Terekenin resmi defterinin tutulması, mirası reddetmeye hakkı olan mirasçıların terekenin aktif ve pasif durumunu tespit etmek ve mirasbırakanın borçlarından doğan sorumluluklarını sınırlandırmak amacıyla sulh hukuk mahkemesinden talep edebileceği hukuki bir imkândır. Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi gereğince mirasçılar, mirasbırakanın vefatı ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır; terekeye ait aynî hakları, alacakları ve zilyetlikleri elde ederken mirasbırakanın borçlarından da şahsi malvarlıklarıyla sorumlu duruma gelirler. Resmi defter tutulması kurumu, bu külli halefiyet ve sınırsız kişisel sorumluluk ilkesine karşı mirasçılara kanuni güvence sağlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 619Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Resmi Defter Tutmanın Amacı ve Hukuki İşlevleri
Terekenin resmi defterinin tutulması isteminin terekenin gerçek durumunu öğrenme, mirasçıların borçlardan doğan sorumluluğunu sınırlama ve mirası ret ya da kabul sürelerini uzatma şeklinde üç temel işlevi mevcuttur. Mirası reddetmeye hakkı bulunan her bir mirasçı resmi defter tutulmasını talep etme yetkisine sahiptir. Mirasçılardan birinin yapmış olduğu defter tutma başvurusu diğer mirasçılar hakkında da hukuki etki doğurur.
Koruma Önlemi Olarak Tereke Tespiti ile Resmi Defter Tutmanın Ayrımı
Türk Medeni Kanunu'nun 589 ve devamı maddelerinde düzenlenen koruma önlemi niteliğindeki terekenin tespiti ve defterinin tutulması ile Türk Medeni Kanunu'nun 619. maddesinde öngörülen mirasın reddine esas resmi defter tutma işlemi farklı kurallara tabidir. Sulh hâkiminin koruma tedbiri mahiyetinde terekeyi tespit edip defterini tutmasına dair yaptığı işlemler nihai hüküm niteliğinde kabul edilmediğinden temyizi kabil değildir. Mirasın kabulü veya reddine dayanak teşkil eden resmi defter tutma ise mirasçıların sorumluluk rejimini belirleyen bağımsız bir hukuki prosedürdür.
Resmi Defter Tutulması Başvurusu ve Hak Düşürücü Süre
Türk Medeni Kanunu'nun 619. maddesi uyarınca terekenin resmi defterinin tutulması, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminden istenir. Mirasçılar sözlü veya yazılı beyanla istemde bulunabilirler; sözlü beyan tutanağa bağlanır ve başvuru üzerine esas defterine kayıt yapılarak dosya açılır. Terekenin resmi defteri hâkimin gözetimi altında görevlendirilecek kâtibe tutturulur.
Mirasın reddi kural olarak Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi uyarınca üç aylık süreye tabidir ve Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesi uyarınca sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla kayıtsız ve şartsız olarak yapılır; sulh hâkimi bu beyanı bir tutanakla tespit eder. Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasçı olunduğunun daha sonra öğrenildiği ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten; atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Mirasbırakanın ölümünden itibaren bir aylık yasal süre içinde defter tutma talep edilmemiş olsa dahi, mirasçı ölümü veya mirasçılık sıfatını sonradan öğrendiğini ileri sürerse mahkemece delil sunma imkânı tanınarak talebin hak düşürücü sürede yapılıp yapılmadığı re'sen araştırılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 609Kaynağı aç
Sulh Mahkemesinde Resmi Defterin Düzenlenmesi Usulü
Süresi içinde usulünce terekenin resmi defterinin tutulması talep edildiğinde, mahkemece ilgili mevzuatta belirlenen usul çerçevesinde terekenin aktif ve pasifinin belirlenerek defterin tutulması işlemlerine girişilmesi zorunludur. Bu usul resmî bir tespit görevi niteliğinde bulunduğundan davanın takip edilmediği gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına veya davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Tereke resmî defterinin nasıl tutulacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 620Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 620. maddesi uyarınca resmî defter sulh mahkemesi tarafından düzenlenir ve terekeye ait aktifler ile pasifler takdir edilen değerleriyle deftere kaydedilir. Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes sulh mahkemesince istenilen bilgiyi vermekle yükümlüdür. Haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermekten kaçınanlar veya eksik ya da yanlış bilgi verenler, bundan doğan zararları mirasçılara, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere tazmin etmek zorundadır. Mirasçılar da özellikle mirasbırakanın kendilerince bilinen borçlarını sulh mahkemesine bildirmekle yükümlüdür.
Sulh mahkemesi mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını alacak ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilan yoluyla çağırır. İlanda belirtilen sürenin dolmasıyla defter tutulması sona erer ve tutulan defter bu tarihten başlayarak en az bir ay boyunca ilgililerin incelemesine açık tutulur.
Defterin İncelenmesi ve Mirasçıların Beyan Süreci
Türk Medeni Kanunu'nun 626. maddesi gereğince, tutulan resmi defterin ilgililerce incelenmesi için tanınan sürenin dolmasının ardından sulh mahkemesi her mirasçıyı bir ay içinde iradesini bildirmeye davet eder. Tereke mevcuduna yeniden kıymet takdir edilmesi veya ortaya çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi gibi haklı ve zorunlu durumların varlığında sulh mahkemesi mirasçılara beyanda bulunmaları için ek süre tanıyabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 626Kaynağı aç
Defter incelemesi sonrasında mirasçılar mirası ret, tutulan resmi deftere göre kabul veya şartsız kabul seçeneklerinden birini tercih edebilirler. Bunun yanında Türk Medeni Kanunu'nun 632. maddesi uyarınca her mirasçı mirası ret veya resmi deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmi tasfiyesini de talep edebilir; ancak birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde tasfiye istemi dikkate alınmaz. Resmî tasfiyenin yürütülmesi hâlinde ise mirasçılar tereke borçlarından sorumlu tutulmazlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 632Kaynağı aç
Defter Tutma Sürecinde İcra Takipleri ve Davaların Durumu
Türk Medeni Kanunu'nun 625. maddesi uyarınca resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz, bu süre zarfında zamanaşımı işlemez ve acele hâller dışında davalara devam edilemeyeceği gibi yeni dava da açılamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 625Kaynağı aç
Resmi defter tutulması devam ederken mirasbırakanın borçları nedeniyle icra takibi yapılması hâlinde uygulanacak yaptırım bakımından farklı hukuki yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre kanundaki açık takip yasağı karşısında resmi defter tutulması talebinden sonra başlatılan icra takibinin iptali gerekmektedir. Diğer bir yaklaşıma göre ise icra takibi tamamen iptal edilmeyip defter tutulması sona erip mirasçılara kabul veya ret beyanında bulunmaları için tanınan bir aylık sürenin sonuna kadar ertelenir ve bu erteleme kuralına aykırılık İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca süresiz şikâyete konu edilebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca icra işlemlerine karşı kanuna aykırılık gerekçesiyle yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurulabilirken, bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman icra mahkemesine şikâyette bulunulabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Resmi Deftere Göre Mirasın Kabulü ve Sorumluluk Sınırları
Türk Medeni Kanunu'nun 628. maddesi gereğince, terekenin resmi deftere göre benimsenmesi durumunda mirasçıya yalnızca bu deftere kaydedilmiş borçlar intikal eder ve bu yolla mirasın geçmesi mirasın açıldığı andan itibaren hüküm ifade eder. Mirasçı, resmi deftere yazılan borçlardan ötürü tereke mallarının yanı sıra kendi şahsi malvarlığıyla da sorumludur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 628Kaynağı aç
Buna karşılık alacaklarını süresi içinde resmi deftere yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı kendi şahsi malvarlığı ile sorumlu tutulamayacağı gibi terekeden kendisine intikal eden mallarla da sorumlu tutulamaz.
Terekenin resmi defterinin tutulması ne kadar süre içinde talep edilir?
Terekenin resmi defterinin tutulması, mirası reddetmeye hakkı olan mirasçılar tarafından mirasın reddi usulüne uyulmak suretiyle bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminden talep edilir. Mirasçılık sıfatının veya ölümün daha sonra öğrenildiği ileri sürüldüğünde mahkemece delil toplanarak bu hak düşürücü süre re'sen incelenir.
Resmi defter tutulurken mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılabilir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 625. maddesi uyarınca resmi defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz ve zamanaşımı işlemez. Yasağa rağmen başlatılan takipler bakımından takibin iptali veya mirasçıların beyan süresi sonuna kadar takibin ertelenmesi yönünde kararlar verilmekte olup İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında icra mahkemesine süresiz şikâyet yoluna başvurulabilir.
Alacağını resmi deftere yazdırmayan alacaklılar mirasçıdan tahsilat yapabilir mi?
Resmi deftere göre mirası kabul eden mirasçı yalnızca deftere kaydedilen borçlardan sorumludur. Alacağını süresinde bildirmeyen alacaklılara karşı mirasçı hem kişisel mallarıyla hem de terekeden intikal eden mallarla sorumlu tutulamaz.
Mirasçılar resmi defter tutulduktan sonra resmi tasfiye isteyebilir mi?
Mirasçılar inceleme süresinin tamamlanmasının ardından tanınan beyan süresi içinde mirası reddetmek veya deftere göre kabul etmek yerine Türk Medeni Kanunu'nun 632. maddesi uyarınca resmi tasfiye talebinde bulunabilirler. Ancak birlikte mirasçılardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde tasfiye istemi dikkate alınmaz; resmî tasfiye yoluna gidildiğinde ise mirasçılar tereke borçlarından sorumlu tutulmazlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

