Temsilciler Aracılığıyla Tahkim Anlaşması ve Özel Yetki

by Avukat Erdal Ersoy
Temsilciler Aracılığıyla Tahkim Anlaşması ve Özel Yetki

Türk Hukukunda Tahkim Anlaşması Akdetmek İçin Temsil Yetkisi

Türk hukukunda bir temsilcinin temsil olunan adına tahkim anlaşması akdedebilmesi için bu konuda açıkça ve özel olarak yetkilendirilmesi zorunludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça hakeme başvuramaz. Benzer şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrası gereğince vekil, açıkça yetki verilmedikçe tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz. Bu çerçevede, genel nitelikte yetkilendirilen ve tahkim sözleşmesi akdetme yetkisi açıkça belirtilmeyen temsilcilerin temsil olunan adına tahkim anlaşması kurması mümkün değildir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 504Kaynağı aç
MADDE 504- Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz. II. Vekilin borçları 1. Talimata uygun ifa
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- (1) Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez. Birden fazla vekil görevlendirilmesi

İradi Temsilciler, Şirket Organları ve Tacir Yardımcıları

Tahkim anlaşması akdetmek için aranan özel yetki şartı iradi temsilciler bakımından geçerlidir; ticaret şirketlerinin temsil organı sıfatıyla hareket eden şahıslar için aranmaz. Bir ticaret şirketinin temsil organı olarak hareket eden kişilerin şirket adına tahkim anlaşması yapması için ayrıca özel bir yetkilendirme gerekmemektedir. Buna karşılık organın atadığı bir diğer iradi temsilcinin şirket adına tahkim anlaşması akdedebilmesi için bu hususta özel yetkiyle donatılmış olması şarttır.

Tacir yardımcıları bakımından değerlendirildiğinde, tacirin ticari temsilcisi dışındaki tacir yardımcıları, tacir adına tahkim anlaşması akdetmek için özel yetkiye ihtiyaç duyar.

Özel Yetki Eksikliğinin Hukuki Sonuçları

Tahkim anlaşması özel yetkisi bulunmayan bir temsilci tarafından yapıldığında yetkisiz temsil hükümleri uygulanır. Temsil olunan taraf onay vermedikçe sözleşmeyle bağlı tutulmaz. Yetkisiz temsilci aracılığıyla imzalanan tahkim anlaşması nedeniyle hakem heyeti yetkisiz kalabilir, tesis edilen hakem kararı iptal edilebilir veya hakem kararının tenfizi reddedilebilir.

Karşılaştırmalı Hukukta Özel Yetki Kuralı

Farklı hukuk düzenlerinde temsilcinin tahkim anlaşması yapabilmesi amacıyla özel yetki aranıp aranmayacağı değişkenlik göstermektedir. İsviçre Borçlar Kanunu'nun 396. maddesinin üçüncü fıkrası, Fransız Medeni Kanunu'nun 1989. maddesi, Belçika Medeni Kanunu'nun 1989. maddesi, Avusturya Medeni Kanunu'nun 1008. maddesi, Mısır Medeni Kanunu'nun 702. maddesi ve İspanya Medeni Kanunu'nun 1713. maddesi ile Hong Kong hukuku temsilcinin tahkim anlaşması yapması için özel yetki aranmasını öngören düzenlemelerdir. Buna karşın İtalya, İngiltere, Almanya, İsveç, Amerika Birleşik Devletleri ve Hollanda hukuku, özel yetkisi bulunmayan temsilcinin de temsil olunan adına tahkim anlaşması akdedebilmesini kabul eder.

Temsil Yetkisinin Şekli ve New York Sözleşmesi

Tahkim anlaşması kurma yetkisinin şekline ilişkin olarak Türk hukukunda bir görüşe göre kanunda aksi öngörülmedikçe hukuki işlemler şekle tabi değildir ve temsil yetkisinin verilmesini herhangi bir şekil kuralına bağlayan bir hüküm yoktur. Bir diğer görüşe göre ise temsil yetkisi temel sözleşmenin tabi olduğu şekle bağlı olmalıdır.

10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi bakımından da benzer bir yaklaşım farklılığı bulunmaktadır. Bir görüşe göre New York Sözleşmesi'nde yer alan yazılı şekil şartı yalnızca tahkim anlaşması içindir ve bu şartın verilecek temsil yetkisine uygulanmaması gerekir. Aksi görüşe göre ise sözleşmede öngörülen yazılılık şartının yetkinin verilmesine de teşmil edilmesi zorunludur.

Temsil Yetkisine Uygulanacak Hukukun Tespiti

Tahkim anlaşması akdetme yetkisine uygulanacak hukukun tespiti için yapılan nitelendirmede farklı görüşler mevcuttur. Bir yaklaşıma göre temsilcinin yetkisizliği meselesi tahkim anlaşmasının esası veya maddi geçerliliği kapsamında değerlendirilmeli; temsil olunanın temsilciye özel yetki vermemiş olması tahkim iradesinin bulunmadığı anlamına geldiğinden tahkim anlaşması esasa ilişkin nedenlerle geçersiz sayılmalıdır. Bir diğer yaklaşım ise meseleyi ehliyet kuralları çerçevesinde ele almaktadır.

Tahkim anlaşmasının temsilci aracılığıyla yapılmasını anlaşmanın şekline, esasına veya tarafların ehliyetine bağlamayıp temsil statüsü olarak sınıflandıran görüş uyarınca Türk hukuku kapsamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 30. maddesi uygulanır. 5718 sayılı Kanun'un 30. maddesinin birinci fıkrasına göre temsilci ile temsil olunan arasındaki hukuki ilişkiden doğan temsil yetkisi, aralarındaki sözleşmeden doğan ilişkiye uygulanan hukuka tabidir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Temsilci ile temsil olunan arasındaki hukukî ilişkiden doğan temsil yetkisi, aralarındaki sözleşmeden doğan ilişkiye uygulanan hukuka tâbidir. (2) Temsilcinin bir fiilinin, temsil olunanı üçüncü kişiye karşı taahhüt altına sokabilmesi için aranan şartlara temsilcinin işyeri hukuku uygulanır. Temsilcinin işyeri bulunmadığı veya üçüncü kişi tarafından bilinemediği veya yetkinin işyeri dışında kullanıldığı durumlarda temsil yetkisi, yetkinin fiilen kullanıldığı ülke hukukuna tâbidir. Yetkisiz temsilde, temsilci ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye de bu fıkra hükmü uygulanır. (3) Temsilci ile temsil olunan arasında hizmet ilişkisi varsa ve temsilcinin bağımsız bir işyeri yoksa temsil yetkisi, temsil olunanın işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. Doğrudan uygulanan kurallar

5718 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, temsilcinin gerçekleştirdiği işlemle temsil olunanı üçüncü şahıslara karşı bağlayabilmesine ilişkin koşullarda temsilcinin işyerinin bulunduğu yer hukuku esas alınır. Şayet temsilcinin işyeri mevcut değilse, karşı tarafça bilinemiyorsa yahut yetki bu işyeri haricinde kullanılmışsa, yetkinin fiilen icra edildiği devletin hukuku tatbik edilir. Yetkisiz temsil durumunda temsilciyle üçüncü şahıs arasındaki hukuki bağda da aynı kural geçerlidir. Ayrıca taraflar arasında bir hizmet akdi söz konusuysa ve temsilcinin müstakil bir işyeri bulunmuyorsa, Kanun'un 30. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince temsil yetkisi temsil olunanın işyerinin yer aldığı ülke hukukuna göre tayin edilir.

Temsilcinin tahkim anlaşması yapabilmesi için özel yetki şart mıdır?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504. maddesinin üçüncü fıkrası ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekilin açıkça ve özel olarak yetkilendirilmesi şarttır; genel yetkiyle tahkim anlaşması akdedilemez.

Ticaret şirketlerinin yöneticileri tahkim anlaşması yapmak için özel yetkiye ihtiyaç duyar mı?

Ticaret şirketinin temsil organı sıfatıyla hareket eden şahısların tahkim anlaşması akdedebilmesi için özel yetki aranmaz; ancak organın atadığı iradi temsilcilerin tahkim anlaşması yapabilmesi için özel yetkiye sahip olması gerekir.

Özel yetkisiz temsilcinin yaptığı tahkim anlaşmasına icazet verilmezse ne olur?

Temsil olunan taraf onay vermedikçe tahkim anlaşmasıyla bağlı tutulmaz; hakem heyeti yetkisiz kalabilir, hakem kararı iptal edilebilir ya da kararın tenfizi reddedilebilir.

Ticari temsilci dışındaki tacir yardımcıları tahkim anlaşması yapabilir mi?

Ticari temsilci dışındaki tacir yardımcıları, tacir adına tahkim anlaşması akdedebilmek için özel yetkiye ihtiyaç duyar.

Tahkim yetkisinde temsilcinin üçüncü kişileri taahhüt altına sokmasına hangi hukuk uygulanır?

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 30. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kural olarak temsilcinin işyeri hukuku, işyerinin bulunmadığı, bilinemediği veya yetkinin işyeri dışında kullanıldığı hallerde ise fiilen kullanıldığı ülke hukuku uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu