Teminat Senedi Hukuki Niteliği ve İtiraz Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Teminat Senedi Hukuki Niteliği ve İtiraz Yolları

Teminat Senedi Kavramı ve Bono Unsurları

Teminat senedi; ticari bir alışverişin, kira ilişkisinin, teslim yükümlülüğünün veya sözleşmesel bir borcun ifasını temin ve güvence altına alma gayesiyle düzenlenen senettir.

Bir senedin bono veya emre yazılı senet sayılabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 776 uyarınca senet metninde bono veya emre yazılı senet kelimesini içermesi zorunludur. Senet Türkçe dışında bir dille yazılmışsa o dilde bono karşılığı kullanılan kelimenin bulunması gerekir. Bunun yanı sıra kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtarın adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası kanunen aranan unsurlardır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 776Kaynağı aç
MADDE 776- (1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, içerir. B) Unsurların bulunmaması

Senet Üzerindeki Teminat Kaydının Kambiyo Vasfına Etkisi

Senet üzerinde yalnızca teminat senedidir ya da teminat içindir ibaresinin yer alması, her somut olayda tek başına senedin kambiyo senedi vasfını ve mücerretliğini ortadan kaldırmayabilir. Bononun kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadi içermesi asıl olduğundan, kaydın bu niteliği zedeleyip zedelemediği değerlendirilir.

Teminat senedinin dayandığı asıl ilişkide, senedin bağlandığı sözleşmede düzenlenme tarihine, vadesine, bedeline ve hangi borcun teminatı olarak verildiğine açıkça atıf yapılması borçlunun savunmasının ispatı açısından önem taşır. Bu unsurların sözleşmede açıkça ilişkilendirilmemesi durumunda mahkemenin senedi bağımsız bir bono olarak kabul etmesi ihtimali ortaya çıkar.

Kambiyo Takibinde Şikâyet ve İtiraz Usulü

Kambiyo takibinde ödeme emrine, takip dayanağı olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 168/3 gereğince beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmesi lüzumu yazılır. Ayrıca borçlu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 170/a-1 gereğince alacaklının kambiyo takibi faslı hükümlerine göre takip hakkı bulunmadığını da aynı fıkra kapsamında şikâyet yoluyla bildirebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.) İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu, 4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 6. (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı. 60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur. a) Borca itiraz:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170/aKaynağı aç
Madde 170/a – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.) Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir. İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. (Ek: 9/11/1988-3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz. Uygulanacak diğer hükümler:

Borçlunun borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazları 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 168/5 uyarınca sebepleriyle birlikte beş gün içinde bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmelidir. İcra mahkemesinden itirazın kabulüne ilişkin bir karar getirilmediği takdirde cebri icraya devam olunur.

Borçluya gönderilen ödeme emrinde, itiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde, itiraz edilip mahkemece reddedildiği takdirde ise üç gün içinde kanuna uygun mal beyanında bulunulması gerektiği, bulunulmazsa hapisle tazyik edileceği ve hakikate aykırı beyanda bulunulması halinde ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı yer alır.

İcra Mahkemesinde Kambiyo Vasfı Denetimi ve Takibin İptali

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 170/a-2 gereğince icra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz üzerine takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığını ya da alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip olmadığını re'sen gözeterek kambiyo takibini iptal edebilir. Ancak her ne suretle olursa olsun imza inkârı itirazı geri alınmışsa veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse bu madde hükmü uygulanmaz.

Takip dayanağı belgenin kambiyo vasfında olmadığına karar verilerek kambiyo takibinin iptal edilmesi hâlinde alacaklı, genel takip imkânlarını büsbütün kaybetmez. Alacaklı şartları bulunuyorsa genel haciz yolu ile icra takibi yapabilir ya da genel mahkemede alacak davası açabilir.

Senetteki İmzaya İtiraz ve Yaptırımları

Takip dayanağı kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlu, bunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 168/4 uyarınca beş gün içinde açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. Aksi takdirde senetteki imza yapılacak takipte borçludan sadır sayılır; ayrıca borçlu imzasını haksız yere inkâr ederse takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Borçlunun bu yöndeki imza itirazı kural olarak satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.) Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.  İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip   konusu alacağın yüzde onu oranında para   cezasına mahkûm edilir   ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.[66] (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar. Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:

İcra mahkemesi, borçlunun dilekçe kapsamı veya ekli belgeler üzerinden edindiği kanaate göre imza itirazını ciddi görürse, alacaklıya tebliğe gerek görmeden evrak üzerinde itirazla ilgili karara kadar takibin geçici durdurulmasına tensiben karar verebilir.

İcra mahkemesince inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirilirse itirazın kabulüne hükmedilir ve icra takibi durur. Bu durumda senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru saptanan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir; alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklı kalır. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve davayı kazanması halinde hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.

İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve itirazla birlikte takip durdurulmuş bulunursa borçlunun itirazı reddedilir. Bu durumda borçlu, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması hâlinde tazminatın ve para cezasının tahsili davanın sonuna kadar ertelenir; davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde ise bu yaptırımlar kalkar.

Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Teminat amacıyla verilen senet nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72 kapsamında menfi tespit davası açılabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına kanunen karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstermek kaydıyla, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilir.

Menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlandığında icra takibi derhal durur ve kararın kesinleşmesiyle icra işlemleri kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu davaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talep üzerine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse tedbir kalkar; alacaklının alacağını geç almaktan doğan zararı gösterilen teminattan karşılanır ve bu zarar her halde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması sebebiyle borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir sene içinde genel hükümler dairesinde istirdat davası açarak paranın iadesini talep edebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; davacı istirdat davasında yalnızca paranın verilmesinin gerekmediğini ispat etmekle yükümlüdür.

Teminat senedinde hangi unsurların bulunması zorunludur?

Senedin bono sayılabilmesi için bono veya emre yazılı senet kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunmalıdır.

Kambiyo takibinde senet vasfına şikâyet süresi nedir?

Takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığı veya takip hakkı bulunmadığı iddiaları beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla bildirilmelidir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında takip durdurulabilir mi?

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat gösterilmesi kaydıyla takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Teminat senedi nedeniyle ödenen para nasıl geri istenir?

Borçlu olmadığı parayı icra takibi sonucu ödemek zorunda kalan borçlu, ödeme tarihinden itibaren bir sene içinde icra dairesinin bulunduğu yerde veya davalının yerleşim yerinde istirdat davası açarak paranın verilmesinin gerekmediğini ispatlamak suretiyle iadesini talep edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu