Tahkim Hukukunda Hakemin Reddi Sebepleri ve Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Tahkim Hukukunda Hakemin Reddi Sebepleri ve Usulü

Hakemin Bağımsızlığı ve Açıklama Yükümlülüğü

Tahkim yargılamasında hakemlerin bağımsız ve tarafsız konumda bulunması temel güvenceler arasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 417/1 ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 7/C hükümleri gereğince, kendisine hakemlik önerilen kişi bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmesini haklı gösteren durum ve koşulları açıklamakla yükümlüdür. Önceden bilgilendirilmemiş durumların bulunması veya bu durumların hakemlik görevinin kabulünden sonra ortaya çıkması halinde hakem, söz konusu halleri gecikmeksizin taraflara bildirmek zorundadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 417Kaynağı aç
MADDE 417- (1) Kendisine hakemlik önerilen kimse, bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulları açıklamak zorundadır. Taraflar önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakem, daha sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildirir. (2) Hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu veya tarafsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşullar gerçekleştiği takdirde reddedilebilir. Taraflardan birisinin kendisinin atadığı veya atanmasına katıldığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir. Hakemin reddi usulü
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – A) Taraflar, hakemlerin sayısını belirlemekte serbesttirler. Ancak bu sayı tek olmalıdır. Hakemlerin sayısı taraflarca kararlaştırılmamışsa üç hakem seçilir. B) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde aşağıdaki kurallar uygulanır: 1. Ancak gerçek kişiler hakem seçilebilir. 2. Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından seçilir. 3. Üç hakem seçilecek ise, taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde seçilen  iki  hakem  üçüncü  hakemi  belirler.  Taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki isteminin kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki otuz gün içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından hakem seçimi yapılır. Üçüncü hakem, başkan olarak görev yapar. 4. Üçten fazla hakem seçilecek ise, son hakemi seçecek olan hakemler yukarıdaki bentte belirtilen usule göre taraflarca eşit sayıda belirlenir. Hakemlerin seçimi usulünü kararlaştırmış olmalarına rağmen; 1. Taraflardan biri anlaşmaya uymazsa, 2. Kararlaştırılmış olan usule göre tarafların veya taraflarca seçilen hakemlerin hakem seçimi konusunda birlikte karar vermeleri gerektiği hâlde, taraflar ya da hakemler bu konuda anlaşamazlarsa, 3. Hakem seçimi  ile yetkilendirilen üçüncü kişi, kurum veya kuruluş, hakemi  ya da hakem kurulunu seçmezse, Hakem veya hakem kurulunun seçimi, taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından yapılır. Asliye hukuk mahkemesinin gerektiğinde tarafları dinledikten sonra bu fıkra hükümlerine göre verdiği kararlar kesindir. Asliye hukuk mahkemesi, hakem seçiminde tarafların anlaşmalarını, hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması, tarafların farklı tâbiiyette olmaları hâlinde tek hakem seçilecek ise bu hakemin tarafların tâbiiyetinden olmaması, üç hakem seçilecek ise bunlardan ikisinin bir tarafın tâbiiyetinden olmaması  ilkelerini göz önünde bulundurur. Üçten fazla hakem seçilecek hâllerde de aynı usul uygulanır. C) Kendisine hakemlik önerilen kimse, bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe etmeyi haklı gösteren hâl ve şartları açıklamak zorundadır. Taraflar  önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakem, daha sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildirir. Hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu, tarafsızlığından şüphe etmeyi haklı gösteren hâl ve şartlar gerçekleştiği takdirde reddedilebilir. D) Taraflar, hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırabilirler. Hakemi reddetmek isteyen taraf, hakemin veya hakem kurulunun seçiminden ya da hakemin reddi isteminde bulunabileceği bir durumun ortaya çıktığını öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ret isteminde bulunabilir ve bu istemini karşı tarafa yazılı olarak bildirir. Hakem kurulundan bir veya birden çok hakemin reddini isteyen taraf, ret istemini ve gerekçesini hakem kuruluna bildirir. Ret isteminin kabul edilmediğini öğrenen taraf, bu tarihten itibaren karara karşı otuz gün içinde asliye hukuk mahkemesine başvurarak bu kararın kaldırılmasını ve hakem veya hakemlerin reddine karar verilmesini isteyebilir. Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi için ancak asliye hukuk mahkemesine başvurulabilir. Asliye hukuk mahkemesinin bu fıkra uyarınca vereceği kararlar kesindir. Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddine asliye hukuk mahkemesince karar verilmesi hâlinde tahkim sona erer.  Ancak tahkim anlaşmasında hakem veya hakemlerin isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidilir. E) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, tahkim yargılamasında görevi kabul eden hakem, haklı bir neden olmaksızın görevini yerine getirmekten kaçındığı takdirde, tarafların bu nedenle uğradığı zararı ödemekle yükümlüdür. F) Bir hakem hukukî veya fiilî sebeplerle görevini hiç ya da zamanında yerine getiremediği takdirde hakemlik yetkisi, hakemin çekilmesi veya tarafların bu yönde anlaşmaları ile sona erer. Taraflardan her biri, aralarında hakemin çekilmesini gerektiren sebeplerin varlığı konusunda uyuşmazlık olursa, asliye hukuk mahkemesinden hakemin yetkisinin sona erdirilmesi konusunda karar verilmesini isteyebilir. Asliye hukuk mahkemesinin vereceği karar kesindir. Hakemin görevinden çekilmesi veya diğer tarafın hakemin yetkisinin sona ermesine muvafakat etmesi, hakemin ret sebeplerinin varlığının kabulü anlamına gelmez. G) Hakemlerden birinin görevi herhangi bir sebeple sona ererse, onun  yerine seçimindeki usul uygulanarak yeni bir hakem seçilir. Tahkim süresinin işlemesi, bir veya birden çok hakemin değiştirilmesi nedeniyle durmaz. Ancak, tahkim anlaşmasında hakemin veya hakem kurulunu oluşturan hakemlerin ad ve soyadları belirtilmiş ise; hakemin, hakem kurulunun ya da kurulun karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin görevinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde tahkim sona erer. H) Hakem veya hakem kurulu, tahkim anlaşmasının mevcut veya  geçerli olup olmadığına ilişkin itirazlar da dahil olmak üzere, kendi yetkisi hakkında karar verebilir. Bu karar verilirken, bir sözleşmede yer alan tahkim şartı, sözleşmenin diğer hükümlerinden bağımsız olarak değerlendirilir. Hakem veya hakem kurulunun asıl sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar vermesi, kendiliğinden tahkim anlaşmasının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itiraz, en geç ilk cevap dilekçesinde yapılır. Tarafların hakemleri bizzat seçmiş veya hakem seçimine katılmış olmaları, hakem veya hakem kurulunun yetkisine itiraz etme haklarını ortadan kaldırmaz. Hakem veya hakem kurulunun yetkisini aştığına ilişkin itiraz derhal ileri sürülmezse geçerli olmaz. Hakem veya hakem kurulu, yukarıda belirtilen her iki hâlde de, gecikmenin haklı sebebe dayandığı sonucuna varırsa, daha sonra ileri sürülen itirazı kabul edebilir. Hakem veya hakem kurulu, yetkisizlik itirazını, ön sorun şeklinde inceler ve karara bağlar; yetkili  olduğuna karar verirse, tahkim yargılamasını sürdürür ve davayı karara bağlar. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Tahkim Yargılama Usulü Yargılama kurallarının belirlenmesi, tarafların eşitliği ve temsili

Hakemin Reddi Sebepleri ve Kendi Seçtiği Hakemi Ret Şartı

Hakemin reddi talebi kanunda sınırlı olarak belirlenen durumların varlığı halinde gündeme gelir. 6100 sayılı Kanun m. 417/2 ve 4686 sayılı Kanun m. 7/C çerçevesinde hakem; taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmaması, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebinin mevcut bulunması veya tarafsızlığından şüphe edilmesini haklı gösteren durum ve koşulların gerçekleşmesi halinde reddedilebilir.

Tarafların hakemin atanma sürecine katılmış olması ret isteminde bulunma hakkını tamamen engellemez; ancak bu hak kanuni bir sınırlamaya tabi tutulmuştur. 6100 sayılı Kanun m. 417/2 uyarınca, taraflardan birinin kendisinin atadığı veya atanmasına bizzat katıldığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Kapsamında Ret Usulü ve İnceleme

Uyuşmazlığın tarafları 6100 sayılı Kanun m. 418/1 çerçevesinde ret sürecinin nasıl işleyeceğini serbestçe tayin edebilirler. Taraflarca ayrı bir usul öngörülmemişse, 6100 sayılı Kanun m. 418/2 gereğince ret yoluna gidecek olan taraf; hakemin ya da kurulun belirlenmesinden veya ret gerekçesini öğrendiği andan itibaren iki haftalık süre zarfında talebini ileri sürmeli ve bu iradesini diğer tarafa yazıyla iletmelidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 418Kaynağı aç
MADDE 418- (1) Taraflar, hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırabilirler. (2) Hakemi reddetmek isteyen taraf, hakemin veya hakem kurulunun seçiminden ya da hakemin reddi talebinde bulunabileceği bir durumun ortaya çıktığını öğrendiği tarihten itibaren iki hafta içinde ret talebinde bulunabilir ve bu talebini karşı tarafa yazılı olarak bildirir. Reddedilen hakem kendiliğinden çekilmez veya diğer taraf reddi kabul etmez ise ret hakkında, hakem kurulunca karar verilir. (3) Hakem kurulundan bir veya birden çok hakemin reddini isteyen taraf, ret talebini ve gerekçesini hakem kuruluna bildirir. Ret talebinin kabul edilmediğini öğrenen taraf, bu tarihten itibaren karara karşı bir ay içinde mahkemeye başvurarak bu kararın kaldırılmasını ve hakem veya hakemlerin reddine ilişkin talep hakkında karar verilmesini isteyebilir. (4) Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi için ancak mahkemeye başvurulabilir. Mahkemenin bu fıkra uyarınca vereceği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.[68] (5) Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin ret talebini mahkemenin kabul etmesi hâlinde tahkim sona erer. Ancak tahkim sözleşmesinde hakem veya hakemlerin isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidilir. Hakemlerin sorumluluğu

Hakkında ret talep edilen hakemin görevden kendiliğinden ayrılmaması ya da karşı tarafın ret istemini benimsememesi durumunda, 6100 sayılı Kanun m. 418/2 uyarınca istem hakem kurulu tarafından karara bağlanır. Kurul üyelerinden biri veya birkaçı aleyhine ret başvurusunda bulunan taraf, istemini gerekçesiyle birlikte kurula iletir. 6100 sayılı Kanun m. 418/3 uyarınca kurulun ret başvurusunu geri çevirdiğini öğrenen taraf, bu bildirim tarihini takip eden bir ay içinde mahkemeye başvuruda bulunarak redde ilişkin olumsuz kararın bertaraf edilmesini ve talebi hakkında mahkemece hüküm kurulmasını isteyebilir.

Milletlerarası Tahkim Kanunu Kapsamında Ret Usulü ve Başvuru

Milletlerarası tahkim yargılamasında taraflar, 4686 sayılı Kanun m. 7/D kapsamında ret yöntemini kendi aralarında serbestçe belirleme yetkisine sahiptir. Sözleşmede özel bir yöntem kararlaştırılmadığında, hakemin veya kurulun seçildiği tarihten ya da ret sebebinin öğrenilmesinden başlayarak otuz gün içerisinde istemin karşı tarafa yazılı bildirimle iletilmesi gerekir.

Hakem heyetinde yer alan üyelerin bir kısmının reddedilmesi arzu edildiğinde, 4686 sayılı Kanun m. 7/D çerçevesinde ret sebebi ve buna ilişkin gerekçeler doğrudan hakem kuruluna iletilir. İstem heyetçe benimsenmediği takdirde, bu kararın öğrenilmesinden itibaren otuz günlük yasal süre içinde asliye hukuk mahkemesine müracaat edilerek ret talebinin reddine dair kararın kaldırılması ve ilgili hakemlerin reddi doğrultusunda hüküm tesis edilmesi istenebilir.

Milletlerarası tahkim yargılamasında seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi için 4686 sayılı Kanun m. 7/D uyarınca ancak asliye hukuk mahkemesine başvurulabilir. Asliye hukuk mahkemesinin bu fıkra uyarınca vereceği kararlar kesindir.

Ret Kararının Tahkim Yargılamasına Etkisi ve Hakemin Çekilmesi

Yargılama sürecinde hakemlerin reddine ilişkin mahkeme kararı tahkimin geleceğini doğrudan belirler. 6100 sayılı Kanun m. 418/5 ve 4686 sayılı Kanun m. 7/D düzenlemelerine göre; tek hakemin, hakem heyetinin tamamının ya da karar nisabını engelleyecek çoğunluktaki hakemlerin reddedilmesi durumunda kural olarak tahkim son bulur. Bununla birlikte taraflar tahkim sözleşmesinde hakemlerin adlarını açıkça belirtmemişlerse uyuşmazlığın tahkimde görülmesi engellenmez ve yeni hakem seçilerek yola devam edilir.

Ret başvurusu gündeme geldiğinde hakemin kendiliğinden görevden ayrılması veya diğer tarafın hakemin yetkisinin sonlanmasını onaylaması, ileri sürülen ret gerekçelerinin haklılığının teyidi niteliğinde değildir. 4686 sayılı Kanun m. 7/F düzenlemesi uyarınca, bu tür bir çekilme veya yetki sonlandırmasına rıza gösterme hali, hakem hakkındaki ret sebeplerinin fiilen var olduğunu kabul etme sonucu doğurmaz.

Tahkimde taraflar hakemin reddi usulünü serbestçe belirleyebilir mi?

6100 sayılı Kanun m. 418/1 ve 4686 sayılı Kanun m. 7/D hükümleri uyarınca taraflar hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırabilirler.

İç tahkimde hakemin reddi için başvuru süresi ne kadardır?

6100 sayılı Kanun m. 418/2 uyarınca ret talebi, hakemin veya hakem kurulunun seçiminden ya da ret sebebinin ortaya çıktığının öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde karşı tarafa yazılı bildirimle yapılır.

Milletlerarası tahkimde ret talebi kurulca kabul edilmezse hangi süreyle mahkemeye başvurulur?

4686 sayılı Kanun m. 7/D uyarınca ret talebinin kabul edilmediğini öğrenen taraf, bu tarihten itibaren otuz gün içinde asliye hukuk mahkemesine başvurarak kararın kaldırılmasını ve hakemin reddini talep edebilir.

Milletlerarası tahkimde hakem kurulunun çoğunluğunun reddi kararına karşı kanun yoluna gidilebilir mi?

4686 sayılı Kanun m. 7/D uyarınca, tek hakemin, hakem kurulunun tümünün veya çoğunluğu düşürecek sayıda hakemin reddine ilişkin asliye hukuk mahkemesince verilen kararlar kesindir.

Hakemin çekilmesi ret sebeplerinin kabul edildiği anlamına gelir mi?

4686 sayılı Kanun m. 7/F gereğince hakemin görevinden çekilmesi veya diğer tarafın yetkinin sona ermesine muvafakat etmesi, hakemin ret sebeplerinin varlığının kabulü sonucunu doğurmaz.

Mahkemenin hakemin reddine karar vermesi tahkimi her durumda sona erdirir mi?

6100 sayılı Kanun m. 418/5 ve 4686 sayılı Kanun m. 7/D uyarınca tek hakemin, kurulun tümünün veya çoğunluğu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi kural olarak tahkimi sona erdirir; ancak tahkim sözleşmesinde hakem isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yapılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu