Sözleşmenin Kurulması ve Akıllı Sözleşmelerin Hukuki Niteliği
Türk Borçlar Kanunu'nun 1. maddesine göre bir sözleşmenin kurulabilmesi, tarafların birbirine uygun karşılıklı irade beyanında bulunmalarına bağlıdır ve bu beyanlar açıkça yapılabileceği gibi örtülü biçimde de ortaya konabilir. Benzer şekilde akıllı sözleşmelerde de tarafların karşılıklı iradelerini birbirine uyuşacak surette bildirmeleri durumunda Kanun kapsamında geçerli bir hukuki bağın kurulduğu kabul edilebilir. TBK m. 1 ve m. 2 uyarınca yürütülen değerlendirmede kullanılan yapının teknik isimlendirmesinden ziyade, taraflarda sözleşme meydana getirme yönünde bir iradenin bulunup bulunmadığı önem taşır. Kanun'un 2. maddesi doğrultusunda, tarafların sözleşmenin esaslı unsurlarında mutabık kalması halinde, yan unsurlar üzerinde durulmamış bulunsa dahi sözleşme meydana gelmiş sayılmakta; bu tali noktalarda anlaşmazlık çıkarsa hâkim somut işin niteliğini gözeterek karar vermektedir. Söz konusu süreçte sözleşmelerin şekil kurallarına dair yasal hükümler de ayrıca saklı tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 1Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 2Kaynağı aç
Akıllı sözleşmelerin hukuki vasfına ilişkin olarak doktrinde farklı değerlendirmeler mevcuttur ve bu alanda tam bir mutabakat sağlanmış değildir. Bir yaklaşıma göre söz konusu yapılar, bağımsız bir hukuki işlem oluşturmaktan ziyade borcun yerine getirilmesini sağlayan teknik ifa ve icra vasıtalarından ibaret görülmelidir. Buna karşılık savunulan diğer görüşte, Türk Borçlar Kanunu'nda aranan kuruluş ve geçerlilik gereklerinin karşılandığı hallerde akıllı sözleşmelerin tarafları bağlayan nitelikte bir sözleşme hüviyeti kazanabileceği ileri sürülmektedir.
İrade Açıklamaları ve Arayüz ile Kod Arasındaki Çelişkiler
Elektronik ortamda klik, onay kutusu veya dijital imza ile gerçekleştirilen beyanlar, içeriği belirli ve anlaşılabilir olduğu takdirde sözleşme kurulumuna elverişli irade açıklaması sayılabilir.
Sözleşme arayüzü tarafın gördüğü ve onay verdiği metni gösterirken kod arka planda çalışan teknik kuralları ifade eder. Hukuki nitelendirme bakımından esas alınacak içerik, tarafın makul biçimde anlayabildiği metin olabilir; arayüz ile kod arasında çelişki bulunması durumunda ise yorum sorunu doğar.
Geçerlilik Koşulları, İrade Bozuklukları ve Sözleşmenin Uyarlanması
Bir akıllı sözleşmenin hukuken hüküm doğurabilmesi, işlemi yapanların fiil ehliyetini haiz bulunmasına, sözleşme konusunun belirli ya da belirlenebilir olmasına ve mevzuatın öngördüğü kanuni şekil gereklerine uyulmasına bağlıdır. Kamu düzenine, genel ahlaka veya hukuka aykırılık teşkil eden işlemler geçerli sayılmayacağı gibi; ehliyet, konu, şekil ve emredici hukuk kurallarına riayet edilmediği sürece işlemin blokzinciri vasıtasıyla kurulmuş olması da tek başına ona hukuki geçerlilik kazandırmaz.
İşlem parametrelerinin sisteme yanlış girilmesi halinde hata iddiası gündeme gelebilir; karşı tarafın aldatıcı yönlendirmesi hile oluşturabilir ve edimler arasında aşırı yararlanma varsa gabin hükümleri tartışılabilir. Kodun geri döndürülemez bir yapıda bulunması iptal sebebini ortadan kaldırmaz; yalnızca uyuşmazlığın çözümünü güçleştirir.
Türk Borçlar Kanunu'nun yorum ilkeleri otomatik çalışan metinlerde de uygulanabilir. Kodun değiştirilemez yapısı sonradan ortaya çıkan koşullara uyarlamayı zorlaştırsa da, aşırı ifa güçlüğü halinde mahkemenin müdahalesi gerekebilir; zira sözleşme dengesi teknik kesinlik uğruna tamamen terk edilemez.
Geçersizlik Durumunda İade ve Blokzincirinde Taraf Tespiti
Geçersiz bir işlemin blokzinciri üzerinde teknik olarak icra edilmiş olması, o işlemi hukuken geçerli kılmaz. Bu tür durumlarda iade, geri alma ve sebepsiz zenginleşme talepleri gündeme gelebilir. Zincir üzerindeki işlemin silinememesi ise uyuşmazlığın çözümünün çoğu kez dış hukuk araçlarıyla kurulmasını gerektirir.
Akıllı sözleşmelerde tarafların anonim veya takma isimli (pseudonim) olması, ispat ve taraf tespiti bakımından güçlük yaratır. Hukuki uyuşmazlıkta borçlu ve alacaklının belirlenmesi gerekmesine karşın, blokzinciri adresi gerçek kişi veya tüzel kişi kimliğiyle her zaman doğrudan örtüşmez.
Akıllı sözleşmeler Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli midir?
Tarafların fiil ehliyetine sahip olması, iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun açıklamaları, konunun belirli veya belirlenebilir bulunması, varsa kanuni şekil şartlarına uyulması ve konunun hukuka, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olmaması kaydıyla akıllı sözleşmeler hukuken geçerli kabul edilebilir.
Arayüz metni ile teknik kod arasında çelişki olursa ne yapılır?
Arayüz ile kod arasında çelişki bulunması bir yorum sorunu doğurur; hukuki nitelendirmede tarafın makul biçimde anlayabildiği metin esas alınabilir.
Teknik kodun geri döndürülemez olması iptal ve iade haklarını ortadan kaldırır mı?
Hayır, kodun teknik olarak geri döndürülemez olması hata, hile veya gabin gibi iptal sebeplerini ortadan kaldırmaz; yalnızca uyuşmazlığın çözümünü güçleştirir ve geçersiz işlemler bakımından iade veya sebepsiz zenginleşme taleplerinin çoğu kez dış hukuk araçlarıyla kurulmasını gerektirir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

