Görevli Mahkeme Nedir ve Hukukta Nasıl Tespit Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Görevli Mahkeme Nedir ve Hukukta Nasıl Tespit Edilir?

Görev Kavramı ve Görev Kurallarının Temel İlkeleri

Görev kuralları, açılacak bir davanın konusu ve taraflarının niteliği itibarıyla ilk derece yargısında hangi mahkeme tarafından inceleneceğini belirler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi

Kamu düzeni niteliği sebebiyle görev itirazı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi kılınmamıştır. Uyuşmazlığın tarafları davanın her aşamasında mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürebileceği gibi, mahkeme de görevli olup olmadığını yargılamanın her safhasında kendiliğinden dikkate alır. Usul hukuku ilkeleri doğrultusunda ileri sürülen görev itirazı, yetki itirazından önce incelenerek hükme bağlanır.

Görev kuralları emredici nitelikte olduğundan tarafların aralarında anlaşarak görev sözleşmesi yapması mümkün değildir. Görevsiz bir mahkemenin davayı yürütmesi taraflar bakımından usuli kazanılmış hak doğurmaz. Görev kuralları yorum veya kıyas yoluyla değiştirilemez ve kapsamı genişletilemez; yasal düzenlemelerde açıkça özel bir mahkeme işaret edilmemişse görev genel mahkemelere aittir. Görev kuralları kanun yolu denetiminde de re'sen gözetilir.

Göreve aykırılık halleri kesin hüküm oluştuktan sonraki olağanüstü kanun yollarında sınırlı bir etkiye sahiptir. Nitekim görevsiz mahkeme tarafından verilerek kesinleşmiş bulunan kararlara karşı, yalnızca görevsizlik sebebine dayanılarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin 16/2/2012 tarihli ve E.: 2011/35, K.: 2012/23 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 16/2/2012 tarihli ve E.: 2011/35, K.: 2012/23 sayılı Kararı ile. ) Sulh hukuk mahkemelerinin görevi

Genel Görevli Mahkeme Olarak Asliye Hukuk Mahkemesi

Adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasında asıl ve genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, uyuşmazlık konusu hakkın parasal tutarına veya değerine bakılmaksızın malvarlığı hakları ile şahıs varlığına ilişkin açılacak tüm davalarda, aksine yasal bir görev kuralı bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev

Genel görev ilkesinin bir diğer tamamlayıcısı olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında açık bir kurala yer verilmiştir. Buna göre gerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda gerekse diğer kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Görev Alanı ve Yargılama Usulü

Sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı kanunda tek tek sayılan dava ve işlerle sınırlandırılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi doğrultusunda; İcra ve İflas Kanunu uyarınca ilamsız icra yoluyla taşınmaz tahliyesine ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacak davası dahil tüm kira uyuşmazlıkları ve bu davalara karşı ikame edilen karşı davalar sulh hukuk mahkemesinde karara bağlanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural

Sulh hukuk mahkemeleri dava konusunun değerine bakılmaksızın taşınır ve taşınmaz malların veya hakların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi davalarına bakar. Bunun yanında taşınır veya taşınmaz mallarda yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalar ile kanunların açıkça görevlendirdiği işler de bu mahkemenin görevindedir. 6100 sayılı Kanun'un 316. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerde basit yargılama usulü uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- (1) Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır: a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler. b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler. c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar. ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler. d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar. e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar. f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler. Dilekçelerin verilmesi

Özel yasal düzenlemeler uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu ve Kooperatifler Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 87. maddesi gereğince, her ilgilinin sulh hâkiminden derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini talep etme hakkı bulunmaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 87Kaynağı aç
Madde 87- Dernekler, aşağıdaki hâllerde kendiliğinden sona erer: 1. Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi, 2. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması, 3. Borç ödemede acze düşmüş olması, 4. Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi, 5. Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması. Her ilgili, sulh hâkiminden, derneğin kendiliğinden sonra erdiğinin tespitini isteyebilir. II. Genel kurul kararı ile

Özel Mahkemelerin Görev Sınırları

Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar ihtisas mahkemesi olan aile mahkemelerinin görevindedir. 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince Türk Medenî Kanununun vesayet gibi üçüncü kısım hükümleri hariç olmak üzere İkinci Kitabından, 4722 sayılı Kanundan ve yabancı mahkeme kararlarının aile hukukuna dair tanıma ve tenfizinden doğan işler aile mahkemesince incelenir. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. Nafaka ve velayet davalarında basit yargılama usulü, diğer aile davalarında ise yazılı usul geçerlidir.

4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4- Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,[2] 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3. Kanunlarla verilen diğer görevler. Uzmanlardan yararlanma[3]

İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemeleri görevlidir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca iş sözleşmesine tabi işçiler, gazeteciler ve gemiadamları ile işverenleri arasındaki sözleşmeden veya kanundan doğan uyuşmazlıklar iş mahkemesinde görülür. İdari para cezalarına itirazlar ve kanuni istisnalar saklı kalmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik davaları ile sendikal davalar da iş mahkemesinin görev alanındadır. 6100 sayılı Kanun'un 316. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar. Yetki

İcra takip hukukundan kaynaklanan çekişmelerin çözümü icra mahkemelerinin görevidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra işlemlerine karşı şikayetler, takibe itirazlar, itirazın kaldırılması, takibin ertelenmesi veya iptali talepleri, haciz ve iflastaki istihkak davaları ile ihalenin feshi ve icranın geri bırakılması istemleri icra mahkemesince incelenir. İcra mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile sınai mülkiyet mevzuatından kaynaklanan davalara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bakar. Deniz ticaretinden doğan sözleşmeler, kazalar, donatan ve gemi alacaklılarına ilişkin davalarda ise Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevlidir; bu mahkemenin bulunmadığı yargı çevrelerinde uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinde karara bağlanır.

Özel ihtisas mahkemelerinin bulunmadığı yargı çevrelerinde uyuşmazlıkların genel mahkemelerde görülmesi esası tüketici ve kadastro davalarında da geçerlidir. Tüketici mahkemesi kurulmamış olan yerlerde 6502 sayılı Kanun kapsamındaki davalara asliye hukuk mahkemesince bakılır ve basit yargılama usulü uygulanır. Kadastro mahkemesi teşkilatı bulunmayan yerlerde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi gereğince kadastro davaları asliye hukuk mahkemesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla yürütülür.

Görevsizlik Kararı ve Dosyanın Gönderilmesi Usulü

Davanın görevsiz bir mahkemede açılması durumunda mahkeme görevsizlik kararı verir; ancak dosya kendiliğinden görevli mahkemeye aktarılmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taraflardan birinin kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. İki haftalık süre içinde başvuru yapılmaması halinde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına kendiliğinden karar verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20- (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)[1] süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.[2] (2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir. Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler
Görev itirazı ne zamana kadar ileri sürülebilir?

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan herhangi bir süreye tabi tutulmamıştır; yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir ve mahkemece de kendiliğinden gözetilir.

Taraflar anlaşarak davanın görevli mahkemesini belirleyebilir mi?

Hayır, göreve ilişkin yasal kurallar emredici ve kamu düzeninden olduğundan taraflar görev sözleşmesi yapamaz ve kanunun belirlediği görevi anlaşmayla değiştiremezler.

Görevsiz mahkemenin kesinleşmiş kararına karşı yargılamanın yenilenmesi istenebilir mi?

Hayır, görevsiz mahkeme tarafından verilip kesinleşen hükümlere karşı görevsizlik gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz.

Kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme hangisidir?

İcra ve İflas Kanunu'na göre yürütülen ilamsız icra yoluyla tahliye ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacak ve tahliye davasında sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Görevsizlik kararından sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi süresi nedir?

Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın gönderilmesi talep edilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu