Ayrılık Davası ve Boşanma Talebi Arasındaki Hukuki İlişki
Türk Medeni Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma dilerse ayrılık talebinde bulunabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ilk iki fıkrası gereğince evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri dava açabilir. Davacının kusuru daha ağır olduğu takdirde davalının açılan davaya itiraz hakkı bulunmakla birlikte, bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 167Kaynağı aç
Ayrılık Kararı Verilmesinde Boşanma Sebebinin İspatı
Ayrılık kararı verilebilmesi için öncelikle kanunda öngörülen boşanma sebeplerinden birinin usulünce ispatlanmış olması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 170. maddesi uyarınca boşanma sebebi kanıtlandığı takdirde hâkim boşanmaya veya ayrılığa hükmedebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2012/3023, K. 2013/3849 sayılı kararında açıklandığı üzere, boşanma sebebi gerçekleşmemiş veya kanıtlanamamışsa ayrılık talebinin de reddi gerekir. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan vakıalar ile görgüye dayanmayan duyumlardan ya da taraf beyanlarının aktarılmasından ibaret tanık anlatımları hükme esas alınamaz. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2013/14000, K. 2013/27759 sayılı kararında da boşanma sebebi ispatlanamamışsa ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunup bulunmadığına bakılmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/3023, K. 2013/3849Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/14000, K. 2013/27759Kaynağı aç
Boşanma Davasında Hâkimin Ayrılık Kararı Verme Koşulları
Dava yalnızca ayrılık istemiyle açılmışsa hâkim boşanma kararı veremez. Dava boşanma talebiyle açılmışsa, Türk Medeni Kanunu'nun 170. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa hükmedilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2022/4012, K. 2022/5408 sayılı kararında vurgulandığı üzere, dava boşanmaya ilişkin olduğunda ayrılık kararı verilebilmesi barışma ihtimalinin mevcudiyetine bağlı kılınmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/4012, K. 2022/5408Kaynağı aç
Mahkemenin boşanma davasında ayrılık kararı verebilmesi için eşlerin barışma ihtimalinin somut olay gerekçelerine dayanması, makul ve kuvvetli bulunması gerekir; soyut ve zayıf bir ihtimale dayanılarak ayrılık hükmü kurulamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2015/2, K. 2015/14676 sayılı ve E. 2016/8574, K. 2017/15168 sayılı kararlarında ifade edildiği üzere, eşlerin fiilen ayrı yaşadığı, ortak hayatı sürdürme iradesinin bulunmadığı ve tarafların yeniden bir araya gelme olasılığının toplanan delillerle kanıtlanamadığı durumlarda ayrılık kararı verilemez; şartları oluştuğunda Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmaya hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/2, K. 2015/14676Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8574, K. 2017/15168Kaynağı aç
Ayrılık Süresi ve Sürenin Uzatılamaması Kuralı
Türk Medeni Kanunu'nun 171. maddesi uyarınca ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Mahkemece hükmedilen ayrılık süresinin uzatılması hukuken mümkün olmadığı gibi, ayrılık kararına dayanılarak açılan davada ikinci kez ayrılık kararı verilemez. Bu sürenin dolmasıyla birlikte tarafların boşanma davası açma hakkı doğar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
Ayrılık Döneminde Eşlerin Hakları, Yükümlülükleri ve Nafaka
Ayrılık kararı verildiğinde eşler ayrı yaşama hakkı kazanır ve bağımsız yerleşim yerleri edinebilirler. Ancak ayrılık kararı evliliği sona erdirmediğinden evlilik bağı hukuken devam eder; kadın eş kocasının soyadını taşımayı sürdürür ve taraflar birbirlerinin yasal mirasçısı kalmaya devam ederler. Evlilik bağı sürdüğü için eşlerin sadakat yükümlülüğü de devam eder. Ayrılık süresince sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eş, sonradan açılacak boşanma davasında kusurlu duruma düşer ve bu durum yeni bir boşanma sebebi oluşturur.
Ayrılık kararı verilmesi hâlinde yoksulluk nafakasına veya müşterek çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilemez; zira bu nafaka türleri ancak evliliğin boşanmayla sonuçlanması durumunda düzenlenir. Ayrılık süresince eşlerin ve çocukların barınma ve geçim ihtiyaçları için tedbir nafakası talep edilebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Alınacak Geçici Önlemler
Ayrılık davalarında aile mahkemeleri görevli olup bu mahkemelerin bulunmadığı yargı çevrelerinde davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi kapsamında yetki, taraflardan herhangi birinin yerleşim yerine veya dava tarihinden geriye doğru son altı ay boyunca eşlerin birlikte oturdukları yer mahkemesine aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi doğrultusunda dava açıldığında hâkim; eşlerin barınma ve geçim şartları, eşlere ait malların idaresi ile müşterek çocukların bakımı ve korunması hususlarında ihtiyaç duyulan geçici tedbirleri kendiliğinden alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Ayrılık Süresinin Sona Ermesi ve Boşanma Talebi
Türk Medeni Kanunu'nun 172. maddesi doğrultusunda sürenin bitmesiyle ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu davada boşanmanın hukuki sonuçları karara bağlanırken, ilk davada ispatlanmış olaylar ile ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar mahkemece birlikte göz önünde tutulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, kanuni boşanma sebeplerinden birine dayanılarak açılan davanın reddedilip bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve bu süre zarfında hangi nedenle olursa olsun ortak yaşamın tekrar kurulamamış bulunması hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilir; eşlerden birinin talebiyle boşanma kararı tesis edilir.
Dava yalnız ayrılık talebiyle açılmışsa mahkeme boşanma kararı verebilir mi?
Hayır, dava yalnızca ayrılığa ilişkin olarak açılmışsa Türk Medeni Kanunu'nun 170. maddesi uyarınca hâkim boşanma kararı veremez; boşanma sebebi ispatlandığında yalnızca ayrılığa hükmedebilir.
Ayrılık kararı süresince eşlerin sadakat yükümlülüğü sürer mi?
Evet, ayrılık kararı evlilik bağını ortadan kaldırmadığı için tarafların sadakat yükümlülüğü devam eder; bu yükümlülüğün ihlali daha sonra açılacak boşanma davasında kusur ve boşanma sebebi sayılır.
Ayrılık sürecinde iştirak veya yoksulluk nafakası talep edilebilir mi?
Hayır, iştirak ve yoksulluk nafakalarına ancak evliliğin boşanmayla sona ermesi hâlinde hükmedilir; ayrılık süresince geçim ve barınma giderleri için tedbir nafakası istenebilir.
Mahkemenin takdir ettiği ayrılık süresi uzatılabilir mi?
Hayır, hâkim tarafından bir yıldan üç yıla kadar belirlenen ayrılık süresi uzatılamaz ve aynı hukuki vakıaya dayanılarak ikinci bir ayrılık kararı tesis edilemez.
Ayrılık kararı kadının soyadını ve eşlerin mirasçılık haklarını etkiler mi?
Hayır, evlilik bağı sürdüğü için kadın eş kocasının soyadını taşımaya devam eder ve taraflar birbirlerinin yasal mirasçısı kalmayı sürdürürler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

