TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Yapısı Yetkisi ve İnceleme Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Yapısı Yetkisi ve İnceleme Usulü

TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve Hukuki Niteliği

Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca federasyon bünyesinde kurulan ilk derece hukuk kurullarından biridir. Kulüpler, profesyonel futbolcular, teknik adamlar ve futbol menajerleri arasındaki futbol faaliyetine dayalı sözleşmesel ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm usulü; 5894 sayılı Kanun, TFF Statüsü ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı hükümleriyle düzenlenir.

5894 sayılı TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) TFF’nin ilk derece hukuk kurulları özellikle aşağıdaki kurullardan oluşur: a) Uyuşmazlık Çözüm Kurulu. b) Disiplin kurulları. c) Kulüp Lisans Kurulu. ç) Etik Kurulu. (2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin  18/1/2018 tarihli ve E.: 2017/136, K.: 2018/7 sayılı Kararı ile) (3) (Değişik:22/4/2022-7405/52 md.) TFF’nin futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin talimatlarına karşı talimatın yayımı tarihinden; ilk derece hukuk kurullarının futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ise tebliğden itibaren yedi gün içinde Tahkim Kurulu nezdinde itiraz edilmezse talimat ve kararlar kesinleşir, bu talimat ve kararlara karşı yargı yoluna başvurulamaz. (4) (Değişik:22/4/2022-7405/52 md.) İlk derece hukuk kurulları, Yönetim Kurulu tarafından seçilecek üyelerden oluşur. Hukuk kurullarına seçilen başkan ve üyelerin görev süresi, Yönetim Kurulunun görev süresi ile bağlı olmaksızın dört yıldır. Başkan veya üyeler istifa etmedikçe veya üyelikten çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye seçilemez. Üyeler kendi aralarından bir başkan vekili ve bir raportör seçer. Herhangi bir nedenle boşalan üyeliğe seçilen yeni üyeler, kurulun kalan görev süresi kadar görev yapar. Bu kurulların çalışma usul ve esasları, TFF Statüsü ve talimatlarla düzenlenir. (5) (Değişik:22/4/2022-7405/52 md.) İlk derece hukuk kurullarının üyeleri görevlerinde tarafsız ve bağımsızdır ve görevleri süresince tarafsızlık ve bağımsızlıklarını korumakla yükümlüdürler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, ilk derece hukuk kurullarına yetkilerinin kullanılmasında emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. İlk derece hukuk kurulları üyeleri, görevleri süresince TFF’nin başka kurul ve organlarında görev alamayacakları gibi TFF üyeleri veya bu üyelerle doğrudan bağlantılı diğer özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde de görev alamazlar. (6) (Değişik:22/4/2022-7405/52 md.) İl disiplin kurulları hariç ilk derece hukuk kurulları başkan ve üyeleri, görevlendirmelerine dair Yönetim Kurulu kararı tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde, görevlerini tarafsızlık ve bağımsızlık içinde yerine getirmelerine engel bir durumlarının olmadığına dair yazılı beyanlarını sunmak ve Yönetim Kurulu üyelerinin huzurunda görevlerini tarafsız ve bağımsız şekilde yerine getireceklerine dair yemin etmek suretiyle görevlerine başlar. (7) (Ek:22/4/2022-7405/52 md.) İlk derece hukuk kurulları başkan ve üyeleri görevlerini kabul etmeden önce ve yargılama sürecinde tarafsızlıklarını ve bağımsızlıklarını etkileyebilecek başta menfaat çatışması olmak üzere her türlü tarafsızlık ve bağımsızlıklarından şüphe edilmeyi haklı gösterebilecek durum ve koşulları yazılı olarak bildirmek zorundadır. (8) (Ek:22/4/2022-7405/52 md.) İlk derece hukuk kurulları başkan ve üyeleri bağımsızlık ve tarafsızlıklarından ciddi şüpheyi gerektirecek makul sebeplerin varlığı hâlinde derhâl ilgili dosyadan çekilmek zorundadır. (9) (Ek:22/4/2022-7405/52 md.) İlk derece hukuk kurulları adil ve tarafsız şekilde, tarafların eşitliği ilkesine ve hukuki dinlenilme hakkına uygun olarak ilk derece tahkim yargılamasını yapar. Tahkim Kurulu

Futbol sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilafların çözümü amacıyla federasyon bünyesinde tesis edilen ulusal sportif yargı mekanizması iki aşamalıdır. Taraflar ilk derece hukuk kurulu sıfatıyla öncelikle Uyuşmazlık Çözüm Kuruluna başvurmakta, Kurul kararlarına karşı ise itiraz mercii sıfatıyla TFF Tahkim Kuruluna gidilebilmektedir. 5894 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrası uyarınca ilk derece hukuk kurulları tahkim yargılamasını adil ve tarafsız biçimde, tarafların eşitliği ilkesi ile hukuki dinlenilme hakkına uygun olarak yürütür.

Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun Teşkilat Yapısı ve Üyelerin Bağımsızlığı

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu; TFF Yönetim Kurulu tarafından belirlenen beş kişilik Başkanlar Kurulu ile Kulüpler Birliği Vakfı, Profesyonel Futbolcular Derneği ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği tarafından bildirilip TFF Yönetim Kurulunca kabul edilen hakemlerden oluşur. Kurulun idari işlerinin yürütülmesi ve uyuşmazlık dosyalarının hakemlere sunulması Başkanlar Kuruluna bağlı çalışan koordinatörler aracılığıyla gerçekleştirilir; sekretarya hizmetleri ise TFF Yönetim Kurulu tarafından belirlenen sekreterlerce yürütülür.

5894 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 4. ve 6. fıkraları uyarınca ilk derece hukuk kurullarının başkan ve üyeleri Yönetim Kurulu tarafından seçilir ve görev süreleri Yönetim Kurulunun görev süresine bağlı olmaksızın dört yıldır. Üyeler kendi aralarından bir başkan vekili ile bir raportör seçer; istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye seçilemez. Kurul başkan ve üyeleri, görevlendirilmelerine dair karardan itibaren en geç bir hafta içinde görevlerini bağımsız ve tarafsız yapacaklarına ilişkin yazılı beyan sunmak ve Yönetim Kurulu huzurunda yemin etmek suretiyle göreve başlar.

5894 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 5. ve 6. fıkraları, TFF Statüsü ve UÇK Talimatı gereğince hakemler ve kurul üyeleri görevlerinde tarafsız ve bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi bu kurullara yetkilerini kullanırken emir veya talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Ayrıca kurul üyeleri görevleri boyunca federasyonun diğer organlarında veya TFF üyeleri ile doğrudan bağlantılı özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde görev üstlenemezler.

Kurulun Görev ve Yetki Alanı: İhtiyari Tahkim ve Münhasır Yetki Ayrımı

5894 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve ilk derece hukuk kurullarının sözleşmelerden doğan ihtilaflarda münhasıran karar vermeye yetkili olduğunu öngören yasal düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. İptal kararının ardından yürürlüğe konulan mevzuat hükümleriyle sportif yargı yetkisinde ihtiyari tahkim ve münhasır yetki ekseninde ikili bir ayrım benimsenmiştir.

02.03.2019 tarihinde yürürlüğe giren talimat değişikliği uyarınca; kulüpler, futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personeli ve müsabaka organizatörleri arasındaki sözleşmelerden doğan alacak ve tazminat uyuşmazlıklarında UÇK'nın yetkisi ihtiyari tahkime tabidir ve taraflar bu yetkiyi kabul edip etmemekte serbesttir. Buna karşılık, sportif cezalar ve yetiştirme tazminatına ilişkin uyuşmazlıklar münhasıran Uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde karara bağlanır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/12234, K. 2014/16455Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2014/12234 E.  ,  2014/16455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/04/2013 NUMARASI : 2012/635-2013/188 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı Klüp, davalı ile 22.06.2011 tarihinde profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi imzaladıklarını, ancak tarafların anlaşamaması neticesinde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, ödenen 2.000,00 TL üretin ise iade edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davada görevli mahkemenin, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı Klüp ile davalı futbolcu arasındaki profesyonel futbolcu sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görev hususundaki yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un Tahkim Kurulu ve görevlerini düzenleyen 13 ve 14. maddesi, 4.12.2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.11.2007 tarih ve 5719 sayılı kanunun 10. ve 11. maddeleri ile değiştirilmiş, yine bu kanunun 9. maddesi ile de kanunun 12. maddesinden sonra gelmek üzere 12/A maddesi eklenmiştir. 3813 sayılı kanuna 5719 sayılı kanunla eklenen “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” başlıklı 12/A maddelerinde önce bu kurulun oluşumu usulü ve çalışma usulleri açıklandıktan sonra, “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” Kulüpler ile kulüpler, kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri, oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 5719 sayılı kanunla değişik 3813 sayılı kanun, 167.5.2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5894 sayılı kanunla uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İlk Derece Hukuk Kurulları (ki bunlar arasında Uyuşmazlık Çözüm Kurulu da yer almaktadır) ile bunların üstünde olmak üzere Tahkim Kurulu gösterilmişse de, bu kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmemiş, bu düzenleme Türkiye Futbol Feredayonu (TFF) ana statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri de TFF ana statüsünde belirlenmiştir. TFF ana statüsünde TFF Genel Kurulu’nca yapılan değişiklik 21.7.2011 tarih ve 280001 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ana Statünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56.maddesinde, “Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür. Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise, genel hükümlere tabi olup, ancak her iki tarafın da yazılı olarak kabul etmesi halinde, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu tarafından ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı genel hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Yine geçici 1. madde uyarınca da, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nca henüz karar bağlanmamış ihtilaflarda taraflara uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun ihtiyari yetkisini kabul edip etmediklerini 10 günlük kesin süre içerisinde bildirmeleri, tarafların kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri halinde, dosyanın yeni teşekkül ettirilecek hakem heyeti tarafından karara bağlanacağı, söz konusu süre içerisinde taraflarca kurulun yetkisinin yazılı olarak kabul edilmemesi halinde taraflara hakları da hatırlatılmak suretiyle dosyalarının ve harçlarının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekmektedir. Somut olayda, davanın niteliğine göre, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim değil, ihtiyari tahkim yetkisi bulunduğundan, adı geçen Kurulun yetkili olabilmesi için, tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması isabetsizdir. Kaldı ki davacı, iş bu davada verilen görevsizlik kararından sonra, TFF Uyuşmazlık Çözüm Kuruluna başvurduğunu, yapılan tebligat üzerine davalının Kurulun yetkisini kabul etmediğini, bunun üzerine Kurul tarafından görevsizlik kararı verildiğini belirtmiştir. Gerçekten de dosyada mevcut olan ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu tarafından davacı Klübe hitaben gönderilen yazıda, “Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 56. Maddesi ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatının 5. Maddesi uyarınca 10 günlük süre içinde karşı tarafça kurulumuzun yetkisi kabul edilmediği için başvurunuz işlemden kaldırılmıştır.” bilgisi mevcuttur. Davalı, Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun ihtiyari tahkim yetkisini kabul etmediğine göre, uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler görevlidir. O halde mahkemece işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mecburi tahkime ilişkin hükümler uygulanarak, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/31975, K. 2014/36650Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2014/31975 E.  ,  2014/36650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/04/2014 NUMARASI : 2013/492-2014/233 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı spor kulübü ile aralarında 5.7.2010 başlangıç ve 31.05.2012 bitiş tarihli TFF profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi imzalandığını , görev aldığı maçlardan doğan 139.705,86 TL alacağının ödenmediğini ,alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre görevli mahkemenin TFF mevzuatı gereğince “tahkim niteliğine haiz TFF Uyuşmazlık Çözüm kurulu olduğunu,görevsizlik kararı verilmesini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın Futbol Federasyonu bünyesinde oluşturulan uyuşmazlık Çözüm Kurulunda çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın futbolcu olan davalının ücret alacağından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görev hususunda yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un Tahkim Kurulu ve görevlerini düzenleyen 13 ve 14. maddesi, 4.12.2007 tarihi ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.11.2007 tarih ve 5719 sayılı kanunun 10. ve 11. maddeleri ile değiştirilmiş, yine bu kanunun 9. maddesi ile de kanunun 12. maddesinden sonra gelmek üzere 12/A maddesi eklenmiştir. 3813 sayılı kanuna 5719 sayılı kanunla eklenen “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” başlıklı 12/A maddelerinde önce bu kurulun oluşumu usulü ve çalışma usulleri açıklandıktan sonra, “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” Kulüpler Ile kulüpler, kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka Organizatörleri, oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 5719 sayılı kanunla değişik 3813 sayılı kanun, 16.5.2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5894 sayılı kanunla uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İlk Derece Hukuk Kurulları (ki bunlar arasında uyuşmazlık Çözüm Kurulu da yer almaktadır) ile bunların üstünde olmak üzere Tahkim Kurulu gösterilmişse de, bu kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmemiş, bu düzenleme TFF ana statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir. TFF ana statüsünde TFF Genel Kurulu’nca yapılan değişiklik 21.7.2011 tarih ve 280001 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ana Statünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56.maddesinde, 1. Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri , sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür.Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir. Şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise genel hükümlere ve 1. madde uyarınca tarafların anlaşmalarına bağlı olduğu ve uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı Genel Hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Yine geçici 1. madde uyarınca da, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nca henüz karara bağlanmamış ihtilaflarda taraflara uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun ihtiyari yetkisini kabul edip etmediklerini 10 günlük kesin süre içerisinde bildirmeleri, tarafların kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri halinde, dosyanın yeni teşekkül ettirilecek hakem heyeti tarafından karara bağlanacağı, söz konusu süre içerisinde taraflarca kurulun yetkisinin yazılı olarak kabul edilmemesi halinde taraflara hakları da hatırlatılmak suretiyle dosyalarının ve harçlarının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekmektedir.Somut uyuşmazlık, 19.01.2013 ve 31.05.2013 tarihinden sonra muaccel hale gelen alacaklara ilişkin olup, dava açılmadan önce ana statüde değişiklik gerçekleşmiştir. Henüz ihtilaf doğmadan önce statü değişikliği yürürlüğe girdiğine göre artık statü uyarınca tarafların yazılı olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun görevini benimsemesi gerekir. Bu hususta davalı yanın herhangi bir beyanı bulunmamaktadır. Zira, davalıya tebligat yapılmadan karar verilmiştir.Ancak mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.Statü değişikliğinin 21.7.2011 yürürlüğe girmesinden sonra tarafların yazılı olarak uyuşmazlık çözüm kurulunun görevini kabul edip etmedikleri de Futbol Federasyonundan sorulmamıştır. Kaldı ki, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu bu tür uyuşmazlıklarda ihtiyari tahkim olup, mecburi tahkime ilişkin hükümler uygulanmaz. Önceki kararların uyuşmazlık çözüm kurulunda karara bağlanması da eldeki dava için kesin hüküm yada kesin delil teşkil etmez ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğu için kazanılmış hak da söz konusu olamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı yana tebligat yapılmak suretiyle davalının cevabi dilekçesi nazara alınmalı ve tahkim itirazı söz konusu olmadığı taktirde eldeki davanın esasına girilerek çözümlenmelidir. Tahkim itirazında bulunulması durumunda ise, tarafların ihtilafın doğmasından sonra yazılı bir kabulü bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre görev hususu çözümlenmelidir. Eksik incelemeyle ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun yetkili kılınabilmesi için tarafların uyuşmazlığın doğmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri zorunludur. Davalı tarafça yetki kabul edilmediği veya süresi içinde yazılı kabul beyanı sunulmadığı takdirde başvuru işlemden kaldırılır ve uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler görevli hale gelir. Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26/05/2014 tarihli ve E. 2014/12234, K. 2014/16455 sayılı kararı ile 19/11/2014 tarihli ve E. 2014/31975, K. 2014/36650 sayılı kararında da açıklandığı üzere, ihtiyari tahkim yetkisinin taraflarca kabul edilmediği durumlarda görevli mercii adli yargı mahkemeleridir.

UÇK'nın ihtiyari tahkim kapsamında incelediği sözleşmesel uyuşmazlıklarda mecburi tahkim kuralları tatbik edilemez. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 04/12/2012 tarihli ve E. 2012/20984, K. 2012/27826 sayılı kararında belirtildiği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın daha önce Kurul nezdinde karara bağlanmış olması genel mahkemelerde açılan davalarda kesin hüküm veya kesin delil teşkil etmez. Yargı yolu ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/20984, K. 2012/27826Kaynağı aç
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2012/20984 E.  ,  2012/27826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile 02.07.2009 başlangıç ve 31.05.2012 bitiş tarihlerini kapsayan profesyonel futbolcu sözleşmesi imzaladıklarını, davalı tarafından … 4. Noterliğinin 12.08.2011 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmenin feshedildiğini, 2009-2010 ve 2010-2011 futbol sezonlarına ait ödenmeyen alacakları için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin 12. maddesinde açıkça İş bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözüme bağlama yetkisinin, Uyuşmazlık Çözüm Kuruluna ait ait olduğunun ve tarafların Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun kararlarına karşı süresi içinde ancak Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kuruluna başvurabileceklerinin belirtildiği, davacı tarafça öncelikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'na başvurulması gerektiği, her ne kadar davacı tarafça Uyuşmazlık Çözüm Kurulu talimatında 24.8.2001'de değişiklik yapıldığı ve bu suretle tarafların Çözüm Kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbest oldukları iddia edilmişse de, normlar hiyerarşisi içinde talimatta yapılan değişikliklerin kanuni düzenlemenin önüne geçmesinin olanaklı olmadığı, hadisede 5894 SK hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu, buna karşın davacı tarafından Uyuşmazlık Çözüm Kuruluna gidilmeden doğrudan davalı hakkında icra takibi yoluna gidildiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın futbolcu olan davacının ücret alacağından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görev hususunda yasal 2012/20984-27826 düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun Tahkim Kurulu ve görevlerini düzenleyen 13 ve 14. maddesi, 4.12.2007 tarihi ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.11.2007 tarih ve 5719 sayılı kanunun 10. ve 11. maddeleri ile değiştirilmiş, yine bu kanunun 9. maddesi ile de kanunun 12. maddesinden sonra gelmek üzere 12/A maddesi eklenmiştir. 3813 sayılı kanuna 5719 sayılı kanunla eklenen “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” başlıklı 12/A maddesinde, önce bu kurulun oluşumu usulü ve çalışma usulleri açıklandıktan sonra, “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu”, kulüpler ile kulüpler, kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri, oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 5719 sayılı kanunla değişik 3813 sayılı kanun, 16.5.2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5894 sayılı kanunla uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İlk Derece Hukuk Kurulları (ki bunlar arasında uyuşmazlık Çözüm Kurulu da yer almaktadır) ile bunların üstünde olmak üzere Tahkim Kurulu gösterilmişse de, bu kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmemiş, bu düzenleme TFF ana statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir. TFF Ana statüsünde TFF Genel Kurulu’nca yapılan değişiklik 21.7.2011 tarih ve 280001 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ana Statünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56.maddesinde, "1. Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri , … personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür. Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise genel hükümlere ve 1. madde uyarınca tarafların anlaşmalarına bağlı olduğu ve uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı genel hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. 2012/20984-27826 Yine Geçici 1. madde uyarınca da, uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nca henüz karar bağlanmamış ihtilaflarda taraflara uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun ihtiyari yetkisini kabul edip etmediklerini 10 günlük kesin süre içerisinde bildirmeleri, tarafların Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri halinde, dosyanın yeni teşekkül ettirilecek hakem heyeti tarafından karara bağlanacağı, söz konusu süre içerisinde taraflarca kurulun yetkisinin yazılı olarak kabul edilmemesi halinde taraflara hakları da hatırlatılmak suretiyle dosyalarının ve harçlarının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda, davalının cevap süresi içerisinde tahkim itirazında bulunmadığı anlaşılmıştır. Statü değişikliğinin 21.7.2011 yürürlüğe girmesinden sonra tarafların yazılı olarak uyuşmazlık çözüm kurulunun görevini kabul edip etmedikleri Futbol Federasyonundan sorulmamıştır. Kaldı ki, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu bu tür uyuşmazlıklarda ihtiyari tahkim olup, mecburi tahkime ilişkin hükümler uygulanmaz. Önceki kararların uyuşmazlık çözüm kurulunda karara bağlanması da eldeki dava için kesin hüküm yada kesin delil teşkil etmez ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğu için kazanılmış hak da söz konusu olamaz. Mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekmektedir. Taraflar arasında uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görevinin kabul edildiğine dair bir kararlaştırma bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, Genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşıldığından bu durumda davanın niteliği itibariyle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. O halde işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 tL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 5.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yetkiye İlişkin Geçiş ve Zaman Bakımından Uygulama Hükümleri

02.03.2019 tarihinde yürürlüğe giren talimat düzenlemesinden önce Uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde açılmış bulunan derdest dosyalar bakımından Kurul münhasıran yetkili olmaya devam eder; bu dosyalar yönünden ihtiyari tahkim itirazı ileri sürülemez.

02.03.2019 tarihinden önce imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların bu tarihten sonra UÇK önüne getirilmesi durumunda ise davalı tarafa özel bir yetki itirazı hakkı tanınmıştır. Davalı taraf, başvuru dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde Kurulun yetkisine itiraz edebilir; süresi içinde yetki itirazında bulunulmaması halinde UÇK'nın yetkisi kabul edilmiş sayılır.

Başvuru Usulü ve Hakem Heyetinin İnceleme Süreci

UÇK nezdindeki yargılama yazılı başvuru ile başlar. Başvuran tarafın başvuru ücretini yatırdığını gösteren makbuzu dilekçesine eklemesi zorunlu olup harç ve gideri karşılanmayan başvurular Kurul tarafından incelemeye alınmaz. UÇK Koordinatörlüğü dilekçedeki zorunlu şekli unsurları ön incelemeden geçirir ve eksiklik saptanmaması durumunda dosyayı Başkanlar Kuruluna tevdi eder.

Başvuru dilekçesi ve ekleri davalıya tebliğ edildikten sonra davalı tarafın Hakem Listesi'nden hakemini seçerek cevap dilekçesini Kurula sunması için tebliğden itibaren yedi günlük süresi vardır. Uyuşmazlıklar, tarafların Hakem Listesi'nden belirleyeceği birer hakem ile bu hakemlerin Başkanlar Kurulu üyeleri arasından seçeceği bir başkandan oluşan toplam üç kişilik Hakem Heyeti tarafından kapalı hakem seçimi esasına göre incelenir.

Hakem Heyeti; 5894 sayılı Kanun, TFF Statüsü, federasyon talimat ve düzenlemeleri ile FIFA ve UEFA kurallarını esas alarak uyuşmazlığı Türk maddi hukukuna göre karara bağlar. Hakem Heyeti gerekçeli kararını heyet oluşum tarihinden itibaren en geç dört ay içinde vermek zorundadır; haklı sebeplerin varlığı halinde heyet kararıyla bu süre birer aylık dönemler halinde uzatılabilir.

Kararların Kesinleşmesi, İtiraz ve İptal Davası

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Hakem Heyeti tarafından tesis edilen nihai kararlar, kararın taraflara tebliğinden itibaren yedi gün içinde TFF Tahkim Kuruluna itiraz edilmemesi veya itiraz üzerine Tahkim Kurulunun karar vermesi ile kesinleşir.

5894 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre, ilk derece hukuk kurullarının futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde Tahkim Kurulu nezdinde itiraz yoluna başvurulmazsa kararlar kesinleşir ve kesinleşen bu kararlara karşı yargı yoluna başvurulamaz.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesi uyarınca hakem kararlarına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. Bu dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde görülür ve öncelikle ile ivedilikle karara bağlanır. Tahkim sözleşmesinin geçersizliği, hakem seçim usulüne aykırılık, kararın süresinde verilmemesi, yetkisizlik, yetki aşımı, yargılama usulünün esasa etkili şekilde ihlali, eşitlik ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık, uyuşmazlığın tahkime elverişsizliği veya kamu düzenine aykırılık hallerinde karar iptal edilebilir. Tahkim sözleşmesi dışındaki kısım ayrılabiliyorsa yalnızca o bölüm iptal edilir. Bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe inceleme dosya üzerinden yürütülür; verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir ve kanundaki belirli usul eksiklikleri sebebiyle iptal kararı verilirse taraflar hakemleri ve tahkim süresini yeniden tayin edebilirler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 439Kaynağı aç
MADDE 439- (1) Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür. (2) a) Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğu, b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmadığı, c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmediği, ç) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği, d) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı, e) Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmediği ve bu durumun kararın esasına etkili olduğu, f) Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği, g) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, ğ) Kararın kamu düzenine aykırı olduğu, tespit edilirse, hakem kararları iptal edilebilir. (3) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, tahkim sözleşmesi kapsamında olan konuların, tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konulardan ayrılması mümkün olduğu takdirde, hakem kararının sadece tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konuları içeren bölümü iptal edilebilir. (4) İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir. (5) İptal talebi, davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe, dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. (6) İptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz incelemesi, bu maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak, öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır. Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. (7) İptal davasının kabulü hâlinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya ikinci fıkranın (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerindeki hâllerin varlığı sebebiyle kabulü hâlinde, taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler. Hakem ücreti
Futbol sözleşmesinden doğan alacak davası genel mahkemelerde açılabilir mi?

Evet, 02.03.2019 tarihli düzenleme sonrasında futbol sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda UÇK ihtiyari tahkime tabi kılındığından, taraflar uyuşmazlığın doğumundan sonra yazılı tahkim sözleşmesi akdetmedikçe dava genel mahkemelerde görülebilir.

Sportif cezalar ve yetiştirme tazminatı genel mahkemelere taşınabilir mi?

Hayır, sportif cezalar ve yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar mevzuat uyarınca münhasıran UÇK önünde çözülür ve bu kararlara karşı yalnızca TFF Tahkim Kuruluna itiraz edilebilir.

UÇK Hakem Heyeti kararlarına karşı itiraz süresi ne kadardır?

UÇK kararlarına karşı itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gün olup itiraz TFF Tahkim Kuruluna yapılır.

Davalı taraf hakemini seçmek ve cevap dilekçesini vermek için ne kadar süreye sahiptir?

Davalı taraf, başvuru dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde Hakem Listesi'nden hakemini seçerek cevap dilekçesini Kurula sunmak zorundadır.

Hakem Heyeti gerekçeli kararını ne kadar süre içinde tamamlamalıdır?

Hakem Heyeti gerekçeli kararını heyet oluşumundan itibaren en geç dört ay içinde vermekle yükümlüdür; haklı sebeplerin varlığı halinde bu süre birer aylık dilimlerle uzatılabilir.

Tahkim kararlarına karşı adli yargıda hangi kanun yoluna başvurulabilir?

6100 sayılı Kanun'un 439. maddesi gereğince hakem kararlarına karşı tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde yalnızca iptal davası açılabilir; BAM kararına karşı da temyiz yolu açıktır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu