediği arşivdeki verilerle değerlendirilememiştir; her somut olay kendi koşullarında ayrıca ele alınmalıdır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/16455, K. 2014/13330Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2014/16455 E.  ,  2014/13330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/10/2013 NUMARASI : 2013/387-2013/828 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; müvekkiline ait aracın karıştığı kaza sonucu yaralanan karşı araç sürücüsüne SGK. tarafından ödenen 6.525,41 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin kendisinden rücuen tahsil edildiğini, trafik sigortacısı olan davalının teminat kapsamında olmasına rağmen söz konusu bedeli kendisine ödemekten kaçındığını, yürütülen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin 7.192,35 TL üzerinden devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili; geçici iş göremezlik tazminatının tedavi giderleri teminatı içerisinde değerlendirilmesi ve 6111 sayılı yasa gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacı tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı yasanın 58, 59, geçici 1 ve 2. maddeleri gereğince tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, tedavi giderinin davalı sigortacıdan rücuen tahsilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin, bedeni zararlar için 175.000 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. O halde, mahkemece, işin esasına girilip geçici iş göremezlik tazminatının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.10.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.

Sağlık Giderlerinde Sorumluluk Dağılımı

KTK m. 98/1 uyarınca trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır. Bu düzenleme yalnızca sağlık hizmet bedellerini kapsamakta; geçici iş göremezlik tazminatını ayrıca düzenlememektedir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 98Kaynağı aç
Madde 98 – (Değişik: 13/2/2011-6111/59 md.) Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.[74] Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.[75] Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir. Tazminat ve giderlerin ödenmesi:

Zorunlu trafik sigortası kapsamında belirlenen tutarın sigorta şirketi ve Güvence Hesabı tarafından SGK'ya aktarılmasıyla bu sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının sağlık teminatı kapsamındaki yükümlülükleri sona ermektedir. KTK m. 98/2'de yer alan bu hüküm yalnızca sağlık teminatını kapsamakta; gelir kaybı ve geçici iş göremezlik tazminatı yükümlülüğü bu maddenin kapsamı dışında kalmaktadır.

Tedavi Giderlerinin Kapsamı ve Belgelenememesi

Tedavi gideri yalnızca hastanede yapılan harcamalarla sınırlı değildir; ilaç, pansuman, medikal malzeme gibi doğrudan tedaviye bağlı giderler ile tedavi süresince yapılması zorunlu diğer giderler de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.2016/15811, K.2019/7480 sayılı kararında bu giderlerin tamamının fatura ile kanıtlanmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/15811, K. 2019/7480Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/15811 E.  ,  2019/7480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalılardan …'ın sürücüsü, davalı …'in maliki, davalı … şirketinin sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, davalı …'nin de araçta yolcu olduğu ve kazaya kusurlu hareketi ile sebep olduğunu belirterek geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve iktisadi geleceğin sarsılmasından kaynaklı toplam 1.500,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulü ile 16.261,24 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, sair taleplerin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tedavi gideri, yaralanan kişinin sadece hastanede yapılan giderleri olmayıp ilaç, pansuman, medikal malzeme gibi doğrudan tedaviye bağlı giderler dışında, tedavi sırasında yapılacak diğer zorunlu giderler de tedavi giderleri içerisindedir. Bu giderlerin tamamının fatura ile kanıtlanması mümkün değildir. Bu konuda 818 sayılı BK 42/II maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir. Somut olayda, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 500,00 TL tedavi gideri talep edilmiştir. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda tedavi gideri yönünden hesap yapılmamıştır. Mahkemece de bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda konusunda uzman bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, tedavi sürecinde yapılması muhtemel ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre, belgesiz tedavi giderlerinden davalıların sorumlu olduğu da gözetilmek suretiyle, davacı isteminin karara bağlanması gerekirken; eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, belgesiz tedavi giderleri konusunda kazadaki yaralanma ile tedavinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile mevcut tedavi belgeleri gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.

Muayene, ilaç ve sağlık kuruluşuna ulaşım için yapılan giderler tedavi gideri kapsamında değerlendirilmektedir. Öte yandan iyileşme süresinde tedavi amaçlı olmaksızın işe gidip gelmek için toplu ulaşım yerine taksi gibi alternatiflere başvurulması nedeniyle ortaya çıkan fazla ulaşım giderinin tedavi gideri kapsamında olmadığı ve zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında teminat altına alınmadığı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.2012/362, K.2013/578 sayılı kararında hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/362, K. 2013/578Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2012/362 E.  ,  2013/578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek ….000,00 TL maddi, ….000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 53.180,00 TL olarak maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre maddi tazminat isteminin kabulü ile 53.180,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ….000,00 TL manevi tazminatın … şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. . …-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsilik bulunmamasına ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasında ve bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında davalı … şirketinden tahsilinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalı …Ş vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. …-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "… tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici ….maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin … tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %…'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili … şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-….maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu … limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. … poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle … şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır ,… şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. . Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "…'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın "…" olması gerekir. Bu durumda mahkemece, "…"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve S….. sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden …'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. …-Trafik sigortacısı poliçe kapsamında yaralanma ile ilgili olarak sürekli işgücü kaybı ve tedavi giderini limiti dahilinde teminat altına almıştır. Tedavi gideri yaralanan kişinin iyileşmesi için yapılan giderlerdir, bu kapsamda muayene, ilaç, bakıcı gideri, sağlık kuruluşuna ulaşım için yapılan giderler de tedavi gideri kapsamında değerlendirilir, ancak iyileşme süresince davacının işine gitmesi için toplu ulaşım dışında taksi v.s ulaşım yolu tercih ederek fazla giderde bulunması tedavi gideri kapsamında değildir. Anılan bu gider yaralanmaya bağlı maddi zarar olarak kabul edilebilir ise de trafik … poliçesi kapsamında teminat altına alınmamıştır. Mahkemece anılan hususun gözardı edilmesi de doğru görülmemiştir. …-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı arcın trafik sigortacısı olup, Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk … Poliçesi Genel Şartları`nın B-…-b maddesi uyarınca … şirketinin temerrüd tarihi rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren … iş günü sonrasıdır. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı … şirketine ihbarda bulunularak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığına göre davalı fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davada dava konusunun tamamı yönünden dava tarihinde temerrüde düşer. Mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. . SONUÇ: Yukarıda … numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, … ve … numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, … numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …'ye geri verilmesine ….01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ağır yaralanma halinde bakıcı gideri de tedavi giderleri arasında sayılmakta ve sigortacıdan talep edilebilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.2012/362, K.2013/578 sayılı kararında bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında sigortacıdan talep edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı tespitine yer verilmiştir. Bakıcı giderinin miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenmektedir.

Ulaşım giderlerinin belgelenememesi durumunda hâkim, Türk Borçlar Kanunu m. 50 uyarınca olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. III. Tazminat 1. Belirlenmesi

Acil olmayan özel hastane tedavilerinde devlet hastanesinde karşılanacak tutarda ödeme yapılacağı; aşan kısmın ise tedavi görene bırakılacağı belirtilmektedir. Bu farkın tazminat sorumlularından ayrıca tahsil edilip edilemeyeceği konusunda mevcut veriler kesin bir sonuca ulaşmaya yetmemektedir.

İspat Yükü ve Bilirkişi İncelemesi

Türk Medeni Kanunu m. 6 uyarınca tarafların her biri hakkını dayandırdığı olguları ispat etmekle yükümlüdür. Geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiğinde, yaralanmanın kaç iş günü çalışmayı engellediğinin konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilerek bu süreye ilişkin tazminat miktarının hesaplanması gerekmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.2018/608, K.2018/8208 sayılı kararı bu usul zorunluluğunu bozma gerekçesi olarak ortaya koymuştur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. II. Resmî belgelerle ispat

Zararın miktarının tam olarak ispat edilemediği durumlarda TBK m. 50 uyarınca hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun olarak belirler.

Sigorta şirketinin dava tarihinden önce ihbarda bulunularak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığında, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davada dava konusunun tamamı yönünden temerrüt dava tarihinde başlamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.2012/362, K.2013/578 sayılı kararında bu husus açıkça belirtilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında gelir kaybı tazminatı neyi kapsar?

TBK m. 54 kapsamında bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsamaktadır. Geçici iş göremezlik zararı, kişinin iyileşme süresince yaptığı iş ve gelir durumu itibarıyla elde edemediği kazancı ifade etmekte ve bu kalemler arasında değerlendirilmektedir.

Geçici iş göremezlik tazminatı kimden talep edilir?

KTK m. 85/1 uyarınca araç işleteni doğan zarardan sorumludur; aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde işleten ve teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca işleten, sürücünün kusurundan da kendi kusuru gibi sorumlu tutulmaktadır. Bu sorumluluğun zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortacıya yansıyıp yansımadığı ise her olay için ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Belge olmadan tedavi gideri talep etmek mümkün mü?

Tedavi giderlerinin tamamını fatura ile kanıtlamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumlarda TBK m. 50 uyarınca hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir. Belgesiz tedavi giderleri konusunda bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması zorunluluğu da yargısal içtihadın ortaya koyduğu bir usul kuralıdır.

SGK tedavi giderlerini karşılıyorsa ayrıca tazminat talep edilebilir mi?

KTK m. 98/1 uyarınca trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanmaktadır. Ancak bu düzenleme yalnızca sağlık hizmet bedellerini kapsamaktadır. Geçici iş göremezlik tazminatı ve SGK kapsamı dışında kalan giderler bu maddenin düzenleme alanı dışında yer almakta olup ayrı bir tazminat talebine konu edilebilir. SGK'nın sağlık teminatı yükümlülüğünün sona ermesine ilişkin KTK m. 98/2 hükmü de yalnızca bu sağlık teminatını etkilemekte; gelir kaybı tazminatını kapsamamaktadır.

Geçici iş göremezlik tazminatı nasıl hesaplanır?

Hesaplama, yaralanmanın kaç iş günü çalışmayı engellediğinin konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesine dayanmaktadır. Bilirkişi bu süreye ilişkin maddi tazminat miktarını hesaplamakta; mahkeme de bu rapora göre hüküm kurmaktadır.

Araç işletilme halinde değilken gerçekleşen kazada tazminat talep edilebilir mi?

KTK m. 85/3 uyarınca araç işletilme halinde değilken meydana gelen trafik kazasında işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, işleten veya sorumlu kişilerin kusurunu ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Bu özel durumda ispat yükü zarar görendedir.

Ulaşım giderleri belgelenememişse ne olur?

Sağlık kuruluşuna gidip gelmek için yapılan ulaşım giderleri tedavi gideri kapsamında değerlendirilmektedir. Bu giderlerin belgelenememesi durumunda hâkim, TBK m. 50 uyarınca olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleme yetkisine sahiptir.

Bakıcı gideri sigortacıdan talep edilebilir mi?

Ağır yaralanma halinde bakıcı gideri tedavi giderleri arasında sayılmakta ve sigortacıdan talep edilebilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E.2012/362, K.2013/578 sayılı kararında bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında sigortacıdan talep edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir. Bakıcı giderinin miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu