2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 109/1 uyarınca, motorlu bir aracın karıştığı kazadan kaynaklanan maddi zararların giderilmesine yönelik tazminat istemleri, mağdurun zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık ve her durumda olayın meydana geldiği günden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Trafik kazası neticesinde talep edilen araç değer kaybı tazminatında da bu iki ve on yıllık kanuni süreler geçerlidir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Uzamış Ceza Zamanaşımının Uygulanma Esasları
Trafik kazasından doğan tazminat davası cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanmışsa ve ceza kanunu bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. 2918 sayılı Kanun m. 109/2 gereğince bu sürenin işletilebilmesi için haksız fiilin suç niteliği taşıması ve ceza kanununda öngörülen sürenin genel zamanaşımı süresinden daha uzun olması gerekir.
Uzamış ceza zamanaşımının devreye girmesinde fiilin suç vasfını taşıması temel ölçüttür. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren işleyen altı aylık şikâyet süresinin geçirilmiş olması veya hiç şikâyette bulunulmaması ceza zamanaşımının uygulanmasına engel teşkil etmez. Benzer şekilde, soruşturma evresinde takipsizlik kararı verilmesi veya kovuşturma sonucunda beraat kararı çıkması da tazminat taleplerinde ceza zamanaşımının dikkate alınmasını engellemez.
Ölüm ve Bedensel Zarar Hallerinde Dava Zamanaşımı
Trafik kazasında ölüm meydana gelmesi durumunda dava zamanaşımı süresi, fiilin kanunda öngörülen ceza sınırına göre tespit edilir. Eylemin beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren bir suç kapsamına girmesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66/1-d uyarınca zamanaşımı süresi on beş yıl olarak uygulanır. Kazada ölüm ile yaralanmanın birlikte gerçekleştiği hallerde de bu kapsamda on beş yıllık süre geçerlidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Trafik kazasında yalnızca yaralanmanın bulunması halinde dava zamanaşımı süresi eylemin ceza karşılığına göre belirlenir. 5237 sayılı Kanun m. 66/1-e uyarınca beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı sekiz yıldır. Yaralanmalı kazalarda bir yandan ceza hükmü gereğince bu sekiz yıllık ceza zamanaşımının tatbik edileceği belirtilirken, diğer yandan 2918 sayılı Kanun m. 109/1'deki on yıllık genel zamanaşımı süresinin esas alınacağı kabul edilmektedir.
Dava zamanaşımı süresinin hesaplanmasında suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı, mevcut deliller itibarıyla daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri ve seçimlik yaptırımlarda hapis cezası esas alınır. Tamamlanmış suçlarda zamanaşımı süresi suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde ise mahkemece bu talebin kabul edildiği tarihten itibaren zamanaşımı yeni baştan işlemeye başlamaktadır.
Fiili işlediği sırada failin yaş küçüklüğü zamanaşımı hesabında ayrıca dikkate alınır. Eylemi gerçekleştirdiği sırada on iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında kanuni dava zamanaşımı sürelerinin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşmektedir.
Sigorta Başvurusu ve Zamanaşımının Kesilmesi
Zarara uğrayanın sigorta şirketine yaptığı başvuru ve şirketin bu başvuruya cevap vermesi için öngörülen on beş günlük bekleme süresi, hak kaybının önlenmesi amacıyla zamanaşımı süresini durdurur.
2918 sayılı Kanun m. 109/3 uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesildiğinde sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Maddede yer alan bu düzenlemeler haricinde kalan zamanaşımı hususlarında ise genel hükümler uygulama alanı bulur.
Rücu Taleplerinde Zamanaşımı Düzeni
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı yöneltecekleri rücu talepleri, 2918 sayılı Kanun m. 109/4 hükmüne göre kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 73 uyarınca rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğramaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 73Kaynağı aç
Tazminatın ödenmesi kendisinden talep edilen borçlu, durumu birlikte sorumlu olduğu diğer kişilere bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimin yapılmaması durumunda rücu zamanaşımı, bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
Mücbir Sebep ve Zamanaşımı Def'inin İleri Sürülmesi
Mücbir sebepler zamanaşımı sürelerinin işleyişine veya durmasına etki etmez. Mücbir sebep yalnızca aracı işletenin hukuki sorumluluktan kurtulmasını sağlayan bir savunma vasıtasıdır.
Zamanaşımı bir def'i niteliğindedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilmez; yargılama sürecinde ilgililerince açıkça ileri sürülmesi gerekir. Zamanaşımının gerçekleşmesi alacak hakkının varlığını bütünüyle ortadan kaldırmaz, ancak bu haktan kaynaklanan talep ve dava imkanını sona erdirir.
Araç değer kaybı tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Araç değer kaybı talepleri, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Yaralanmalı trafik kazasında zamanaşımı kaç yıldır?
Yaralanmalı trafik kazalarında, fiilin ceza karşılığı beş yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirdiğinde sekiz yıllık zamanaşımı süresi uygulanabileceği gibi, genel on yıllık zamanaşımı süresi de kabul edilmektedir; her iki durumda zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren işleyen iki yıllık süre saklıdır.
Ölümlü trafik kazasında tazminat davası açma süresi nedir?
Ölümle neticelenen trafik kazalarında ve ölüm ile yaralanmanın bir arada bulunduğu durumlarda dava zamanaşımı süresi kaza tarihinden itibaren on beş yıldır.
Trafik kazasında zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınır mı?
Hayır, zamanaşımı bir def'i niteliğinde olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlu tarafın süresi içinde bu def'iyi ileri sürmesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

