TMK Kapsamında Ayrılık Davası, Şartları ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
TMK Kapsamında Ayrılık Davası, Şartları ve Hukuki Sonuçları

Ayrılık Davasının Hukuki Dayanağı ve Seçimlik Hak

Türk Medeni Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca, boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Kanun koyucu, boşanma sebebi bulunan tarafa bu iki hukuki yoldan birini talep etme hakkı tanımıştır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 167Kaynağı aç
Madde 167- Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. II. Yetki

Ayrılık Talebine Dayanak Oluşturan Kanuni Sebepler ve Süreler

Ayrılık istemi, kanunda sayılan boşanma nedenlerine dayandırılır. Eşlerden biri zina ettiğinde diğer eş dava açma hakkına kavuşur; bu hak, olgunun öğrenilmesinden itibaren altı ay ve fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde kullanılmadığında düşer. Eylemi bağışlayan eşin dava hakkı kalmaz. Aynı şekilde taraflardan birinin yaşama kastı, pek kötü muamelesi ya da ağır derecede onur kırıcı davranışı karşısında da dava yoluna başvurulabilir. Söz konusu nedenin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her durumda sebebin doğumundan itibaren beş yılın geçmesiyle dava hakkı düşer; ayrıca eylemi affeden taraf dava açamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman dava açabilir. Eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi durumunda ise, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi koşuluyla dava açılabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. IV. Terk[15]
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 165Kaynağı aç
Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. VI. Evlilik birliğinin sarsılması

Ortak yaşamın sürdürülmesi eşlerden beklenemeyecek boyutta evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunda eşlerin her biri dava açabilir. Davayı açan eşin kusuru diğerinden daha ağırsa davalı tarafın davaya karşı çıkma hakkı mevcuttur. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması anlamına geliyorsa ve evliliğin sürmesinde davalı taraf ile müşterek çocuklar açısından korunması gereken bir menfaat kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu

Hâkimin Boşanma veya Ayrılık Kararı Verme Yetkisi

Türk Medeni Kanunu'nun 170. maddesi uyarınca boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Ancak dava yalnız ayrılığa ilişkin olarak açılmışsa hâkim tarafından boşanmaya karar verilemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170- Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez. Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. II. Ayrılık süresi

Dava boşanmaya ilişkinse, hâkim tarafından ayrılığa ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde karar verilebilir.

Ayrılık Süresi ve Sürenin Başlangıcı

Türk Medeni Kanunu'nun 171. maddesi gereğince mahkemece ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Kanunda öngörülen bu ayrılık süresi, ayrılık kararının kesinleşmesiyle birlikte işlemeye başlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
Madde 171- Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. III. Ayrılık süresinin bitimi

Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi ve Ayrı Yaşama Hâlinde Tedbirler

Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesi kapsamında, birlikte yaşama sebebiyle kişisel varlığı, mali güvencesi veya aile huzuru ağır bir tehlike altında bulunan eş, bu durum sürdüğü müddetçe ayrı bir yaşam sürdürme hakkını kullanabilir. Birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı bir nedene dayandığı hâllerde mahkeme, taraflardan birinin talebiyle eşlerin birbirine sağlayacağı parasal desteğe, ortak konut ile ev eşyalarının kullanımına ve eşlerin mallarının idaresine dönük koruyucu tedbirleri karara bağlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Madde 197 – Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır. IV. Borçlulara ait önlemler

Eşlerden birinin haklı bir dayanağı bulunmaksızın ortak yaşamı terk etmesi veya birlikte yaşamanın başka bir nedenden ötürü imkânsızlaşması durumunda da diğer eş; parasal katkı sağlanması, barınma yeri ile ev eşyalarının kullanımı ve malların idaresine yönelik tedbirleri talep edebilir. Tarafların erginliğe ulaşmamış çocuklarının bulunması hâlinde ise mahkeme, ana ve baba ile çocuk ilişkisini belirleyen kanun hükümleri doğrultusunda lüzumlu önlemleri alır.

Mevcut Mal Rejiminin Mal Ayrılığına Dönüştürülmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 206. maddesi uyarınca haklı bir durumun varlığında hâkim, eşlerden birinin başvurusuyla mevcut rejimin mal ayrılığına çevrilmesine hükmedebilir. Diğer eşin malvarlığının borca batık hâle gelmesi, ortaklık payının haczedilmesi, talepte bulunan tarafın veya ortaklığın çıkarlarının tehlikeye atılması, ortaklık mallarındaki tasarruflara meşru bir sebep bulunmaksızın onay verilmemesi, malvarlığı, kazanç, borçlar veya ortaklık mallarına dair bilgi sunulmasından kaçınılması ya da ayırt etme gücünün sürekli biçimde yitirilmesi kanunen haklı neden kabul edilir. Eşlerden birinin devamlı olarak ayırt etme gücünden yoksun kalması hâlinde, onun yasal temsilcisi de aynı sebebe dayanarak mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini isteyebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206- Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir: 1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, 2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması, 3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi, 4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması, 5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. 2. Yetki

Ayrılık Süresinin Sona Ermesi ve Boşanma Davası

Türk Medeni Kanunu'nun 172. maddesi gereğince mahkemece tayin edilen süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Süre bitmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu durumda boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
Madde 172- Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur. IV. Boşanan kadının kişisel durumu

Görevli ve Yetkili Mahkeme

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işleri görmekle aile mahkemeleri görevlidir. Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi gereğince eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. III. Geçici önlemler
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4- Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,[2] 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3. Kanunlarla verilen diğer görevler. Uzmanlardan yararlanma[3]
Ayrılık davası açıldığında mahkeme boşanma kararı verebilir mi?

Dava yalnız ayrılığa ilişkin olarak açılmışsa hâkim boşanmaya karar veremez; boşanma sebebi ispatlandığında boşanmaya veya ayrılığa karar verme yetkisi bulunsa da yalnız ayrılık talebiyle bağlı kalır.

Boşanma davasında hâkim hangi şartla ayrılık kararı verebilir?

Dava boşanmaya ilişkin olduğunda hâkimin ayrılığa karar verebilmesi, ancak eşler arasında ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde mümkündür.

Ayrılık kararı en fazla ne kadar süre için verilebilir?

Ayrılığa mahkemece bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle birlikte işlemeye başlar.

Ayrılık süresi sona erdiğinde evlilik birliği kendiliğinden biter mi?

Hayır, ayrılık süresi dolduğunda yalnızca ayrılık hâli kendiliğinden sona erer; eşler arasında ortak yaşam yeniden tesis edilememişse taraflardan her biri boşanma davası açabilir. Bu yeni davada boşanmanın sonuçları belirlenirken ise önceki davada kanıtlanan vakıalar ile ayrılık evresinde gelişen koşullar birlikte değerlendirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu