Terekeye Temsilci Atanması ve Miras Ortaklığı

by Avukat Erdal Ersoy
Terekeye Temsilci Atanması ve Miras Ortaklığı

Birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar terekenin bütün hak ve borçlarını kapsayan bir miras ortaklığı doğar. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, bu ortaklığa paylaşmaya kadar temsilci atayabilir. Atama her istemde kendiliğinden değildir. Sözleşmeden veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf eder.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Madde 640- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler. II. Mirasçıların sorumluluğu

Miras ortaklığında birlikte tasarruf

Birden çok mirasçının bulunması hâlinde ortaklık, mirasın geçmesiyle başlar ve paylaşmaya kadar sürer. Ortaklık terekedeki haklarla birlikte borçları da kapsar.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir. Sözleşmeden veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklıdır. Bu yetki bulunmadıkça terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Birlikte tasarruf kuralı, mevcut bir temsil veya yönetim yetkisini ortadan kaldırmaz.

Her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır. Koruma istemi, temsilci atanmasından ayrı bir imkândır ve sonucu yalnız istemde bulunan mirasçıyla sınırlı değildir.

Temsilci atanmasının kanundaki çerçevesi

Türk Medenî Kanunu'nun 640. maddesine göre istem, mirasçılardan birinden gelir ve atamaya sulh mahkemesi karar verebilir. Görev, paylaşmaya kadar öngörülür. Maddenin kullandığı ifade, atamanın her istemde kendiliğinden yapılacağını değil, mahkemenin atayabileceğini gösterir.

Bir mirasçının ödemeden aciz olması, diğer mirasçılara ayrıca bir koruma yolu tanır. Mirasın açılması üzerine bu mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir. Hüküm temsilci atanmasını değil, gerekli koruma önlemlerinin istenmesini düzenler.

Terekenin korunması ve resmî yönetim

Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya resen, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesi için gerekli bütün önlemleri alır. Bu genel koruma yetkisi, miras ortaklığına temsilci atanmasının koşullarıyla aynı hüküm değildir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 589Kaynağı aç
Madde 589- Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır. Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir. B. Defter tutma

Koruma önlemleri özellikle terekenin yazımı, mühürlenmesi, resmen yönetilmesi ve vasiyetnamelerin açılmasıyla ilgili olabilir. Kanundaki özellikle ifadesi bu önlemleri örnekler; liste, alınabilecek her önlemi tüketmez.

Önlem giderlerini, istem üzerine başvuran kişi karşılar. Hâkim önleme resen karar vermişse gideri Devlet karşılar. Her iki durumda giderler ileride terekeden alınır. Bu kural koruma önleminin giderine ilişkindir.

Mirasbırakan yerleşim yerinden başka yerde ölmüşse, ölüm yeri sulh hâkimi ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir. Ölüm yerindeki mallar için gerekli korumayı alır; ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Resmî yönetim ayrı bir düzenlemedir. Sulh hâkimi şu hâllerde resen mirasın resmen yönetilmesine karar verir: Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyor, temsilci de bırakmamış ve menfaati gerektiriyorsa; mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden hiçbiri mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamıyor veya bir mirasçı bulunup bulunmadığı şüpheliyse; mirasçıların tamamı bilinmiyorsa; kanunda özel olarak öngörülmüşse.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 592Kaynağı aç
Madde 592- Aşağıdaki hâllerde sulh hâkimi re'sen mirasın resmen yönetilmesine karar verir: 1. Mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması ve temsilci de bırakmaması hâlinde menfaati gerektiriyorsa, 2. Mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden hiçbiri mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamazsa veya bir mirasçı bulunup bulunmadığı şüpheli olursa, 3. Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, 4. Kanunda özel olarak öngörülmüşse. Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili olmak üzere vasiyeti yerine getirme görevlisi atamış ise, önemli bir engel bulunmadıkça terekenin yönetimi ona verilir. Mirasbırakan velâyet veya vesayet altında idiyse; veli veya vasi bir sakınca olmadıkça terekenin yönetimiyle görevlendirilir. Sulh hâkimi, terekeyi yönetmekle görevlendirilen kimseye, istemi hâlinde terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine karar verir. II. Görev, temsil ve sorumluluk

Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili olmak üzere vasiyeti yerine getirme görevlisi atamışsa, önemli bir engel bulunmadıkça yönetim ona verilir. Mirasbırakan velayet veya vesayet altındaysa, sakınca olmadıkça veli ya da vasi terekenin yönetimiyle görevlendirilir.

Temsilcinin niteliği ve itiraz yolu

Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Aksi belirtilmedikçe vasi hakkındaki hükümler kayyım hakkında da uygulanır. Bu hüküm tereke temsilcisini ayrıca adlandırmaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E. 2016/14758, K. 2020/4814 sayılı kararının gerekçesinde miras ortaklığı temsilcisi, Türk Medenî Kanunu'nun 640. maddesi kapsamında özel kayyım niteliğinde kabul edilmiştir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 403Kaynağı aç
Madde 403- Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır. İKİNCİ AYIRIM VESAYETİ GEREKTİREN HÂLLER A. Küçüklük
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14758, K. 2020/4814Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2016/14758 E.  ,  2020/4814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki terekeye temsilci atanması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Talep, terekeye temsilci atanması ve terekenin tespitine ilişkindir. Talep eden vekili, müvekkilinin babası…’ın vefat ettiğini, terekenin taksim edilmediğini, taraflar arasında … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/227 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dosyası bulunduğunu, terekenin bu dava sonuçlanıncaya kadar taksim edilemeyeceğini ancak gelirlerin mirasçı … tarafından alındığını beyanla terekenin tespitini ve terekeye tarafsız bir kişinin temsilci olarak atanmasını istemiştir. Davalılar, terekeye temsilci atanmasını gerektirir bir durum olmadığını, ortaklığın giderilmesi davasının mirasbırakan ile ilgili olmadığını beyanla talebin reddini savunmuştur. Mahkeme, terekeye temsilci atanması talebinin kabulü ile mirasbırakan…'ın terekesine Ankara Barosundan Av. …’un temsilci olarak atanmasına ve mümessile murisin adına açılmış … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/227 Esas sayılı dosyadaki davayı takip etmek üzere izin ve yetki verilmesine karar vermiştir. Hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 15/06/2015 tarihli 2015/2125 Esas, 2015/6672 Kararı ile tereke temsilcisinin şahsına yönelik temyiz itirazlarına ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle, gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine ve diğer temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazlar yönünden denetim makamı … Asliye Hukuk Mahkemesi 20.07.2015 tarih ve 2015/28-28 Değişik İş-Karar ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin kararını kaldırmıştır. … Sulh Hukuk Mahkemesi, terekeye temsilci atanması talebinin kabulü ile mirasbırakan…'ın terekesine Ankara Barosundan Av. …'nın temsilci olarak atanmasına karar vermiş, mümessile murisin adına açılmış … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/227 Esas sayılı dosyadaki davayı takip etmek üzere izin ve yetki verilmesine ve tereke temsilcisine hizmeti karşılığında tereke hesabından ücret ödenmesine; tereke hesabında aktif mevcut bulunmaması durumunda ücretin tüm mirasçılarca miras hisseleri oranında ödenmesine karar vermiştir. Davalı … vekilinin 03.03.2016 tarihli dilekçesiyle hükmü temyizi üzerine … Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli talebin itiraz niteliğinde olup denetim makamı olan … Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesine ve temyiz taleplerinin reddine ilişkin ek karar, davalılara 15.03.2016, 16.03.2016 ve 20.03.2016 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli 2016/26 Değişik İş Kararı ile tereke temsilcisinin şahsına yapılan itirazın reddine ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 15/06/2015 tarih ve 2015/2125 Esas, 2015/6672 Karar sayılı ilamına göre vasi tayin edilmesine ilişkin kararın kesin olarak, vasi ücretine ilişkin kısmın ise taraflara tebliğinden itibaren 8 gün içinde Yargıtay'da temyiz yolunun açık olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalılar … ve … 01.07.2016 tarihli temyiz dilekçeleri ile, murisin dava tarihinde herhangi bir malvarlığının olmadığını, bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan mümessil tayin edilmesi ve mümessile ödenecek ücretin mirasçılara yüklenmesinin doğru olmadığını ve daha önceki temyizlerinin de süresi içinde yapılmış olup önceki temyiz sebeplerinin de dikkate alınması ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/26 Değişik İş ve Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarının bozulmasını istemişlerdir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK. md. 640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. Türk Medeni Kanununun 403/son maddesi uyarınca, vasi hakkındaki hükümler, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır. Türk Medeni Kanunun 457. maddesinde vasinin ücretnin vesayet makamı tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Terekeyi yönetmekle görevlendirilen kimseye sulh mahkemesi tarafından terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine karar verilebilir (TMK m. 592/4). Ancak ücret ödenmesi için tereke yöneticisinin istemi gerekir. İstem olmadan kendiliğinden ücret verilemez. Terekeyi resmen yönetene ödenecek ücret yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığı gözönünde tutulmak suretiyle sulh hukuk mahkemesi tarafından belirlenir. Türk Medeni Kanunun 488. maddesi uyarınca ilgililer vesayet makamlarının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar. Vesayet makamının itirazı ret etmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; Asliye Hukuk Mahkemesine aittir (5133 S.K. md.2-3, TMK. md. 397/2). Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisine ödenecek ücrete yönelik itirazın yukarıda değinilen kanun maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dilekçenin görev yönünden reddine, dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların itirazları yönünden dilekçenin görev yönünden reddiyle dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 10.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Vasinin atanması usulü kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır. Kayyım veya yasal danışman atanması kararı, yalnızca vesayet makamı gerekli görürse ilan olunur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 397Kaynağı aç
Madde 397- Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir. II. Özel vesayet 1. Koşulları
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 431Kaynağı aç
Madde 431- Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır. Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunur. ALTINCI AYIRIM KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI A. Koşulları

Vasilik için kanunda ayrıca süreler vardır. Atanan kişi, durumun tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınabilir. İlgili herkes de atamayı öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı sebebi yerinde görürse yeni vasi atar; görmezse görüşüyle birlikte kararı denetim makamına bildirir. Bu hükümlerin metni vasiye yöneliktir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 422Kaynağı aç
Madde 422- Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir. 2. Geçici görev

Türk Medenî Kanunu'nun 488. maddesine göre ilgililer, vesayet makamının kararlarına tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir. Denetim makamı gerektiğinde duruşma yaparak itirazı kesin karara bağlar. Madde tereke temsilcisini ayrıca saymaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/14758, K. 2020/4814 sayılı kararında bu yol açıklanmış ve denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. Kararın sonucu, davalıların itirazları yönünden dilekçenin görev yönünden reddi ve dosyanın mahalline iadesidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 488Kaynağı aç
Madde 488- İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar. ÜÇÜNCÜ AYIRIM VESAYETİN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI A. Kesin hesap ve malvarlığının teslimi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E. 2015/10466, K. 2015/8698 sayılı kararında, temsilcinin şahsına yönelik itirazlar dışındaki temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir. Şahsa yönelik itirazlar yönünden ise dilekçe görev yönünden reddedilmiş ve dosya mahalline iade edilmiştir. Gerekçede, vesayet makamı itirazı reddederse incelemenin denetim makamına ait olduğu; kaçınma sebeplerini incelemenin önce sulh hukuk mahkemesine, kabul edilmezse asliye hukuk mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/10466, K. 2015/8698Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/10466 E.  ,  2015/8698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Arapgir Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/06/2014 NUMARASI : 2014/15-2014/84 Davacı vekili tarafından, 06.02.2014 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı S.. Ş.. ve Ü.. G… Ş… vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, TMK'nın 640/3. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, mirasçılardan M.. A..'ın terekeye temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı S.. Ş.. ve Ü…G.. Ş.. vekili tarafından temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Bir kısım davalılar vekilinin tereke temsilcisi M.. A..'ın şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK'nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme göreviyle ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. TMK'nın 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine aittir (TMK m. 397). Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda değinilen kanun maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dilekçenin görev yönünden reddine, dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazlar yönünden dilekçenin görev yönünden reddiyle dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2013/12363, K. 2014/6037 sayılı kararında da tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazın yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek dilekçe görev yönünden reddedilmiştir. Gerekçede inceleme görevi önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, ret hâlinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine bırakılmıştır. Bu kararların sonucu atamanın esasının karara bağlanması değil, görev yönünden incelemedir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/12363, K. 2014/6037Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2013/12363 E.  ,  2014/6037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi … ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki terekeye temsilci atanması istemi davasının kabulüne dair Tire Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 08.02.2012 gün ve 524/133 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar, 01.07.2008 tarihinde vefat eden murislerinden intikal eden 9 adet taşınmazın mirasçılar arasında taksim yapılmamasına rağmen, mirasçılardan davalılar … ve … tarafından kullanıldığını açıklayarak, taşınmazların idaresi için davacılardan …'nın terekeye temsilci olarak atanmasını istemişlerdir. Davalı … vekili, davacılar tarafından temsilci olarak atanması istenen kişiyi kabul etmediklerini ve Baro tarafından bildirilen kişinin temsilci olarak atanmasını istemiştir. Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, İzmir Baro Başkanlığı tarafından temsilci adayı olarak bildirilen Avukat …'ın terekeye temsilci olarak atanmasına karar verilmiş; Hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamından, ortak muris….'in 01.07.2008 tarihinde vefatıyla dava konusu 43, 319, 330, 331, 393, 437, 516, 527 ve 559 parseller davacı ve davalılara intikal etmiş, terekenin yönetiminde mirasçılar arası uyuşmazlık nedeniyle mahkemece terekeye temsilci atanmıştır. TMK'nun 640. maddesi gereğince atanan tereke temsilcisi özel kayyım niteliğinde olup aynı yasanın 431. maddesinde vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanacağı düzenlenmiştir. Vasilikten kaçınma ve vasi atanmasına itiraza ilişkin TMK'nun 422. maddesi gereğince, vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin, tereke temsilcisine yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunlu olup itirazı inceleme görevi vesayet makamına ve itirazın vesayet makamı tarafından reddi halinde, denetim makamına aittir. TMK'nun 397/ son maddesinde vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi, denetim makamı ise Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlendiğine ve somut olayda davacılar tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazda bulunduğuna göre, itirazın yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden dilekçenin görev yönünden REDDİNE ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde iadesine 03.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Sık sorulan sorular

Terekeye temsilci atanması zorunlu mudur?

Hayır. Sulh mahkemesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmaya kadar temsilci atayabilir. Kanun atamayı her istemde kendiliğinden yapılacak bir işlem olarak düzenlemez.

Temsilci kimden istenebilir?

İstemi mirasçılardan biri yapar ve atamaya sulh mahkemesi karar verebilir. Görev paylaşmaya kadar sürer.

Mirasçılardan her biri koruma isteyebilir mi?

Mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.

Resmî yönetim temsilci atanmasıyla aynı mıdır?

Hayır. Resmî yönetim, kanunda sayılan hâllerde sulh hâkiminin resen karar verdiği ayrı bir düzendir. Miras ortaklığı temsilcisi ise bir mirasçının istemiyle paylaşmaya kadar atanabilir.

Şahsa yönelik itirazı önce hangi mahkeme inceler?

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E. 2015/10466, K. 2015/8698 ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2013/12363, K. 2014/6037 sayılı kararlarında inceleme önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, kabul edilmemesi hâlinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine bırakılmıştır. Türk Medenî Kanunu'nun 397. maddesi vesayet makamını sulh hukuk, denetim makamını asliye hukuk mahkemesi olarak belirler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu