Araç Değer Kaybı Davası Şartları ve Tazminat Hesabı

by Avukat Erdal Ersoy
Araç Değer Kaybı Davası Şartları ve Tazminat Hesabı

Araç Değer Kaybı Tazminatının Hukuki Dayanağı ve Kusur Şartı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür; ayrıca zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kimse de oluşan zararı gidermek zorundadır. Motorlu araçların işletilmesi neticesinde bir şeyin zarara uğraması halinde işletenin sorumluluklarının poliçe limitleri dahilinde karşılanmasını sağlamak üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85 ve m. 91 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Değer kaybı tazminatının talep edilebilmesi için araç sahibinin tamamen kusursuz veya karşı tarafa göre daha az kusurlu olması gerekir. Değer kaybı tazminatı karşı tarafın kusuru oranında talep edilebilir; meydana gelen kazada tamamen kusurlu olan taraf ise değer kaybı tazminatı isteyemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21252, K. 2022/5913Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/21252 E.  ,  2022/5913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL değer kaybının temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/720-2020/471 sayılı ilamında; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiş; hükmün Adalet Bakanlığı tarafından HMK’nın 363. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkindir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Yerel mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesine göre “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Somut olayda trafik kazası 4.10.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın poliçesinin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 9.1.2019-9.1.2020 olup dava 23.12.2019 tarihinde açılmıştır. Mahkemece makine mühendisinden aldırılan bilirkişi raporunda değer kaybı için seçenekli hesaplama yapılmış, hükmün gerekçesinde kaza ve poliçe başlangıç tarihi dikkate alındığında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ekine göre değerlendirme yapan seçeneğe itibar edilerek 6.10.2020 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin karar tarihi gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesi’nin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle zarar ve zarar kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir. Zira uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi’nce iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK. nun 21.01.2004 gün, 2004/10-44 E, 19 K. sayılı kararı) Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması zorunludur. (HGK.nun 21.3.2012 gün, 2012/20-12 E,2012/232 K. sayılı kararı) Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Dolayısıyla mahkemece AYM’nin iptal kararı sonrasında verilen 6.10.2020 tarihli kararda bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamasına göre hesaplama yapan seçenek yerine, genel şartlara göre hesaplama yapan seçeneğin hükme esas alınması doğru olmayıp 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi gereği kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin 363. maddesi uyarınca hükmün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazetede yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine, 25/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Değer Kaybının Tespiti, Yaş ve Kilometre Kriterleri

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 90 gereğince zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar ilgili kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir; kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri tatbik edilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/21252, K. 2022/5913 sayılı kararında belirtildiği üzere araç değer kaybı; aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki piyasa değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkindir. Değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gören kısımları dikkate alınarak kaza öncesi ikinci el satış değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark hesaplanır. Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında genel şartlar yerine Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri ile Yargıtay uygulaması doğrultusunda hesaplama yapılması gerekir. Uygulanması gereken kanun hükmünün kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi durumunda oluşan yeni hukuki durum kesinleşmemiş ve derdest davalarda da uygulanmak zorundadır. Bu çerçevede geçmiş genel şartlarda bulunan katı yaş ve kilometre sınırlamaları geçerliliğini yitirmiştir; aracın yaşı veya kilometresi yüksek olsa dahi son kaza sebebiyle serbest piyasa rayiç değerinde reel bir düşüş gerçekleştiği ispatlandığında değer kaybı talep edilebilir. Ayrıca aracın hasar gören parçası daha önceden işlem görmüş veya boyanmış olsa bile son kaza sebebiyle serbest piyasa rayicinde reel bir düşüş meydana gelmişse eski hasar durumu gözetilerek oransal olarak değer kaybı istenebilir.

Değer Kaybı Kapsamına Girmeyen Haller ve İstisnalar

Boya işlemine gerek duyulmadan vidalanarak sökülüp takılabilen far, silecek, jant, stop lambaları ve cam gibi parçalar ile plastik tampon aksamları kural olarak tek başlarına değer kaybı hesabına dahil edilmez. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4987, K. 2016/7193 sayılı kararında da aracın yalnızca arka tampon aksamının hasar görmesi halinde bu hasardan kaynaklanan değer kaybı talebinin uzman bilirkişi raporuna dayanılarak reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak plastik tampon ile birlikte çamurluk, tampon demiri veya şasi gibi kısımlar da hasar görmüşse bu hasarlar değer kaybı hesabında değerlendirilebilir. Bununla birlikte ekonomik onarımı mümkün olmayan ve pert total yani tam hasarlı sayılan araçlarda, sigorta şirketince kaza tarihindeki piyasa rayiç bedeli hak sahibine ödendiğinden ayrıca değer kaybı tazminatı talep edilemez. Sürücünün kendi kusuruyla gerçekleşen tek taraflı kazalarda kural olarak zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez; ancak araç sahibinin kendi kasko sigortası poliçesinde özel olarak değer kaybı teminatı bulunuyorsa bu zarar kaskodan talep edilebilir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/4987, K. 2016/7193Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/4987 E.  ,  2016/7193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: – K A R A R – Davacı vekili; davacı şirkete ait araç ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın trafik kazası yaptığını, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen 2.890 TL değer kaybı ve 1.000,00 TL aracın onarım süresi zarfında kullanılamamasından kaynaklanan zararın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; kaza tutanağı ve kazaya ilişkin fotoğraflar incelendiğinde aracın sadece arka tampon kısmının hasar gördüğünü, araç değerlendirmesinde tampon hasarlarından dolayı 2.el fiyatının düşmesinin söz konusu olmadığını, ayrıca tampona yönelik hasarın aracın kullanımına engel olmayacağından kazanç kaybı zararının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.890,00 TL değer kaybına yönelik maddi tazminat istemi bakımından davanın reddine, 1.000,00 TL ulaşım nedeni ile maddi zarara yönelik tazminat alacağının dava tarihi olan 25/07/2014 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin 140,00 TL yönünden davacı tarafın haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarınınreddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 13.6.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Dava Açılacak Taraflar, Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

Araç değer kaybı davası kazaya karışan aracın sürücüsüne, ruhsat sahibine veya her ikisine birlikte açılabileceği gibi kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasını yapan sigorta şirketine karşı da açılabilir. Ancak ikame araç bedeli ve kazanç kaybı talepleri yalnızca sürücü ve ruhsat sahibine yöneltilebilir; sigorta şirketinden yalnızca araç değer kaybının tazmini talep edilebilir. Dava yalnızca sürücüye ve ruhsat sahibine karşı açılacaksa görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Değer kaybı talebi karşı tarafın trafik sigortası şirketine yöneltilecekse sigorta şirketlerinin tacir sıfatı taşıması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözülecek olması halinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur; buna karşın Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru öncesinde arabuluculuk şartı aranmaz.

Sigortaya Başvuru Şartı, Kısmi Ödeme ve Zamanaşımı Süreleri

Dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca sigorta şirketine başvuru yapılması ve kanunda öngörülen başvuru süresinin beklenmesi zorunlu bir dava şartıdır. Sigorta şirketinin başvuru üzerine yaptığı kısmi ödeme, hak sahibinin bakiye zarar tutarı için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurma veya Asliye Ticaret Mahkemesinde ek dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı süresi, kaza tarihinden ve zararın yahut tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halükarda kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. Trafik kazası sonucunda ölüm veya yaralanma meydana gelmişse Türk Ceza Kanunu kapsamındaki suç vasfı doğrultusunda uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.

Araç değer kaybı davası kimlere karşı açılabilir?

Araç değer kaybı davası kazaya sebep olan aracın sürücüsüne, ruhsat sahibine veya her ikisine birlikte açılabileceği gibi kusurlu tarafın trafik sigortası şirketine karşı da açılabilir.

Tek taraflı trafik kazasında değer kaybı istenebilir mi?

Tek taraflı kazalarda kural olarak zorunlu trafik sigortasından değer kaybı talep edilemez; ancak aracın kasko poliçesinde özel olarak değer kaybı teminatı yer alıyorsa kaskodan istenebilir.

Sigorta şirketinin kısmi ödeme yapması halinde ek dava açılabilir mi?

Sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödeme dava hakkını düşürmez; hak sahibi bakiye zarar için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir veya Asliye Ticaret Mahkemesinde ek taleple dava açabilir.

Değer kaybı davasında arabuluculuk şartı ne zaman aranır?

Uyuşmazlık adli yargıda Asliye Ticaret Mahkemesinde çözülecekse dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur; Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulurken arabuluculuk şartı aranmaz.

Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

Zamanaşımı süresi zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halükarda kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır; kazada ölüm veya yaralanma varsa uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.

Aracın kilometresinin veya yaşının yüksek olması değer kaybı talebini engeller mi?

Eski genel şartlardaki katı yaş ve kilometre sınırları iptal edildiğinden, aracın yaşı veya kilometresi yüksek olsa dahi son kaza neticesinde piyasa rayicinde reel bir düşüş gerçekleştiği ispatlanırsa değer kaybı talep edilebilir.

Önceden boyanmış veya tamir görmüş parçalar için değer kaybı alınabilir mi?

Hasar gören parça önceden boyanmış veya işlem görmüş olsa bile son kaza sebebiyle aracın serbest piyasa rayicinde reel bir düşüş meydana gelmişse eski hasar durumu gözetilerek oransal tazminat istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu