Türkiye’de Yerleşim Yeri Bulunmaması Hâlinde Yetki

by Avukat Erdal Ersoy
Türkiye'de Yerleşim Yeri Bulunmaması Hâlinde Yetki

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Bununla birlikte, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak kaydıyla, malvarlığı haklarına ilişkin davalar uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (1) Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir. Sözleşmeden doğan davalarda yetki

HMK Madde 9 Kapsamında Mutad Mesken ve Malvarlığı Esası

Davalının Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmadığı durumlarda genel yetki, ilgilinin Türkiye'deki mutad meskenine bağlanmıştır. Bu kapsamda açılacak davalarda uyuşmazlık, davalının mutad meskeninin yer aldığı yer mahkemesinde görülür.

Malvarlığı haklarına ilişkin uyuşmazlıklarda ise kanunda yer alan diğer özel yetki kuralları saklı tutulmuştur. Davacı, bu saklı tutulan özel yetki hâllerinin yanında, davasını uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yer mahkemesinde de açma imkânına sahiptir.

Aşkın Yetkinin Önlenmesi Amacı ve Düzenlemenin Gerekçesi

6100 sayılı Kanun'un 9. maddesinde davalının Türkiye'de son oturduğu yer veya Türkiye'de yer alan ancak uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan herhangi bir malı ya da teminatının bulunduğu yer yetkili kılınmamıştır. Kanun koyucu bu tercihle, Türk mahkemeleri tarafından verilen hükümlerin yabancı ülkelerde tanınması veya tenfizi aşamasında aşkın yetki itirazıyla reddedilmesinin önüne geçmeyi amaçlamıştır.

Kişi Hâllerine İlişkin Davalarda Yetki Sıralaması

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 41. maddesi uyarınca, Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarının yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı hâllerde Türkiye'de yer itibarıyla yetkili mahkeme görev yapar. Yer itibarıyla yetkili mahkeme bulunmadığında yetki ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesindedir. Bu yerleşim yeri de bulunmuyorsa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 41Kaynağı aç
MADDE 41 – (1) Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür. Yabancıların kişi hâllerine ilişkin bazı davalar

Miras Uyuşmazlıklarında Kesin Yetki ve Mirasın Reddi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 576. maddesi gereğince miras, malvarlığının tümünü kapsayacak şekilde vefat edenin yerleşim yerinde açılmakta olup ölüme bağlı tasarrufların iptali, tenkis talepleri, paylaşım ve miras kaynaklı istihkak davaları bu mahkemenin yetkisine girmektedir. Benzer şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 11. maddesi doğrultusunda, mirasın taksimi, paylaşım sözleşmelerinin geçersizliği, tereke idaresinden doğan uyuşmazlıklar ve terekenin kesin paylaşım anına kadar mirasçılara yöneltilen davalarda murisin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 576Kaynağı aç
Madde 576- Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. C. Açılmanın hükümleri I. Mirasa ehliyet 1. Hak ehliyeti
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki

Mirasın reddi talepleri Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi uyarınca kural olarak üç aylık süreye tabidir. Kanuni mirasçılar açısından bu süre vefatı öğrendikleri andan, atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmî yoldan tebliğ edildiği günden itibaren işlemeye başlamaktadır; mirasçı sıfatının sonradan öğrenildiği kanıtlanırsa süre bu öğrenmeyle başlar. 4721 sayılı Kanun'un 610. maddesi kapsamında yasal süresinde ret hakkını kullanmayan mirasçı terekeyi şartsız iktisap eder; hak düşürücü süreyi veya zamanaşımını kesmek amacıyla dava yoluna gidilmesi ya da cebrî takibe girişilmesi ret hakkının kaybına yol açmaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
Madde 606- Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. b. Terekenin yazımında
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 610Kaynağı aç
Madde 610- Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez. Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz. III. Mirasçılardan biri tarafından ret

Ret hakkı için tanınan süre dolmadan terekeye ait malları gizleyen, sahiplenen yahut olağan idare sınırını aşan tereke işlerine fiilen karışan mirasçılar ret imkânını kaybetmektedir. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin ikinci fıkrasına göre ölüm anında mirasbırakanın borç ödemeden aczi açık veya resmen sabitse miras hükmen reddedilmiş kabul edilir. Mirasın hükmen reddine dair tespit istemlerinde TMK'nin 576. ve HMK'nin 11. maddesindeki kesin yetki kuralları tatbik edilmediğinden uyuşmazlığın genel yetki esasına göre davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde incelenmesi gerekmektedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. 2. Süre a. Genel olarak

Sözleşme, Para Borçları ve Haksız Fiillerde Yetkili Mahkeme

6100 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi gereğince para veya teminat borcu takiplerinde usul kanununun yetkiye dair hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı yer icra dairesi de takibe yetkilidir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda borcun yerine getirileceği yer icra dairesinde veya mahkemesinde işlem yapılması mümkündür.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER Tatiller: 1 – Bütün borçlular hakkında:
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Mirastan doğan davalarda yetki

Çeke dayalı alacak iddialarında icra takibine başlanmadan önce açılan menfi tespit davalarında yetki, genel yetki kurallarının yanı sıra çek metninde belirtilen ödeme yerinin bulunduğu mahkeme nezdinde de kurulabilmektedir.

Haksız eylemlerden kaynaklanan tazminat taleplerinde yetki alanı 6100 sayılı Kanun'un 16. maddesinde genişletilmiş olup eylemin vuku bulduğu, zararın gerçekleştiği yahut tehlikesinin doğduğu yer ile zarar gören tarafın kendi yerleşim yerindeki mahkemede de dava ikame edilebilmektedir.

Dava Dilekçesinde Eksiklik ve Adres Araştırması

6100 sayılı Kanun'un 119. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, dava dilekçesinde birinci fıkranın mahkemenin adı, davanın konusu, vakıalar, deliller ve hukuki sebepleri düzenleyen bentleri dışındaki eksikliklerde mahkeme davacıya bu hususları gidermesi amacıyla bir haftalık kesin süre vermektedir; tarafların kimlik veya adres bilgileri ile imza gibi bu kapsamda kalan eksiklikler süresinde tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
MADDE 119- (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır. Harç ve gider avansının ödenmesi[10][11]

Ortaklığın giderilmesi davasında davacı tarafın davalı tapu maliklerinin açık adreslerini bilmediğini süresi içinde beyan ettiği somut uyuşmazlıkta, mahkemece Tebligat Kanunu uyarınca kayıtlı adreslerin ve adres araştırmasının yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul kurallarına uygun bulunmamıştır.

Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar aleyhine dava nerede açılır?

Davalının Türkiye'de yerleşim yeri yoksa genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir.

Malvarlığı davalarında uyuşmazlık konusu malın bulunduğu yer yetkili midir?

Özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin davalar uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.

Davalının Türkiye'deki herhangi bir malının bulunduğu yerde dava açılabilir mi?

Dava konusu olmayan herhangi bir malın ya da teminatın bulunduğu yer mahkemesi aşkın yetki itirazlarını önlemek amacıyla yetkili kılınmamıştır; ancak dava doğrudan o malvarlığı hakkına ilişkin ise uyuşmazlık konusu malvarlığının bulunduğu yerde açılabilir.

Yurt dışındaki Türk vatandaşlarının kişi hâli davalarında yetki sırası nasıldır?

Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalar yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde, Türkiye'de yer itibarıyla yetkili mahkemede; bulunmadığında ilgilinin sakin olduğu yerde, sakin değilse son yerleşim yerinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinde görülür.

Mirasbırakanın borca batık olması hâlinde mirasın reddi davası nerede açılır?

Mirasın hükmen reddi davalarında kesin yetki kuralı bulunmadığından davanın genel yetki kuralları uyarınca davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu