Trafik Güvenliği Hizmetleri ve İdarenin Sorumluluğu
Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Kamu idareleri ve kuruluşlarının trafik güvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş kanunları gerekse 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yürüttükleri faaliyetler kamu hizmeti niteliğindedir. Bu hizmetlerden kaynaklandığı iddia edilen zararların tazmini istemiyle idarelere karşı açılacak davalar idari yargı kolunun görev alanına girer. İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine açılacak tam yargı davasının idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Hizmet Kusurunun Halleri ve İdari Yargı Yetkisi
Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi işlememesi hallerinde hizmet kusurunun varlığı kabul edilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi uyarınca idari eylem ya da işlemler neticesinde kişisel hakları doğrudan zarara uğrayanlar idari yargı kolunda tam yargı davası açabilmektedir. Buna karşın, Kanun'un 15/1-a maddesi gereğince adli yargının görev sahasına giren konularda idari yargı mercilerine taşınan davalar hakkında ret kararı verilir.
Kamu Araçlarının Karıştığı Kazalarda Görevli Yargı Yolu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 106. maddesi gereğince; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı anılan kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Kanunun 110. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması bu hükmün uygulanmasını engellemez.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesindeki yasal değişiklik kamu araçlarının verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğuna ilişkin olarak adli yargı yolunu benimsemiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkları bu kapsama almamıştır.
Yol Kusurları ve İşaretleme Eksikliklerinde Yargı Yolu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7. maddesinin (a) bendi uyarınca kamu idaresine, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri alma ve aldırma görevleri verilmiştir. Bu görevin 2918 sayılı Kanun'da yer alması, görevin ihlali nedeniyle meydana gelecek zararlardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmaz.
Yol kaplamasının daralması, yolun bakım ve temizliğinin yapılmaması ya da uyarıcı levhaların yer almaması gerekçesiyle kamu hizmetinin kusurlu işletildiği iddiasına dayanan davalarda, uyuşmazlık araç işletenin hukuki sorumluluğuna değil hizmet kusuru esasına dayandığı ölçüde idari yargının görev alanında çözümlenir.
Yargı Yolunun Dava Şartı Olması ve Usulden Ret Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yargı yolunun caiz olması genel dava şartlarındandır. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı mahkemece kendiliğinden gözetilir; taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilirler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 115Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 2. fıkrasına göre mahkeme bir dava şartının bulunmadığını saptadığında kural olarak davayı usulden reddeder; noksanlığın giderilmesi kabil ise tamamlanması için kesin süre tanır ve süre sonunda giderilmemişse usulden ret kararı verir. Maddenin 3. fıkrası uyarınca, esasa girilmeden önce fark edilmeyen ve taraflarca da ileri sürülmeyen bir dava şartı noksanlığı hüküm tesis edileceği sırada giderilmişse, başlangıçtaki noksanlıktan ötürü dava usulden reddedilemez.
Yol kaplamasının daralması, bakım ve temizliğinin yapılmaması veya uyarıcı levha bulunmaması gibi kamu hizmetinin kusurlu işletildiği iddiasına dayanan davaların adli yargıda açılması halinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilir.
Yol bakım veya uyarıcı levha eksikliğinden doğan trafik kazasında dava nerede açılır?
Yol kaplamasının daralması, bakım ve temizliğin yapılmaması veya uyarıcı levha bulunmaması iddialarına dayalı hizmet kusuru uyuşmazlıklarında idari yargı görevlidir; idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir.
Kamuya ait motorlu aracın karıştığı trafik kazasında görevli mahkeme hangisidir?
Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep olduğu zararlara ilişkin Karayolları Trafik Kanunu'ndan doğan sorumluluk davaları, Kanun'un 110. maddesi uyarınca adli yargıda görülür.
Hizmet kusuruna dayalı dava adli yargıda açılırsa mahkeme nasıl bir karar verir?
Yargı yolunun caiz olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesi gereğince dava şartı olduğundan, adli mahkeme 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

