Satış sözleşmelerinde satıcının ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin yasal kurallar emredici nitelikte değildir. Bu doğrultuda sözleşme özgürlüğü çerçevesinde satıcılar, kanunda düzenlenmeyen ek riskleri üstlenerek sözleşmesel garantiler tanıyabilir veya kanuni sorumluluklarını sınırlandırabilirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 23/1 uyarınca, maddede yer alan özel hükümler saklı kalmak şartıyla tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış ve mal değişimine ilişkin hükümleri uygulanır. Bu çerçevede yürütülen değerlendirmeler yalnızca tacirler arasındaki ticari satışlara özgü olup tüketici işlemlerini kapsamamaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 115Kaynağı aç
Sözleşmesel Garantilerin Kapsamı ve Kanuni Haklarla Yarışması
Sözleşmesel garantiler; kanunda öngörülen ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi aranmaksızın alıcıya daha geniş, pratik ve hızlı hukuki imkânlar sağlar. Bu güvenceler sayesinde alıcıya onarım veya ayıpsız benzeriyle değişim hakkı daha uzun sürelerle tanınabilir, gözden geçirme ve bildirim süreleri esnetilebilir ya da bildirim külfeti bütünüyle aranmayabilir.
Kanunun çizdiği ayıptan sorumluluk rejimini tamamen dışlayıp yalnızca sözleşmesel garanti şartlarını tatbik etmek isteyen tarafların bu iradelerini açıkça kararlaştırmaları gerekir. Sözleşmede bu yönde açık bir düzenleme bulunmadığı takdirde kanuni ayıptan doğan sorumluluk hükümleri varlığını sürdürür, garanti taahhüdünden doğan talepler ile kanuni haklar birbiriyle yarışır ve uyuşmazlıklarda yorum alıcı lehine yapılır.
Ticari Satışta Kanuni Ayıp Rejimi ve Seçimlik Haklar
Türk Borçlar Kanunu m. 223/1 gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve bir ayıp gördüğünde bunu uygun bir sürede satıcıya bildirmek zorundadır; bu külfetlerin ihmali satılanın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurur. Ancak satılanda olağan bir muayeneyle anlaşılamayacak gizli bir ayıp varsa kabul karinesi işletilmez. Türk Borçlar Kanunu m. 223/2 uyarınca bu tür bir ayıp sonradan anlaşılırsa derhâl satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan ayıpla kabul edilmiş sayılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 18Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
Satıcının ayıptan sorumlu olduğu durumlarda Türk Borçlar Kanunu m. 227/1 uyarınca alıcıya dört seçimlik hak tanınmıştır: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme veya imkân varsa ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep etme. Bu hakların yanında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 23Kaynağı aç
Kanun koyucu seçimlik hakların kullanımında belirli denge ve sınırlamalar öngörmüştür. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini derhâl vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik hakların kullanılmasını önleyebilir. Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı hallerde durum dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine hükmedebilir. Satılandaki değer eksikliği satış bedeline çok yakın ise alıcı yalnızca sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarını ileri sürebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 231Kaynağı aç
Ticari İnceleme Külfeti, Bildirim Süreleri ve Basiretli Tacir Standardı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18/2 uyarınca tacirlerin ticari işlerinde basiretli bir iş insanı özeniyle davranmaları esastır. Ticari nitelikteki satım ilişkilerinde maldaki bozukluk teslim anında aşikârsa alıcının iki gün zarfında bildirim yapması gerekir. Ayıbın ilk bakışta anlaşılamadığı hallerde ise teslimi izleyen sekiz günlük muayene ve bildirim süreci devreye girer. Bu ikili süre kalıbının kapsamı dışında kalan gizli ayıplarda ise Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki derhâl bildirim kuralı tatbik olunur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 221Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2021/9170, K. 2023/3361 sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta onanan mahkeme gerekçesinde, ticari işletmenin ikinci el bir makine temin etmesinin makinadaki sürekli kusurları baştan kabullendiği şeklinde yorumlanamayacağı belirtilmiştir. Basiretli tacir sıfatını haiz satıcı, işletmesel faaliyete uygun ve ayıptan arındırılmış nitelikte ifada bulunmakla yükümlüdür. Aynı dosyada yerel mahkemece, cihazdaki arızaların montaj sürecinden itibaren satıcının bilgisi dahilinde bulunması ve teknik servis tutanaklarına geçirilmesi sebebiyle bildirimin zamanında yapıldığı, gizli kusurlar belirdiğinde servise başvurularak tamir talep edilmesinin de yasal ihbar vasfını karşıladığı sonucuna varılmıştır.
Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18/3 gereğince noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi ile gerçekleştirilir.
Sorumsuzluk Kayıtlarının Niteliği ve Türk Borçlar Kanunundaki Sınırları
Sorumluluğun sınırlandırılması, borçluyu doğrudan doğruya sorumluluktan muaf kılan kayıtların yanı sıra alacaklının hukuki durumunu zorlaştıran anlaşmaları da kapsar. Bu çerçevede tazminat miktarına üst sınır getirilmesi, dolaylı zararların kapsam dışı bırakılması, seçimlik hakların daraltılması, ihbar ve zamanaşımı sürelerinin kısaltılması gibi alacaklının hukuki rejimini ağırlaştıran şartlar sorumluluğu sınırlandıran anlaşma niteliğindedir.
Sözleşmelerde yer alan genel sorumsuzluk kayıtları sınırsız bir geçerliliğe sahip değildir. Sorumluluğu tamamen ortadan kaldıran genel nitelikteki sözleşme şartları, alıcının dürüstlük kuralı gereğince tahmin etmesi beklenemeyecek ve makul değerlendirmesinin büsbütün dışında kalan ayıpları kapsamaz. Ayrıca satıcının satılana ilişkin açıkça nitelik bildirmesine rağmen aynı anda genel bir sorumsuzluk kaydı kararlaştırması çelişkili davranış yasağı oluşturur ve sorumluluğu kaldıran hükümler bütünüyle geçersizdir.
Sorumsuzluk anlaşmalarının genel sınırını çizen Türk Borçlar Kanunu m. 115/1 gereğince borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür. Satış sözleşmelerindeki özel düzenleme olan Türk Borçlar Kanunu m. 221 uyarınca da satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüz kabul edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 21Kaynağı aç
Hukuk düzeni kimi sözleşme türleri ve mesleki faaliyet sahaları için sorumluluk muafiyetlerine özel kısıtlamalar öngörmüştür. Türk Borçlar Kanunu m. 115/2 uyarınca, borçlunun hizmet akdinden kaynaklanan borçları sebebiyle sorumsuz kalacağına yönelik önceden varılan her nevi mutabakat kesin hükümsüzlüktür. Bunun yanında kanun ya da yetkili idari mercilerin iznine tabi tutulmuş uzmanlık gerektiren sanat, meslek ve hizmet ilişkilerinde borçlunun hafif kusurundan ötürü mesul tutulamayacağına dair önceden yapılan kayıtlar da aynı kanunun 115/3 maddesi gereğince geçersiz sayılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 25Kaynağı aç
Genel İşlem Koşulları Denetimi ve Ağırlaştırıcı Şartlar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20/1 uyarınca genel işlem koşulları, sözleşme taraflarından birinin ileride çok sayıdaki benzer ilişkide kullanmak maksadıyla karşı tarafa tek taraflı sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu maddelerin ana metne eklenmiş olması, müstakil eklerde gösterilmesi, kapsamı veya yazı tipi genel işlem koşulu nitelendirmesini değiştirmez. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, kanuni bir yetki ya da kamu izinleriyle yürütülen hizmetlere dair hazırlanan tip sözleşmeler de mahiyetine bakılmaksızın bu kanuni denetime tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu m. 21 uyarınca karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesi; düzenleyenin sözleşmenin yapılması sırasında karşı tarafa açıkça bilgi verip içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın bunları kabul etmesine bağlıdır; aksi halde veya koşulların sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olması halinde bu kayıtlar yazılmamış sayılır. Türk Borçlar Kanunu m. 25 gereğince de genel işlem koşullarına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
Karşılaştırmalı ve Uluslararası Hukukta Sorumsuzluk Sınırları
Karşılaştırmalı hukuk düzenlemelerinde sorumsuzluk kayıtlarının sınırları farklı ölçütlerle belirlenmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu m. 100 borçlunun kastı veya ağır ihmalinden doğacak sorumluluğun kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına dair anlaşmaları mutlak olarak geçersiz sayar. Alman Medeni Kanunu m. 276/3 uyarınca borçlunun sözleşmeyi bilerek ihlal ettiği durumlar haricindeki hallerde sorumsuzluk anlaşmaları yapılmasına kural olarak izin verilir. Ancak aynı kanunun 307/2 b. 2 maddesi uyarınca standart şartlarda sözleşmenin doğasından doğan esaslı hak ve borçlar sözleşme amacını tehlikeye düşürecek seviyede sınırlandırılıyorsa dürüstlük kuralına aykırı bir ağırlaştırma sayılır ve geçersiz kabul edilir.
İngiliz Hukukunda Haksız Sözleşme Şartları Hakkında Kanun m. 11 uyarınca sorumsuzluk anlaşmaları makul olup olmadıkları yönünden denetime tabi tutulur ve ancak makul oldukları ölçüde geçerlilik kazanır. Unidroit İlkeleri m. 7.1.6 uyarınca, sözleşmenin amacına göre önemli ölçüde haksız olan sorumsuzluk kayıtlarına dayanılamaz; borcun kasten veya ağır ihmalle ifa edilmemesi halinde de bu kayıtlar geçersiz sayılır.
Viyana Satım Antlaşması (CISG) m. 6 uyarınca taraflar sözleşmesel sorumluluğu sınırlandırma veya kaldırma serbestisine sahiptir. Bununla birlikte Antlaşma m. 7/2 gereğince Antlaşmada açıkça çözüme bağlanmamış hususlarda genel ilkeler veya milletlerarası özel hukuk kuralları uyarınca uygulanacak ulusal hukukun kasti aykırılık, ağır ihmal, ölçüsüzlük veya hakkaniyet kuralları uygulama alanı bulur.
Sözleşmesel garanti verilmesi durumunda kanuni seçimlik haklar ortadan kalkar mı?
Açıkça kararlaştırılmadığı müddetçe kanuni haklar sona ermez; sözleşmesel garanti şartları ile Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki haklar yarışır ve tereddüt halinde yorum alıcı lehine yapılır.
Satıcının ağır kusurlu olduğu ticari satışta sorumsuzluk kaydı geçerli midir?
Satıcının malı ayıplı devretmekte ağır kusuru bulunuyorsa Türk Borçlar Kanunu m. 115/1 ve m. 221 hükümleri uyarınca sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Satıcı malın belirli niteliklerini taahhüt edip genel sorumsuzluk şartına dayanabilir mi?
Satıcının malın niteliklerini açıkça bildirmesine rağmen aynı anda genel sorumsuzluk şartı öngörmesi çelişkili davranış yasağı oluşturur ve sorumluluğu kaldıran kayıtlar bütünüyle geçersizdir.
Ticari satışta arızanın servise bildirilmesi ayıp ihbarı sayılır mı?
Satılan makinedeki ayıpların kuruluş aşamasından itibaren satıcı tarafından bilinmesi, servis formlarına işlenmesi ve gizli ayıpların ortaya çıktığında arızanın giderilmesi için servise ihbar yapılması süresinde yapılmış ayıp ihbarı kabul edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

