Aydınlatılmış Onamın Tanımı ve Hukuki Temeli
Tıbbi müdahalelerde aydınlatılmış onam; hekimin hastayı mevcut sağlık durumu, konulan tanı, planlanan tedavi yönteminin türü, başarı şansı, süresi, taşıdığı riskler, verilecek ilaçların kullanım şekli ve olası yan etkileri, tedavinin kabul edilmemesi halinde doğabilecek sonuçlar ve alternatif tedavi seçenekleri hakkında hastanın anlayabileceği biçimde bilgilendirmesi ve bu doğrultuda hastanın özgür iradesiyle rızasını almasıdır. İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi'nin 5. maddesi uyarınca sağlık alanında herhangi bir müdahale, ancak ilgili kişinin önceden müdahalenin amacı, niteliği, sonuçları ve tehlikeleri hakkında uygun şekilde bilgilendirilmesi ve özgürce muvafakat etmesi şartıyla gerçekleştirilebilir. Sözleşmenin 1. ve 4. maddeleri çerçevesinde, sağlık alanındaki her türlü müdahalenin ilgili mesleki yükümlülüklere ve standartlara uygun icra edilmesi, ayrım gözetilmeksizin herkesin haysiyetinin, kimliğinin ve bedensel bütünlüğünün korunması esastır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/5449, K. 2022/1585Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/23372, K. 2019/12469Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/25663, K. 2018/7615Kaynağı aç
Hekim ile hasta arasındaki teşhis ve tedavi ilişkisi kural olarak vekalet sözleşmesi niteliğindedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca vekil konumundaki hekim, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilememesinden değil, bu amaca ulaşmak için üstlendiği mesleki uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Hekim işçi gibi özenle davranmak zorunda olup hafif kusurundan dahi sorumludur.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/28592, K. 2013/12803Kaynağı aç
Aydınlatmanın Kapsamı ve Komplikasyonların Bildirilmesi
Aydınlatmanın hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta yapılması ve bilgilerin hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde sunulması gerekir. Hekimlik Meslek Etiği Kuralları'nın 26. maddesi gereğince baskı, tehdit, eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alınan onam geçersizdir. Müdahalelerde yalnızca yapılacak işleme rıza gösterilmesi yeterli olmayıp, gelişebilecek olası komplikasyonların da hastaya izah edilmesi şarttır. Ortaya çıkan hasarın hekimin kusur veya ihmalinden kaynaklanmayan bir komplikasyon olması hekimin aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; komplikasyonlar hakkında hastanın bilgilendirilmesi aydınlatma yükümlülüğünün bir gereğidir.
Şekil Şartı, Elektronik Muvafakat ve Yazılı Rıza Formunun Niteliği
Tıbbi ameliyelerde muvafakat alınması 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 70. maddesinde açık kurallara bağlanmıştır. Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her türlü ameliye için hastanın muvafakatini almakla yükümlüdür; hasta küçük veya vesayet altında ise muvafakat veli veya vasiden alınır. Büyük cerrahi ameliyeler için ise bu muvafakatin yazılı olması kanuni bir zorunluluktur. Alınacak muvafakat elektronik ortamda da verilebilir; bu durumda muvafakat bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden ilgilinin kimliğini doğrulama kabiliyetini haiz belgelerle, biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulamasına imkân veren usullerle alınır. Bu cihazlar üzerinden alınacak muvafakatlere ilişkin usul ve esaslar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.
1219 sayılı TABABET VE ŞUABATI SAN´ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN m. 70Kaynağı aç
Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca alınan yazılı rıza formu ile teşhis, tedavi yöntemi, başarı şansı, riskler ve olası komplikasyonları kapsayan aydınlatılmış onam hukuki mahiyetleri itibarıyla aynı nitelikte değildir. Cerrahi girişime ait spesifik tıbbi bilgileri, önerilen yöntemin risklerini, başarı şansını, alternatiflerini ve olası komplikasyonlarını içermeyen, yalnızca soyut rıza beyanından ibaret kalan veya kısaltmalarla yetinilen formlara imza atılmış olması, hastaya yeterli sözlü aydınlatma yapıldığı da ispatlanamadığı takdirde hekim ve sağlık kuruluşunu hukuki sorumluluktan kurtarmaz.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/8664, K. 2019/6410Kaynağı aç
Onamın Geri Alınması ve Muvafakat Aranmayan Haller
Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 22. maddesi ve İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi'nin 5. maddesi uyarınca, kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere hiç kimse rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz. İlgili kişi müdahaleye yönelik muvafakatini, aydınlatılmış onam alınmasına gerek olmayan kanuni haller saklı kalmak kaydıyla, her zaman serbestçe geri alabilir.
4847 sayılı HASTA HAKLARI YÖNETMELİĞİ m. 22Kaynağı aç
1219 sayılı Kanun'un 70. maddesi uyarınca veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı ya da üzerinde ameliye yapılacak kişi ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şartı aranmaz. Hekimlik Meslek Etiği Kuralları'nın 26. maddesine göre acil durumlar ile hastanın reşit olmaması, bilincinin kapalı bulunması veya karar veremeyeceği hallerde yasal temsilcinin izni aranır; temsilcinin izin vermemesinin kötü niyete dayandığı ve hastanın yaşamını tehdit ettiği durumlarda adli mercilere başvurularak izin alınmalı, bunun mümkün olmaması halinde hekim başka bir meslektaşına danışmaya çalışmalı ya da yalnızca yaşamı kurtarmaya yönelik girişimlerde bulunmalıdır. Tedavisi yasalarla zorunlu kılınan ve toplum sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıklarda da hasta veya yasal temsilcisinin onamı alınmasa dahi gerekli tedavi uygulanır. Ayrıca bir suç şüphesi altındaki kişinin veya mağdurun vücudundaki muhtemel delillerin tespiti amacıyla tıbbi müdahaleye tabi tutulması hâkim kararına, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise cumhuriyet savcısının talebine bağlıdır.
İspat Yükü, Tutanakların Hukuki Değeri ve Tazminat Sorumluluğu
Tıbbi müdahale öncesinde aydınlatılmış onamın usulüne uygun olarak alındığını ispat yükü davalı hekim ve sağlık kuruluşu üzerindedir. Hastaya veya yakınlarına yatış veya tedavi önerildiği halde kabul edilmediğine dair düzenlenen muayene raporu, tutanak ve kayıtlarda ilgililerin imzasının bulunmaması halinde, sonradan her zaman düzenlenmesi mümkün olan bu belgelere itibar edilerek rapor düzenlenemez ve hekim lehine hüküm kurulamaz.
Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde doğacak tazminat sorumluluğunun kapsamı değerlendirilirken yargı içtihatlarında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olmasının yapılan tıbbi müdahaleyi hukuka aykırı hale getirdiği ve bu nedenle manevi tazminatın yanında maddi tazminat sorumluluğunun da doğduğu kabul edilen kararlar bulunmaktadır. Buna karşılık, enjeksiyon uygulaması gibi durumlarda sağlık personelinin hizmet kusurunun bulunmadığı ve zararın komplikasyondan kaynaklandığı hallerde, salt aydınlatılmadan onay alınmış olmasının hastanın rıza hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, maddi tazminat şartlarının ise oluşmayacağı yönünde kararlar da mevcuttur.
Aydınlatılmış onam formunun matbu olması hekimi sorumluluktan kurtarır mı?
Hayır, yapılacak cerrahi girişime özgü spesifik riskleri, başarı şansını ve alternatifleri içermeyen, soyut veya kısaltmalı matbu formlar aydınlatma borcunu karşılamaz; hastaya yeterli sözlü bilgilendirme yapıldığı kanıtlanamadıkça hekim ve hastane sorumluluktan kurtulamaz.
Meydana gelen zararın komplikasyon olması hekimin aydınlatma borcunu kaldırır mı?
Hayır, zararın kusur ve ihmalden kaynaklanmayan bir komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; hastanın olası komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi aydınlatma borcunun zorunlu bir gereğidir.
Hasta vermiş olduğu aydınlatılmış onamı geri alabilir mi?
Evet, İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi uyarınca sağlık alanında herhangi bir müdahaleye muvafakat eden ilgili kişi, vermiş olduğu bu muvafakati her zaman serbestçe geri alabilir.
Hastanın imzasını taşımayan yatış ret tutanaklarına dayanılarak hüküm kurulabilir mi?
Hayır, hastaya veya yakınlarına yatış önerildiği halde kabul edilmediğine dair tutanak, muayene raporu ve kayıtlarda ilgililerin imzasının bulunmaması halinde, sonradan her zaman düzenlenmesi mümkün olan bu belgelere itibar edilerek rapor düzenlenemez ve hekim lehine hüküm kurulamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

