Ayrılık davası, boşanma davası açma hakkına sahip olan bir eşin, evlilik bağını tamamen sonlandırmak yerine ortak yaşama mahkeme kararıyla geçici bir süre ara verilmesini talep ettiği hukuki yoldur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca boşanma davası açmaya hakkı olan eş dilerse boşanma dilerse ayrılık isteyebilir; 170. maddenin birinci fıkrası uyarınca da boşanma sebebi ispatlandığında hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Bu yönüyle ayrılık kararı evlilik birliğini hukuken sona erdirmez, yalnızca tarafların ayrı yaşamasını kanuni bir temele oturtur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 167Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
Ayrılık Davasının Şartları ve Taleple Bağlılık İlkesi
Ayrılık davasının kabul edilebilmesi için, kanunda sayılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina veya terk gibi boşanma sebeplerinden en az birinin somut olayda gerçekleşmiş olması ve dava sürecinde ispatlanması gerekir. Eşlerin birlikte yaşamasını zorlaştıran kanuni bir boşanma sebebi bulunmadığı ve ispatlanamadığı takdirde mahkemece ayrılık kararı verilemez.
Dava açılırken sunulan talep sonucu mahkemenin karar sınırlarını belirler. 4721 sayılı Kanun'un 170. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava yalnızca ayrılık talebiyle açılmışsa mahkemenin boşanma kararı vermesi mümkün değildir; hâkim davanın reddine veya ayrılığa hükmedebilir. Buna karşılık aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre dava boşanma talebiyle açılmış olsa dahi hâkim, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde boşanma yerine re'sen ayrılık kararı verebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Alınacak Geçici Önlemler
Ayrılık davalarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca Aile Mahkemesidir; bu mahkemenin kurulmadığı yargı çevrelerinde ise davaya aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi gereğince yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Ayrılık davasının açılmasıyla birlikte hâkim re'sen hareket ederek yargılama boyunca eşlerin barınması, geçimi, eşlerin mallarının yönetimi ve varsa çocukların bakımı konularında gerekli geçici tedbir kararlarını alır.
Ayrılık Kararının Süresi ve Sona Ermesi
Ayrılık kararı süresiz olarak verilemez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 171. maddesi gereğince ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre mahkemece verilen kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Hâkim kanunun belirlediği bu bir ila üç yıllık takdir aralığını aşamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 172. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkemenin belirlediği süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ayrılık süresinin mahkemece uzatılması veya aynı olgulara dayanılarak ikinci kez ayrılık kararı verilmesi kanunen mümkün değildir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
Ayrılık Kararının Eşler ve Evlilik Bağı Üzerindeki Hukuki Sonuçları
Ayrılık kararı evlilik birliğini sona erdirmez; bu nedenle eşlerin evlilik statüsü hukuken devam eder. Ayrılık süresince eşler bir başkasıyla evlenemez, birbirlerinin yasal mirasçısı kalmayı sürdürür ve kadın eş evlilik soyadını taşımaya devam eder. Bununla birlikte mahkemece verilen karar, eşlerin bir arada yaşama yükümlülüğünü geçici olarak kaldırır ve her iki tarafa da ayrı konutlarda yaşama hakkı tanır.
Evlilik bağı hukuken sonlanmadığı için ayrılık kararıyla birlikte boşanmaya bağlı mali sonuçlar olan yoksulluk nafakası veya boşanma tazminatına hükmedilemez. Ancak şartların varlığı halinde ayrılık süresince geçerli olmak üzere tedbir nafakası bağlanabilir. Ayrıca hâkim, ayrılık süresine ve eşlerin durumuna göre, tarafların bu yönde açık bir talebi bulunmasa dahi mevcut mal rejiminin değiştirilmesine karar verebilir.
Eşlerin ortak çocuklarının bulunması durumunda ayrılık kararı verilirken çocukların velayeti geçici olarak eşlerden birine bırakılır. Mahkeme, çocuğun menfaatini gözeterek velayet düzenlemesi yapar ve velayeti almayan diğer ebeveyn ile çocuk arasında uygun bir kişisel ilişki takvimi kurar.
Ayrılık Süresince Sadakat Borcu ve Kusur Değerlendirmesi
Ayrılık kararı verilmiş olması veya eşlerin fiilen ayrı yaşamaları evlilik yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1473 Esas ve 2018/1824 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, eşler arasındaki sadakat yükümlülüğü evlilik birliği sona erene kadar devam eder; verilen ayrılık kararı, eşlerin fiilen ayrı yaşaması veya boşanma davası açılmış olması sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu süreçte eşlerin sadakat borcuna aykırı davranışları, sonraki süreçte açılabilecek boşanma davasında kusur ve boşanma sebebi oluşturur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1473, K. 2018/1824Kaynağı aç
Ayrılık dönemindeki olguların kusur tespiti bakımından da sınırları bulunmaktadır. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/17659 Esas ve 2016/9608 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, ilk boşanma davasını açarak boşanma sebebi yaratan ve fiili ayrılığa sebebiyet veren eşin, ayrılık döneminde kusur olarak yüklenebilecek yeni bir vakıaya dayanmaksızın sırf hastalığıyla ilgilenilmediğinden bahisle diğer eşe kusur yüklemesi hukuken kabul görmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17659, K. 2016/9608Kaynağı aç
Ayrılık Süresi Bitiminde Ortak Hayatın Kurulamaması ve Boşanma
Ayrılık için hükmedilen sürenin dolmasına rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, Türk Medeni Kanunu'nun 172. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu davada mahkemenin artık ikinci kez ayrılık kararı vermesi mümkün değildir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre, boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olaylar ile ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar birlikte değerlendirilir.
Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, herhangi bir boşanma sebebiyle açılan davanın reddedilmesi halinde, bu ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen eşler arasında her ne sebeple olursa olsun ortak yaşam yeniden kurulamamışsa evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir ve eşlerden birinin başvurusu üzerine boşanmaya hükmedilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Ayrılık davasında hâkim boşanmaya karar verebilir mi?
Dava yalnızca ayrılık talebiyle açılmışsa hâkim boşanmaya karar veremez; ya davayı reddeder ya da ayrılığa karar verir. Ancak dava boşanma talebiyle açılmışsa hâkim ortak hayatın yeniden kurulması olasılığını gördüğü takdirde re'sen ayrılık kararı verebilir.
Ayrılık kararı en fazla ne kadar süre için verilebilir?
Ayrılık kararı mahkeme tarafından en az bir yıl ve en fazla üç yıl süreyle verilebilir; bu kanuni aralık aşılamaz ve sürenin mahkemece uzatılması mümkün değildir.
Ayrılık süresince eşler başkasıyla evlenebilir mi?
Ayrılık kararı evlilik bağını sona erdirmediğinden eşler bu dönemde başkasıyla evlenemez, evlilik soyadı ve yasal mirasçılık hakları devam eder.
Ayrılık süresi bittiğinde eşler barışmazsa ne olur?
Ayrılık süresi bittiğinde ayrılık hali kendiliğinden sona erer; eğer ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden her biri boşanma davası açma hakkına sahip olur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

