Trafik Kazalarında Görevli Mahkeme ve Yargı Kolu

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazalarında Görevli Mahkeme ve Yargı Kolu

Trafik kazalarından doğan tazminat uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, kazanın salt gerçekleşme olgusuna göre değil; talebin haksız fiil, sigorta sözleşmesi, ticari işletme faaliyeti, tüketici işlemi, iş ilişkisi veya kira ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına göre tayin edilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1 gereğince mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme görevli olmadığını tespit ederse görevsizlik kararı verebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi

Genel Görevli Mahkeme Olarak Asliye Hukuk Mahkemesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2 uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir yasal düzenleme bulunmadıkça genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Trafik kazalarından doğan klasik haksız fiil uyuşmazlıklarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev

Kamu Araçlarının Karıştığı Kazalarda Yargı Kolu ve Yetkili Mahkemeler

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110/1 gereğince Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait araçların neden olduğu zararlar dahil olmak üzere, bu Kanundan kaynaklanan hukuki sorumluluk davaları adli yargı kolunda görülür. Kanun gereğince zarara uğrayan tarafın kamu görevlisi olması davanın adli yargıda görülmesi esasını engellemez. Hemzemin geçitlerde meydana gelen tren ve karayolu taşıtı kazalarında da Karayolları Trafik Kanunu kuralları tatbik edilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110 çerçevesinde motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir.

Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevi ve Yargılama Usulü

Kazaya karışan aracın ticari araç olması veya taraflardan yalnızca birinin tacir olması uyuşmazlığı tek başına Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına sokmaz; uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4 uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ile kanunda belirtilen konulardan doğan davalar ticari dava sayılır; ancak herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin davalar bundan istisnadır. 6102 sayılı Kanun m. 5 gereğince aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan bir yargı çevresinde ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez ve asliye hukuk mahkemesi davaya bakmaya devam eder.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.[3] (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.[4][5] 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler[6]
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.[7] (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder. 3. Dava şartı olarak arabuluculuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A f. 1 uyarınca Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Görevlendirilen arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır ve bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. 6102 sayılı Kanun m. 4/2 uyarınca ticari davalarda deliller ile bunların sunulması 6100 sayılı Kanuna tabidir; miktar veya değeri kanundaki parasal sınırı geçmeyen ticari davalarda ise basit yargılama usulü uygulanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8] (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. B) Çeşitli hükümler I – Zamanaşımı

Tüketici, İş ve Kira İlişkilerinde Görev Ayrımı

Aracını kişisel kullanım amacıyla kullanan bir kişinin kasko sigortacısına karşı açacağı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi görevli olabilir. Davacının tüketici, karşı tarafın sağlayıcı olduğu otopark, otoyol, bakım-onarım veya ayıplı servis hizmeti kaynaklı uyuşmazlıklarda da Tüketici Mahkemesi gündeme gelir. Ticari taşıma faaliyeti esnasındaki kazalarda Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilecekken, yolcunun tüketici olarak hizmet aldığı durumlarda Tüketici Mahkemesi değerlendirilebilir.

İşin yürütümü sırasında meydana gelen trafik kazasında işçinin işverene yönelttiği maddi veya manevi tazminat taleplerinde İş Mahkemesi gündeme gelir. Buna karşılık işçinin kazaya sebebiyet veren üçüncü kişi sürücüye veya işletene yönelttiği haksız fiil talepleri Asliye Hukuk Mahkemesinde değerlendirilebilir.

Araç kiralama dosyalarında talebin trafik kazasındaki haksız fiile mi yoksa araç kiralama sözleşmesine mi dayandığı önem taşır; uyuşmazlığın temeli kira ilişkisine dayandırıldığında Sulh Hukuk Mahkemesi ihtimali gündeme gelebilir. Sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce ise yazılı başvuru ve arabuluculuk gibi dava şartlarının ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Kamu araçlarının karıştığı trafik kazasında tazminat davası idari yargıda mı açılır?

Hayır, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110/1 gereğince kamu kuruluşlarına ait araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin sorumluluk davaları adli yargıda görülür.

Kazaya karışan araçlardan birinin ticari olması davayı ticaret mahkemesine taşır mı?

Kazaya karışan aracın ticari olması veya taraflardan birinin tacir olması uyuşmazlığı tek başına Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına sokmaz; uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıması gerekir.

İş kazası sayılan trafik kazasında üçüncü kişiye karşı hangi mahkemede dava açılır?

İşçinin işverene karşı tazminat talepleri İş Mahkemesinde gündeme gelirken, kazaya karışan üçüncü kişi sürücüye karşı haksız fiil talepleri Asliye Hukuk Mahkemesinde değerlendirilebilir.

Motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davası nerede açılabilir?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110 uyarınca motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu