Tereke neyi kapsar
Tereke, ölen veya gaipliğine karar verilen kişinin malvarlığı ile parasal veya benzeri değeri bulunan işlemlerinin, haklarının ve borçlarının bütününe verilen addır. Bu bütün, mirasın mirasçılara geçmesi sonucundan ayrı düşünülür; tereke geçişe konu malvarlığını, mirasın geçmesi ise bu malvarlığı üzerindeki hukuki sonucu anlatır.
Tereke yalnızca eldeki mallardan ibaret değildir. Taşınırlar, taşınmazlar, para alacakları ve maddi değeri bulunan haklar aktif tarafı; borçlar, rehin ve ipotekten doğan yükümlülükler ile taahhütler pasif tarafı oluşturur. Aktif ve pasif unsurların ikisi de terekenin kapsamındadır.
Birden çok mirasçıda elbirliği ortaklığı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesine göre birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında bir ortaklık doğar. Ortaklık, terekedeki hakların ve borçların tamamını kapsar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların tamamı yararlanır.
Mirasçılardan biri ödemeden aciz hâlindeyse, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir. Talep, hem aciz hâline hem de mirasın açılmış olmasına bağlıdır.
Miras ortaklığına temsilci atanması
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesinin miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilmesini öngörür. Hüküm, istem için bütün mirasçıların uyuşmasını aramamaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E. 2016/1143, K. 2016/8843 sayılı kararında, miras ortaklığında mirasçıların işlemleri, kullanımı ve idareyi birlikte yürütmesi zorunluluğu açıklanmıştır. Anlaşmazlık veya bu konularda anlaşamama hâlinde, paylaşmaya kadar miras ortaklığı adına gerekli işlemleri yapmak, dava açmak ve davaları takip etmek üzere temsilci atanabileceği belirtilmiştir. Aynı kararda mirasçılardan birinin veya birkaçının isteği yeterli görülmüştür.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/1143, K. 2016/8843Kaynağı aç
Bu karara konu olayda tereke henüz paylaşılmamış ve idaresinde mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunmuştur. Hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş ve hüküm bozulmuştur. Bozma, temsilci atayan yeni bir hüküm değildir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin E. 2013/10887, K. 2013/12301 sayılı kararında elbirliği mülkiyetinde mirasçıların birlikte hareket etmek zorunda olduğu, anlaşamama veya uyuşmazlık hâlinde terekeyi temsil etmek ve tereke adına işlem yapmak üzere temsilci atandığı açıklanmıştır. Kayyım atanması ise Türk Medeni Kanunu'nun 426, 427 ve 428. maddelerindeki koşullara bağlanmış; o davadaki davalılar yönünden bu koşulların gerçekleşmediği belirtilmiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/10887, K. 2013/12301Kaynağı aç
Aynı kararda terekeye temsilci atanması davasının bütün mirasçılara yöneltilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu husus gözetilmeden eksik hasımla ve kayyım atanması şeklinde kurulan hüküm bozulmuştur.
Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 54. maddesine göre, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesinin uygulanmasında temsilci atanması istemi mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/3286, K. 2013/4581Kaynağı aç
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin E. 2013/3286, K. 2013/4581 sayılı kararında, mirasçılardan birinin istemiyle terekeye temsilci atanmasında yetkili mahkemenin mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi olduğu, bu yetkinin kesin olduğu ve mahkemece resen gözetilmesi gerektiği açıklanmıştır. Somut olayda bu mahkeme gözetilmeden verilen yetkisizlik kararı bozulmuş; bozma, işin esası hakkında yeni bir karar niteliği taşımamıştır.
Mirasın açıldığı yer ve belirli davalar
Türk Medeni Kanunu'nun 576. maddesine göre miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 576Kaynağı aç
Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları, mirasın açıldığı bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Hüküm, sayılan dava türlerinin yetkili mahkemesini gösterir.
Terekenin tespiti, mirasbırakanın veya gaipliğine karar verilen kişinin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesince yapılır. Tespit kendiliğinden gerçekleşmez; yasal veya atanmış mirasçılardan birinin talebi gerekir.
Tereke borçlarından sorumluluk
Türk Medeni Kanunu'nun 641. maddesine göre mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 641Kaynağı aç
Ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan, emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, bu yüzden tereke borç ödemeden acze düşmeyecekse tereke borcu sayılır. Uygun miktar ve acze düşmeme şartı ayrıca değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 681. maddesine göre alacaklı bölünmeye veya nakle açık ya da örtülü rıza göstermemişse, mirasçılar ilgili tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur. Alacaklının rıza gösterdiği borçlar bu devam eden teselsülün dışında kalır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 681Kaynağı aç
Teselsül, paylaşmanın gerçekleştiği tarihin üzerinden beş yıl geçmesiyle sona erer. Daha sonra yerine getirilecek borçlarda beş yıl, paylaşmadan değil muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.
Mirası ret ve reddedilmiş sayılma
Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesine göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Hüküm, ölüm tarihindeki bu aciz hâlini arar; salt aktif ve pasiflerin karşılaştırılmasının yeterli olduğunu söylemez.
Paylaşmanın istenmesi ve malların ayrılması
Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesine göre sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmayan her mirasçı, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 642Kaynağı aç
Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.
Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve malların her birini gözeterek paylaştırmayı yapar. Olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamı bir mirasçıya verilir. Bu olanak her taşınmaz bakımından ayrıca değerlendirilir.
Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.
Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine o malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir. Erteleme, hâkimin bu şart çerçevesindeki kararına bağlıdır.
Payların alınması ve paylaşma sözleşmesi
Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesinde iki ayrı bağlayıcı yol öngörülür: mirasçılar arasında payların oluşturulup fiilen alınması veya mirasçıların kendi aralarında paylaşma sözleşmesi yapması. Bu yollardan her biri mirasçıları bağlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 676Kaynağı aç
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Yazılı şekil, sözleşmenin bağlayıcılığından ayrı bir geçerlilik şartıdır.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilir.
Sık sorulan sorular
Birden çok mirasçı varsa tereke nasıl yönetilir?
Paylaşmaya kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir miras ortaklığı doğar. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve saklı temsil veya yönetim yetkisi dışında haklar üzerinde birlikte tasarruf eder.
Temsilci atanması için bütün mirasçıların anlaşması gerekir mi?
Hayır. Sulh mahkemesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmaya kadar miras ortaklığına temsilci atayabilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E. 2016/1143, K. 2016/8843 sayılı kararında bir veya birkaç mirasçının isteği de yeterli görülmüştür.
Temsilci davası kimlere yöneltilir?
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin E. 2013/10887, K. 2013/12301 sayılı kararına göre terekeye temsilci atanması davası bütün mirasçılara yöneltilir. Eksik hasımla ve kayyım atanması şeklinde verilen hüküm bozulmuştur.
Temsilci isteminde hangi mahkeme yetkilidir?
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin E. 2013/3286, K. 2013/4581 sayılı kararına göre yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kesin olup mahkemece resen gözetilir.
Mirasçılar tereke borcundan nasıl sorumludur?
Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Alacaklı bölünmeye veya nakle rıza göstermemişse sorumluluk paylaşmadan sonra da bütün malvarlığıyla sürer ve beş yıllık sürenin dolmasıyla teselsül sona erer.
Ölüm tarihinde aciz varsa miras reddedilmiş sayılır mı?
Evet. Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.
Taşınmazlar paylaşılırken nasıl dağıtılır?
Olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamı bir mirasçıya verilir. Değer farkları para ödenerek denkleştirilir; olanak yoksa belirli mallar satış yoluyla paylaştırılabilir.
Paylaşma sözleşmesi hangi şekle bağlıdır?
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Sözleşme mirasçıları bağlayabileceği gibi, elbirliği mülkiyetinin paylar oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesi de kabul edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

