Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Niteliği ve Şekil Şartı
Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, arsa sahibinin arsa mülkiyetinin veya belirlenen arsa payının devrini taahhüt ettiği, yüklenicinin ise bu pay karşılığında bir bina meydana getirmeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi gereğince taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Bu doğrultuda Türk Borçlar Kanunu'nun 237, Tapu Kanunu'nun 26 ile Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri uyarınca kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin noterde resen düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Emredici nitelikteki bu resmî şekle uyulmaksızın akdedilen sözleşmeler kural olarak hukuken geçerlilik kazanmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/194, K. 2023/411Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 706Kaynağı aç
Resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin sonradan geçerlilik kazanabilmesi için tapuda pay devrinin gerçekleştirilmiş olması veya inşaat ediminin ifa edilmiş bulunması gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında hakların kullanımında ve borçların yerine getirilmesinde dürüst davranılması esas olup, hakkın açıkça kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunmaz. Tarafların edimlerini karşılıklı olarak kısmen veya tamamen yerine getirdikleri hallerde şekil eksikliğinin ileri sürülmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz ve tarafların sözleşmeyle bağlı oldukları kabul edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Arsa Payı Talep Hakkı ve Avans Niteliğindeki Devirler
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin üstlendiği işin karşılığı olan arsa payını talep etme hakkı kural olarak arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin teslimi anında doğar. Bununla birlikte taraflar sözleşmede özel koşullar kararlaştırarak payların inşaat başlamadan peşinen veya inşaatın seyrine göre aşamalı olarak devredilmesini öngörebilir.
İnşaat tamamlanmadan önce yükleniciye pay devri yapılması, inşaat yapımı sırasında yükleniciye sermaye ve finansman sağlanması amacına yöneliktir. Tapuda peşinen yapılan bu devre konu paylar bir nevi avans niteliğindedir. Yüklenicinin kendisine devredilen tapuya kesin olarak hak kazanabilmesi için sözleşmede açık bir düzenleme bulunmadıkça edimini kanuna, sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak eksiksiz şekilde ifa etmiş olması şarttır.
Müteahhidin Temerrüdü ve Arsa Sahibinin Hakları
Müteahhidin inşaatı sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlamaması veya çalışmaları fiilen durdurması borçlu temerrüdüne yol açar. Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temerrüde düşen borçluya verilen sürede borcun ifa edilmemesi veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durumun bulunması halinde alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat talep edebilir. Bununla birlikte arsa sahibinin proje değişikliklerini geciktirmesi, gerekli vekâletnameyi vermemesi veya belediye işlemlerini yerine getirmemesi gibi geciktirici eylemleri bulunuyorsa gecikmenin tamamı yükleniciye yüklenemeyebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 125Kaynağı aç
Arsa sahibi, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini derhal bildirerek Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönülmesi halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu halde borçlu temerrüde düşmekte kusuru bulunmadığını ispat edemediği takdirde, alacaklının sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
İnşaatın Nama İfaya İzin Yoluyla Tamamlanması
Müteahhidin inşaatı yarım bırakması durumunda arsa sahibi sözleşmeyi feshetmek zorunda değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 113. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediğinde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir ve her türlü giderim isteme hakkı saklıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 113Kaynağı aç
Sözleşmenin Feshinde Mahkeme Kararı ve Feshin Sonuçları
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, tapulu taşınmazın veya taşınmaz payının devrini içermesi sebebiyle tek taraflı irade beyanıyla ortadan kaldırılamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.05.2023 tarihli, E. 2021/194, K. 2023/411 sayılı kararında belirtildiği üzere tarafların sona erdirme konusunda anlaşamamaları halinde sözleşmenin feshedilebilmesi için hâkim kararı gereklidir.
Yüklenicinin kendi kusuruyla işi süresinde bitirmeyerek temerrüde düşmesi halinde uyuşmazlığın kural olarak borçlu temerrüdü hükümleri uyarınca sözleşmeden dönme (geriye etkili fesih) şeklinde çözümlenmesi gerekir. Ancak inşaatın ulaştığı fiziki seviye ve olayın somut niteliği haklı gösteriyorsa Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ve hakkaniyet ilkesi uyarınca feshin ileriye etkili sonuç doğuracağına karar verilebilir.
Sözleşmenin geriye etkili sona ermesi durumunda arsa sahibi vermeyi taahhüt ettiği arsa paylarını devretmekten kaçınabileceği gibi daha önce devretmiş olduğu payların geri verilmesini talep edebilir; taraflar karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtularak daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Buna karşılık sözleşmenin ileriye etkili sona erdirilmesi halinde geçmişte usulüne uygun şekilde yerine getirilmiş edimler bütünüyle ortadan kaldırılmaz; yüklenici gerçekleştirdiği inşaat oranı nispetinde hak kazanır ve tasfiye bu orana göre yapılır.
İnşaatın başında veya devamında yükleniciye devredilen paylara rağmen yüklenicinin edimini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmeden dönüldüğünde devrin hukuki sebebi ortadan kalkar ve kayıt yolsuz tescile dönüşür. Avans niteliğindeki bu paylar arsa sahibi tarafından tapu iptali ve tescil talebiyle geri istenebilir.
Üçüncü Kişilerin Hukuki Durumu ve İktisabın Korunması
Tapuda devir işlemi arsa sahibi tarafından yapılmışsa mevcut karine arsa sahibinin kendisine ait bağımsız bölümü sattığı yönündedir. Ancak arsa sahibi bu karinenin aksini ispatlayarak tapuda devredilen bağımsız bölümün yükleniciye bırakıldığını ve yüklenici tarafından satıldığını kanıtlayabilir.
Sözleşmenin geriye etkili feshi halinde hak sahipliği bakımından bağımsız bölümün kime ait olduğuna göre farklı sonuçlar doğar. Sözleşme gereğince arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümleri arsa sahiplerinden satın alan üçüncü kişilerin hakları korunurken, yükleniciye isabet eden bağımsız bölümleri satın alan üçüncü kişilerin hakları sözleşme geriye etkili feshedildiği için korunamayacaktır.
Yükleniciden pay veya bağımsız bölüm edinen üçüncü kişilerin hukuki koruması konusunda iki farklı hukuki değerlendirme mevcuttur. Bir değerlendirmeye göre yükleniciden bağımsız bölüm devralan üçüncü kişiler yüklenicinin halefi niteliğinde olup inşaatın devam ettiğini ve yüklenicinin edimini ifa etmesi halinde hak sahibi olunabileceğini bildikleri veya bilmeleri gerektiği kabul edildiğinden, sözleşmenin geriye etkili feshinde Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki sicile güven korumasından yararlanamazlar ve devraldıkları payları arsa sahibine iade etmekle yükümlüdürler. Diğer değerlendirmeye göre ise yüklenici adına tapu devri yapıldıktan sonra yükleniciden pay veya bağımsız bölüm edinen iyiniyetli üçüncü kişilerin mülkiyet kazanımları Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi kapsamında korunur; ancak üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunun ispatlanması halinde bu koruma geçerli olmaz.
Delil Tespiti, İhtiyati Tedbir ve Görevli Mahkeme
İnşaat yarım bırakıldığında yapının mevcut fiziki seviyesinin, tamamlanmış, eksik ve ayıplı imalatların belirlenebilmesi amacıyla mahkemeden delil tespiti talep edilmesi önemli bir hukuki imkandır. Bu kapsamda yapılacak keşifte teknik bilirkişiler inşaatın durumunu kayıt altına alabilir. Ayrıca dava süresince uyuşmazlık konusu arsa paylarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla arsa sahibi tarafından tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir; mahkeme bu istemi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde karara bağlar.
Kat karşılığı inşaat uyuşmazlıklarında her iki tarafın tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili bulunduğu hallerde ticaret mahkemesi görevli iken, arsa sahibinin tacir olmadığı durumlarda genel görevli hukuk mahkemeleri görevlidir. Bunun yanında sözleşmeden kaynaklanan her uyuşmazlık kendiliğinden zorunlu arabuluculuk kapsamında olmayıp, talebin para alacağına veya ayni hakka dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup olmamasına göre arabuluculuk dava şartı ayrıca değerlendirilir.
Müteahhit inşaatı yarım bırakırsa sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?
Taraflar sona erdirme hususunda anlaşamadığı müddetçe kat karşılığı inşaat sözleşmesi tek taraflı irade beyanıyla feshedilemez; fesih için mahkeme kararı alınması zorunludur.
Arsa sahibi yarım kalan inşaatı kendisi tamamlayabilir mi?
Arsa sahibi Türk Borçlar Kanunu'nun 113. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemeden nama ifaya izin talep ederek masrafı borçlu yükleniciye ait olmak üzere inşaatı kendisi veya başkası vasıtasıyla tamamlama yetkisi isteyebilir.
Müteahhide devredilen arsa payları geri alınabilir mi?
Yüklenicinin temerrüdü sebebiyle sözleşmeden dönüldüğünde devrin hukuki sebebi ortadan kalkarak kayıt yolsuz tescile dönüşür ve avans niteliğindeki bu paylar arsa sahibi tarafından geri istenebilir.
Müteahhitten daire alan üçüncü kişilerin tapuları iptal edilir mi?
Sözleşmenin geriye etkili feshi durumunda üçüncü kişilerin yüklenicinin halefi sayılarak TMK m. 1023 korumasından yararlanamayacağı ve payları iade edeceği yönünde kural bulunmakla birlikte, tapu devri yapılmışsa iyiniyetli üçüncü kişilerin iktisabının TMK m. 1023 uyarınca korunacağını kabul eden içtihat yaklaşımı da mevcuttur.
Kat karşılığı inşaat davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan her uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu söylenemez; para alacağı veya tazminat talebi ile tapu iptali ve tescil talebinin birlikte bulunduğu dosyalarda dava şartı arabuluculuk meselesi talebin niteliğine göre ayrıca incelenmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

