Karayolu Kazasında Görevli Yargı Yerinin Belirlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Karayolu Kazasında Görevli Yargı Yerinin Belirlenmesi

Karayolu kazasından doğan tazminat isteminde görevli yargı, zararın hangi sorumluluk ilişkisine dayandırıldığına göre belirlenir. Yolun yapımı, bakımı, işletilmesi veya trafik güvenliğinin sağlanmasından kaynaklandığı ileri sürülen tam yargı istemi idari yargıda görülür. Araç sahibi ya da işleten sıfatına, kamu kurumu olsa bile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndaki hukuki sorumluluk kurallarına dayanan istem ise adli yargının görevindedir. Danıştay 15. Daire, 2016/8621 esas ve 2016/5775 karar sayılı dosyada, uyuşmazlığın esası incelenmeden verilen görev yönünden ret kararında hukuki isabet görmemiş; kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere aynı mahkemeye gönderilmesine oybirliğiyle karar vermiştir.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2016/8621, K. 2016/5775Kaynağı aç
Danıştay 15. Daire Başkanlığı         2016/8621 E.  ,  2016/5775 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/8621 Karar No : 2016/5775 Temyiz Edenler : İstemin Özeti : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Taraflarca savunma verilmemiştir. Düşüncesi : 2918 sayılı Yasa uyarınca, uyuşmazlığın çözümü İdari Yargı'nın görevinde olduğundan, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; gereği görüşüldü: Dava; davacının … plakalı aracıyla … – … istikametinde seyir halindeyken geçirdiği trafik kazası sonucunda uğradığı toplam … TL maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesi'nce; 2918 sayılı Yasa'nın 6099 sayılı Yasa ile değişik 110. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Taraflarca, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Konunun açıklığa kavuşturulabilmesi için öncelikle ilgili mevzuatın incelenmesi gerekmektedir: 6001 sayılı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a göre, kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli bir kamu kuruluşu olan , karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak, işletmek, işlettirmekle görevli ve yetkili bulunmaktadır. nce karayolu yapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu hizmetinin, idare hukuku ilke ve kurallarına göre yürütüleceği; anılan Genel Müdürlüğün idari işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkların da Anayasanın 125. maddesi ve 2577 sayılı Yasanın 2. maddesine göre idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 6099 sayılı Yasayla yapılan değişiklik de, 'nün yol yapım ve bakım hizmetinin yürütülmesiyle ilgili hukuki sorumluluğu hususunda yeni bir düzenleme içermemekte; yargı yolunu değiştirmemektedir. 2918 sayılı Yasanın 11.1.2011 tarihli ve 6099 sayılı Yasanın 14. maddesi ile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." kuralı yer almaktadır. Anılan yasa hükmünde, "bu kanundan doğan sorumluluk davaları" ifadesiyle 2918 sayılı Yasada yer alan hukuki sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağı davalarla sınırlı biçimde görevli yargı yerinin belirlendiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, görevli yargı yeri belirlenirken, söz konusu Yasa'da motorlu taşıt araçlarının verdiği zararlarla sınırlı biçimde düzenlenen sorumluluk kurallarının, dava konusu uyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağının saptanması gerekir. Karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm önlemleri belirlemek amacını taşıyan 2918 sayılı Yasa, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yanında nün de trafik güvenliği yönünden görev ve yetkilerini sayma yoluyla belirlemiştir. Ancak Yasada, diğer kamu idarelerinin ve bu arada nün, trafik düzeni ve trafik güvenliği ile ilgili olarak üstlendikleri kamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumlulukları düzenlenmiş değildir. 2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluk ve sigorta başlıklı sekizinci kısmında; araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu, bir başka deyişle motorlu araçların karıştığı trafik kazaları sonucu ortaya çıkan zarar nedeniyle araç sahiplerinin ve işletenlerin hukuki sorumluluğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin sekizinci kısmında yer alan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığı kazalar nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşı açılacaklar da dahil bütün araç sahibi ve işleticilerine karşı açılan davaların görüm ve çözümü adli yargının görev alanına girmektedir. Fakat kamu idareleri ve kuruluşlarının, trafik güvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş yasaları, gerekse 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşımaları ve 2918 sayılı Yasada da görevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarının sorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olması karşısında; trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülen zararların tazmini istemiyle, ilgili idarelere karşı açılan davaların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir. Sonuç olarak nün kuruluş yasasında belirlenen, 2918 sayılı Yasa'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürüttüğü kamu hizmetinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi, bu sebeple açılacak tam yargı davalarının da idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarenin bakım ve sorumluluğunda olan karayolunda yeterli tedbir alınmadığından bahisle meydana geldiği ileri sürülen olaydan kaynaklanan zararın ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle bakılan uyuşmazlık, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, 6001 sayılı Yasada karayollarının emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmak ve trafik güvenliğini sağlamak şeklinde öngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanın görüm ve çözümü idare mahkemelerine aittir. Bu durumda, idare mahkemesince uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, görev yönünden davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Görev ret kararının dayanağı

İlk derece mahkemesi, 2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun'la değişik 110. maddesi uyarınca uyuşmazlığın adli yargıda görüleceğini kabul etmiş ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine dayanarak davayı görev yönünden reddetmiştir. 110. madde, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların verdiği zararlar bakımından da bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini düzenler. Aynı bent, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceğini öngörür. Bu gerekçe, Danıştay'ın dosyada ulaştığı sonuç değildir; bozulan kararın dayanağını gösterir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli (…)[11] yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine, d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine, e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, Karar verilir. 2. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 3. Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi halinde yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz. 4. (Değişik: 10/6/1994-4001/7 md.) İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.[12] 5. (Ek: 5/4/1990-3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Tebligat ve cevap verme:

110. madde, Devlet ve diğer kamu kuruluşlarının işleteni veya sahibi olduğu araçların verdiği zararlar bakımından da bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini düzenler.

110. maddedeki sınır

Danıştay 15. Daire, 110. maddedeki “bu kanundan doğan sorumluluk davaları” ifadesini, görev kuralını 2918 sayılı Kanun'da düzenlenen hukuki sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı davalarla sınırlı görmüştür. Buna göre somut uyuşmazlıkta motorlu taşıtların verdiği zararlara ilişkin sorumluluk kurallarının uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmelidir. Madde, her karayolu olayını kendiliğinden adli yargının görevine bağlamaz.

Araç sahibi ve işleten yönünden adli yargı

Araç sahibi veya işletene karşı açılan sorumluluk davalarının görüm ve çözümü adli yargının görevindedir. Bu kapsam, Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığı kazalar nedeniyle kamu idaresine veya kuruluşuna araç işleticisi sıfatıyla yöneltilen davaları da içerir. Belirleyici olan davalının kamu tüzel kişisi olması değil, istemin araç sahibi ya da işleten sıfatındaki sorumluluğa dayanmasıdır.

Yol ve trafik hizmetinden doğan tam yargı istemi

Kamu idarelerinin kendi kuruluş kanunları veya 2918 sayılı Kanun çerçevesinde yürüttükleri trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülen zararların tazmini istemi ayrı değerlendirilmiştir. Bu sorumluluklar ayrıca düzenlenmediğinden, ilgili idarelere karşı açılan bu davalar idari yargının görevindedir. İstemin hizmetten kaynaklandığının ileri sürülmesi görev sonucunu belirler; zararla hizmet arasındaki bağın kurulduğu veya hizmet kusurunun gerçekleştiği anlamına gelmez.

Kararda, yol yapımı, bakımı, işletilmesi ve trafik güvenliğinin sağlanması biçiminde yürütülen kamu hizmetinden doğan hukuki sorumluluğun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu nedenle açılacak tam yargı davaları idari yargı yerinde çözülür. İncelenen uyuşmazlıkta da idare mahkemesinin işin esasına girerek karar vermesi gerektiği sonucuna varılmış ve görev yönünden ret kararı bozulmuştur. Karar, tazminat isteminin esası hakkında hüküm kurmamıştır.

6099 sayılı değişiklik ve yargı yolu

2918 sayılı Kanun'da 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik, yol yapım ve bakım hizmetinin yürütülmesine ilişkin hukuki sorumluluk hakkında yeni bir düzenleme getirmemekte ve bu sorumluluk bakımından yargı yolunu değiştirmemektedir. Böylece 110. maddedeki görev kuralı, araç sahibi ve işletenin Kanundan doğan sorumluluğu ile yol ve trafik hizmetinden doğduğu ileri sürülen sorumluluğu aynı kategoriye sokmaz.

Bu karara karşı karar düzeltme

Danıştay 15. Daire, 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ile 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu karara karşı karar düzeltme yolunu açık bırakmıştır. Süre, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gündür. Geçici 8. maddenin 1. fıkrası, ivedi yargılama usulü dışında kanun yollarına ilişkin hükümlerin bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlara uygulanacağını; bu tarihten önce verilen kararlarda ise karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun yolu hükümlerinin uygulanacağını düzenler.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. Geçici Madde 8Kaynağı aç
Geçici Madde 8 – (Ek: 18/6/2014-6545/27 md.) 1. İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.[51] 2. Bölge idare mahkemelerinin faaliyete geçme tarihine kadar idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara yapılan itirazlarda bu Kanunla düzenlenen istinaf kanun yolu için öngörülen harçlar alınır. 3. (Ek: 27/3/2015-6637/19 md.) İvedi yargılama usulüne ilişkin olmak üzere, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra on beş gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulmadığı için temyiz talebi reddedilen kararlara karşı, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden itibaren on beş gün, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce aynı gerekçeyle temyiz talebi reddedilmekle birlikte bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlara karşı da bu kararların tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde yeniden temyiz yoluna başvurulabilir.

Sık sorulan sorular

Kamu kurumunun işlettiği aracın verdiği zararda hangi yargı görevlidir?

Araç sahibi veya işleten sıfatına dayanan sorumluluk davası, davalı kamu kurumu olsa da adli yargının görevindedir. Bu sonuç, Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait araçların karıştığı kazalar nedeniyle işletici sıfatıyla açılan davaları da kapsar.

Yolun bakım ve trafik güvenliği hizmetinden doğan tazminat nereye açılır?

Yol yapımı, bakımı, işletilmesi veya trafik güvenliği hizmetinden kaynaklandığı öne sürülen zararın tazmini için açılan tam yargı davası idari yargıda çözülür. Görevli yerin idari yargı olması, hizmet kusurunun gerçekleştiği anlamına gelmez.

6099 sayılı Kanun yol bakım hizmetinin yargı yolunu değiştirdi mi?

Hayır. 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik, yol yapım ve bakım hizmetinin yürütülmesine ilişkin hukuki sorumluluk için yeni bir düzenleme getirmez ve bu konudaki yargı yolunu değiştirmez.

2016/8621 esas sayılı karara karşı süre ne kadardı?

Bu karara karşı karar düzeltme yolu, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün olarak açık bırakılmıştır. Karar bu yolu Geçici 8. maddenin 1. fıkrası ve 54. maddenin 1. fıkrasına dayandırmıştır. Geçici 8. maddenin 1. fıkrası, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlamasından önce verilen kararlarda karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun yolu hükümlerinin uygulanacağını düzenler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu